You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Nerede gemi? (Bandırma Vapuru Bir Efsane miydi???)

Nerede gemi? (Bandırma Vapuru Bir Efsane miydi???)

Posting Freak
Nerede gemi? (Bandırma Vapuru Bir Efsane miydi???)
Biz cevabını bilmiyoruz adnan menderes can cahil kalmışızSmile.Siz biliyosanız siz cevap verinde derin bilgilerinizle kapansın bu konu.

Hiç kimseden cevap alamıyorsunuz ki zaten sizin istediğiniz cevap verilmeyecek.Siz söyleyin ben soruyorum size Gemi nerde?
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Nerede gemi? (Bandırma Vapuru Bir Efsane miydi???)
Ehlibeyt yazdı:Mustafa Kemal'in varlığını hazmedemeyen,devrimlerine asi olan, haşa putlaştıran bir medyanın savunmacılığınımı yapıyosunuz acaba. Bugün Atatürkün eserlerinin günümüzde hala birer birer kirli siyasi oyunlarla yok edilmeye çalıştığını biliyoruz. Geçmişte hak olan bir çok bilgi,kaynak,döküman her ne varsa o görüşün karşıtları tarafından bertaraf edilip yok edilmiştir. Bu sadece Atatürke mahsus bişi değil. Yüzyıllardır ,Hak olan gerçek olan ne varsa siyasi amaçlarına ters düşen herşeyi ortadan kaldırmaktan çekinmemişlerdir. Bugün bile Mustafa Kemalin heykeline baltayla saldıran o soysuzlar geçmişte Atatürk ile ilgili olan ne varsa yakıp yıkıp bertaraf etmekten çekinmediğine adım gibi eminim.Birileri bu düzenden bu cumhuriyetten demokrasiden rahatsız, akit medyası molla medyasıdır ve bir numaralı cumhuriyet düşmanı atatürk düşmanı kesimdir.Şeriat düzeni en büyük arzuları ve bu arzularını yerine getirmek için Atatürke çamur atıp geçmişdeki büyük mücadeleye her türlü kirli senaryolarla çomak sokmaya çalışıp insanların beynini bulandırmaktan başka bişi yapmıyorlar.Şunu unutmayınki gerçek Atatürk sevdalıları bu çapulcuların bu kirli oyunlarna asla gelmezler...Bugün rahatça,demokratik bir biçimde,huzur içinde kendi ibadetini yapan tüm insanlar acaba bunu kime borçlu, minnettar olacağı yerde,bizim rahatımız için canını ortaya koyan Atamıza çamur atar.

Vatan haini,nankör insanlara Neyzen Teyfik KOLAYLI'nin bir şiirini armağan ediyorum.


Esirken mümkünmüdür ibadet?
Yatıp kalkıp ATATÜRK´e dua et,
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma!!!
ATATÜRK´e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın ama,
Baban kim olurdu bilemezdin şerefsiz...




Sayın Adnan Menderes, aşağıda yeşil harf ve büyük karakterlerle belirttiğim insanlara, armağan ettiğim şiirden rahatsız olmuşsunuz sanırım.Her yazılanı üzerinizemi alıyorsunuz yoksa gerçekten belirttiğim niteliktemisinizde bu şiirden rahatsız oldunuz anlamadım açıkcası?

"[COLOR="YellowGreen"]Vatan haini,nankör insanlara Neyzen Teyfik KOLAYLI'nin bir şiirini armağan ediyorum.

Esirken mümkünmüdür ibadet?
Yatıp kalkıp ATATÜRK´e dua et,
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma!!!
ATATÜRK´e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın ama,
Baban kim olurdu bilemezdin şerefsiz...
"
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Son Düzenleme: 16/04/2010, 16:57, Düzenleyen: Arslan Ali.
Cezalı Üye
Nerede gemi? (Bandırma Vapuru Bir Efsane miydi???)
Ehlibeyt yazdı:Sayın Adnan Menderes, aşağıda yeşil harf ve büyük karakterlerle belirttiğim insanlara, armağan ettiğim şiirden rahatsız olmuşsunuz sanırım.Her yazılanı üzerinizemi alıyorsunuz yoksa gerçekten belirttiğim niteliktemisinizde bu şiirden rahatsız oldunuz anlamadım açıkcası?

"[COLOR=YellowGreen] Vatan haini,nankör insanlara Neyzen Teyfik KOLAYLI'nin bir şiirini armağan ediyorum.

Esirken mümkünmüdür ibadet?
Yatıp kalkıp ATATÜRK´e dua et,
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma!!!
ATATÜRK´e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın ama,
Baban kim olurdu bilemezdin şerefsiz...
"

Sayın Ehlibeyt

Ben Hain değilim burda hain mi var !! bunu ekliyorsunuz sizin gürüşte olmayan burda benim karşı yazmışsınız kısaca beni hedef almışsınız

Posting Freak
Nerede gemi? (Bandırma Vapuru Bir Efsane miydi???)
...

Soruma cevap bekliyorum?
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Cezalı Üye
Nerede gemi? (Bandırma Vapuru Bir Efsane miydi???)
GAMZE yazdı: Biz cevabını bilmiyoruz adnan menderes can cahil kalmışızSmile.Siz biliyosanız siz cevap verinde derin bilgilerinizle kapansın bu konu.

Hiç kimseden cevap alamıyorsunuz ki zaten sizin istediğiniz cevap verilmeyecek.Siz söyleyin ben soruyorum size Gemi nerde?

Sayın GAMZE

Burda Kimse cahil değil tarih hakkında ters gürüşlerimiz var normal olarak ve bu benim bildiğim cevap
Smile

Kısaca Atatürk"un gemisi Karadenizin sularında İngilizlerden gizli bir şekilde çıkmadı (Gizli çıkan bir gemi yoktu) ve o zamanlar Samsun Limanı ingilizlerin denetimindeydi...kalkarken ingilizler incelemişti evrakla .. ve gemi hakkında bir çok soru var kimse bilmiyor başlıkta yazılmıştır sorular... Türk halkının bildiği gibi gizli bir şekilde değil açık bir şekilde gemi Samsun a gitmişti
Posting Freak
Nerede gemi? (Bandırma Vapuru Bir Efsane miydi???)
Gamze arkadaşımızın sorduğu gemi nerde sorusunu belki anlamamışsınızdır diye yinelemek istiyorum ama ingilizce olarak,anladığım kadarıyla sizin Türklükle falan alakanız yok.

Where is the ship or boat?
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Posting Freak
Nerede gemi? (Bandırma Vapuru Bir Efsane miydi???)
Adnan Menderes yazdı:]Sayın GAMZE

]Burda Kimse cahil değil tarih hakkında ters gürüşlerimiz var normal olarak ve bu benim bildiğim cevap Smile

]Kısaca Atatürk"un gemisi Karadenizin sularında İngilizlerden gizli bir şekilde çıkmadı (Gizli çıkan bir gemi yoktu) ve o zamanlar Samsun Limanı ingilizlerin denetimindeydi...kalkarken ingilizler incelemişti evrakla .. ve gemi hakkında bir çok soru var kimse bilmiyor başlıkta yazılmıştır sorular... Türk halkının bildiği gibi gizli bir şekilde değil açık bir şekilde gemi Samsun a gitmişti

Aşağıda Bandırma vapurunu götüren kaptanı açıklamış sonuna kadar okursan sorularının cevaplarını bulacaksın.

BANDIRMA VAPURU’NUN HAREKET ETMESİ...

