You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Junior Member
okumasanda olur
Hayatın bir nedenselliği ve bir niçinliği vardır. Boş olan bir seyir görmemiz için ancak kalbi aklı boş olmamız gerekmektedir. Madde olarak’ta göründüğünde kalbi ruhu aklı idrak-i olmayanlar bile hakkın bir tecellisi (şuur-Nur)
Nizam-ı akıl sonucu varlığını sürdürür.

HAKK bir nevi görüntüsü kâinatta her şekle her varlığa girmiştir. Bundan ötürüdür ki hiç bir şeyde akıl ve ruh yoktur diyemeyiz. Diğer taraftan Hakk VARLIĞININ son noktasını hazırlamış kendi la mekânında KAMİL -i var eğlemiştir. Daha sonra TEN(beden-şekil)-ile KAMİL e elbise giydirmiş, donatmıştır amaç KAMİL ile İNSAN-ı vahdet-idir. ENEL HAKK-ı görmektir.
Hakk ile pervaneyi aşk ile yanarak enel HAKK olmaktır. Bundan dolayıdır ki, donattığı dünyaya en son noktayı var edilen insanoğlu konulmuştur.

İnsanın son varlık olarak âleme gelmesi ve onu kemale erdirmesinin biricik anlamı da budur. Bu yönüyle insan, bezm-i elest gerçek varlığı hali dışında, manada ki gerçekte son görünen varlıktır. Bu evrende insandır. Özünü, maddeleri sırrını, âlemler içinde âlemleri anladıkca " İNSAN "İLE "KAMİL" birleştirir ve adı insandan İNSAN-I KAMİL(ENE-L-HAKK) dönüşür.
Bu açıklamadan sonra can-ı Neyzen ile konuşmalarımızı siz calara aktararak ilgideki bilgiyi ilmi anladığımız mizamla gidelim!!!

Neyzen ile zikir ayin-inden çıkmış yürüyorduk saat gece yarısına gelmişti

—Neyzen:

"Can Zikir de çok duygulandım. HAKK aşkından içim doldu boşaldı. Sende bi haldeydin "Bu nasıl bir ışık ve tesbih ey can?

-Hurufufican:

Can yürüdüğümüz bastığımız toprağın sesini duyoyurmusun? Bak ne figan ediyor ne diyor biliyormusun? Sana arz edeyi;

Ey HAKK aşkı ile iki gözü kalbi ağlaşan İNSAN-I KAMİL-ler üzerimde olmanızdan sanmayın ki sizden sızlanırım. Türabın kalbine basın Eli oradadır. Sizdeki tüm Hakk ruhu (ŞIĞINI-enerjisini) alayım. Ruhunuzu Azrail geleceği o çetin günü hazırlık yaptınız. HAKK tesbih eğlediniz biçare türab-ı da bu hoşluğunuzla mutlu ettiniz.

Nice canlar geldi içimden dışarı çıkarttım çıkartmakta istedim. Lakin HAKK kabul eğlemedi. O güzel tenleriniz günün birinde bana mihman olaçak. Ama Hakk ruhunuz ise pervane olduğunuz NUR ile olaçak. Ne mutlu size biz Her daim hakkı anarız lakin kâmil değiliz. Öğle insanlar vardırki Kötülüklerine nefs-ine yenilmiştir.

Yaratıldığı KAMİL-iğini bulamamış kaybetmiş giydirildiği İNSAN elbisesinide çıkarmış o artık başka olmuştur. Toprak bile ondan üstündür. Türabın kabullenmemesi dışarı atmak istemesi onunla mihman olarak yaşamamak istememesi ondandır

Ey Neyzen!!!

Bütün âlemin canlı olması ve kendi eğiliminin ölçüsünde Hakk'ı tesbih etmesi, insanın varlıktaki yerini anlamamızda başka bir noktada da kendi yerini anlamasını geliştirmesini tesbih etmesini sağlar. Ey can görünen her şey o NUR-u Hakkı(ALÜLL-ALLAH-I) tesbih etmektedir. İlk anladığın bu olsun çünkü semahın ilk dönüğün yerde bitecektir.

Ey can!!!

İnsan dışındaki şeylerin(eşyanın-maddenin) Allah-ı kutsal sayması kutsaması ve tesbih etmesi eksiktir. Bu maddeler bize HAKK nurunu gerçekçiliğini hatırlatmak için hakkın başka temaşalarıdır. Onları tesbih ettiren biziz. Yani özümüzdür. Işıktır NUR-dur.

Lakin o gördüklerimiz tesbih ettiklerimizde Nur-u bir başka görüntüsü ve gerçeğidir ki onlarda kutsaldır. Unutmayalım ki her var edilen HAKK nazarında canlıdır. Çünkü onu var eden, Nur tüm görünen görünmeyen bilinen bilinmeyeni özü başlangıcı olduğunu Hakkınn kendisi olduğunu bilir. Bu bağlamda isede her olanın Nur-un bir zerresi olduğudur.


"Ben her cemiyette, her toplulukta bulundum. Her mecliste inledim durdum. Kötü olanlarla da iyi olanlarla da beraber oldum, onlarla düşüp kalktım. Ve herkes kendi zannı, kendi anlayışı, kendi seviyesine göre bana yâr oldu, dost oldu. Fakat benim içimdeki cevheri ve sırları anlamadı.

Hâlbuki Ten candan, can tenden yani ruh bedenden, beden ruhtan ayrı ve gizli, örtülü değildir. Ancak, herkesin ruhu, canı görmesi için can gözü ile görmesi için izin verilmemiştir.Eğer âhir zaman âfetlerinden, fitnelerinden kurtulmak istiyorsan hiç gecikmeden, hiç vakit kaybetmeden onun eteğini yakala.Peki, o kim?O bu âlemden ölü ve ancak Allah ile diri olan bir kuldur ki Allah'ın gölgesi gibidir Özünü bilendir der bir rum-i eren evliya"!!!

