You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Muharrem orucu ve muharrem orucu nedir?

Muharrem orucu ve muharrem orucu nedir?

Administrator
Muharrem orucu ve muharrem orucu nedir?
Tags: muharrem orucu, muharrem orucu nedir, muharrem ayının fazileti, 10 muharrem, muharrem 10, on muharrem


Muharrem orucu ve muharrem orucu nedir?

4 Kasım 2013 Pazartesi günü Muharrem ayına giriyoruz. Bu ayın diğer aylar arasında farklı bir yeri var. Çünkü içinde 10 peygambere 10 ikramın verildiği aşure gibi önemli bir günü barındırıyor.

4 Kasım 2013 Muharrem ayının ilk günü yani hicri yılbaşı. Bu ayın diğer aylar arasında farklı bir yeri var. Çünkü içinde ’aşure’ gibi önemli bir günü barındırıyor. Bugünde on peygamberine on farklı ikramda bulunan Allah (cc), bizlere de af ve mağfiret için imkânlar sunuyor. Peki, bu kutlu ayı nasıl değerlendirmeli? Asr-ı saadet döneminde sahabeden biri Peygamberimiz’in (sas) yanına gelir ve ’Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?’ diye sorar. Peygamberimiz, ’Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Bu ayın onuncu gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önceki bir senenin günahlarına kefaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.’ cevabını verir.

4 Kasım 2013 Pazartesi günü bu mübarek aya giriyoruz. Aynı zamanda hicri takvime göre yeni bir yılın başlangıcı. Hicretin 1435’inci yılına girilecek. Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicretini esas alan bugün, İslam tarihinde bir dönüm noktası. Bu mübarek gün, Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı kabul edildi ve 1 Muharrem hicri yılbaşı oldu.

Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem’in 10′u aşure günü. Bu ayın diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, aşure gününün de diğer günler içinde bereketlibir yeri var. Allah katında önemli olduğu Fecr Sûresi’nin ikinci ayetinde, ’On geceye yemin olsun.’ ifadeleriyle anlatılıyor. Allah (cc), bu gecelere yemin ederek onların bereketini bildiriyor.

Muharrem ayı ve aşure günü, Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da kutsal sayılırdı. Nitekim Peygamberimiz Medine’ye hicret ettikten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. Bunun ne orucu olduğunu sordu. Yahudiler, ’Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı, Firavun’u boğdurduğu gün. Hz. Musa, şükür olarak bugün oruç tutmuştur.’ dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz de, ’Biz, Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz.’ buyurdu. O gün oruç tuttu ve tutulmasını da emretti. Ancak ertesi sene Ramazan orucu farz kılınınca isteyenlerin tutmasını söyledi. Peygamberimiz (sas), bu günle ilgili olarak, ’Zilhiccenin son günü ve Muharrem’in birinci günü oruç tutan, o yılın tamamında oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur.’ buyuruyor.

Bir gün ikramda bulun, bir sene kazan
’Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan [B]Muharrem ayında tutulan oruçtur.[/B]’ hadis-i şerifi, bugünlerde tutulan orucun önemini ifade ediyor. Bu hadisin açıklamasını İmam-ı Gazali şöyle yapıyor: ’Muharrem ayı hicri senenin başlangıcı. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayandırmak ne güzel olur. Bereketinin devamı daha fazla ümit edilir.’ Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam aşure gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye ediliyor.

