You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
Niğde
-Türkiye’de Dağ Turizminin başkenti sayılan Aladağlar’da trekking yapmadan,
-İnanç Turizmi açısından önemli bir yere sahip olan Gümüşler Örenyeri ve Manastırını ve Manastır’daki Gülümseyen Meryem freskini görmeden,
-Niğde’nin Taş Fırınlarında pişen Tahinli Ekmeği’nden yemeden,
-Meşhur Gazozundan içmeden,
-Bağlarını gezmeden, Elmalarını yemeden,
-Lezzetli Patatesinden tatmadan,
-Yaylalarında gezerken dağdan gelen soğuk suyundan içmeden,
- Bolklar Dağlarında yaşayan ve dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz (Ranaholtzi) Ötmeyen Kurbağları görmeden,
-Kayalık dağlarda yetişen rengarenk dağ çiçeklerinin fotoğrafını çekmeden,
.....Dönmeyin.
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Niğde
Türkiye'nin her yöresinde olduğu gibi, Niğde yöresine has bazı kelimeler var.


Niğde yöresinde kullanılan bazı kelimeler,





Cülük: Civciv. “Ufak at da cülükler de yesin”


Çebiç: Oğlaktan küçük keçi yavrusu. “Çebiç çobanı iyi kaval çalıyor”


Dıkılmak: İçeriye girmek. “Çocuklar, içeri dıkılın”


Dölek: Düzgün. “Dölek dur oğlum”


Ellağam: Herhalde. “Bu iş ellağam böyle olması lazım”


Fıcıtmak: Fırlatmak. “Daşı bir fıcıttım, kafası yarıldı”


Gıyık: Büyükçe iğne. “Gıyığı getir de yorganı yüzleyelim”


Hacat: Evlerde kullanılan araç ve gereçlere verilen genel ad. “Şu hacat bozulmuş”


Hangırda?: Nerede? “Bizim eşyalar hangırda?”


Hangırdamak: Gülmek. “Hangırdamadan derdini anlatamıyor”


Hıçır: Çok yediği halde iyileşmeyen. “Bizim hıçır toklu hiç iyileşmedi”


Höykürmek: Garip sesler çıkararak bağırmak. “Niye öyle höykürüyon?”


Kerahat: Pislik, kötü. “Git şuradan kerahat”


Kes: İri saman. “Samanın içinden kesleri ayırıver”


Köstü: Köstebek. “Köstü deliklerinden su kaçıyor.”


Menter: Mantar. “Dün bir menterli pilav yedik”


Mılığım Yıkık: Moralim bozuk. “Bugünlerde mılığım yıkık”


Mirav: Bahçe sulayan kimse . “Bugün bizim mirav görünmedi”


Şelfin: Tavuğun biraz küçüğüne denir. “Bu şelfinleri kaça aldın?”


Telis: Çuval. “Şu telisler delikmiş”


Tentene: Dantel, oya. “Tenteneyin modeli de güzelmiş”


Yöneği: Aksi, ters. “Şu adam amma da yöneği”


Zıymak: Kaymak. “Geçen dağdan zıydık”


Istar : Halı tezgahı, halı.


İfrit : Pis koku.


Kanayaklı : Kadıncağız, kızcağız (Mahsun veya masumluk ifadesi olarak)


Karık : Üzüm dikilen tümsek


Kelik : Eski ayakkabı


Kesirinden gelmek : Sırf inat olsun diye yapılan şey


Kığı : Koyun-keçi pisliği


Kırı : Eşek yavrusu


Kişniş : Küçük taneli üzüm


Köfter : Üzüm suyu ve nişastayla yapılan yöresel tatlı.


Kömüs: Bağ ve tarla sulama sırasını ayarlayan yetkili


Kursak : Mide


Mazarat : Zararlı


Meşkef : Kir,pislik, pasak


Nörüyon : Ne yapıyorsun ?


Ödü sıdmak : Çok korkmak


Pöç : Kuyruk sokumu


Sıracalı : Hastalıklı


Sokum : Lokma


Söğürme : Ateşte etle yapılan yöresel bir yemek


Şepe : Biraz kalınca açılan anında yenilen yufka ekmek


Tirit : Kelle suyu ile ekmek karışımı yemek


Uyku semesi : Uyku mahmurluğu hali, uyku sersemliği


Ümüğü ötmek : Yokluktan ve açlıktan perişan olmak


Ütmek : Kumarda kazanmak, kılı yakarak temizlemek


Vıcıtmak : Fırlatmak, çekilip gitmek.


Vittırıvızık : (Halk ağzıyla) pekmezle yapılan unlu helvaya verilen ad.


Yamsılmak: Saygısızca, geniş ve rahat oturmak.


Yamuk : Güvenilmez


Yılıkkan : Yalama, gevşemiş


Yuha : İnce, seyrek, hafif (Bu göynek çok yuka)


Yuvak : Kabaran toprak damları yağmura karşı sertleştirmek için kullanılan eksen delikleri bulunan taş silindir.


