Murat Bardakçı, Atatürk’ü putlaştırmanın çok yanlış olduğunu ifade ettikten sonra ’Atatürk olmasaydı adımız başka türlü olurdu.’ gibisinden bir soruya da ’Öyle olmazdı, belki bir yüzbaşı çıkardı veya en azından Atatürk olmasaydı ne durumda olacağımızı bilemezdik.’ diyerek putperestleri sinirlendirdi.
Atatürk malum çevreler tarafından onlarca yıl önce putlaştırılmıştı. Koruma Kalkanı ile kimse onun hakkında detaylı araştırma yapamıyor, insanlar herkesin bildiği şeyleri bile söylemekten imtina ediyordu. Mesela Atatürk’ün içki müptelası olduğunu söylemek bile cesaret isterdi. Bugün eskisi gibi olmasa da putlaştırma ayinleri düzenlenmeye devam ediyor.
Resmi törenlerde devlet erkânının yüz ifadelerine bir bakın. Bu yüz ifadelerinde mecburen yapılan seremonilerin insanların suratlarını ne hâle getirdiğini aynelyakin görürsünüz. Bir 10 Kasım’ı düşünün. Asık suratlı devlet ricali Anıtkabir’e gidiyor ve bazı ritüelleri gerçekleştiriyor. Vilayetlerde heykellerin önünde tazim ile çeşitli sunumlar icra ediliyor. Bunun ne anlama geldiğini bilmeyen yok.
Bu ülkede onlarca yıl, Atatürk’e rağmen Atatürk’e tapılmıştır. Tapınma illa secde etmekle olmaz. Bu arada secde olmasa bile rükû edenleri de görüyoruz. Bugün Anıtkabir’e gidilip ölmüş bir insandan medet beklemek bırakın İslâm’ı, Atatürkçülüğe bile aykırıdır. Atatürk’ün meşhur bir vecizesi vardır, ’Ölülerden medet ummak, medeni milletler için bir züldür.’ der.
Birkaç ay sonra 10 Kasım geliyor. Bakalım devlet ricali mecburen katılmak zorunda kaldığı törenlerden kurtulmak için bir bahane ile yurt dışına gidecek mi? Samimi olalım. Bugün Cumhurbaşkanı, Başbakan hatta CHP lideri bu tür törenlere mecburen katılıyor. Başbakan ve Cumhurbaşkanı azgınların kinlerinden ve yasaların mecburiyetinden çekindiği için CHP lideri de kendisini Atatürkçü lanse etmek için katılıyor.
Devlet ricalini, bütün memurları, Türk halkını bu mecburiyetten kurtarmanın zamanı gelmedi mi? İktidar, heykellerin önünde icra edilen bu törenleri artık kaldırmalıdır. Bu çağdaş toplumlar için bir hurafedir. Bakınız DP, Atatürkçü görünmek ve böylece muhaliflerinden korunmak için Koruma Kalkanı’nı icat etmişti. Bugün artık Türkiye değişti. Bir an önce Koruma Kalkanı kaldırılmalı, zorunlu törenler ilga edilmelidir.
Bugün Atatürkçü olduğunu söyleyenler, Atatürk’e yapılan en büyük hakaretlerin de sahibidir. Atatürkçü olduklarını iddia edenlerin kalplerine gerçek Atatürkçülük yerleşmemiştir. Onlarınki göstermelik bir imandır. Atatürk Mustafa ismini reddettiği hâlde, nüfus cüzdanındaki isim hanesine sadece Kemal adını yazdırdığı hâlde; paşa, gazi, bey gibi unvanları yasakladığı hâlde hâlâ ona Mustafa Kemal Paşa diyenler, gerçek Atatürkçü, samimi Atatürkçü olamazlar.
İslâm’da Alevilik Yoktur
Cami-Cemevi Projesi konusunda Coşkun’un programına katılan Miyase İlknur diyor ki ’Bu proje, Alevileri Sünnileştirmek için yapılan adımlardan biridir. Kesinlikle samimi değildir. Sorarım size, yarın öbür gün Ramazan ayında Teravih’ten veya Cuma’dan çıkan cemaat cemevindeki çalgıdan, semahtan rahatsız olursa ne olacak. Cemevinden çıkan sıfır kollu genç kızlardan cemaat rahatsız olmayacak mı? Bizim sorunumuz devletledir. Cemevine statü verilmelidir.’