Bugünde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetler de yaşatılmalı. Herkes, bugünlerin faziletini bildiren hadiseleri hatırlayarak ailesine, akraba ve komşularına ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alır. Peygamberimiz, müminin aile efradına aşure gününde her zamankinden daha çok (fazla külfete girmeden, aile bütçesini zorlamadan) ikramda bulunmasını tavsiye ediyor. Bir hadiste şöyle buyuruyor: ’Her kim aşure gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.’
***
Şükürler olsun Ehli Beyt’in sonu kesilmedi
Muharrem Ercan (Alevi dedesi): Muharrem ayının onuncu günü Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehadetine denk geldiğinden Aleviler olarak 12 gün oruç tutarız. Bu orucun adı ’yas orucu’dur. 12. günden sonra İmam Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin sağ kurtulduğu için hem aşure kaynatır hem de kurbanlar keseriz. ’Şükürler olsun Ehli Beyt’in sonu kesilmedi.’ diye. Kerbela’da İmam Hüseyin’e su verilmediği için su içmiyoruz. Muharrem orucunda 12 gün boyunca su ihtiyacı başka sulu gıdalardan alınıyor ve et yenilmiyor.
***
On peygambere on ikram
Bu güne aşure denmesinin sebebi, Arapça ’aşÃ»ra’ kelimesinin onuncu gün anlamına gelmesi. Allah (cc) bu günde, on peygamberine on değişik ikram ve ihsanda bulunuyor:
1. Hz. Musa’nın denizi yarması üzerine Firavun ile ordusu sulara gömüldü.
2. Cudi Dağı’nın üzerine Hz. Nuh gemisini demirledi.
3. Balığın karnından Hz. Yunus, bu günde kurtuldu.
4. Hz. Âdem’in tövbesi kabul edildi.
5. Hz. İsa, aşure günü dünyaya geldi ve o gün semaya yükseldi.
6. Kardeşlerinin attığı kuyudan Hz. Yusuf bu günde çıkarıldı.
7. Hz. Davud’un tövbesi kabul edildi.
8. Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail doğdu.
9. Hz. Yusuf’un hasretinden dolayı gözleri kapanan Hz. Yakub görmeye başladı.
10. Hz. Eyyûb, hastalığından o gün şifaya kavuştu.

[color=#FF0000]Hicri yılbaşı kutlanmalı mı?
Prof. Dr. Orhan Çeker (İlahiyatçı): İslâm’da mübarek sayılan zaman dilimleri bellidir. Yılbaşı diye bir zamanın kutlanması ne Kur’an’da ne de sünnette mevcut değil. Çünkü Peygamberimiz zamanında hicret, yılbaşı ilan edilmemişti. Müslüman, her an muhasebe ve kontrol içinde olmalı. Aslında Allah için zamanların birbirinden farkı yok. Ramazan orucunun, miladi takvime göre yılda 11 gün kayarak 36 yılda bir, tüm ayları dolaştığı biliniyor. Demek ki yılın tüm günlerini Ramazanmış gibi geçirmeliyiz. İnsanların, ’yeni yılın hayırlı olsun’ gibi dileklerde bulunmasının sakıncası yok. İslam’ın kabul etmediği eğlence çeşitlerinden uzak durmamız gerekiyor.

[color=#FF0000]Takvim, neden hicrete göre belirlendi?
Yrd. Doç. Dr. Emanullah Polat (İlahiyatçı): Hicret’in Efendimiz’in hayatında olduğu gibi, İslam ümmetinin hayatında da ehemmiyeti büyük. Hicret, İslâm’ın tahakkümden kurtulup kendi ayakları üstünde durmaya başladığının başlangıç günü ve sembolü. İmanın gereği bir ibadet. Hicret edenlerin Allah katındaki yerleri başka hiçbir varlığa nasip olmadı. Bu kutlu olayın takvim için başlangıç sayılması Hz. Ömer tarafından uygulandı. Hz. Ömer ki; 15 civarında ayet, onun Allah Resulü ile olan istişarelerinde ileri sürdüğü fikirleriyle teyit edildi.