Yinli : Hafif, uçarı, elde avuçta durmaz (yenli diye de söylenir)


Cekkelek: Yinli ile aynı anlamda kullanılır.


[BNeşeğil:Nasıl yani [/B]


Nööürüpbatın:nasılsın neler yapıyorsun

Kadarak: Bağ ve bahçeleri sulamak için kullanılan akar su

Tosba: Kablumbağa

Fişkene: Sümüklüböcek, salyangoz

Sızgıt: Kuyrukyağı ile kızartılıp küpe basılan kışlık kuşbaşı et

Peşkir: Havlu

Yağlık: Mendil

Farfara: Oynak

Sako: Çeket

Küllü: Su Konulan Sırsız küp

Maşrafa:Külüden su almak için kullanılan kuplu bakır tas

Sındı: Makas

Çörten: Çatı üzerindeki suyu akıtmaya yarar oluk

Honnuk: Suyun aktığı yer

Karık: Sebze bahçelerinde fidelerin dikildiği alan

Zibil: Çöp

Meliz: Bal arısı


Bu kelimelerin bazıları bütün yörelerde kullanılıyor olabilir. Niğde yöresine yeni gelmiş, anlamakta zorluk çekenlere bir nebze katkımız olsun diye, yöresel kelimelerden bir seçki yaptık.
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Niğde
[Resim: 1229533771.jpg]

Kestane ağacının dili olsa neler anlatacak neler. Başka bir kentte olsa idi turistler görmeye gider. Korumaya alınır. Yanına bir plaketle yaşı, özelliği yazılırdı. Niğde Bor İlçesi Balcı köyünde dağa giden yolda bir anıt gibi ovaya bakıyor. Görkemli gövdesi, dağılmış dalları ile bir anıt ağaç olarak "Ben burdayım" diyor.
Ağacın korumaya alınması ve tarihe kayıt olarak düşülmesi işi uzmanlara kalıyor. Balcı Köyü'nde efsane kestane ağacı dahi ilgi duyan meraklı olanlar için tek başına mutlaka görülecek bir değer ve zenginlik. Ayrıca Balcı Köyü'nde farklı bir ortamı da tanımanız, görmeniz bölge dokusu zenginliği ile taşınmanızda olası. Varın, gidin kestane ağacını görün… Anıt ağaç sizi geçmişe taşıyacak. Bir kaya üzerinde bir efsane kestane ağacı ile tanışın. “Kestane Niğde'de böyle görkemli yaşar mı?” bir bakın. Merakınız dağlara ise bu kere Kala'ya yürümeniz gerekecek. Köyden bir-bir buçuk saat sonra bu kez dağda bir mağara var. Gençler “On iki kat indik, sonrası hava yok” diyorlar. Bu bölgede aslanın kayalara kazınmış dokusundan görkemli manzaradan söz ediyorlar. Bölgede avcılarda bu yerleri iyi biliyor. Ancak yağmur-çamur yolları perişan ettiği için bu mevsimde, ağır hava koşulları arasında o mağaralara ermek zor. Eldeki resimlerine baktım. Geniş bir açılım ile mağaraya giriliyordu. Gençlerin anlattıklarını ilgi ile dinledim.

Niğde'de 1974 yılından beri Ömer Fethi Gürer’in yazdığı pek çok tarihi değer yetkililerce önemsendi, korumaya alındı. Bu kere de Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürü Murat Süslü ile Müze Müdürü Fazıl Açıkgöz yerel basında konu ile ilgili yazılan haberleri okuyunca aramışlar. "Balcı(Cücü) Köyüne beraber gidelim" demişler. Gelin bundan sonrasını Fethi Gürer’in ağzından dinleyelim:
“Benim otomobilimle köye vardık. Kar daha yeni yağmıştı. 2 kilometre dağa doğru tırmandık. Yol rampa ve çamurdu. Yürüdükçe yol uzar gibi oldu ve sonunda kestane ağacına vardık. Murat Bey ve Fazıl Bey ile Uzman Nuran Hanım ağacı görünce çok ilgi gösterdiler. Müze Müdürü Fazıl Açıkgöz sürekli resimler çekti. Niğde'de kestane ağacı çok görülen bir olay değildi. Bu ağacın yaklaşık 500 yıla uzanan bir dünü vardı. Gerekli inceleme yapıldı. Şimdi ağaç için bu günlerde bir kez daha heyet bölgeye gidecek. Ağaç, ‘anıt ağaç’ oldu. Ancak çevrede diğer ceviz ağaçları ile birlikte konu ele alınıyor. Kısacası Balcı'daki kestane ağacının da kayıtlara girmesini sağladık. Böylece Niğde için bir güzellik daha kayıtlara geçti. Bundan daha güzel mutluluk var mı?
Niğde her noktasında özelliği güzelliği ile ilgi bekliyor ve bir gün Niğde keşfedildiğinde Niğdeli de geçen yıllara önem vermediğine belki de çok üzülecek.”
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Niğde
[Resim: 1226678174.jpg]

