You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

"Mustafa Kemal’den nefret ediliyor"

"Mustafa Kemal’den nefret ediliyor"

Posting Freak
"Mustafa Kemal’den nefret ediliyor"
[Resim: 1780622_449621355171778_826891919_n.jpg]

Anadolu’da yurtseverler, bağımsızlık ve milli namus için kan dökerken İstanbul’da bazı yazarlar milliyetçiliği aşağılıyor, milli direnişe karşı çıkıyorlardı.

’Avrupa ile başa çıkmayı hangi Asya kavmi başardı ki, biz başarabilelim’ diye makaleler döşeniyor, bugünkü kayıtsız-şartsız AB’ciler gibi, Avrupalıların illa başımızda bekçi olarak dikilmesini istiyordu.

Mustafa Kemal’den nefret ediliyor, milletin başına bela olarak görülüyor, ’onunla tokalaşmak eşkıyaya el uzatmaktır’ deniyordu. Hatta ’derme çatma bir ordu, dövüşüp duruyor, zırzoplar, tam istiklal isteriz diye tutturmuşlar, ne demiş Arap, elhekmü limen galebe, galibin dediği olur, işte bu kadar’ diyorlardı.

Hızını alamayan Ali Kemal, Mustafa Kemalcileri ’sevinçle’ şöyle tarif ediyordu: ’Çanlarına ot tıkanıyor, moralleri pek düşük, çoğu yalınayak, teçhizatları noksan, gerçi birkaç kamyonları var ama, hepsi kullanılmaz halde, motorları bozuldu mu tamir edilemiyor, benzin-yedek parça yok, taşıma için ancak mandaları var, Mustafa Kemaller faydalı hiçbir işe yaramazlar, hamdolsun sayıları azdır, hastalanmış uzuv gibi kesip atmalı.’

’Berduş’ diyordu Mustafa Kemal’e... ’Medeniyet dünyasını aleyhimize çevirmek için, Anadolu’da havsalaya sığmaz delilikler, cinayetler işliyor’ diyordu. ’Ey Müslüman kardeşlerimiz, teşkilat-ı milliyeye aldanmayınız, bolşevik kafası taşıyan yurtsuz serserilerdir bunlar’ diyordu. ’Bu millici mahluklar kadar, başları ezilmek ister yılanlar hayal edilemez, düşmanlar onlardan bin kere iyidir’ bile diyordu.

Falih Rıfkı Atay bu dönemin havasını şöyle özetliyordu: ’Türkçülük ve Türkçüler hiç politikaya karışmasalar bile suçlu ve sorumlular arasındadır. Mütareke edebiyatında cinayet yerine geçen şeylerden biri de ’Türklerde milliyet hissini uyandırmak’ idi. Sanki bütün felâketlere o yüzden uğranmıştı. Maarif Nazırlarından biri kıraat kitaplarından Türk kelimesinin çıkartılmasını istemişti’

Maarif Nazırı Fahrettin Rumbeyoğlu, okul kitaplarından "Türk" kelimesinin çıkarılmasını emreder. Bazı aydınlar Türk olmadıklarını açıklarlar. Hürriyet ve İtilafçı Filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı, bir Fransız gazetesine şu demeci verir: "İngilizlerden çok şey öğrendim. Fransız medeniyetine hayranım. Bende duygu ve düşünce bakımından beğenilecek ne varsa, sizindir. Bende fena olan her şeyin kaynağı benim!"

Bir intihar ve teslimiyet belgesi olan Sevr Antlaşması’nı işte bu kafa imzalayacaktır.

Kaynak : Tarihtarih.com
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Junior Member
"Mustafa Kemal’den nefret ediliyor"
Atatürkü silmeye çalışan bir çok grup bir çok örgüt ya da bir çok dış mihrak var bunlara sırasıyla isim takılabilir üç aşşağı beş yukarı bu örgütlerin kim olduğu bellidir zaten bugün bile halan tartışılan bir konudur kimileri katliam yaptı insanları öldürdü faşist diktatör diyen insanlar var bir kere faşist diktatör olan bir insan cumhuriyeti kurupta yönetim rejimi olarak belirlemez Atatürk kendi kafasına göre istediği devlet modelini kurabilirdi ama Cumhuriyet rejimini tercih etti Türkiyede bir çok sosyal değişime neden oldu Türkiyeyi demokrasi ile tanıştırdı bunlardan en büyük örnek Cumhuriyet rejimini getirmesi kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi gibi kurtuluş savaşında orduyu komuta eden bugün Türkiyenin bağımsızlığını kazanmasında inkar edilemeyecek başarıya sahip olan bir liderin unutulması ülkemizi bölmeye çalışan örgütlerin işine gelir o gün kurtuluş savaşında yendiğimiz düşman yada örgütlerin bugünkü uzantıları günümüzde bu yolu denemektedirler çünkü yıllar geçsede toplumun çeşitli kesiminden insanlar Atatürk yaşasaydı böylemi olurdu veya şunu yapardık bu durumda olurduk diyebilmektedirler bunun da denmesinin bir sebebi var iyi araştırılırsa Atatürk dönemine kadarki ekonomik durumlara Türkiyenin dış borcunun kalmadığı hatta kendi silahını arabasını ve bir çok ürünü kendinin üretebileceği bir ekonomik güce sahip olduğunduğu görülür Atatürkten sonraki dönemlere bakıldığında dış borcun arttığını üretim yapamadığımızı insanların giderek fakirleştiği dışa daha bağımlı hala geldiğimiz görülmektedir işte Atatürkün yıllar geçsede keşke yaşasaydı ölmeseydi denmesinin en temel nedenlerinden biride budur çünkü o bize insan gibi yaşamayı bağımsızlığımı öğretti bugün nefret edenlerin de bildiği birşey vardır siz bugün Atatürkten nefret ettiğinizi açık açık söylebiliyorsanız bunu Atatürke borçlusunuz onun yaptığı devrimler emperyalizme karşı dimdik duruşu olmasaydı bugün nerelerde olurdunuz kimse bilemezdi...

ALINTIDIR...
Administrator
"Mustafa Kemal’den nefret ediliyor"
Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük düşmanı Emperyalist devletlerdir. Onların yerli uşakları sadece uşaklık ederler. Ne yazık ki bunda da az da olsa başarılı oldular !. Burada en büyük yanlışı bana göre sahte Atatürkçüler yaptılar. Adlarında anlaşılacağı üzere sahteler. Atatürk devrimleri halkçı iken bu ABD uşakları, "bizim çocuklar" halkın milli ve manevi değerlerini dikkate almadı. Yüce Atatürk'ün yaşadığı dönem akılcılığın ön planda olduğu dinin hiçe sayıldığı dönemlerdi. Atatürk o dönemin etkisinde kalmayıp dini asla yok saymadı ve Dini, akıl ve bilim potasında eritmeye, toplumu düşünmeye sevk etti !.. Dilimizi de dinimizi de millileştirmenin gayretini güttü. Ancak yerli işbirlikçiler o kadar çoktu ki bir taraftan bu devrimler yapılırken ekmeklerini kaybeden bu din bezirganları halkı yine Allah ile aldatmaya devam ettiler.

Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ölümsüz bitmeyen tükenmeyen güneşidir. Onun açtığı çığır ; Türk milletini bugün dünyada tek Müslüman Laik devlet olarak yaşatmaktadır. Bu kadar ihanete devrimlerden dönüşe rağmen Türk Milletinin kalbi hala Atatürk'ü ile atmaktadır.

Hiç umutsuz olmayalım Mustafa Kemal'in ışığı Zöhre Ana ile yeniden doğdu. Onun sesini onun nefeslerini bizlere ulaştırdı. Bizler biliyoruz ki Atatürk ölmedi ve dünya durdukça da ölmeyecek... Makedonya'da kerametlerini gözlerimizle gördük, yaşadık. Gören gözlerimiz, duyan kulaklarımız buna şahittir !...

Mustafa Kemal'in yemini Ehlibeyt yeminidir,
Mustafa Kemal'in nefesi Ehlibeyt nefesidir,
Mustafa Kemal'in sözü yerde kalmaz,
Mustafa Kemal'in ışığını ister Alevi olsun ister Sünni kimse söndüremez !..

Eğer o "Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyorsa öyle kalacaktır. Elbetteki fırtınalar olacaktır ama devletimiz nihayetinde Ehlibeytin duasıyla ve himmetiyle iç ve dış mihrakları, Damat Feritleri, Vahdettinleri ber taraf edecektir !..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.