AK Parti Adıyaman Milletvekili Murtaza Yetiş Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Fevzi Gümüş’ün Başbakan Erdoğan’ın iftar davetini ret etmesi ile ilgili basın toplantısı düzenlemesine tepki gösterdi.
Yetiş, ’Bir kişinin nezaketen kendisine yapılmış bir davete icabet edip etmemesi kendisinin bileceği bir iştir. Fakat Müslümanlar için mübarek olan Ramazan ayında saygı hudutlarını aşarak, nazik bir davete karşı akla izana sığmayan çirkin ifadelerle daveti basın açıklaması ile reddetmek herhalde bir ilk olarak hafızalara geçmiştir. Her vicdanlı Alevi vatandaşımız Başbakan Erdoğan’ın Alevi kardeşlerimize karşı nasıl bir tutum içinde haklarını nasıl savunduğunu ifade ediyor, memnuniyetini dile getiriyor. Katı ideolojik tutumlarını Alevilik kavramı altında gerçek o düşünceden ibaretmiş gibi göstermeye çalışan bu tür kesimler toplum içinde bir Sünni-Alevi ayrışmasına hizmet etmekten başka bir işe yaramamaktadırlar" dedi.
Sistem tarafından katledilmiş, yok sayılmış Alevi Toplumu içinde bir kesimin kendilerini yok sayanlara değil de baş tacı etmeye çalışanlara karşı bu tutumu ancak akıl tutulması ile izah edilebilecegini vurgulayan Yetiş, sözlerini şöyle surdürdü:
"Dersim’de sistem tarafından sistematik bir yok edilişe tabi tutulan Alevi Toplumunun karşı çıkması, mücadele etmesi gereken kesimler ortadadır. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir Başbakan çıkıp Dersim olayından dolayı devlet adına Alevi Toplumundan özür dileme erdemliliğini gösterebilmiştir. Görebilen vicdan sahibi Alevi kardeşlerimiz için Erdoğan’ın bu girişimi tarihi bir adımdır. AK Parti’nin demokratikleşme sürecinde Alevilikle ilgili katkıları ortadadır. AK Parti bir ilk olarak Alevi Açılımı ile bu kesimin sorunlarını ortaya koymaya çalışmış ve yasal olarak atılabilecek somut adımları atmaya çalışmıştır. Yeni anayasa sürecinin tamamlanması durumunda çok daha olumlu adımlar da atılacaktır.
Yok, sayılmış, dışlanmış, hatta yok edilmeye çalışılmış Alevi kardeşlerimizin hepsinin Fevzi Gümüş düşüncesinde olmadığını biliyoruz. Gümüş bu hareketiyle aslında Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Alevi Toplumu içinde Sayın başbakanın itibarını zedelemeye, yıpratmaya yönelik bir adım atmıştır. AK Parti tüm toplum kesimlerinin kendilerini rahatça ifade edebilecekleri ileri demokrasi mücadelesi vermektedir. Bu mücadele elbette kolay bir mücadele değildir. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumlara sahip çıkan bir Başbakana Alevi Toplumu da sahip çıkıyor, bunu görüyoruz. Alevi Toplumu adına bazı uç düşüncelerin Alevilik düşüncesini İslam’dan da önce neolitik zamanlara kadar götürdüklerini ve İslam’dan kopuk hatta zerdüştlük dininin bir formu olarak ortaya koymaya çalıştıklarını görüyor, okuyoruz. Bu düşüncedeki insanların hükümetin attığı her adımı siyasal İslam’ın bir tezahürü olarak görüp, ürkme numaraları yapmasını da doğal karşılıyoruz. Doğal olmayan ise mübarek Ramazan ayı içerisinde yapılmış bir davete bu kadar kin ve nefretle basın açıklaması yapılması suretiyle tepki gösterilmesidir. ’İnsaf ihtilafı giderir ve arkadaşlığa yol açar.’ diyen Hz.Ali’nin sözü umarım sayın Gümüş için yeterli olur’ dedi.
İHA
Milletvekili Yetiş’ten Başkan Gümüş’e Tepki
Milletvekili Yetiş’ten Başkan Gümüş’e Tepki
Milletvekili YetişÂten Başkan GümüşÂe Tepki
Alıntı:]"Dersim’de sistem tarafından sistematik bir yok edilişe tabi tutulan Alevi Toplumunun karşı çıkması, mücadele etmesi gereken kesimler ortadadır. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir Başbakan çıkıp Dersim olayından dolayı devlet adına Alevi Toplumundan özür dileme erdemliliğini gösterebilmiştir."
Sen Türkiye Cumhuriyeti'nin milletvekilisin Dersim diye bir ilimiz yok Tunceli demeniz gerekir. Aleviler sadece Tunceli'de yaşamıyorlardı eğer gerçekten böyle sistematik bir yok ediş olsaydı memleketin diğer bölgelerinde de bu tür olaylar olurdu.
Siyasal İslamcıların her yere virüs gibi yayılmaları ve tekke ve zaviyelerde cahil insanları devlet , millet aleyhinde kullanmaları, bu yapılarda toplumun ilimden bilimden uzaklaşıp çağ dışı bir hayat yaşaması, dinin her alanda aktif olması ve ülkeyi geriye götürmesi gibi nedenlerden dolayı Mustafa Kemal Atatürk bu yapılara kilit vurmuştur. Saltanatın, Hilafetin olduğu yerde nasıl ki demokratik Cumhuriyet yaşayamazsa tarikatların cirit attığı tekke ve zaviyelerin olduğu bir ülkede ileriye gidemezdi. Bu yapıların ıslah edilmesi gerekiyordu.
1826'da Yeniçeri ocakları kapatılınca Hacı Bektaş Veli dergahına Nakşibendi şeyhleri atandı bildiğiniz gibi. Bugün Alevi-Bektaşilere , Atatürk sizin tekkelerinizi, dergahlarınızı kapattı diyenler çok iyi biliyorlar ki o dergahlar, tekkeler çoktan Bektaşilerin elinden alınmıştı ve bunu yapanlar sizin kansız padişahlarınız değil midir?
Alevi toplumuna bakışınızı biz çok iyi biliriz sn. milletvekili bize akıl vermeyin...
Madem özürden konu açıldı.
Uludere'de kaçakçılık yaptıkları için 34 gencin üzerine F-16 bomba yağdırdı. Öyle veya böyle eğer suçlu iseler Mahkeme karşısına çıkardınız mı? Suçları ne idi ? Mahkeme ne ceza verdi?
Bu Kürt gençlerin üzerine bomba yağdırma talimatını Genelkurmay verdi bu emri ona kim verdi başbakan. Başbakan aynı zamanda genelkurmay başkanını bu operasyondan sonra kutlamıştı !..
Mahkeme suçlular hakkında takipsizlik kararı verdi son olarak.
Alevileri bırakın da siz yaptıklarınızın hesabını verin !
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi