You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

'Mustafa Kemal ve arkadaşları şehitlere ihanet ettiler'

'Mustafa Kemal ve arkadaşları şehitlere ihanet ettiler'

Posting Freak
'Mustafa Kemal ve arkadaşları şehitlere ihanet ettiler'
'Cumhuriyeti yönetenler Çanakkale'de gömülenlere ihanet etti'

[Resim: 070620091851504384870_2.jpg]

,Verdana,Arial]DHA

[FONT=Arial, Verdana, Helvetica, sans-serif]DTP Çanakkale il kongresinde konuşan Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Türk, Kürt, Laz ve Çerkezler'in bu kentte ortak vatan için mücadele ettiklerini belirterek, “Ret ve inkar politikalarıyla Cumhuriyeti yönetenler, Çanakkale'de toprağa gömülenlere ihanet ettiler” dedi.

DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ve Batman Milletvekili Bengü Yıldız, bugün partilerinin Çanakkale il kongresine katıldı. Belediye Sosyal Tesisleri'nde saat 11.00'de başlaması gereken kongre, çoğunluk sağlanamadığı için 1.5 saat gecikmeli başladı. Saygı duruşu yapılırken İstiklal Marşı okunmadı.

Muş Milletvekili Sırrı Sakık kongrede yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti temellerinin Çanakkale'de atıldığını hatırlatarak şöyle dedi:

“Burası emperyalizme karşı Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle herkesin omuz omuza mücadele edip toprağa gömüldüğü yerdir. İşte burası Çanakkale'dir. Türkiye'nin harcı böyle atıldı. 1921'lerde Cumhuriyet kurulurken Cumhuriyet'in temel hedefi; Kürtler ve Türkler bu Cumhuriyet'in asıl sahipleridir. Çünkü, Çanakkale'de ölenler ortak vatan için mücadele ettiler. Ama ne yazık ki, 1921'de Anayasa'da ‘Bu vatan Kürtler'in ve Türkler'in ortak vatanıdır’ diyen Mustafa Kemal ve arkadaşları, 1924'te ret ve inkar politikalarıyla, (aslında ne oldu) Cumhuriyeti yönetenler Çanakkale'de toprağa gömülenlere ihanet ettiler. 1924'te tek ırk, tek dil yarattılar. O gün, bugündür. Kürtler ve Türkiye demokrasi güçleri bu tekçiliğe, ırkçılığa karşı bedenini önüne yatırıyor, kimliğine sahip çıkıyor, özgür bir kimlik için bedel ödüyor.”

“ORTAK VATAN TALEBİMİZ VAR”
Sırrı Sakık, 20 yıldan bu yana aktif siyasetin içinde olduğunu, ilk günden itibaren bu ülkede ayrı devlet ve ayrı bayrak talepleri olmadığını ileri sürdü. Sakık, şöyle konuştu:

“Ama ortak vatan talebimiz var. Yani sayın Tayyip Erdoğan, Sayın Gül, Sayın Baykal, Sayın Bahçeli Türk kimliği için ne istiyorsa DTP ve Kürt halkı da Kürt kimliği için onu istiyor. Ve etnik politikalarını ret ediyoruz. Bu ülkede birlikte yaşamak istiyoruz. Bu ülkede burada yatan şehitlerin ruhuna uygun bir Cumhuriyet oluşturmak istiyoruz. Eminim ki onların ruhu bizi izliyor. Burada şehit düşen Muşlusu, Şırnaklısı, Vanlısı, Gazianteplisi, İstanbullusu, Trabzonlusu hepsinin ruhu bizi izliyor. Şimdi hepsi diyor ki; ‘bizim ruhumuzun şad olması için barışı ve kardeşliği savunun.' Bu yüzden şimdi hepimize görevler düşüyor. Hepinize şimdi ortak bir vatan için ortak sorumluluklar düşüyor. Ama ne yazık ki Cumhuriyetin oluşumundan bugüne kadar hiçbir dönem bir barış iklimi egemen olmadı bu coğrafyada.”

“BAŞBAKAN İKİ RUHLU”
DTP’li Sakık, son siyasi gelişmelere değinirken “Şimdi yeni bir iklim başladı” dedikten sonra, “Küçük de olsa umutluyuz. Umutlarımızı kırmak istemiyoruz. Çünkü barışı biz sağlayacağız. Cumhurbaşkanının seslendirdiği iyi şeyler olacak” diye konuştu. Sırrı Sakık şunları söyledi:

“Arkasından sayın Başbakanın çıkıp bir özür dilemesi vardı, 1915'lerde, 1954'lerde, yani gayrimüslümlere karşı uygulanan politikalardan dolayı. 1915'deki Ermeni olayı ve Varlık Vergisi 6- 7 Eylül olaylarından dolayı ‘Türkiye evet geçmişiyle yüzleşmelidir, bu bir faşizan duruştur’ diyor. Bu doğruydu. Doğru sözün önünde eğiliriz. Başbakan bu doğruya işaret etti. Kendisini kutluyoruz. Ama başbakan iki ruhlu. Bir taraftan bunu söylüyor, bir taraftan da 2007 seçimlerinde çıkıp, Hakkari'den başladı, ‘Ya sev ya terk et’ dedi. Kürtler dedi ki; ‘Bu coğrafya bizim. Atalarımızın, babalarımızın, dedelerimizin coğrafyasıdır. Bu coğrafyayı terk etmek için değil, bu coğrafyada özgür yaşamak için varız. Biz ölürsek de bu topraklara gömülerek öleceğiz ve burada yaşayacağız’ dediler. Başbakanı mahkum ettiler. Biz diliyorduk, umuyorduk ki Başbakan bu söylemden ders çıkarır, ırkçı politikalarından vazgeçer. Ama iki gün önce tekrar Başbakan bir ‘gel- git' dönemi yaşıyor. Yeniden DTP'nin barışçıl projesine karşı elini sıkmaya çalışıyor. Şimdi Sayın Başbakan; sıkılan yumruklarla barış sağlanmaz, ilk önce yumruğunu açacaksın. Sen ne kadar bu halkın iradesiysen, DTP bir o kadar bu halkın iradesidir. DTP Genel Başkanı bu halkın iradesidir ve Kürt halkının temsilcisidir. Onun için Sayın Genel Başkanımızın ve bizim zaman zaman açıklamalarımızı çarpıtarak kamuoyuna sunması da ahlaki değil. Bir çatışmasızlık dönemi yaşanıyor. Onun için diyoruz ki; bu çatışmasızlık döneminde iki taraf da elini tetiklerden çekmelidir. Biran önce barış sağlanmalıdır.”

DTP Batman Milletvekili Bengü Yıldız ise, konuşmasında, Çanakkale'nin Türkiye'deki etnik yapısından oluşan bir şehir olduğunu ve bunların barış, kardeşlik içinde birlikte yaşam sürdürdüklerini söyledi. Yıldız, şöyle dedi:

“Aslında Türkiye'ye model olabilecek bir kent. Bu şehirde hemen yanı başımızda ortak vatan için yaşamını yitirmiş yüz binler var. Dün Sayın Milletvekilimiz Sırrı Sakık ile birlikte gezdiğimizde, orada ‘Onlar bir daha geri dönmemek üzere geldiler’ yazısını gördük. Çok duygusal bir atmosfere girdik. Türkiye'nin birlikte yaşama kültürü ve ortak vatanın harcı işte Çanakkale'de o şehitlerin ruhunda yatıyor. Kim Türkiye'de bir model yaratmak istiyorsa o ortak mirasa sahip çıkması lazım.”

ŞEHİTLİK ZİYARETİ
Öte yandan, Çanakkale’de Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’ndaki şehitlik ve savaş alanlarını ziyaret edecekleri, Şehitler Abidesi'ne çelenk koyacakları açıklanan DTP milletvekilleri siyasi partilerin özel günler dışında şehitliklere çelenk konulmasının yasak olması nedeniyle bu düşüncelerinden vazgeçti.
DTP'li Sırrı Sakık ve Bengü Yıldız ile partililerin dün akşamüzeri İstanbul'dan Çanakkale'ye gelirken yollarının üzerinde bulunan şehitliklere uğrayıp ziyaretlerini sessiz gerçekleştirdiği belirtildi.

"Atatürk büyüktür, ruhu Ali’ dir"
Administrator
'Mustafa Kemal ve arkadaşları şehitlere ihanet ettiler'
Ülkemizde yıllardır etnik kökenlerin hakları tartışılmaktadır. Oysa ki görülmektedir ki herhangi bir etnik kökene sahip bir vatan hainin çıkıp da Atatürk'e "hain" diyebilme özgürlüğü bile var. Mustafa Kemal Atatürk'e hain diyebilecek kadar "hain" bu zavallı şunu bilmelidir: eğer Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı bugün çıkıp ihanet edebileceğiz, teröristlik yapabileceğiniz bir vatan olmayacaktı. Neyzen Tevfik'in dediği gibi, bu zavallı yine varolacaktı ama soyadı "sakık" değil "sakıkyan" olacaktı.

Diğer yandan eğer bu ifade a-ke-pe den bir bakana karşı kullanılmış olsaydı, anında birçok dava açılırdı, birçok ağızdan tepki verilirdi. Ama mevzu bahis Atatürk olunca saldır saldırabildiğin kadar...

Kimin "hain" kimin "kahraman" olduğuna bölücü, terörist ve hain biri karar veremez.

Benzetmek gibi olmasın ama bir köpek bile ekmeğini yediği eve ihanet etmez. Bence konuyu bu noktadan ele almak lazım...
Posting Freak
'Mustafa Kemal ve arkadaşları şehitlere ihanet ettiler'
Atatürk üzerinden, hem A-Ka-Pe hemde ülkemizi bölmek istiyen Pe-Ka-Ka pirim yapmaya calismaktadirlar. Agizi olan konusuyor.Ancak konusurlar bunlar daha öteyede gidemezler ..........ler.
YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES
SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR...


"ZAMANA ZAMAN EVLIYASI"
Bir sıfatı Allah olan
Bir sıfatı Ali inan
Bir donu var Şahımerdan
Duyanlara Helal Olsun

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.