You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Neyzen Tevfik şiirlerinin devamı

Neyzen Tevfik şiirlerinin devamı

Member
Neyzen Tevfik şiirlerinin devamı
[COLOR=RoyalBlue] Sevgili arkadaşlar; aynı başlık altındaki sayfayı açamadığım için mecburen yeni konu başlığı adında diğer şiirlerini sizlerle paylaşma fırsatı bulacağım: [COLOR=RoyalBlue]
[B] [B]GEÇERİM

Geçen gençlik günlerine yanmıyan
Yok gibidir, bense bakar geçerim.
Yoku vara, varı hiçe gömerek
Her solukta bir gam yakar geçerim.

Durulmadı gitti belirsiz başım,
Kardaşımdan başka herkes kardaşım.
Kader, zaman, kader, hicrân yoldaşım,
Dertli ırmak oldum, akar geçerim.

Devrin siyâseti pek saçma sapan,
Pişirdiği pazarlıklar çok yavan,
Matbu’atın ocağında kaynayan
Kazanlara bir kulp takar geçerim.

Araştırdım hakiykat notlarında,
Yok bir ma’na dehrin vur tutlarında,
Şi’rimdeki duygu bulutlarında
Bir şimşeğim, hicrân çakar geçerim.

Göz kapamam hiç bir Tûr’un nûruna,
Perde açtım İsrâfil’in sûruna,
Kalbimdeki yanan aşkın uğruna
Cehennemi yakar yıkar geçerim.

Anladın mı beni yakan o piri ?
[BNeyle meyle bak ne yaptı fakiri[/B]
Ebedleri kucaklıyan esiri
Ma’na gibi deler, çıkar geçerim.

Bulamazsın cevherimi bir kânda,
Gömülüyüm bir mukaddes nihânda,
Gönlümdeki ışığımla bir anda
Yüz bin Leylâ sever bıkar geçerim.

[BNeyzen gibi serserinin fakiyr’in[/B]
Mihrâbıyım içindeki zamirin,
Men-Rabbüke diyen Münkir, Nekir’in
Defterini dürer, tıkar geçerim.




BİLİR
Hakikat çıkması şu kahpe dünya,
Bu çok kısa yoldan dönenler bilir;
Bu yolun sırrıdır fırsatlar, sevda,
Tutuşup parlayıp sönenler bilir.

Aldana aldana gevredi dinim;
Kalmadı düşmana, feleğe kinim;
Doğruyu söylersem çarpar yeminim;
Bu cengi, pusuya sinenler bilir.

Durma sor halini, hastanın, sağın;
Tabii solacak gülleri bağın;
Hayatın içini, kara toprağın
Üstünden altına inenler bilir.

Geniştir, ölçülmez hayalin çölü;
Karşımda her diri söylenen ölü;
Çok güçtür geçmesi bu sakar gölü;
Dümensiz gemiye binenler bilir.



FELEK

Yamansın zaman aldattın beni
âh düşürdün kâhi kaldırdın felek!
Mecnun'sun diyerek Leylâ peşinden,
Issız vâdilere saldırdın felek!

Rehbersin dedin ben ise kördüm,
Elimle başıma çok çorap ördüm.
Kendimi bıraktım âlemi gördüm,
Hesapsız günahlar aldırdın felek!

Şifadır dedin zehir tatdırdın,
Gençliğin okunu boşa attırdın,
Körlerin yurdunda ayna sattırdın,
Çıkmaz sokaklara daldırdın felek!

Barışmadı gönlüm merd ile zenle,
[BNe bir iş bilenle, ne boş gezenle[/B]
Hicran köşesinde bozuk düzenle,
NEYZEN'e her telden çaldırdın felek









Fasulyeye benziyor
İkinci Meşrutiyet döneminde nazırlığa getirilen bir zat, çok geçmeden yeğeninin vali olarak atanmasını sağlar.
Karşılaştıklarında, Neyzen:
--Maşallah, kardeşinizin oğlu tıpkı fasulyeye benziyor.
--Genç yasta vali oldu, neden fasulyeye benzesin?
--İşte bende onun için benzetiyorum ya. Fasulye de sırığa sarılarak büyür.
***

Çalarken..
Soruyorlar:
--Neyzen, çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın?
Maliye Bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemidir.
Neyzen: "Maliye Vekili değilim ki, çalarken zevk alayım"....
***

Mustafa Kemal ile
Mustafa Kemal ile ilk kez Balıkesir'de karşılaşır.
Atatürk Neyzeni çağırdı ve Neyzen'in elini kalbinin üstünde uzun bir süre tuttuktan sonra:
--Ne büyük, kuvvetli ruhun var, dedi.
--Neyzen ne istersin.söyle?
--Sayende herşeyim var, Teşekkür ederim.
--Bir şey iste canım!
--Bir nüfus tezkeresi versinler, emrediniz.
Mustafa Kemal hayretle; "Senin nüfus tezkeren yok mu?"
--Hayır, bundan evvel hükümet yoktu ki nüfus tezkerem olsun!
***


Fıçı
Neyzen Tevfik'e doktor içkiyi men etmişti.Fakat Peyami Safa bir gün
üstadı ziyarete gittiğinde odanın bir köşesinde bir fıçı şarap gördü.
-Bu ne bre üstad? Diye sordu. Hani sen artık içmeyecektin?
-Ne yaparsın, oğul, içmezsem kuvvetten düşüyorum.
-Peki, içkinin faydası oluyor mu?
-Ne diyorsun olmaz olur mu? Mesela bu fıçı buraya ilk geldiği zaman
yerinden kımıldatamıyordum, şimdi iki elimle kaldırabilirim..

***


Ben yumurtlamadım
Neyzen Tevfik'e muharrir yazacağı romanı anlatıyordu. Sonuna gelince
Neyzen yüzünü buruşturdu:
-Bu mevzuu beğenmedim!..
-Öyle ama, siz hiç roman yazmadınız. Nasıl fikir yürütüyorsunuz?!.
Neyzen Tevfik kızdı:
-Ben yumurtanın da iyisini, bayatını anlarım. Fakat hiç yumurtlamadım!..


Talat Paşa ve Neyzen
Talat Paşa, bir gün Neyzen Tevfik'e memuriyet almasını teklif
etmişti.Neyzen, Paşanın bu nazik iltifatına gülerek şu cevabı verir:
-Memur olursam sonunda ne olacağım?
Talat Paşa memurluk silsilelerini saydıktan sonra:
-Hiç!..der.
Neyzen, Paşaya dönerek:
-İşte ben bugün de (hiç)im!.[/B] [/B]
Son Düzenleme: 18/04/2009, 21:48, Düzenleyen: *katre*.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.