Yıl 1919…Beşinci Kolordu Kurmay Başkanlığına katılan yüzbaşı Mustafa Kemal Atatürk, Selanikte’ydi. 38. Merkez Alayı Kumandanı Albay Saadettin Bey tedavi için İstanbul’a gitti. Saadettin Bey’in yerine kimin vekalet edeceği merakla bekleniyordu. Sonradan Mustafa Kemal’in vekalet edeceğini öğrendiğimizde çok şaşırmıştık. Çünkü Alayda Yüzbaşı Mustafa Kemalden kıdemli albaylar ve yarbaylar vardı.
Üst rütbeli subayların şaşkınlıkları çok çabuk geçti. Mustafa Kemal, bütün subaylar tarafından sevilirdi. Kenti gezerken, halka karşı davranışına tanık olanlar, kendisine hayranlık duyuyorlardı. Şimdi, onun böyle bir görevde neler yapacağını merak ediyorduk.
Alayın Mustafa Kemal tarafından teslim alınacağı günü, belki de tarihimizin önemli dönüm noktası olarak kabul etmemiz doğru olur.
O gün Atatürk alayı selamlamaya beyaz bir atın üzerinde gelmişti. Bütün gözler ondaydı. Alayın önüne gelince hızla atından atladı ve askerleri selamlayacaktı. Selamın Aleyküm asker demesini bekliyorduk. Ama hiç beklediğimiz bir şey oldu; Atatürk;
- Merhaba asker! Dedi.
Bu ilk kez karşılaşılan bir durumdu. Askerler nasıl yanıt vereceklerini bilmiyorlardı. Birkaç saniyelik sessizliği İstanbul’lu askerler bozdular.
- Merhaba Bey’im…
Ordu ilk kez kumandanından, ‘Merhaba Asker’ selamını almıştı.
Atatürk daha Yüzbaşıyken Arapça kelimelerden kurtulma savaşını başlatmıştır.
Merhaba Asker
GÖZÜM ÜZERİNİZDE !
İktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
![[Resim: ata_imza.gif]](http://www.ataturkungencligehitabesi.com/ata_imza.gif)