You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

Administrator
Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği
[COLOR="#000000"]Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

Aziz Nesin, yıllar önceki bir konuşmamız sırasında şöyle demişti:

"- Geçmişte Atatürk'ü eleştirmiş olmaktan dolayı şimdi utanıyorum. Her geçen gün gözümde küçüleceğine, tersine daha da büyüyor."

Benzer aşamadan geçmiş bir kişi olarak, bu değerlendirmeyi gönülden paylaşmam zor değildi. Zaman bizleri değil, Mustafa Kemal'i haklı çıkarmıştı.

Lenin'in, Mao'nun, Enver Hoca'nın, Dimitrof'un heykellerinin yerlerde sürüklendiği, resimlerinin duvarlardan kaldırıldığı, Leningrad isminin St. Petersburg'a dönüştürüldüğü günümüzde, bunu görebilmek kuşkusuz daha kolay.

* * *

Eğer Türkiye'de bir din devleti kurmak istiyorsanız, Mustafa Kemal'e saldırmanız elbette ki tutarlıdır.

Eğer Türkiye'nin bir bölgesini ayırıp ırkçı bir devlet kurmak peşindeyseniz, Mustafa Kemal'e saldırmanın elbette tutarlı bir yanı vardır.

Ama "çağı yakalama" arayışında görünürken aynı şeyi yapmaya kalkarsanız; belki -her garip şeyi yapanlara olduğu gibi- bazı dikkatleri üzerinize çekersiniz, ama inandırıcı olamazsınız.

Bir bakıyorsunuz; Kültür Bakanı'nı temsilen açık oturuma katılan bir sayın konuşmacı, Kemalizmin Batı Avrupa'daki totaliter ideolojilerin etkisi altında kaldığını söylüyor. (Çekinmese, faşistlikle suçlayacak.)

Bir bakıyorsunuz; Marksist soldan ciddi bir düşünür, "Halka sorulsaydı dil devrimini kabul eder miydi?" diye soruyor. (Sanki referandumla devrim yapılabilirmiş gibi...)

Bir bakıyorsunuz; 60'lı yıllarda Atatürk'ün sosyalistliğini kanıtlamak için ter döken bir köşe yazarı, şimdi onu küçültmek için tüm kalem kıvraklığını kullanma telaşı içinde.

Bir bakıyorsunuz; "orijinal" olabilme uğruna, Atatürk'ü demokrasi karşıtı gösterebilmek için, kendi eğilimlerine bilim kılıfı giydirme çabasına girenler var.

Mustafa Kemal'i bilimsel olarak değerlendirebilmenin yöntemi açık: Hangi koşullardaydı? Ne yapmak istiyordu? Ne yaptı? Sonuç ne oldu?

Hangi koşullarda yola çıktığını biliyoruz. Ne yapmak istediğini ise -en kıt zekâlıların bile yanlış anlayamayacağı kadar- açık söylemiş:

"Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk, on yaşını doldururken, demokrasinin bütün geleneklerini sırası geldikçe yerine koymalıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nde de birbirini denetleyen partilerin doğacağına şüphe yoktur. Demokrasi maddi refah meselesi değildir. Böyle bir nazariyat, vatandaşların siyasi hürriyet ihtiyacını unutmayı amaçlar. Bir ulusu oluşturan bireylerin her çeşit özgürlüğü güven altında bulunmalıdır."

Ne yapmış?

Hiçbir şeyin devletin dışında olamadığı faşizmin yükselme döneminde bile, Türk Dil ve Tarih Kurumları, siyasal iktidarların etkisinden uzak, bağımsız bir yapıda oluşturulmuş. Totaliter bir kültürden demokratrik bir kültüre geçiş için büyük çaba sarfetmiş

Dışarıda varolmayan çoğulculuğu, tek partinin içinde adeta özendirmiş. "Devletçilik" resmi ideoloji iken, özel sektör ve liberalizm savunucuları partinin ve devletin en üst düzeylerine kadar yükselebilmişler; parti içinde ayrı bir kanat oluşturmuşlar.

CHP'ye faşist bir model getirmek isteyenleri terslemiş. Bir muhalefet partisi kurulması deneyini, -çok olumsuz koşullarda bile- kendi eliyle başlatmış.

Peki açtığı yol -tüm ihanetlere karşın- nereye varmış?

Eksikleri, yanlışları olsa da hiçbir Müslüman ülkede var olmayan bir demokrasiye!..

* * *

Bir cümle hâlâ kulaklarımda: "Cesaretim olsa, tıpkı İnce Mehmed'in destanını yazdığım gibi, Mustafa Kemal'in de desatanını yazmak isterdim..."

Ölümünden yarım yüzyıl sonra -ve tüm ideolojik değerlerin altüst olduğu bir dünyada- eğer bir kişi hâlâ Yaşar Kemal'de ve milyonlarca insanda bu duyguları yaratabiliyorsa, hâlâ güncelse, bunun anlamı açıktır.

Bu ülkede Atatürk'ü yıkarak olumlu bir şeyler yapabileceğini sananların, kendi küçük dünyaları içinde büyük bir yanılgı yaşadıklarına inanıyorum.

Prof. Dr. Ahmet Taner KIŞLALI, 8 Mart 1992, Cumhuriyet
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği
Yüce bir İnsanın seviyesine çıkamıyorsanız, Onun güzelliklerine ulaşamıyorsanız, Onun milletin gönlünde kurduğu tahta sahip olamıyorsanız ne yaparsınız?

[color=#0000CD]Onu her fırsatta kötüler, sürekli eleştirir, yaptığı güzellikleri sıradan işlermiş gibi gösterip kendi düzeyinize indirir, sonra da kendinizi Onun seviyesinde biriymiş gibi gösterir böylece muradınıza ulaşmış olursunuz...


Ancak bir gerçek vardır ki sahte Aslanlar nankör birer kedi olmaktan öte gidemezler. Gerçek Aslanlar ise hakkettikleri itibarını yıllar boyu daima korurlar...

Kendini bilmezler istediği kadar eleştirsinler. Gerçekler yere dikilen bir fidan misali eninde sonunda filizlenip insanların karşısına yeşerip dikilecektir. Çünkü o gerçekleri yeşertip insanların karşısına dikecek olan güç Mustafa Kemal Atatürk'ün ışığı olacaktır...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Member
Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği
[COLOR=#292F33]''Adalet ya da merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur, Türk Milleti ve Türk Gençliği bunu bir an bile aklından çıkarmamalıdır.'' MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.