"Atatürk, Vapura Kız Kulesi açıklarında binmiş. Atatürk, Beşiktaş’ta Askeri Yollama Müdürü Sadullah Bey tarafından motorla Bandırmayı karşılamaya gitmiş. Çünkü Vapur, Sirkeci’de İngilizler tarafından sıkı kontrolden geçirilmiş. Atatürk vapura, Kız Kulesi açıklarında binmiş. İngilizler geminin peşine düşmüşler. Kaptan, herhangi bir durumda karaya çıkma imkânı yaratmak için kıyıdan kıyıya gitmiş ve izini kaybettirmiş. ( Anlatan geminin kaptanı İsamail Hakkı Durusu )

[COLOR=#810081]Atatürk'ün Kayseri'li Kaptanı

[COLOR=#810081][Resim: 5.gif] Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET
[BNeşe Akbaş[/B]



[Resim: 6.gif]
Cmt 04 Mar 2006, 10:14 Atatürk'ün Kayseri'li Kaptanı

Atatürk’ü Samsun’a Kayserili Kaptan Götürdü

BANDIRMA VAPURUNUN KAPTANI ZİNCİDERELİ İSMAİL HAKKI DURUSU İDİ
S.Burhanettin AKBAŞ

Şifreli bir 19 sayısı, koskoca bir milletin hayatını değiştirdi. Bu üç tane 19 idi: 19 Mayıs 1919. Bu tarih, büyük milletimizin makus talihinin döndüğü, Türk Milli Mücadelesi’nin önemli bir tarihiydi.
16 Mayıs 1919 İSTANBUL
Mustafa Kemal Paşa, Yıldız’da Hamidiye Camii’ndeki Cuma Selâmlığı’ndan sonra Mahfil-i Hümayun’da Padişah Vahdettin tarafından kabul edilmiştir. Cuma Selâmlığı’ndan sonra Şişli’deki evine dönmüştür.
Annesi ve kız kardeşine veda etmiştir.
Bandırma vapurunun Kızkulesi açıklarında aranmasını takiben düşman zırhlıları arasından geçerek İstanbul’u terk ederken, güvertede arkadaşlarına: ”-Bunlar işte böyle yalnız demire, çeliğe, silâh kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Biz, Anadolu’ya ne silâh, ne cephane götürüyoruz; biz ideali ve imanı götürüyoruz!” demiştir.
Mustafa Kemal Paşa’nın gece Bandırma vapuru kaptanı İsmail Hakkı Durusu’ya direktifi: “Düşman devletlerinin herhangi bir vasıtasının gadrine uğramamak için sahile yakın bir rota tutunuz! Şayet kesin tehlike görürseniz gemiyi karaya, en yakın sahile oturtunuz!
17 Mayıs 1919 İNEBOLU
Bandıma vapuru saat 23.00 sularında İnebolu’ya gelmiştir. Şiddetli fırtına sebebiyle Mustafa Kemal ve arkadaşları karaya çıkmaksızın yolculuğa devam etmişlerdir Mustafa Kemal’e verilen müfettişlik ile ilgili talimat Vükelâ Meclisinde kabul edilmiştir.
18 MAYIS 1919 SİNOP
Bandırma vapuru saat 12.00 sularında Sinop Limanı’na girmişti. (Şiddettili fırtına sebebiyle Mustafa Mustafa Kemal Paşa karaya çıkmamış, ancak Üstteğmen Hikmet (Gerçekçi) Bey’i, gemiye yanaşan bir sandal aracılığıyla kıyıya göndererek, Samsun’daki Tümen Komutanlığı’na (gelmekte olduklarını bildiren) bir telgraf çektirilmiştir, müteakiben yola devam edilmiştir.
Mustafa Kemal Paşa’yı karaya davet eden Sinop Mutasarrıfı’na Bandıma vapurundan gönderdiği kartta: “Sinopluların hakkımda gösterdikleri duygulara teşekkür ederim. Rahatsızlığım dolayısıyla davetlerine uyamadığımdan üzgünüm. Kendilerine selâm ve sevgilerimin iletilmesini rica ederim.” demiştir.
İSMAİL HAKKI DURUSU, BANDIRMA VAPURUNUN KAPTANIYDI

