[B]Alevilik; ilerici, özgürlükçü, hoş görülü ve çağdaş bir yaşam veya inanç haline gelmedikçe, sadece cem evi söylemi çerçevesinde ele alınırsa, İslam’dan ya da İslam’ın herhangi bir mezhebinden farklı olmayacaktır. Aleviliği ister bir din olarak, ister yaşam biçimi olarak ele alalım, her iki durumda da ilerici, özgürlükçü ve hoş görülü özelliklerini koruması gerekir. Aksi halde Orta Çağ ve öncesi dinlerin bu günkü içine düştüğü çıkmazdan kurtulamayacaktır. [/B]
Alevilik öğretisi, evrensel insan hakları kriterlerine çok uygun olduğunu söylemek mümkündür. Bu öğreti gereğince, militarist resmi ideolojiye, ırkçı ve dinci gericiliğe, kışla ve medrese zihniyetine karşı demokrasi güçleriyle birlikte hareket etmesinin şart olduğunu düşünüyorum.
Eğer Cem evlerinde Kuran-i Kerim’den Arapça ayetler okunacaksa, islami kurallara göre cenaze törenleri yapılacaksa, namazın başka bir versiyonu olan göğsüne vurarak zikir yapılacaksa, “Ali şahımız, Muhammed Padişahımız” denilecekse, (Bu günkü cem evlerindeki durum böyledir), Diyanet İşleri veya Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından İmam niteliğindeki Dedeler maaş karşılığında bu kurumlarda görevlendirilecekse, o zaman Alevi olmaya, cem evi açmaya gerek var mıdır? Bunun adı İslam olur ve yeri de camidir. Zaten ülkenin her tarafında camiler doludur. Böyle bir durum AKP ve benzeri siyasal güçlerin de işine gelmektedir. Aynı zamanda resmi ideolojinin de çok işine yarayacağına hiç şüphem yoktur. Böylece Devlet “Bir taşla iki kuş vurmak”tadır.
[COLOR="#EE82EE"]Şimdi bazıları bana; “Yahu, senin ateist olduğun gün gibi ortada, niye Alevilerle böyle ilgileniyorsun? Senin niyetin başkadır…” diyebilirler. Esasen benim amacım, ateistleri de içine alacak şekilde özgürlükçü inanç ve yaşam biçimini sağlayan bir Aleviliğin yeniden yorumlanıp, oluşturulmasıdır. Mesela, dört büyük dinin inanç sahiplerinin (Çünkü bunların Cami,kilise,havra,sinagog gibi ibadet yerleri vardır) dışında kalanlar için cem evleri olmalıdır. Cem evinde isteyenin dini inancına göre cenaze töreni yapılacağı gibi, bir ateistin de isteği doğrultuda cenaze töreni yapılmalıdır. Yani sevenleri ve taraftarları cenaze töreninde, şiirler okumalı, hatta savunduğu ideolojisinin sloganlarını ve marşını söyleme özgürlüğü olmalıdır. Bunun ne gibi sakıncaları olabilir? Bence hiçbir sakıncası yoktur. Aksine toplumu birbirine daha çok kaynaştırır. Bu, benim çok özlediğim bir inanç ve yaşam biçimidir. Acaba benim gibi düşünen kaç kişi vardır? Doğrusunu söylemek gerekirse, ben de çok merak ediyorum.
Dikkat ettiyseniz, muğlak ve aldatıcı sözcüklere hiç yer vermedim. Elastiki bir duruş göstermedim. Görüşlerimi net olarak ortaya koyduğumu sanıyorum. Eğer bu görüşlerin bilimsel temele dayandırması isteniliyorsa, Çok değerli yazarlarımızdan İsmail Beşikçi, Mehmet Bayrak, Faik Bulut ve Fikret Başkaya gibi yazarların bu konuda benzer görüşleri ortaya koyduklarını söylemekle yetineceğim.
Esasen, her şeyden önce insan olmak ve insanlığa hizmet etmektir. Zaten Aleviliğin temel kurallarından bir tanesi de budur. Bu kuraldan hareketle, Alevilik öğretisini daha da geliştirilerek, ortak bir inanç ve yaşam biçimine dönüştürülebilir. Bu konuda henüz umudum vardır. Alevi kurum ve önderleri de bu konuda gerekli çalışmayı yapmalarını diliyorum.
Mustafa Elveren (Em. Öğrt.)
Kaynak:gomanweb.com
Nasıl bir alevilik?
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Tartışmalar
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
3517
Nasıl bir alevilik?
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi