You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Meyhane oylaması iptal. Kerhane oylaması sırada...

Meyhane oylaması iptal. Kerhane oylaması sırada...

Administrator
Meyhane oylaması iptal. Kerhane oylaması sırada...
Meyhane oylaması iptal. Kerhane oylaması sırada...


Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, 7. Cadde’de içki referandumundan vazgeçti.

“Yandaş olmayan medya”ya neden ihtiyaç olduğu, yandaş olmayan medyanın neden hedef hale sokulduğu daha iyi anlaşılıyor mu şimdi?..

Konunun üzerine gitmesek, Başkent’in, temel insan haklarını bile oylatıp yerinden oynatabilecek bir zihniyetin elinde olduğu görülebilir miydi?



Önceki gün CNN Türk’teydi Gökçek...

Rıdvan Akar, nezaketini hiç bozmadan “içki referandumu”nun “tercihleri oylatmak” anlamına geldiğini söyleyince şöyle dedi:

“Sizi protesto ediyorum. CHP de siz de adeta kışkırtıcılık ve bölücülük yapıyorsunuz.”

Oysa dünkü Milliyet’in manşetinde, AKP’li bir “kışkırtıcı ve bölücü” vardı:

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Zafer Üskül, “İnsan haklarını ilgilendiren, yaşam hakkıyla ilgili konularda referandum olmaz. İsteyen içer, istemeyen içmez” diyordu.

Muhtemelen bu yaklaşım, partisi tarafından kendisine iletildiğinden ya da -önceki gün Mehmet Barlas’ın yazdığı gibi- içki referandumunun, Hükümet’in tüm açılımlarını buharlaştırabileceği hissedildiğinden, Gökçek vazgeçmek zorunda kaldı.



Meselenin alkol davası olmadığını görmek lazım.

İçki oylamasıyla başlayacak süreç, yarın bütün temel hakların oylanmasına dönüşecektir. Bunun için de, öncelikle en “sembolik konular” seçilecektir.

“Meyhane”de şimdilik geri adım mı atıldı; diyelim, “kerhane” gündeme sürülecektir.

Hatırlatalım:

3 yıl önce, Bentderesi’ndeki Ankara genelevinin yıkılması söz konusu olmuştu.

Genelevin bir yerden taşınması ya da bir yerde yenisinin açılması kararı aslında valiliğe ait… Ama Gökçek orada da inisiyatif almıştı.

“Genelevin taşınması planlanan arazi hangi bölgede ise o bölgede yaşayan insanlara bunu sorarız. ‘Semtinize genelev yapılmasını istiyor musunuz, istemiyor musunuz” diye referanduma gideriz” demişti.

Hatta bu referandumun bir denemesini de yaptı. Genelevin taşınacağı söylenen Kazan’a gitti. Vatandaşı topladı:

“İşte halk burada. ‘Genelev işine halk karar versin’ diyenler el kaldırsın” dedi.

Eller kalkınca “Bu sorun da kendiliğinden halledildi” diye kestirip attı.

Hazır halk toplanmışken, öbür meseleyi de oyladı:

“Burada büyük bir park var. İçinde çoluk çocuk piknik yapıyor. Böyle bir yerde 3 kişi oturup alkol alırsa kötü örnek olur” dedi ve oylamaya geçti:

“Vatandaş parkta çoluk çocuğuyla oynarken yanında birileri alkol alsın istiyor mu? ‘Olmaz’ diyenler el kaldırsın!”

Önce eller kalktı; sonra içki...



“Vatandaş, ‘Meyhanelerin sayısı artsın’ derse meyhane açılmasını teşvik edeceğim” diyen Gökçek, ya “Kazan referandumu”nda kerhane için farklı bir sonuç çıksa ne yapacaktı?

Tekrar söyleyelim:

Mesele meyhane de değil, kerhane de… İçkiyle de mücadele edilebilir, fuhuşla da…

Mesele, evrensel hukuk, insan hakkı tanımayan “Ben yaptım oldu” diyen, despotik yönetim anlayışı…

Ve o yönetim anlayışının, kendi yaşam biçimini dayatma, halk oyunu kendi iktidarına payanda yapma çabası…

Buna asla geçit vermemek gerek.


]'' Can Dündar ''

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.