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve arkadaşlarını Bandırma Vapuru ile Samsun’a götüren Kayserili Kaptan İsmail Hakkı Durusu idi.
İsmail Hakkı Durusu, Kayseri Zincidere doğumlu… Hakkı Kaptan, hicri 1287 (miladi 1871) de Zincidere’de doğmuştu. İsmail Hakkı Kaptanın soy kütüğünü araştıran Zincirdere Belediye Başkanı Mustafa Aksu, Kaptanın Zincidereli Posluoğlu Ailesine mensup olduğunu Osmanlı kayıtlarından bulmuştur. Babasının adı Hacı Ahmet, annesinin adı da Hatice… Zincidere’de İslam Mahallesinde oturmakta imişler. Başkan Aksu ile Zincidere’de Irmak sokakta bulunan bu viran evi de görme şansımız oldu. Lakin evden sadece birkaç temel kazıntısı kalmış geriye.
Başkan Aksu, elindeki Osmanlıca belgeyi yeminli tercüman Kadir Abdüsselamoğlu’na okutmuş ve Talas Nüfus Müdürü Fevzi Küçükoğuzsoylu da tasdik ettirmiş.


KAYSERİLİ İSMAİL HAKKI KAPTAN, KAYSERİ VAPURU’NDA DENİZCİLİĞE BAŞLAMIŞ

İsmail Hakkı Kaptanın babası Hacı Ahmet de denizci ve aynı zamanda kaptan imiş. İsmail Hakkı, 1891’de Heybeliada Mekteb-i Funun-u Bahriye-yi Şahane’ye (Denizcilik Okulu) bağlı olan Tüccar Kaptan Mektebi’nden mezun olmuş. 1892 yılında Kayseri Vapurunda stajyer kaptan olarak göreve başlamış. Çeşitli gemilerde zabitlik (subaylık) yaptıktan sonra 01.04.1915’te Osmanlı Seyri Sefain İdaresi’nin “Doğan” vapuru kaptanlığına atanmış.
İsmail Hakkı Durusu, 01.05.1919’da Bandırma Vapurunun kaptanlığına atanarak Ulu Önder Atatürk’ün Milli Mücadeleyi başlatmasında katkısı olan kişilerden biri olmuştur.
1922 yılında emekli olmuştur.

İSMAİL HAKKI DURUSU’NUN ZİNCİDERE’DEKİ SECERESİ

İsmail Hakkı Kaptan’ın bilinen ilk dedesi Posluoğlu Ailesinden İbrahim’dir. Babası ise, Kaptan Hacı Ahmet’tir. Hacı Ahmet Kaptan’ın da Hasan isimli bir kardeşi varmış.
Hacı Ahmet Kaptan’ın da iki oğlu olmuştur. Birisi İsmail Hakkı (Durusu) diğeri de Aziz’dir. İsmail Hakkı Durusu’nun doğum tarihi 1871’dir.
İsmail Hakkı Durusu, Fatma Hanım’la evlenmiş ve bir kızları olmuş, başkaca evlatları olmamıştır. Kızının adı Safiye Ulugöl… Safiye Hanım’ın üç çocuğu olmuştur. Bunlar Prof.Dr.Lemi Ulugöl (1925 doğumlu ve 1985’te vefat etmiştir), Nejat Ulugöl ve Makine Mühendisi Bilgin Ulugöl’dür. Şu an İstanbul’da oturuyorlar.
1940 yılında vefat eden İsmail Hakkı Durusu’nu Feriköy Mezarlığına defnedildi. Eşi Fatma Hanım da 1947 yılında vefat etti ve aynı mezarlığa defnedildi.

İSMAİL HAKKI DURUSU, 19 MAYIS 1919’U ANLATIYOR

Atatürk’ü Samsun’a götüren Bandırma vapurunun kaptanı İsmail Hakkı Dursun’un o güne ait hatıratı da şunlardır:
“1919 tarihinde Bandırma Vapuru ile Atatürk’ü İstanbul’dan alıp Samsun’a götürdüğümüz sefere gerek hareketimizden evvel gerekse yolda şahit olduğum ahvalden hatırıma gelenler aşağıya yazdım:
Hareketimizden bir gün evvel Paşa beni idareden Harbiye’deki dairesine çağırtmıştı. Gittim ve kabul buyuruldum. Sureti hareketimize dair bir takım izahatte bulundular. Lazım gelen cevapları verdim. ertesi gün de öğle üzeri hareket edileceğini ve geminin hazır bulundurulmasını emir buyurdular. Filhakika o gün zevalde gemiyi teşrif ettiler. Kontrol heyeti geldi. Hemen hareket edebileceğimizi söylediler. derhal hareket ettik. Boğaz4dan çıkarken müthiş bir fırtınanın icrayı hüküm etmekte olduğunu gördük. Ne kadar şiddetli fırtına olursa olsun, yolumuz devama karar vermiştik. Maiyetlerindeki zevatı deniz tutuyor ve herkes birer birer kamaralarına yatıyorlardı. Maamafih Paşa bir köşeye dayanmış oturmakta ve kendilerinde fıtri bir haslet olan harikulbeşer ****neti kalbiyelerinin asarı olarak bilafütur ve daimi bir tefekkür içerisinde bulunmakta idiler. Son hızımız olan yedi mil ile Karadeniz’in biaman dalgaları arasında yuvarlana yuvarlana İnebolu ve Sinop’a uğrayarak bin türlü müşkülat içerisinde bir gün şafak vakti Samsun’a vardık. Ondan sonra vukua gelşen halatı kendileri daha iyi bilirler. On dokuz sene sonra o mesut seferimizi bu kadar hatırlayabildim.
İşte Bandırma Vapuru süvarisi İsmail Hakkı Durusu bunları anlatmıştır.
Kaptan'ın ailesi:
Kaptan İsmail Hakkı Durusu'nun kızı ve torunlarını gösteren bu fotoğraf yaklaşık 50 yıl önce çekilmiş. Solda Kaptan'ın eşi Fatma Durusu, onun yanında kızı Safiye Ulugöl yer alıyor. Arkada ayakta Duran büyük torun Lami, öndeki çocuk ise anılarını anlatan Nejat Ulugöl.(Bu fotoğraf ailesinin izniyle yayınlanmaktadır)

ATATÜRK İKİ DEFA İSMAİL HAKKI KAPTAN’I YANINA ÇAĞIRMIŞ

Atatürk, İsmail Hakkı Kaptan’ı unutmamıştır. Atatürk, 1 Temmuz 1927’de Cumhuriyet’in ilanından sonra ilk kez İstanbul’a ayak bastığında Bandırma Vapuru’nun kaptanı İsmail Hakkı Bey’i Dolmabahçe Sarayına çağırtmıştır. İsmail Hakkı Bey, Atatürk’ün bu davetine icabet etmemiş, gerekçesini de bu hizmetine karşılık para veya ihsan istediğinin zannedilmesinden endişe duyduğunu belirterek anlatmıştır. İstanbul’da zor ekonomik koşullar içerisinde yaşayan İsmail Hakkı Bey, Atatürk’ün ikinci davetinde ise hasta olduğu olduğu için bu davete katılamamıştır.

İSMAİL HAKKI KAPTAN, EFENDİ KAPTAN LAKABIYLA BİLİNİRDİ

Kaptan’ın torunu Nejat Ulugöl, dedesinin çok yumuşak huylu, ailesine çok düşkün, mütevazı bir kişiliği olduğunu anlatıyor. Denizcilik Camiasında “Efendi Kaptan” olarak anıldığını söylüyor. “Sigara, içki kullanmaz, kahvehaneye gitmez, kendisinden bahsetmeyi sevmezdi” diyor. İsmail Hakkı Durusu, bu sade hayatını devam ettirmiş ve Kasımpaşa’daki ahşap evinde kanarya ve çiçeklerle uğraşarak hayatının son demlerini geçirmiştir.

BANDIRMA VAPURU’NUN HAREKET ETMESİ...