Bugünlerde herkes statü istiyor. Terör örgütü de statüden bahsediyor, Aleviler de statüden bahsediyor. Miyase İlknur korkularından emin olmalıdır, zira bu milletin Alevileri Sünnileştirme gibi bir niyeti olsaydı daha Osmanlı zamanında Balkan kavimleri yerine Alevi çocukları devşirilirdi. Böylece Alevilik diye bir zihniyet bugün kalmazdı. Bugün Anadolu’da Alevilik ve Aleviler varsa bu Osmanlı Devleti sayesindedir.
Yazımın ikinci başlığında belirttim: İslâm’da Alevilik yoktur. Sünnilik de yoktur. İslâm tek başına İslâm’dır. Hiçbir sıfata ihtiyacı yoktur. İslâm, Kur’an ve Sünnete dayanır. Ehlisünnet olmayan yani Hz. Peygamber’in izinde gitmeyen, onun talimatlarını kabul etmeyen kişi zaten İslâm dairesinden çıkar.
Bugün Türkiye’de iki çeşit Alevi vardır. Biri, İslâm’ı az çok bilen, İslâm’ın şartlarını kabul eden, İman’ın şartlarını kabul eden fakat bazı hurafelerden kendisini soyutlayamamış olanlar; diğeri de ateist olduğu hâlde buna Alevilik’i alet edenler. Maalesef ikinci guruptakilerin düdüğü ötüyor. Bunlar Alevilik’i bir din olarak kabul ediyor ve caminin alternatifi olarak cemevini görüyor. Diyanet de bunları zorla Müslüman yapacağım, diye uğraşıyor. Bizim devletimiz gayriislâmi, laik bir devlettir. Bunda Müslümanlar hemfikirdir. Dolayısıyla gayriislâmi bir rejimde ’Alevilik ayrı bir dindir, cemevi caminin alternatifidir.’ diyenler neden tard edilir?
Alevilerin bir dairede birleşmeleri zor gibi görünüyor. Bir taraf Alevilik’i ayrı bir din gibi görürken diğer taraf İslâm’ın tasavvufi bir yorumu olarak kabul ediyor. Maalesef çoğunluk birinci taraftır. O hâlde gayriislâmi bir devlette Alevilik de ayrı bir din olarak kabul edilmeli, onlara statü verilmelidir. Şunu da unutmamak gerekir: İnneddine İndallahil İslâm (Ben ekledim:Allah indinde tek din İslam'dır)
Aleviler kendi aralarında bir mutabakata varmalıdır. Ortak bir metin üzerinde anlaşmaya vararak iman esaslarını tespit etmelidirler. Böylece kimse onlara bir şey diyemez. Müphemlik ortadan kalkar. Eğer, ’Bizde namaz yerine niyaz var, semah var. Haccımız Kabe’de değil, Hacıbektaş’ta olur. Orucumuz Muharrem ayındadır. Bize Ramazan orucu farz değildir. Gusül bizde yoktur. İçki bize helaldir. Bize tesettür farz değildir.’ diyorlarsa elbette bunlar Müslüman değildir. O vakit Alevilik’i ayrı bir din olarak tanımak, onları zorla Müslüman yapmaktan evlâdır. İster Alevi olsun ister Sünni olsun, yukarıdaki sözleri söyleyen birini İslâm dairesinde görmek, imanı götürür, vesselam.
Mustafa Durdu
Mustafa mı, Kemal mi?
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Atatürk Haberleri
Yorumlar / Cevaplar
1
Okunma / Görüntüleme
3189
Mustafa mı, Kemal mi?
Mustafa mı, Kemal mi?
Putlaştırma: Bir şeyi olağanüstü görerek gereğinden çok değer vermek
Vahhabi bir paradigmanın Atatürk konusunda sağlıklı düşünmesini beklemiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk toplumu için yaptıklarından sonra O'na verilen değer az bile!
Sizin bu bakış açınızın dışa vurumundan sonra merak etmeyin daha da seveceğiz ve yolundan gideceğiz.
Mustafa Durdu; Atatürk senin gibi sıradan bir ölü olsaydı Onun eserini yıkmak bu kadar zor olmazdı. Mustafa Kemal Atatürk, Allah'ın nuruyla yarattığı bir Evliyadır. Sizin gibi saltanat, hilafetçilerin oyununu bozduğu için düşmanlığınızı anlıyorum. Vahdettin gibi gemiyle kaçmadığı, İngiliz Amerikan uşağı olmadığı, onların derneklerine üye olmadığı, halifelik koltuğunu kabul etmediği için hırslanıyorsunuz farkındayız...
