“Her ne sebeple olursa olsun”
Üniversite affı ile fakültelerine dönecek öğrenciler arasında terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan’ın da olduğu ortaya çıktı. 1971 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giren Öcalan 1 yıl sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümüne geçiş yaptı. Üniversitede çeşitli eylemlere katılan ve bildiri dağıtan Öcalan, 1972 yılında bir süre Mamak Askeri Cezaevinde kaldı. 1978 yılında PKK’yi kurmak için Diyarbakır’a giden Öcalan, daha sonra okula devam etmedi. Ancak, SBF’de 993 nolu öğrenci olan Öcalan’ın 1978 yılında değil devamsızlık nedeniyle 1986 yılında üniversite kararıyla öğrenciliğine son verildiği öğrenildi. TBMM’deki affın kapsamının “her ne sebeple olursa olsun” 12 Eylül 1980’den sonra atılanları kapsaması ile Öcalan’ın da bu aftan yararlanma olasılığını gündeme getirdi.
Uzaktan eğitime yönlendirme
Plan Bütçe Komisyonu’na verilen bir önerge ile Torba Yasa’ya dahil edilen öğrenci affında YÖK Kanunu’na geçici 57. maddenin eklenmesi öngörüldü. Bu maddeyle 12 Eylül 1980’den sonra üniversiteden atılan veya ayrılan öğrencilere 5 ay içerisinde okullarına başvuru yapma imkanı sağlanması öngörüldü. Afla ilgili önergeyi veren AKP’li milletvekilleri tutuklu ve hükümlülerin durumlarına ilişkin özel bir maddeyi de yasaya eklemeyerek “Uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye YÖK yetkilidir” ifadelerine yer verdi. YÖK yetkilileri ise tutuklu ve hükümlülerin durumlarına ilişkin değerlendirme yapılacağı ve bu kişilerle ilgili 2 durum üzerinde durulduğunu söyledi. Yetkililer, tutuklu ve hükümlülerin cezaevinden çıktıktan sonra üniversiteye dönmeleri veya bu kişilerin bıraktıkları okula kayıtlarının yapıldıktan sonra açıköğretim, uzaktan eğitim gibi devam zorunluluğu olmayan bölümlere kaydırılabileceğini vurguladılar. Yetkililer, bu konudaki çalışmanın Meclis’te de yapılabileceğini belirtti. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan daha önce yaptığı açıklamada, “Taslağın içerisine bazı önermeler koyduk. Onları değiştirecek olan siyasiler. Affı genişletip terör suçunu da kapsama alabilirler” değerlendirmesinde bulunmuştu. Mevcut yapılan düzenlemede “terör suçu hariç” gibi bir düzenleme bulunmuyor. Yetkililer, 2008 yılınaki afta olduğu gibi tutuklular ve hükümlüler ile ilgili maddelerin Meclis’te de eklenebileceğini kaydetti. 2008 yılında çıkarılan ve 1995 yılına kadarki dönemi kapsayan afta “Tutuklu veya hükümlü olup da ceza infaz kurumunda bulunanlar ise bu hallerinin sona ermesini takip eden iki ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurabilir” ifadelerine yer verilmişti. 2005 yılında çıkarılan afta ise “Hükümlü” ifadesine yer verilmeyerek, “Gözlem altında veya tutuklu bulunanlar” şeklinde düzenleme yapılmıştı. 2000 yılında çıkarılan öğrenci affında ise “terör suçu hariç” ifadesine yer verilmişti.
Affın kapsamında üniversitelere dönecek aday sayısının 1980 yılından bu yana bakıldığında toplamda 580 bin civarında olduğu bildirildi. Ancak affın çıkması halinde üniversitelere dönüşü beklenen öğrenci sayısının ise 50 - 60 bin civarında olduğu kaydedildi. Birçok kişinin başka bölümlerde okuması veya kendi isteği ile bırakması nedeniyle geri dönüşün daha az beklendiği ifade edildi. Okullarından ayrılan veya atılan türbanlı öğrencilerin de büyük kısmının geri dönüşlerinin beklendiği ifade edildi. 2008 yılında çıkan ve 1995 yılına kadar yılları içeren af kapsamında üniversitelere dönen ancak türbanları nedeniyle yine eğitimlerine devam edemeyen bazı öğrencilerin de olduğu ve yeni çıkarılacak af ile bu öğrencilere de kesin dönüş yolunun açılacağı kaydedildi.
Artık atılmayacaklar
YÖK’ün yapacağı düzenleme ile üniversitelerden atılma kalkacağından yeni bir af bir daha gündeme gelmeyebilecek. Öğrenciler disiplin suçu işlediklerinden dönem veya yıl olarak uzaklaştırma alacak. Öğrenci okulunu süresinde bitiremeyince de daha fazla harç ödeyerek eğitimine devam edecek. Öğrenciler istedikleri takdirde eğitimlerine 1 yıl 10 yıl gibi sürelerde ara verebilecek. Eğitimlerine döndüklerinde ise daha farklı oranlarda artırılmış katkı payı ödemeleri yapacaklar.
3 Ocak 2011
Cumhuriyet
Cumhuriyet