ZAMAN
Administrator
Muharrem orucu ve muharrem orucu nedir?
Tags: muharrem ayı, muharrem ayı 2013, muharrem ayı ne zaman, muharrem ayı 2014, muharrem orucu, muharrem orucu nedir, muharrem orucu ne zaman, muharrem orucu 2013

Muharrem Yası Matemi

Ehlibeyt'e gönül veren bir kişinin onun çektiği çileden de bihaber olması düşünülemez. Ehlibeyt'in atası Muhammed Ali de dahil olmak üzere gelen bütün evliyalar yaşadığı dönemde hep çile çekmiş ve akıl almaz işkencelere, hakaretlere, kötülüklere maruz kalmışlardır. Ehlibeyt'in içinde istisnasız bütün ermişler çile çektikleri halde Hz.Üseyin 'in yerinin farklı olduğu yine Ehlibeyt'in kendi dilinden, nefesinden anlaşılmaktadır. Hz.Üseyin, Hak divanının sahibi ve Allah yolunun şehididir. Onun Muhammet Ali yoluna can cömertliği yapması Hakkın emridir. Hz.Üseyin, Yezid'e biat etmemiş, dedesi Muhammet Mustafa'nın Hakikat Kur'anını bu soysuzlara vermemiş ve en sonunda bu uğurda serini vermiştir. Hz.Üseyin şehit edildikten sonra öncelikle Ehlibeyt ve tüm sevenleri karalar bağlamıştır. Yüzyıllardır O'nun için yası matem tutulur ve göz yaşı dökülür. Onun için ağıtlar, mersiyeler yakılır, söylenir.


Gelen her evliya nefesine Hz.Üseyin ile başlar, O'nun sesini duyurur ve onun çektiği çileleri bu dünyada yaşar. Pir Zöhre Ana'nın " Benim testim Kerbela suyudur" nefesi buna örnek olarak verilebilir. Çünkü Zöhre Ana'nın 30 yılı aşkın süredir verdiği mücadele Ehlibeyt, Hasan Üseyin mücadelesidir. Bu mücadele verilirken bir takım yetkililer de Mürşit Zöhre Ana'ya Nesimi'yi hatırlatmaktan geri durmamışlardır !


Kerbela'da öyle bir zulüm yaşanmıştır ki 1500 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ yüreklerdeki acısı dinmemiştir ve dünya durdukça da dinmeyecektir. Dökülen kan, İmam Üseyin'in mübarek kanıdır, peygamber torununun kanıdır. Bu zulüm Hz.Üseyin' e yapılmakla beraber Muhammed Ali nesline yani Ehlibeytine de yapılmıştır.


Hz.Üseyin ile Yezid'in mücadelesi Hak ile Batıl'ın, iyi ile kötünün mücadelesidir. Lanet Muaviye'nin Ehlibeyt'in büyüklüğünü kabul etmemesi, Hz.Muhammet Mustafa'nın Kur'anını ele geçirmek istemesi ve Ehlibeyt'in çektiği İnsanlık sancağının çıkarlarına ters düşmesi nedeniyle başlattığı kirli bir oyundur. Tarihin sayfalarında yazıldığı gibi bu bir "iktidar" kavgası değildir. Bütün dünyayı değil bütün evreni yaratan Allah'tır. Allah yolunun sahibi olan Ehlibeyt'in dünya saltanatı peşinde olması düşünülebilir mi? İzan sahibi herkesi düşünmeye ve sorgulamaya davet ediyorum.


Ehlibeyt; Hak sancağını çekmek, toplumu inanç, ibadet, sevgi ve insani bütün ulvi değerlerle yoğurmak için vardır. Taht, saltanat, benlik şeytanın işidir ki bunların hepsi Ehlibeyt düşmanlarının ortak özelliğidir.


Mürşit Zöhre Ana, tarihte anlatılan ve bir çok Alevinin de inanmadığı "Resmi İslam Tarihinin" bilinçli olarak tahrif edildiğini bildirmektedir. Her gelen Evliyanın bir görevi, misyonu vardır. Pir Zöhre Ana, din üzerine gelen bir Evliyadır. İnancımıza göre Mustafa Kemal Atatürk te bir Evliyadır ve O'nun görevi tükenmiş ve toprakları parçalanmış olan Osmanlı Devleti'nin yerine Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmaktır.


