You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Administrator
Ölümden sonra.
kristal yazdı:sevgili ekin şahsen böyle bir ceza sistemine inanmıyorum.sen öyle inanıyorsan tabiki saygı duyarım.
sen yukardaki gaddar adamın eşşek olarak dünyaya gelmesini örnek verince aklıma ilk etapta şu geldi.iyide hayvan zaten hayvan cezalandırıldığının farkındamıki. varlığıyle mutludur belki.
bence insanlar öldükten sonra spatyom denen yere giderler.orda insanlara yaptıkları gösterilir.eğer hataları varsa ki muhakkak herkesin vardır .bu hatalarını düzeltmesi için fırsat verilir geri döner.
ve bu herkese uygulanır alevi olan olmayan farketmez.
bugün bilimadamları doktorlar kısa süreli ölüp geri dönenleri döndüklerindede gördüklerini anlatanları inceliyor.bir belgesel vardı bunla ilgililinki gönderebilirsem izleyin derim.
Sevgili kristal, m etafizikle yakından ilgili olduğunu anlıyorum. Bu konuda benimde biraz bilgim var. Ancak forumda m etafizikle ilgilenmemiş arkadaşlarımızında daha rahat anlayabilmesi açısından kullandığın terimlerin Türkçe karşılığınıda yazmanı rica ediyorum.
Ölümden sonra gidilen yer spatyum diyorsun. Öte alem, ruhlar alemi, ahiret alemi gibi bir kelime kullansan daha anlaşılır olur düşüncesindeyim. Bizlerde karşılık olarak bu tarif edilen mekana, Hak'ın Divanı’dır deriz olur biter. Yaklaşık olarak aynı şeyi söylemiş oluruz.
Hayvanlarda pekala herşeyin farkında olarak yaşarlar. Sadece onların dilini biz anlayamayız.

Senior Member
Ölümden sonra.
kristal yazdı:arkadaşlar bu konuda birkaç şey daha yazmak istiyorum.umarım yadırgamazsınız.katılır katılmazsınız bunada saygı duyarım.tanrıya ulaşana kadar yaklaşık 12 kat olduğu söylenir.yani boyutlar.her bi boyutun arasındada kademeler katlar var.ilk boyut bitki taş toprak ağaç mineral boyutu.ikinci kat hayvan boyutu .üçüncü kat insan boyutu.bunlar madde boyutları.bu boyutlardan geçenler tekamül ettikçe diğer boyutlara geçerler. dördüncü kat yeşil boyutturve cennet boyutu denir.yani sevgi ve şifa boyutudur. insanlar tekamül ettikçe bu boyutlara geçer.yani amaç cennete gitmek değil tanrıya ulaşmakSmile
Yine noktayı koymuşsunuz... Kutlarım...Smile

Peki, yeşil kuşaktan sonraki boyutların amacı nedir? Ne sağlarlar?
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Son Düzenleme: 21/07/2008, 16:35, Düzenleyen: Bilim.
Senior Member
Ölümden sonra.
ŞahımMerdan yazdı:Bilim ve ilimi birbirine karıştırmamak gerekiyor...

Sanılanın aksine kardeş gibi dursalarda biri evrensel öbürü alt kümedir.

İlim görünen görünmeyen her ne varsa onun bilgisidir.

Bilim ise görünenle ilgilenir.

Bilimsel çıkarımlara ilimle cevap verenler, İlmin sahipleri yani Pirlerdir.

Hiç bir bilimsel gerçek bana göre İlime aykırı olamaz.

Ama İlimsel gerçeklerin çoğu Bilime aykırıdır. Bu İlimsel gerçekliğin bu dünyaya ait olmayan bir boyuta, mekana, zamana ya da akıl yürütme yöntemlerine sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

Bizler ilimsel gerçeklere diyalektikle ya da m etafizikle, tümevarımla, tümdengelimle ya da doğurtma metoduyla vs.. ulaşamayız.

Bizler değil tanrısal gerçeğe, cennete kendi sırlarımıza dahi (fiziksel ve ruhsal) ulaşamayız...

Çünkü bu bir ilimsel sırdır. Bilim burda yalnızdır, çaresizdir.

Bu bakımdan bence, çıkarımlarımızı yaparken bunları gözününde tutmakta fayda var...

Bilim yalnızca görünenle ilgilenmez görünmeyenele de ilgilenir. Örneğin "enerji", "yer çekimi". Örneğin bilim ****fiziki(doğa üstü) olayları da incelemektedir...

Bu anlamda,
Alıntı:Ama İlimsel gerçeklerin çoğu Bilime aykırıdır.
demek doğru olmaz, çünkü "bilim" insanoğlunun günümüze kadar yaptığı araştırmalar sonucunda edindiği bilgi birikimine karşılık gelir. Bilime karşı olarak gördüğünüz sizin tabiriniz ile "ilimsel gerçekler" dediğiniz yaşanan olaylar ( ya da kerametler) aslında biliminin içinde var olan ancak günümüze kadar edinilen bilgi birikimi ile "henüz açıklanamayan" olaylardır.

