[color=Red]"Türkiye'de Müslüman çoğunluk dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor"muş!!! [/B]
![[Resim: 280520081708193118886.jpg]](http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/280520081708193118886.jpg)
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, "Türkiye'de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor" dedi.
Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi üyelerine hitap eden ve
sorularını yanıtlayan Babacan, Türkiye'nin bölgesinde istikrar, barış ve
refahı artırmak için çaba gösterdiğini belirterek, "Orta Doğu,
Kafkaslar ve Balkanlar gibi dış politika konularını yakından takip eden
kişiler olarak bunu en iyi siz bilirsiniz. Türkiye, henüz aday ülke
olarak AB'ye (dış politikada) çok büyük katkı yapıyor. Üye olduğunda
AB'nin stratejik derinliğini arttıracaktır" dedi.
Dünyanın öbür ucundaki Avustralya ve Yeni Zelanda dışişleri bakanlarıyla
temaslarında Türkiye'nin AB üyelik süreciyle ilgili birçok soruyla
karşılaştığını ve bunun bu kadar yakından takip edilmesini şaşkınlıkla
karşıladığını aktaran Babacan, bu kadar uzak mesafeden bu yakın ilginin
sebebini sorduğunda, "Bizim için çok önemli. Dünyadaki barış ve
istikrarı yakından ilgilendiriyor" şeklide cevaplar aldığını anlattı.
Türkiye-AB ilişkilerinin "sınırlarını taşan etkisine" dikkati çeken
Babacan, Türkiye'nin üyeliğinin, dünyadaki medeniyetler arası diyalog
ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ilişkilerini değerlendiren Babacan,
"İran'la iyi diyaloğumuz var. Nükleer anlaşamazlığa çözümün anahtarı
siyasi diyalogdur. Türkiye olarak bölgemizde nükleer silah istemiyoruz.
Her ülke nükleer enerjiden faydalanma hakkına sahiptir. Bunun için
Uluslararası Atem Enerjisi Kurumu'nun kriterlerinin karşılanması ve
uluslararası standartlara uyulması gereklidir" şeklinde konuştu.
Irak'ın toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini en başından beri en güçlü
ve istikrarlı savunan ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Babacan, bu
amacı gerçekleştirmek için Türkiye'nin öncülük ettiği Irak'a komşu
ülkeler girişiminin geçen 5 yılda 9 kez toplanarak bu ülkenin
geleceğinde çok önemli bir organ haline geldiğini ifade etti.
Irak'ın kuzeyini üst olarak kullanan ve sınırdan sızarak Türkiye'de
saldırılar düzenleyen terör örgütüyle mücadelenin asla Irak'ın toprak
bütünlüğünü ihlal ya da Irak halkına tehdit gibi görülmemesini isteyen
Babacan, "Irak'taki merkezi hükümet bize (biz de terör örgütünden
rahatsızlık duyuyoruz ama müdahale etme şansımız yok) diyor. Dolayısıyla
sorun sadece terör sorunudur. Terör örgütü 'Kürtleri temsil ediyorum'
propagandası yapıyor. Buna aldanmayın" dedi.
Türkiye'nin bölgesindeki birçok sorunu çözmek için sessiz ya da açık
diplomatik çabalarını yoğunlaştırdığını ve ümit verici sonuçlar aldığını
anlatan Babacan, sorunların çözümünde siyasi kriterlerin temel alınması,
karşılıklı ekonomik bağımlılık yaratılması, herkes için güvenlik, çok
kültürlülüğün korunması, farklılıkların zenginlik olarak bir arada var
olması gibi ilkeler ekseninde hareket ettiklerini kaydetti.
Babacan, Kıbrıs'taki görüşmelerle ilgili bir soru üzerine "Pencere
sürekli açık kalmaz. Bu fırsat iyi kullanılmalı. Türkiye BM
önderliğindeki sürece desteğini çok açık şekilde ortaya koydu" diye
konuştu.
Gümrük Birliğini genişleten EK Protokol konusunda Türkiye'nin
hukukçularının AB'den farklı düşündüğünü anlatan Babacan, "Bize göre Ek
Protokol limanları açma yükümlülüğü getirmiyor. Bu konudaki tavrımız çok
açık ve sonucuna razıyız. Kapsamlı çözüm olmadan be mesele hallolmaz"
dedi.
Bakan Babacan, 1915 olaylarına ilişkin Türkiye'nin askeri arşivler ve
Osmanlı arşivleri dahil tüm belgelerini açtığını ve konunun bilim
adamları ve tarihçiler tarafından tartışılması için Ermenistan'a yaptığı
çağrılardan bugüne dek sonuç alamadıklarını belirterek Erivan ve ABD'nin
Boston kentindeki Ermeni arşivlerinin açılmasını beklediklerini dile
getirdi.
Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarında sürdürdüğü işgalin de
Türkiye-Ermenistan ilişkilerini olumsuz etkilediğini hatırlatan Babacan,
Minsk grubunun son dönemde az da olsa çözüm yolunda mesafe almasının ve
bunun sonucunda Ermeni ve Azeri devlet başkanlarının yakında bir araya
gelmeyi planlamalarının umut verdiğini söyledi.
Babacan, dini özgürlüklerle ilgili bir soruya "Türkiye'de sadece
gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle
ilgili sorunlar yaşıyor. Türkiye'de son dönemde laiklik eksenli bir
tartışma yaşanıyor. Bizim laiklik tanımımız çok açık: Din ve devlet
işlerinin açık şekilde birbirinden ayrılması. Devletin de bireylerin
dininin gereğini yerine getirmesine müdahale etmemesi. Burada farklı
inançtakiler de dinsizler de bu özgürlük ortamından
faydalanabilmeliler" şeklinde cevap verdi.
Dışişleri Bakanı Babacan, AK Parti'ye açılan kapatma davasına ilişkin
beklentisinin sorulması üzerine ise AB yolculuğundaki bir Türkiye'de
mahkemelerin "Kopenhag kriterlerine ve Venedik Komisyonu ilkelerine
uygun karar vereceklerine ve saygınlıklarını koruyacaklarına"
inandığını ifade etti.
AA
[BNeye yorarsanız yorun, bu muhterem Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri bakanı......[/B]