Niğde'nin tam orta yerinde, Alaaddin Tepesi'nde görkemli kaleden geriye kalmış olan bir iç kale yer alır.
Günümüzde ayakta kalan tek kalıntı olduğu için de Niğde kalesi olarak anılır, bilinir ve kale Niğde için bir simge gibidir.
Alaeddin Tepesi ve iç kale dıştan izlenmesi için Niğdeli konuklarını alıp bu alana götürür.
Niğdeli olup da kaleye gezmek için çıkmayan yok gibidir.
Çünkü kale, Cumhuriyet'in ilk yıllarına değin, Osmanlılar döneminde hapishane olarak kullanıldıktan sonra kapılarını kapatmış ve viran olmuş ama Niğdeliler tarafından hiç yalnız bırakılmamıştır.
Kale'nin Onarım Hikayesi
2000 yılında, Vali Refik Arslan Öztürk döneminde Niğde'de birden çok eser için yoğun çaba ve çalışmalar başlatıldı. O dönemde projeler hazırlandı. Bu çalışmalarda ele alınan bir mekan da kale idi. Dönemin Turizm Bakanları geldi. Kimi bu kale kısa sürede çöker dedi. Kimi hemen kurtarılmasını istedi ve o dileklerde bulunan bakanlar da görevlerinden gitti.
Süslü, kaleyi de süsledi
Sonunda Muğla'ya atanan İl kültür ve Turizm Eski Müdürü Murat Süslü takipçiliği, geçen dönem görev yapan milletvekillerinin de katkılarıyla Turizm Bakanlığının 5 Nisan 2006'da başlattığı proje çalışmasıyla Niğde Kalesi'nin restorasyonu başladı.
Çalışma, tam bir yıl sonra 5 Nisan 2007 tarihinde tamamlandı ve Niğde için tarihi dokunun çok özel bir unsuru ayağa kalktı.
Mutlaka görülmesi gezilmesi gereken; özelliği ve güzelliği olan kaleiçini de bu sayede görme olanağına erdik.
Niğde Kalesi, 3 ayrı kaleden oluşuyor
Niğde Kalesi'nin esasen üç ayrı kaleden oluştuğu farklı kaynaklarda yer alıyor.
Kalenin ilk halkasından iz kalmamış, ancak ikinci surlardan Kurtarılan bölüm ise Alaaddin Tepesi'nde, kuzey kısımda yer alan iç kale. Yapılışı kesin olarak bilinmiyor.
Bilim adamlarınca kalenin bir höyük üzerinde inşa edilmiş olabileceği belirtiliyor. Bizans döneminde yapılmış olma ihtimaline karşılık, günümüze ulaşan bölümlerde Anadolu Selçuklularının izleri var. Selçuklu-Osmanlı döneminde onarımlar da gören kalenin çevresinde dükkanlar ve işyerleri yer alıyor. Kalenin yer aldığı tepede ise Cumhuriyet döneminde park ve alan düzenlemesi nedeniyle yıkılmış. İç kale önünde yer alan parkta bir gazino 1960'lı yıllarda yapılmışsa da sonradan yıkılmış. Bu alanda dinlenme ve gezi alanı olarak kullanılıyor.
İç kalenin güneybatı köşesinde yer alan saat kulesi ise burcun yarısı yıkılıp içi doldurularak, 1901 yılında yapılmış.
Dört bölümden oluşan saat kulesi kaide ve gövde on köşeli olarak inşa edilmiş. İç kalenin yanında, onu tamamlayan ayrı bir görünümle saat kulesi izlenebilmektedir.
Kale, ziyaretçilerin hizmetindeİç kale dinlenme alanları gezi yerleri yanında çan, dabak halı gibi el sanatları için oluşturulan odalar ve bölmeler salonla iç kale farklı bir zenginliğin merkezi oldu.
Niğde için bu güzel kazanım noktasında ne yazık ki, eleman yetersizliği nedeniyle kimi bölümlerin ziyaretçilere açılması sınırlı kalıyor.
Yörede bu kadar orijinal dokusuyla ayakta kalan tek örnek olan Niğde Kalesi onarımdan sonra mutlaka turizm için çekim ve ilgi alanı olmalıdır. Üniversite ve diğer kurumların da sahiplenmesiyle dinleti ve sergi alanı olarak da kaleden yararlanılıyor.
Niğde için çok önemli ve özelliği olan bir yapının kurtarılıp ziyarete açılması doğru gerekli ve güzel bir hizmet olarak göze çarpıyor.
Emek verenlerin, katkısı olanların ellerine sağlık diyor, Niğde'nin ve Kalesi'nin yeni nesillere daha iyi anlatılması gerektiği üzerinde bir kez daha önemli duruyoruz
.
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Cezalı Üye
Niğde
Sell ]NHL jerseys[/color] , Detroit Red Wings, New York Rangers, Philadelphia Flyers, we provide authentic NHL Jerseys with reasonable price.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.