You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Mesnevi'den Öğütler

Mesnevi'den Öğütler

Posting Freak
Mesnevi'den Öğütler
[B] MEVLANANIN OGLUNA ÖĞÜTLERİ [/B]

Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen, herkesle dost ol, hiç
kimsenin kinini yüreğinde tutma!
Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!
Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!
Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen,
Fena söyleyici!
Fena öğretici!
Fena düşünceli olma!
Çünkü bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun
İşte o sevinç Cennetin ta kendisidir
Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, daima üzüntü içinde olursun
İşte bu gam da cehennemin ta kendisidir
Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi, çiçeklenir, gül ve fesleğenlerle
dolar
Düşmanları andığın vakit, için, dikenler ve yılanlarla dolar, canın sıkılır,
içine pejmürdelik gelir
Bütün peygamberler ve veliler, böyle yaptılar, içlerindeki karakteri dışarı
vurdular
Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu, hepsi gönül hoşluğu ile
onların ümmeti ve müridi oldular"
Mevlana oğluna der ki:*
*Bahaeddin!
Senin düşmanını sevmeni, düşmanında seni sevmesini istemen, kırk gün onun
hayrını ve iyiliğini söyle, o düşman senin dostun olur; Çünkü (gönülden dile
yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır)
Allah'ın sevgisini de onun aziz isimleriyle elde etmek mümkündür Allah
buyurdu ki:
Ey kullar, kalbinizde arınma olması için beni pek çok anmaktan geri
durmayın
Kalbinizde arınma ne kadar çok olursa, Allah'ın nurunun parlaklığı da kalpte
o nispette fazla olur
Nitekim, ekmekçinin tandırı ne kadar sıcak olursa, o kadar ekmek alır, soğuk
olunca ekmek almaz*
Yasam gülmeyi ,sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayi, dostluk sadik kalmayi bilenler
içindir!!!!


Mesnevi'den Bir Hikaye

Biribirlerine kırılan iki arkadaştan biri, uzun bir aradan sonra diğerinin kapısını çalar.

-Kim o? diye seslenir içerdeki.

-Benim, der kapıyı çalan.

-Burada ikimize birlikte yer yok, diye cevap verir öbürü.

Aradan uzunca bir zaman geçer... Yeni bir umutla tekrar çalar sevdiği arkadaşının kapısını.

-Kim o? diye sorar yine içerdeki.

- Sen'im, der bu sefer. Ve kapı sonuna kadar aralanır.

Hz. Mevlânâ da;

"Birisinin kalbinde taht kurmak, sevgisini kazanmak istiyorsanız, öylesine sevmelisiniz ki, benliğinizi bırakıp âdeta o olmalısınız" diye anlatır hakiki muhabbeti.

Alıntı: İlahi.org
Kurtuluş savaşını yapan
Atatürk'tür senin Atan
Allah'ın aslanı çıkan
O da Ali'dir Zöhre Ana
Posting Freak
Mesnevi'den Öğütler
Mesnevi'den alınacak en güzel şey,Mevlana'nın Şahımerdan ALi'Yi övdüğü,anlattığı sözlerdir.

] CİHAN VAR OLDUKÇA, ALİ VAR OLUR, CİHAN VAR OLURKEN DE ALİ VARDI.

Cihanın temeli suret buluncaya kadar var olan Ali idi. Yer resmedilinceye, zaman husule gelinceye kadar var olan Ali idi. Veli, vasıy olan Şah Ali, cömertliğin, keremin, bağışın Sultanı Ali idi.

Ali’den ötürü melekler Adem’e secde ettiler. Adem bir kıble gibi idi, secde olunan Ali idi. Adem de, Şit de, Eyyup da, İdris de, Yusuf da, Yunus da, Hud da, Musa da, İsa da, İlyas da, Salih Peygamberde, Davud da Ali idi.

Nefsin tamamından ötürü cihan sofrası üzerinde elini bulaştırmayan kahraman aslan Ali idi. Kur’an’ın yer yer, ayetlerinde Tanrının ismetini vasf ile öğdüğü Kur’an sırlarının kaşifi Ali idi.

Kapısının toprağı kadir ve kıyamette Arşın semasından daha ileri geçen, o durmadan Hakka secde eden arif Ali idi. İslam Yolunda İş düzelmedikçe, durup dinlenmeyen o şerefli, vakarlı Şah Ali idi. Hayber kalesinin kapısını bir hamlede koparıp açan o kalalar fatihi Ali idi.

Afaka her bakışımda gördüm ki, yakin yüzünden her varlıkta var olan Ali idi. Bu küfür olmaz, küfrolan söz bu değildir. Cihan var oldukça Ali var olur, cihan var olurken de Ali vardı.

Tebriz’in Şems-ül Hakkı cihanın gizli ve açık sırlarından her ne gösterdinse hepsi de Ali idi.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.