Tekrar hatırlatmak gerekirse bilim evrende var olanı iceler ve hiç bir araç kullanmadan "yer çekimini yenmek"ten ya da "aynı anda farklı yerlerde görünmek" gibi kerametlerden bahsediliyor ise bunlar da evrende varolan olaylardan olduğu için bilimin içindedir...

Eğer şu ana kadar elde edilen bilgi birikimiyle bu olayların cevaplarını bulamıyorsa

Alıntı: Bizler ilimsel gerçeklere diyalektikle ya da m etafizikle, tümevarımla, tümdengelimle ya da doğurtma metoduyla vs.. ulaşamayız.
mantığıyla hareket etmek "bilim"sel tanımla "bilim adamı"nın "gözlem yapma", "sorgulama", "nedenini araştırma" sorumluluklarını yerine getirmesi ile taban tabana zıt bir davranış olur...

Bu anlamda "bilim" doğa üstü diye tabir edilen olayları asla görmezlikten gelemez ve olayları incelemek, gerçekleri sorgulamak, araştırmak durumundadır...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Senior Member
Ölümden sonra.
kristal yazdı:elanurcum aslında burda hepimiz aynı konuda aynı şeyi düşünüyoruz da farklı telaffuz ediyor ifade ediyoruz.yani amaç cennet için çırpınmak diil tanrıya karşı samimi olmak yaptığımız iyilikleri samimi duygularla yapmak.
yoksa bazı çevreler gibi şunu şunu yapim de cennete gidim huriler muriler.iyide tanrı hep erkeklerimi düşünmüş.
melekler hakkında en çok bilgiyi hristiyanlık veriyor. hattaisimleri bile var.
melekler arasında bir savaşın çıktığı bazı meleklerin isyan çıkardığı düştüğü ifade edilir.bunlara düşmüş melekler deniyor.yani demekki iyi melekler olduğu gibi kötü meleklerde var.

İyi-kötü melekler derken?

Sözcük anlamı olarak bakıldığında:

Melek:red][B][COLOR=RoyalBlue] 1 . [/B] Tanrı ile insan arasında aracılık yaptığına ve nurdan olduğuna inanılan manevi varlık, ferişte.

Bilinen melek tarifi de öyle değil midir? Melekler için genellikle nurdan yapılmıştır ve insanlarla aralarındaki en büyük fark "iyi ile kötü arasında tecih yapabilme" özelliklerinin olmayışı bir başka deyişle daima iyilik yapmaya programlanmış olmaları ya da nefislerinin olayışıdır diye söylenilir... Bu durumda melekler nasıl isyan çıkarır?

Sizce meleklerin iradesi var mı? Gerçekten isyan çıkarabilirler mi? O zaman insanlardan farkları ne?
Saygı ve Sevgilerle...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Senior Member
Ölümden sonra.
EKİN yazdı:Sevgili kristal, m etafizikle yakından ilgili olduğunu anlıyorum. Bu konuda benimde biraz bilgim var. Ancak forumda m etafizikle ilgilenmemiş arkadaşlarımızında daha rahat anlayabilmesi açısından kullandığın terimlerin Türkçe karşılığınıda yazmanı rica ediyorum.
Ölümden sonra gidilen yer spatyum diyorsun. Öte alem, ruhlar alemi, ahiret alemi gibi bir kelime kullansan daha anlaşılır olur düşüncesindeyim. Bizlerde karşılık olarak bu tarif edilen mekana, Hak'ın Divanı’dır deriz olur biter. Yaklaşık olarak aynı şeyi söylemiş oluruz.
Hayvanlarda pekala herşeyin farkında olarak yaşarlar. Sadece onların dilini biz anlayamayız.

Sevgili Ekin,

Düşüncenize saygı duyduğumu belirtmekle birlikte Sevgili Kristal eğer "spatyum" terimini kullanmasaydı bu seferde vurgulamak istediği bizim bildiğimiz anlamdaki "öteki alem" deyiminin bilimsel anlamda bir karşılığının araştırılıp bulunduğunu anlayamamış olacaktık...

Bu anlamda özelllikle de bilimde var olan bu tür terimleri kullandığı için Sevgili Kristal'e tekrar teşekkür eder ve böyle devam etmesini ve bizleri terimsel anlamda da bilgilendirmesini temmenni ederim...

Saygılarımla...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Mustafa Kemal ATATÜRK


Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Posting Freak
Ölümden sonra.
Bilim yazdı:Bilim yalnızca görünenle ilgilenmez görünmeyenele de ilgilenir. Örneğin "enerji", "yer çekimi". Örneğin bilim ****fiziki(doğa üstü) olayları da incelemektedir...

Görmekten kasıt gözün görevi değil elbetteki. Bilim ispat ister. Yerçekimini ya da enerjiyi duyu organlarımızla hissedebiliriz.

Ama iş ruhani boyuta gelince ispatı mümkün olmayan gerçekliklerle karşılaşıldığında bilim çaresiz kalmaktadır. Bilimin çaresiz olması gocunulacak birşey değildir. Gayet normal herşey ve herkes çapını bilmeli bence...

Alıntı: Bu anlamda,
demek doğru olmaz, çünkü "bilim" insanoğlunun günümüze kadar yaptığı araştırmalar sonucunda edindiği bilgi birikimine karşılık gelir. Bilime karşı olarak gördüğünüz sizin tabiriniz ile "ilimsel gerçekler" dediğiniz yaşanan olaylar ( ya da kerametler) aslında biliminin içinde var olan ancak günümüze kadar edinilen bilgi birikimi ile "henüz açıklanamayan" olaylardır.
Bu konuda Pir Zöhre Ana ne diyor dinleyelim:

...Muhammed-Ali yolu Allah’ın bizlere ışık tutması için Muhammedi rehber, Aliyi ise mürşit kapısı olarak bildirmesidir. İnsanlığın yolu ilimdir. İlmin kapısı Hacı Bektaşi Velimizin dediği gibi, Allah ışığıdır. Bu ışığın sahibi de, bin bir dondan baş gösteren insanlık sancağını çeken bir ismiyle Hazreti Ali, bir ismiyle de Şahımerdan tanınan Allah’ın aslanıdır.


Senin dediklerinden yola çıkarsak eğer, üniversitelerde rahatlıkla evliya yetiştirilebilir o zaman öyle mi sevgili BİLİM Smile



Alıntı:Tekrar hatırlatmak gerekirse bilim evrende var olanı iceler ve hiç bir araç kullanmadan "yer çekimini yenmek"ten ya da "aynı anda farklı yerlerde görünmek" gibi kerametlerden bahsediliyor ise bunlar da evrende varolan olaylardan olduğu için bilimin içindedir...
Bilim insanın eseridir. İlim ise bizzat Allahtan gelir ve evliyaları aracılığı ile halka sunulur.

Bilim insan, evren, mekan, zamanla sınırlıdır. Kerametlerin bu dünyada olması onları bilimin çalışma alanı içine itmiyor, kuşku alanında her zaman vardır. Hadi diyelim oldu keramet bilimi diye bir disiplin çıkarıldı.

Neyi nasıl ispatlıyacaksınız.

SİZ KALP GÖZÜNÜZÜ AÇABİLİR MİSİNİZ?

açamayız ama kalp gözü açılanlara gider sorarız, nasıl açıldı diye, araştırırız, sorarız, kuşkulanırız, ama değişmeyecek olan gerçek hiç bir şey elde edemeyeceğimiz gerçeğidir.

Çünkü bilim çaresiz kalmaktadır.


Alıntı:Eğer şu ana kadar elde edilen bilgi birikimiyle bu olayların cevaplarını bulamıyorsa

mantığıyla hareket etmek "bilim"sel tanımla "bilim adamı"nın "gözlem yapma", "sorgulama", "nedenini araştırma" sorumluluklarını yerine getirmesi ile taban tabana zıt bir davranış olur...

Bu anlamda "bilim" doğa üstü diye tabir edilen olayları asla görmezlikten gelemez ve olayları incelemek, gerçekleri sorgulamak, araştırmak durumundadır...
Bilmsel tanımla bilim adamı gibi hareket etme gibi bir iddiam yok eğer senin varsa bazen kendinle çelişmek de iyidir.

Çünkü nedenini hiçbir zaman bulamayacağın, sırrına hiçbir zaman vakıf olamayacağın bir şey uğruna bile bile bir ömür harcamaktansa kendinle çelişmek daha iyi...

Hani bu iş için kendimizi adamış olsak yine sonuçsuz ama bu sefer erdemli bir uğraş olacak da hobi olarak bilimle ilgilenip de bir bilim adamı edasında bilimi, HENÜZ İNSAN BİLE YOKKEN BU DÜNYAYA SAHİP OLANLARIN ruhunda bulunan ABU KEVSER IRMAĞININ SUYUNA koş etmek bana göre doğru değil.

Bilim insanlık için sorgulayacaktır, araştıracaktır, bulacaktır, sonuçlar çıkaracaktır, hipotezler üretecekir çoğu zaman ispatlayacaktır elbette... ben bu anlamda bilimi savunuyorum.

Ama, kalkıp da İlmin karşısına bilimi koyarsanız Kerametler de bilimin içindedir derseniz, bilim adamlarını güldürür, İlmin sahiplerini de kızdırırsınız.

Lütfen, emeğe saygı ama de miSmile
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
Ölümden sonra.


Ben doğmuş doğalı herkes ölümden sonrasını sorar, ama kimse benim,
doğmadan önceki halimi sormuyor. Her halde, O zamanda beni kimse tanımıyormuş ?? O zaman sız kendizi tanıtın bakalım,önceki halınızi.
ON İKİ  İMAMLAR
*** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
  1. İmam ALİ
  2. İmam CAFER
  3. İmam ZEYNEL
  4. İmam BAKIR
  5. İmam RIZA
  6. İmam CAFERİ SADIK
  7. İmam HASAN
  8. İmam TAĞI NAĞI
  9. İmam MEHDİYE HÜDA
10. İmam HÜSEYİN,İ DEŞTİ KERBELA
11. İmam CAFER -İ ZÖHRE YE HİBA
12. KIRKLAR DERGAHA


*** *** *** *** **** *** *** *** **** ***

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.