İnsanlar sevdikleri birinin mezarına veya Atatürk'te olduğu gibi Anıt mezarına gittiklerinde ona olan sevgilerini ve hasretlerini dokunuşlarıyla gidermek için "mezartaşına dokunmak, elini sürmek, göz yaşı dökmek" isterler. Dünya'da bunun kadar doğal bir davranış olamaz !.. Sizin bu doğmatik düşüncelerinizde insanlığa anlaşılan yer yok. Gerçi Suriye'de nasıl bir inanca sahip olduğunuzu, neyi arzuladığınızı anlıyoruz ve hayretle takip ediyoruz...
Alevilik meselesine gelince sizin aklınız ermez Aleviliğe. Siz zahiri, şekilci inançlarınıza devam edin biz kime hesap vereceğimizi biliyoruz merak buyurmayın... Bizim mahallenin imamı da tıpkı sizin gibi düşünüyor !..
Alevilerin Ehlibeyt namazı da var , Hz.Muhammed'in torunu Hz. Üseyin için Yası matemi de var, Gusülü de var, kabemiz de var, içki bizde de haramdır, kılda keramet olsa "gıçta" bitmez düşüncesine sahibiz...
Siz bu kibirle, bu Yezit düşüncenizle ne Hakka de Kâbe'ye varamazsınız?
Yunus Emre diyor ki: "Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil"
Hak Muhammed Ali 12 İmam Ehlibeyt ;
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN IŞIĞINDAN AYRI KOYMASIN...
NE MUTLU ATATÜRK'Ü SEVENE...
VARLIĞIMIZ, VARLIĞINA KURBAN OLSUN EY YÜCE ATATÜRK...
Vahhabi bir paradigmanın Atatürk konusunda sağlıklı düşünmesini beklemiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk toplumu için yaptıklarından sonra O'na verilen değer az bile!
Sizin bu bakış açınızın dışa vurumundan sonra merak etmeyin daha da seveceğiz ve yolundan gideceğiz.
Mustafa Durdu; Atatürk senin gibi sıradan bir ölü olsaydı Onun eserini yıkmak bu kadar zor olmazdı. Mustafa Kemal Atatürk, Allah'ın nuruyla yarattığı bir Evliyadır. Sizin gibi saltanat, hilafetçilerin oyununu bozduğu için düşmanlığınızı anlıyorum. Vahdettin gibi gemiyle kaçmadığı, İngiliz Amerikan uşağı olmadığı, onların derneklerine üye olmadığı, halifelik koltuğunu kabul etmediği için hırslanıyorsunuz farkındayız...
İnsanlar sevdikleri birinin mezarına veya Atatürk'te olduğu gibi Anıt mezarına gittiklerinde ona olan sevgilerini ve hasretlerini dokunuşlarıyla gidermek için "mezartaşına dokunmak, elini sürmek, göz yaşı dökmek" isterler. Dünya'da bunun kadar doğal bir davranış olamaz !.. Sizin bu doğmatik düşüncelerinizde insanlığa anlaşılan yer yok. Gerçi Suriye'de nasıl bir inanca sahip olduğunuzu, neyi arzuladığınızı anlıyoruz ve hayretle takip ediyoruz...
Alevilik meselesine gelince sizin aklınız ermez Aleviliğe. Siz zahiri, şekilci inançlarınıza devam edin biz kime hesap vereceğimizi biliyoruz merak buyurmayın... Bizim mahallenin imamı da tıpkı sizin gibi düşünüyor !..
Alevilerin Ehlibeyt namazı da var , Hz.Muhammed'in torunu Hz. Üseyin için Yası matemi de var, Gusülü de var, kabemiz de var, içki bizde de haramdır, kılda keramet olsa "gıçta" bitmez düşüncesine sahibiz...
Siz bu kibirle, bu Yezit düşüncenizle ne Hakka de Kâbe'ye varamazsınız?
Yunus Emre diyor ki: "Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığın namaz değil"
Hak Muhammed Ali 12 İmam Ehlibeyt ;
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN IŞIĞINDAN AYRI KOYMASIN...
NE MUTLU ATATÜRK'Ü SEVENE...
VARLIĞIMIZ, VARLIĞINA KURBAN OLSUN EY YÜCE ATATÜRK...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi