"Müslümanların ibadet yeri camidir"
Önceki yazımda Allah'ın hiçbir evliyasının camide ibadet yapmadığını ve camiye gidilmesini de hiç bir zaman hoş karşılamadığını belirtmiştim. Allah'ın evliyasının Alllah'ın düşüncelerinden aykırı düşünceler düşünmesi beklenemez. Bu anlamda Aleviler tarafından camiye gidilmemesinin Allah'ın verdiği akla aykırı düşmeyecek nedenleri olması gerekir. Bu nedenleri Doğandeliktaş adlı üyemiz güzel sıralamış. Ben de şöyle bir ek yapma gereği duydum.
Bakalım Hakkın evliyası olan Pir Sultan Abdal ne demiş:
Muhammed Ali'yi candan sevenler
Yorulup yollarda kalmaz inşallah,
İmam HAsan'la Hüseyin'i görenler
Hesebinden mahrum kalmaz inşallah
Muhammed BAkır'la sevdik seviştik
İmam Zeynel ile kaynadık piştik
İzninizle İmam Cafer'e ulaştık
Bundan özge yola salmaz inşallah
Musa-i KAzım'dan gelen erenler
Baş verirler bu zamiri görenler
ŞAh İmam Rıza'ya ağu verenler
Divanda şefaat bulmaz inşallah
Bir gün olur oku derler defteri
Bileniyor Şah oğlunun teberi
Uyanınca Taki, Naki, Askeri
Açılan güllerin solmaz inşallah
Pir Sultan bizi bu işle yetire
Mehdi gelir şavk alemi tutara
Özünü katalar ulu katara
Şah kulundan sitem almaz inşallah
Pir Sultan bu deyişinde, Muhammed, ALi, İmam Hasan, Hüseyin ve diğer oniki imamların öneminden bahsetmiştir.
Pir Sultan'ın (ki Allah yolunda asılacağını bilse de yine doğruları söylemiştir) ya da Nesimi'nin (ki Allah yolunda dersi yüzülse de gene doğruları söylemiştir), ya da günümüzde "Bektaşi Şairleri" diye geçen ancak Allah'ın evliyası olan yüce zatların (Abdal Musa,Teslim Abdal, Hatayi, Harabi gibi) deyişlerinin(söylemlerinin) istisnasız hepsinde bu zatların öneminden, yüceliğinden bahsedilir.
1. Siz hiçbir camide, sünnilerin yol göstericisi imamların, bu zatların özellikle de Hz. Ali'yi ve yine Allah'ın yoluna can vermiş biricik oğulları Hz. Hüseyin ile Hz. Hasan'ı da içeren "oniki imamlar"dan bu derece "önemle" bahsettiklerini, bırakın önemle bahsetmeyi "bahsettiklerini" söyleyebilir misiniz?
Allah'ın evliyalarının deyişlerinin hiçbirinde Ömer'in, Osman'ın, Ebu Bekir'in bir öneminin olduğundan bahsedilmiş midir?
Kesinlikle hayır...
Gafil Kaldır şu gönlünden gümanı
]Bu mülkün sahibi Ali değil mi[/color]
]Yaratmıştır on sekiz bin alemi[/color]
]Rızklarını veren Ali değil mi[/color]
]Gelin vazgeçelim böyle gümandan[/color]
Vallahi çıkarız dinden imandan
Şefaat umarım On'ki İmam'dan
Anların atası Ali değil mi
Yaratıldı mülcem oldu düşman
KAsd etti Ali'ye oldu peşiman
Kangı kitapta var Ömer, Osman
Kuran'da okunan Ali değil mi
Bin bir adı vardır, bir adı Hızır
Her nerde çağırsan orda hazır
]Ali padişahtır, Muhammed vezir[/color]
]Bu fermanı yazan Ali değil mi[/color]
Pir Sultan Abdal'ım ben bir fukara
Acep bulunur mu dedime çare
Yüzü kara nasıl varam huzura
]Divanda oturan Ali değil mi[/color]
2. Yukarıdaki deyiş de de görüldüğü gibi Allah'ın evliyaları Hz. Ali'yi Hz. Muhammed'in damadı olan sıradan bir insan olarak değil, "fermanı yazan", "Kuran'da okunan", sorgu zamanı "divanda oturan" bir "zat" olarak tanımlıyor.
Hangi camide Hz. Ali için bırakın böyle bir tanımı, buna yakın bir tanım vardır?
3. Yine Alevilerin yol göstericisi Allah'ın evliyası Pir Sultan ne demiş bir bakalım:
Gidi Yezit, eyi kirdin elime
İmam Hüseyin'in kanı nicoldu
İk'ellerin bileğinden kesdiniz
İmam Hüseyin'in kanı nicoldu
Ak ceriye giyip horan teptiniz (1)
Güzel imamları şehit ettiniz
Kellesini top yerine attınız
İmam Hüseyin'in kanı nicoldu
Derilip kasıt ettiniz canına
Buz ettiniz imamlar sultanına (2)
Yüzü kara varırsınız divanına
İmam Hüseyin'in kanı nicoldu
Geyikler meleşti, erler sağmadı
Yerde insan gökte melek ağladı
İl gün kara geyip kara bağladı (3)
İmam Hüseyin'in kanı nicoldu
Dedesi Muhammed yanına geldi
Hüsyein'im mazlum, deyüp elin aldı
Arşta Fatma Ana saçını yoldu
İmam Hüseyin'in kanı nicoldu
Abdal Pir Sultan'ım bu böyle olsun
Kanlı gömleğin Fatma Ana yusun
Gidi Yezit, davam mahşere kalsın
İmam Hüseyin'in kanı nicodu
(1) ceriye: giysi
(2 buz: kin, düşmanlık
(3) il gün: halk
Siz hiç camilerde Hz. Üseyin'in mazlumluğundan, Allah yoluna akıttığı kanından, canından, Hz. Fatıma Ana'nın feryadından, Hz. Muhammed'in yasından bahsedildiğini işittiniz mi, Hz. Hüseyin aşkına yas tutulmasının varlığından ve doğruluğundan bahsedildiğini, onun aşkına göz yaşı döküldüğünü gördünüz mü ???
Siz hiç camilerde Hz. Üseyin'in yani Allah'ın gerçek yolu olan Allah-Muhammed-Ali yoluna uydun, doğru davrandın mı diye sorgu sorulduğunu gördünüz mü?
Oysa cemlerde Hz. Hüseyin'in tüm acılara rağmen Allah yolundan ayrılmadığından, bu kadar acılar çekip bu yoldan ayrılmazken biz sıradan kulların da bu yüce yolun bilincine varmamız, kendimizi insan olmaya yöndelendirmemiz gerektiğinden bahsedilir. Hz. Hüseyin ve tüm bu yolda canlarını feda etmişler için göz yaşı dökülür, Hz. Muhammed ile onun yaşamları boyunca münkirler tarafından acı çektirilen ehlibeyiti ile empati kurulur, acıları paylaşılır...
Hangi camide, Hz. Üseyin aşkına Aleviliğe değinen bir filmde de söylendiği gibi "yeri göğü inleten" Allah Allah sesleri yükselmiştir?
Hangi camide Allah aşkına semahlar dönülmüştür?
Hangi camide Hz. Üseyin için göz yaşı döküldüğü, Hz. Fatıma Anamız'ın çektiği acılara yanıldığı görülmüştür?
Veselam, "güzel"(!) camileriniz size kalsın...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre