sahabe_omer yazdı:peki madem müslümansınız,madem muhammed peygamberniz.. neden namaz kılmıyorsunuz. neden oruç yok ve en önemlisi neden cami değilde cemevinde saz çalıp türkü oynuyorsunuz ? bende bunları anlayamıyorum. madem kurana tabisiniz neden kuranda namaz kılın emrine uymuyorsunuz hadi bana açıklayın bunları ..
[COLOR=#800080]Arkadaşım, bizler üç vakit Ehlibeyt namazını kılıyoruz. Bu üç vakit Ehlibeytin kıldığı namaz sonradan muaviye köpeği tarafından değiştirilip beş vakit namaz olarak sizlerin kıldığı şekliyle bugüne kadar sünni kesim tarafından getirilmiştir. Aleviler ise her dönemde gelen Hak Evliyaları sayesinde orjinal üç vakit Ehlibeyt namazını kılmaya devam etmiştir...
[COLOR=#0000cd]Aleviler yası matem oruçları tutarlar. Bunlar Peygamberimiz ve Ehlibeytinin yası için tutulan matem oruçlarıdır. Bu oruçlar da muaviye köpeği tarafından sünni kesime sonradan ramazan orucu şeklinde tutturulmuştur. Aleviler ise Ehlibeytin yolundan ayrılmadıkları için yası matem olarak tutmaya devam etmiştir. Yani peygamberimizin ve Ehlibeytinin şehit edilmesine kadar ramazan orucu diye bir oruç yoktu. Diyeceksinki Kur-an da var. Kur-an da Ehlibeytin şehit edilişinden sonra muaviye tarafından değiştirilerek bir çok kere yeniden yazılmıştır. Forumdaki bu konularla ilgili başlıkları incelersen detaylı açıklamalarımızı bulacaksındır. O yüzden fazla detaylı yazmıyorum...
[COLOR=#800080]Camiler sonradan muaviye zamanında oluşturulmuş sünni inancına ait bir ibadethanedir. Peygamberimiz zamanında Damevi olarak da geçen cemevleri vardı. Cemevlerinin Piri de İsmail peygamberdir. İlk Damevini yapan mübarektir. Alevi ibadetlerinde saz çalınmasının sebebi ibadet esnasında aşka gelmek içindir. Saz ile söylenen her dörtlük ise türkü değil, Evliyaların aktardıkları Hak kelamlarıdır...
[COLOR=#0000cd]Peygamberimiz ve Ehlibeyti de cemevinde ibadet yapar, semah döner ve insanların bu ibadethanelerde tıpkı bir okul gibi hayata dair hem inanç olarak, hem sosyal olarak hem de sanatsal ve kültürel faliyetler öğrenmelerini sağlardı. Bugün olduğu şekliyle camilerin altlarına dükkanlar açıp ticaret amaçlı kullandırtmazdı...
[COLOR=#800080]Kur-an Allah'ın ilmi ışığı ve kerametleridir. Her Peygamber ve Evliya konuşan birer canlı Kur-an'dır. Bizler bugün ki değiştirilmiş yazılı Kur-an'ı değil konuşan Kur-an olan Evliyaları rehber alırız. Unutmayınız ki Kur-an peygamberimize yazılı gelmedi. Önce peygamberimiz Kur-an'ı dilde aktardı sonra yazıya döküldü. Yani peygamberimiz ilk Kur-an kendisine verildiğinde dilden bildirdiği için konuşan canlı bir Kur-an idi. Değişmeyen orjinal kalmayı sağlayan Kur-an da O Kur-an'ı dilden aktaran Evliyaların aktardığı Kur-an'dır. Yazılı Kur-an her zaman için birileri tarafından değiştirilmeye müsaittir...
[COLOR=#0000cd] Nitekim Kur-an muaviye tarafından sonradan değiştirilip yeniden yazılmıştır. Bugün Kur-an'ı dilinden düşürmeyen islam ülkelerinin tüm rezillikleri, gericilikleri ve de başkaları tarafından aşağılanmaları da işte sahip oldukları inançlarının ve inandıkları Kur-an'ın orjinal olmayışı yalan yanlış Hak yolu ile alakalı olmayan ve de aklı ve bilimi içermeyen bir içeriğinin olmasından kaynaklanmaktadır. Yoksa doğru ibadet eden inancını doğru yaşayan bir toplumu Allah her zaman yüceltir. Oysa bakın islam ülkelerine rezillik dibe vurmuş durumda. Acaba neden?
[COLOR=#800080]Bakın Türkiye'ye islam ülkeleri arasında ileri ülkelerle yarışabilen tek islam ülkesidir. İşte bu da Ehlibeyt soyundan gelen ve yine bir Evliya olan Mustafa Kemal Atatürk sayesinde olmuştur. Nasıl yapmıştır bunu? Yalan üzerine kurulu olan inançları laiklik sayesinde siyasete ve devlet işlerine karıştırmayarak akılla ve bilimle ülkemizi şekillendirdiği için bugün başımız dik ve güçlü bir islam devleti olarak ayakta duruyoruz...
[COLOR=#0000cd]Bunları çok iyi görüp, bugün dış mihrakların gölgesinde içerde ve dışarda Atatürkçülüğü yok etmeye çalışan, Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya çalışan kesimlere milletçe fırsat vermememiz lazım...