Çakar, Türkiye'nin enerji alanında yatırımcı şirketlerin çıkarlarını değil, yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı, ulusal ve kamusal çıkarları gözeten, kamusal planlama, kamusal üretim, kamusal denetim esaslı strateji ve programları uygulaması gerektiğini belirtti.
Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu verilerine göre; ülkelerin nükleer enerji programına geçişlerinin uzun yıllar süren çok ciddi ve kapsamlı çalışmaları gerektirdiğini belirten Çakar, Türkiye'de ise bu konularda yapılan çalışmaların sınırlı ve yetersiz olduğunu öne sürdü.
Çakar, nükleer enerji gibi çok ciddi bilimsel içerik ve teknik esaslar dahilinde ele alınması gereken stratejik bir yatırım alanının, ''gecekondu tarzı bir yaklaşımla, ulusal ve kamusal çıkarlar gözetilmeksizin, yalnızca yatırımcı şirketin haklarını korumayı esas alan bir düzenleme ile gerçekleştirilemeyeceğini'' ifade etti.
Türkiye'nin bir nükleer santral ihale yasası bulunmasına karşın nükleer enerji yasası, nükleer enerji ile ilgili bütünsel bir planlaması ve tamamlanmış düzenleyici mevzuatının bulunmadığını belirten Çakar, açıklamasında şunları kaydetti:
''İlk yatırım maliyetleri diğer yakıtlı santrallere göre çok daha pahalı ve yatırım dönemleri (8–15 yıl) çok uzun olan nükleer santraller, teknoloji ve yakıt yönünden de tamamen dışa bağımlı, atıklarının yönetimi ise sorunlu ve pahalıdır. İşletilmeleri teknolojik riskler içeren, ekonomik ömürleri dolunca söküm maliyetleri ilk yatırım maliyetlerini aşabilen nükleer santrallere Türkiye hazır değildir. Ayrıca nükleer enerji, Türkiye;nin birincil enerji önceliği ve gereksinimi değildir. Söz konusu yasa Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmamalıdır.''
19 Temmuz 2010
Cumhuriyet
Cumhuriyet