Resmi tarih öyle tahrif edilmiş, yüzyıllardır insanlar öyle kandırılmıştır ki her insanın doğum ve ölüm tarihleri belli ve sabit bir gün iken Hz.Üseyin için yası matem tutanlar her yıl farklı tarihlerde muharrem yası matemini tutar hale gelmişlerdir ! Muharrem yası matemi, en ufak bir alakası olmadığı halde Ramazanın peşine takılmış ve her sene on gün geri gelerek "davalaşan, bize de kısmet olsun" diye aylar cana gelerek konuşturulmuştur !..


Muhammed-Ali'nin ailesini ve Ehlibeytini asıp kesenler bu mübarekler gayba girdikten sonra karşılarında doğruyu haykıracak ve karşı duracak kimse kalmadıktan sonra "İslam" adı altında zulüm devleti kurmuşlar ve medreseler kurarak bugün yaşanan "İslam'ın" temellerini kurmuşlardır. Peygamberimizin gaybından en az 200 yıl sonra ortaya çıkan sözüm ona din alimleri aradan geçen seneleri unutup peygamberin yanındaymış gibi "Hadis" , "Sünnet" adı altında Emevi,Abbasi geleneklerini, adetlerini peygamber sözü , davranışı diye yutturmuşlardır. Durum öyle hal almıştır ki bugün bu hadislere baktığınızda her mezhebin kendine has hadis kitapları vardır ve birinin A dediğine öteki B demektedir. Hakikatın yerini yalan almamış olsaydı zavallı kadınları göğüslerine kadar toprağa gömüp sonra taşlatan (recm) bir "İslam" olmazdı.


[Resim: 10.jpg]




Esas konuya dönecek olursak bu ahir zamanda Alevi olsun Sünni olsun kimse Hz.İmam Üseyin'e yapılan o zulümlere , mübarek bedenine yapılan işkencelere sessiz kalamaz kalmamalıdır !!!


Aşağı yukarı 8 milyarlık dünya'da Hz.Üseyin için yası matem tutan tek inanç insanı Alevilerdir. Bu durumu nazarı dikkatinizden kaçırmamanızı istiyorum.


SORU: Ey Aleviler siz Muharrem Yası Matemini niçin tutuyorsunuz?
CEVAP: Hz.Üseyin'in susuz bırakılması, türlü işkencelere maruz kalması ve 12'inci günün sonunda mübarek başının gövdesinden ayrılması nedeniyle onun yasını tutuyoruz. 12 günün sebebi budur ve "oruç" değil yası matem dememizin sebebi de mübareğin çile çekmesidir.


SORU: Siz yası matemden sonra Kurban lokması yapıp ve Aşure pişiriyor musunuz ?
CEVAP: Evet. Yası matemimizi tutar akabinde "Ya İmam Üseyin sen mübarek başını Hak yoluna, Atalarının kurdukları Hak Muhammet Ali yoluna feda ettin, can cömertliği yaptın, biz boş mahlukatlar olarak senin gibi kendimizi, başımızı Hak yoluna feda edemiyoruz ama kestiğimiz bu Hak kurbanını yerimize kabul eyle. Bizleri bağışla." deriz ve Kurban kestikten sonra Hz.Üseyin'in can aşı olarak Aşure lokması pişirilir ve Ehlibeyt'in yasını çeken tüm eş ,dost ve akrabalar bu lokmaya davet edilir.


Yası Matem tutmadan, Ehlibeyt'in çektikleri çileler için gözyaşı dökmeden, eline diline beline sahip olmayarak düzensiz bir yaşam süren bir insanın Aşure yapması veya Kurban lokması kesmesi söz konusu değildir.


Pişirilen lokma Ehlibeyt'in olması ve Yası Matem lokması olması nedeniyle kimsenin ayağına götürülmez herkes zahmet eder lokma pişirilen eve gider. Pişirilen lokma kapı kapı dağıtılmaz asla.


[color=#FF0000]Peki lokmalar neden kapı kapı dağıtılmaz?


Çünkü , sizler bizler cenazelerimiz olduğunda onların ruhu için lokma yaparız ve dikkat edin cenazemiz için EVİMİZE GELEN tüm dostlarımıza, akrabalarımıza bu lokmadan ikram ederiz.


Sıradan mahlukatlar için böyle mantıklı bir uygulama yapan bizler neden Hz.Üseyin gibi Allah şehidi olan bir yüce Şahın lokmasını kapı kapı , sokak ortalarında düzensiz ortamlarda dağıtız.
Madem bu size mantıklı geliyor o zaman babanızın, annenizin cenazesinde lokmalarınızı Sıhhiye meydanında, Kadıköy meydanında dağıtın !..


Allah haklarından gelsin siyasi parti liderlerini, milletvekilleri ni geçiriyorlar Aşure kazanının başına güle oynaya sözüm ona Aşure dağıtıyorlar.


Hz.Üseyin baş verdi , onun acısını çektin 12 gün ,sevincini değil. Azıcık ta mı hayanız kalmadı , senin Yezid' ten ne farkın kaldı söyler misin?


Hz.Üseyin'i bilmeyene, tanımayana, onun için çile çekmeyene, Muaviye'ye hazret diyene Aşure vermek doğru mudur? Siz bu davranışınızla sevaba girdiğinizi mi düşünüyorsunuz?


Ey Aleviler; Aşure haşa bir tatlı türü değildir. İmam Üseyin'in can aşıdır, can lokmasıdır. Hayal edemeyeceğiniz kadar da kutsaldır.


Düzenli düzenli abdest alınarak, Ehlibeyt aşkıyla , dilek murat şifa şefaat temennileri ile o lokma yenir ve Hakka bir daha kısmet olması için dua edilir. Güzelce lokmalar bittikten sonra ev halkına "Hak Muhammet Ali , 12 İmam , Ehlibeyt ve İmam Üseyin" lokmalarınızı kabul etsin denir ve Sofra duası okunur.


İşte bizim Ehlibeyt ocağında, Hz.Ali'nin nefesini döken, Ehlibeyt'in, Kırklar ceminin nuru Mürşit Zöhre Ana'dan öğrendiğimiz yası matem budur, İmam Üseyin saygısı budur !!!


Aşk ile...
Administrator
Muharrem orucu ve muharrem orucu nedir?
Alıntı:[COLOR=#0000CD]“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan [B]Muharrem ayında tutulan oruçtur.[/B] ]” hadis-i şerifi

Zulüm tarihiniz gibi bu uydurma Hadisi Şerifiniz de yalandır.

Muharrem yası matemi peygamberimizin gözünün nurlarından Hz.Üseyin için tutulur. Ramazan ne için tutuluyor? Kimse bana "Allah" için demesin !.. Allah'ın sizin orucunuza ihtiyacı yok...

Ramazan beni/bizi ilgilendirmiyor !.. Herkes inancının gereğini yapar ve Allah bunu değerlendirir...

Mesele Alevi toplumunun Muharrem ayında tuttukları orucu her yıl farklı tarihlerde yapmasıdır !..

İnanın birçok Alevi kardeşimiz; tuttuğu yası matemi hâlâ 12 İmam için tuttuğunu zannediyor !.. 12 gün yası matem tuttuğu için bunu 12 imam için zannediyorlar. Bu kadar yollarına hakimler !...

Diğer bir konu da Aşure Çorbası.

Son dönemlerde devlet eliyle din adamları tarafından Muharrem Ayından sonra vurulan Aşure Çorbasının Nuh Tufanına dayandırıldığını dinliyoruz. Bu tamamen Hz.Üseyin'e kast edenlerin ikinci sahtekarlığıdır.
Nasıl Mavya döneminde Ehlibeyt'in gayba giriş tarihleri belli olmasın diye hicri takvim uydurulmuş ve her yıl günler on gün geri alınmışsa bugün de Aşure Çorbası'nı yine Hz.Üseyin'in can aşı olmaktan uzaklaştırmak , Onun mübarek adını unutturmak ve bu kutsal ibadeti Onsuz yapmak amaçlanmaktadır.

Mesele, Ehlibeyt'in yine haşa yok sayılmasıdır !.. Kimler tarafından ? Cennet sevdasıyla yanan, peygamberden şefaat bekleyenler tarafından !..

Muharrem Ayı da,
Muharrem Orucu da,
Aşure Çorbası da,
Hz.Üseyin içindir ve de HAKTIR...

Administrator
Muharrem orucu ve muharrem orucu nedir?
Muharrem ayı diye ifade edilen yası matem günleri 26 Şubatta başlar.

3 gün Hz.Muhammed Mustafa, 3 gün Eba Müslüm ve 4 Mart 15 Mart tarihleri arasında da toplam 12 gün Hz.Üseyin için yası matem tutulur.

Pirimiz Zöhre Ana'nın bildirdiği hakikatlere göre Hz.Üseyin'in gerçek gayb tarihi 15 Mart'tır. 4 Mart tarihinde yakalanır,12 gün boyunca işkence edilir ve 15 mart tarihinde şehit edilir. Her insanın doğum ve ölüm tarihi belli ise Kerbela'da hunharca şehit edilen yüceler yücesi Şah İmam Üseyin'in gayb tarihi neden belli olmasın...

Mavya soyu, Ömer Hz.Üseyin'i tarihten silmek için Hicri takvimi çıkarttı ve Hz.Üseyin'in şehit edilme nedenlerini ve tarihini bildirmedi. Aleviler, ne yazık ki her yıl farklı tarihlerde Hz.Üseyin'e anma törenleri yapıyor !..

Resmi tarih Hz.Üseyin'in şehit edilme tarihini 10 Ekim 680 olarak gösteriyor. İlginçtir, Aleviler bu tarihi dikkate almıyor ! Peki bu tarihi dikkate almayanlar neden halife ömer'in hicri takvimini dikkate alıyor ?

Alevi olup ta erkek çocuğuna Ömer ismini koyan Alevi var mı ? Milyonda 5 veya 10 kişidir.

O Ömer Muaviye'yi Şam'a vali olarak atayan kişi değil mi?

12 gün susuz yası matem tutan canların bu yası 12 imam orucu olarak bilmelerini düşündüğümüzde esasında nasıl bir farkındalık içinde oldukları da anlaşılıyor.
12 İmam'ların hepsi susuz mu şehit edildi güzel canlar? Hepsi aynı dönemde mi yaşadı ?

Gerçekten yazık...

Son dönemlerde dillendirilen diğer bir konu da " İslam'da yas ve matem yoktur " . İnternette arama yaptığınızda görürsünüz ki egemenlerin 21'inci yy'daki düşünceleri 1500 yıl önceki atalarından bir farkı yok. Geçmişte sarıklı mollalar şimdi de kravatlı "alimler" .

Amaç çok açık Hz.Üseyin'i görmezlikten gelmek. Yaşanan acıları "iktidar" kavgasına dönüştürmek, meseleyi içtihat olarak değerlendirip toplumdan gerçekleri gizlemek !

Hz.Üseyin' in davası daha Hz.Üseyin dünyaya gelmeden önce dedesi Muhammet Mustafa tarafından Hz.Ali'nin doğumunda Gülbenk duası ile bildirildi.

Hz.Üseyin'in varlığı, makamı çok yücedir. Onun için yası matemi de çok önemlidir.

Dedesi koynunda uyur Üseyin
Hak yoluna kestim yavrum bebeğim
Yasını tutmayana kulum mu derim
Huzuruma gelir mahrum ederim

Nefes: Hz.Muhammed Mustafa
Bildiren : Mürşit Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.