Atatürk, Vapura Kız Kulesi açıklarında binmiş. Atatürk, Beşiktaş’ta Askeri Yollama Müdürü Sadullah Bey tarafından motorla Bandırmayı karşılamaya gitmiş. Çünkü Vapur, Sirkeci’de İngilizler tarafından sıkı kontrolden geçirilmiş. Atatürk vapura, Kız Kulesi açıklarında binmiş. İngilizler geminin peşine düşmüşler. Kaptan, herhangi bir durumda karaya çıkma imkânı yaratmak için kıyıdan kıyıya gitmiş ve izini kaybettirmiş.


İSMAİL HAKKI DURUSU’NUN ADI BİR VAPURA VERİLDİ

19 Mayıs 1999 tarihli Hürriyet Gazetesinde yer alan bir haber, “Hakkı Kaptan’a vefa” başlığını taşıyor. Bu habere göre, Türkiye Denizcilik İşletmeleri, “Karşıyaka” adlı şehir hatları vapuruna, Mustafa Kemal Atatürk’ü Samsun’a götüren Bandırma Vapurunun kaptanı “İsmail Hakkı Durusu”nun adını vermiş.


PEKİ KAYSERİ, İSMAİL HAKKI DURUSU’YU UNUTACAK MI?


İsmail Hakkı Durusu ile ilgili ilk mülakat 19.05.1937 tarihinde Ulus Gazetesinde yapılmış. Daha sonra Milliyet ve Hürriyet gazeteleri bu konuyu işlemişler ve gündeme taşımışlar. Hatta Milliyet gazetesi İsmail Hakkı Durusu’nun adının Türkiye Denizcilik İşletmesine ait bir gemiye verilmesinde önemli bir rol üstlenmiş. Bu gazetelerin haberleri 1998, 1999 ve 2000 yılının tarihlerini taşıyor. Peki bu konuda Kayseri’de neler olmuş? Hiçbir şey olmamış. Bir yaprak bile kımıldamamış.


ARTIK İSMAİL HAKKI DURUSU, HER 19 MAYIS’TA DOĞDUĞU YERDE ANILACAK

Evet, bu 19 Mayıs kutlamaları Kayseri’de bir başka olaya da vesile olacak. O da Zincidere kasabasında yapılacak olan Bandırma Vapurunun Kaptanı İsmail Hakkı Durusu’yu anma programıdır. Bundan sonra Zincidere Kasabası, “unutulmaz kaptan”ı hep gündemde tutacak. Onun hayat hikayesini hazırlayacak ve fotoğraflarını arşivleyecek.

BANDIRMA VAPURU BU KEZ ZİNCİDERE’DE YÜZECEK

Temsili olarak yapılan Bandırma Vapuru, Zincidere’deki anma programında bu kez eller üzerinde yüzecek. Kaptan İsmail Hakkı Bey’in doğduğu ev düzenlenecek ve ileride bir müze haline getirilecek.
Zincidere gibi, Ulu Önder Atatürk’ü 150 atlı ile karşılayan, Milli Mücadeleye büyük destek vermiş olan bu beldemiz, aynı zamanda yetiştirdiği ustalarla da Anıtkabir’in yapımında büyük emekler harcamıştı. Anıtkabir’e Koramaz dağından taşlar kesilip götürülürken Zincidereli Ustalar Abdullah Oğuz, Nafiz Öztürk, Muammer Çağlar, Hacı Yüksel, Hacı Ali Şen, Arif Özen de emeklerini harcamış ve Anıtkabir’in inşasına katkıda bulunmuşlardı.

S.Burhanettin AKBAŞ'ın Kayseri Akın Günlük Gazetesi'nde yayınlanan yazısı

mesajı beğendiniz mi?: [Resim: 7.gif] [Resim: 6.gif]Burhanettin Akbaş



[Resim: 6.gif]
Pzr 20 May 2007, 00:50

İsmail Hakkı Durusu'nun (Bandırma Vapurunun Kaptanı) bir fotoğrafı:

[Resim: Burhanettin_Akbas_ismail_hakki_durusu.jpg]
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.