Bu meydanda Her nebi kitapULLAHha baktığımızda melekler cinler, şeytan gökler, yerler, Arş, Kürsi, hayvanlar, bitkiler, madenler, cansızlar vs. aklına gelen her şeyin yaptığı asılda tek yegâne şey HAKK aşkını zikirden başka bir şey değildir. Lakin bunu manasını idrakini gönül ve akıl ile görmek gerekir. Kötülükten kötülerden nefisten desinlerden yalandan dolandan, ayrımdan, ayırmaktan, kendini diğer insanlardan üstün soy görmekten kaçınmakla sağlanır.

Ey can bak dinle!!!

Canlı olan nedir? Can mı bedenmi? Can ruhdur canlı olan ruhdan bahsederki beden bunu can ile ruh ile şuurumuz ile sezeriz yani asıl can ruhtur diğeri ise biyolojik yapı zaman içerisindeki elbiseden başka bir şey değildir.

Ey Neyzen DİNLE!!!!

KitapALLAHlarda yazanı oku lakin tevilini yer dönem değiştirir yorum yaparsın. Hakk sana değiştiremeyeceğin bu âlemde soyut somut/canlı cansız NATIK-lar vermiş. Kendini kainatının da olanları ortaya çıkar ve onun gerçeği ile açığa çıkaranı öğrenmeye ulaştıran şeylerde kullanıp Hakikati Allah-ı Hakikat-i Muhammediyeyi Hakikat-i Aliyi kavramaya bulmaya çalış.O zaman kendi Hakikatini bulursun.

İşte o serüvende İnsanın kaybettiği kamilliği bulduğunda olgunluğunla Hakkın var ettiği Hakk varlığının küçük modeli olduğunu görürsün.Akıl ve ruh tüm varlık olan HAKK-ı kavraması mümkün değildir.Bundan dolayıdır ki bizler bu sonsuzluğu, bu anlayamadığımız anlamsızlığı anlaşılır bir duruma getirmek için onu anlaşılmaz mizan-dan idrak edilebilinecek mizan-a bir teraziye indirmek gerekiyordu.

Ene-l- hakk her şeyin kendinde olduğu en küçük alem akstı yani İnsan-ı Kamil ete kemiğe girdiği mizan olarak belirledik.Bundan dolayıdır ki Hakkın var olduğunu var eden olarak KAMİL İNSANlar dan öğrendik öğrettik.Her daim kamiller oldu.Olacakta!!!

Fıtratları başka, başka her dönem olsada aksları gösterdikleri ilettikleri hep aynıydı (ene-l-HAKK)Kamil insanlarda. Kamil insanda din yoktur. Mezhep hiç yoktur. Her daimi her âlemi bir görür kötü iyi yoktur hepsi bir yerde bir eder. Nefs-i kötülüğü yenmiştir. Öğle ya nefisten kötü ile anmakla desinler ile olanın kâmil insan olması da mümkün değildir.

İşte canlar bu günde içimden böyle bir fikri akış geldi sizlerle paylaştım umarım beğenirsiniz ne diyeyim.
Aşk Niyazım ile.

HAKK cümle HAKK diyenlerin niyazlarını kabul göre. Hastalara Acil şifa vere. Kötü insanın nefsinden kininden kasavetinden tüm sevdiklerimizi bizi evlatlarımızı anamızı babamızı koruya kolluya.Hakk divanında sorgumuz Halk divanındaki gibi basit ola!!!
Gerçeğin demine Ya HUUUU..


Posting Freak
okumasanda olur
Kamil İnsan nostaljisi yapanlar
gerçeğine gelince neden inkar ediyorlar.
Zöhre Ana İnsan-ı Kamil'dir.
O hakla halk arasında bir kapıdır.
Görünen yüzü halktır onun görünmeyen yüzü Hak'tır.
Hak alemi onun gözünden seyreder,
onun divanında geçirilen bir dakika, bin yıllık ibadete bedeldir.
Onun kapısı, eşiği, toprağı cennettir.
Onu bilen Hak'kı bilir, onu gören Hak'kı görür,
Onu üzen Hak'kı üzer, onu inkar eden Hak'kı inkar eder.
Derisi yüzülen Nesimi odur,
Dar'a gerilip kesilen Mansur odur.
Zöhre Ana, ete kemiğe bürünüp görünen Hak'tır.[/color]
O nostalji değil, efsane değil, yaşayan Gerçek'tir.
Bu söylediğim küfür değil, şirk değil, abartma değildir.
Zöhre Ana; bilinen Hak'tır, görünen Hak'tır, konuşan Hak'tır.
'Kalbi Allah'ın kitabı, dili Allah'ın kalemidir.'

Aradığın hakikat gelmiş Ankara'dan şan veriyor.
Bu ne körlüktür Hurufi can.
Seni ilgilendiren, Gerçeğin edebiyatı mı kendisi mi?
İyi düşün.
Sahiden gerçekle yüzleşmeye hazır mısın?
Yoksa soy- sop taassubu,
ayrımcılık,
hizipçilik
daha mı tatlı geliyor.

Senin bilgin,
senin duyuşun,
senin görüşünden başka Hak olmadığını mı düşünüyorsun?

Cahilsin.
Daha da acısı bunun farkında değilsin.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Son Düzenleme: 21/10/2010, 20:10, Düzenleyen: Dogan.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.