İnsanlar, bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi, Hz. Mehdi (as)'nin çevresinde toplanırlar. (Hz. Mehdi (a.s.)) Daha önce zulümle dolu olan dünyayı, adaletle doldurur. Adaleti o denli olur ki, uykuda olan bir kimse dahi uyandırılmaz ve BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ. Dünya, adeta asrı saadet devrine geri döner. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 29 ve 48)
Hz. Mehdi (as), Peygamber (sav)’in yolunda gidecek, uyuyan kişiyi uyandırmayacak, KAN DA AKITILMAYACAKTIR. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, Kıyamet Alametleri, s. 163)
(Hz. Mehdi (a.s.)) Zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, NE DE BİR KİMSENİN BURNU KANAYACAKTIR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 44)
Ona (Hz. Mehdi (as)'ye) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükun ve makam arasında biat ederler. Uyuyanı uyandırmaz, ASLA KAN DÖKMEZLER. (El-Heytemi, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)
Bu (Emir) de (Hz. Hz. Mehdi (a.s.)) insanlar yeryüzünü daha önce zulüm ile doldurdukları gibi YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAKTIR. (Sünen-i İbn-i Mace, 10/348)
Zulüm ve fıskla dolu olan DÜNYA, O (HZ. MEHDİ (A.S.)) GELDİKTEN SONRA ADALETLE DOLUP TAŞACAKTIR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)
HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN ZAMANINDA ADALET O KADAR BOL OLACAK Kİ, zorla alınan her mal sahibine geri iade edilecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)
ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN) ADALETİ HER YERİ KAPLAYACAK ve insanlar arasında Hz. Peygamberin sünnet-i seniyyesi ile muamele edecektir. Hatta birisinden, mala ihtiyacı olan kim varsa çağırmasını söyleyecek, o kişi emrini yerine getirdiğinde, sadece bir kişi gelecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)
Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim Ehl-i Beyt'imden bir zatı (Hz. Mehdi (a.s.)'yi) gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, O YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAK. (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)
Hz. Mehdi (a.s.) bendendir, yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi, ONU DOĞRULUK VE ADALETLE DOLDURUR. (Süneni-i Ebu Davud, 5/93)
Kap su ile dolduğu gibi YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. Hiçbir kimse arasında bir DÜŞMANLIK KALMAYACAKTIR. VE BÜTÜN DÜŞMANLIKLAR, BOĞUŞMALAR, HASETLEŞMELER MUHAKKAK KAYBOLUP GİDECEKTİR. (Sahih-i Müslim, 1/136)
... Cenab-ı Hak İslamı nasıl Bizimle başlatmışsa O'nunla (Hz. Mehdi (a.s.) ile) sona erdirecektir. Nasıl, Bizimle onlar aralarındaki ŞİRK VE ADAVETTEN (HUSUMET VE DÜŞMANLIKTAN) KURTULMUŞ VE KALPLERİNE ÜLFET (DOSTLUK) VE MUHABBET (SEVGİ) YERLEŞMİŞSE, (HZ. MEHDİ (A.S.) GELİŞİ İLE) YİNE ÖYLE OLACAKTIR. (Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri, Celalettin Suyuti, s. 20)
... Onun (Hz. Mehdi (a.s.)) döneminde iyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır." (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 17)
Peygamber Efendimiz (sav)’den rivayet edilen hadislerin açıkça gösterdiği gibi, Hz. Mehdi (a.s.) döneminde yeryüzünde tam bir barış hakim olacak, sevgi ve şefkat egemen olacaktır. Bütün Müslümanlar, Museviler ve Hıristiyanlar rahatlık, huzur ve barış içinde yaşayacaklardır. Hz. Mesih (a.s.) döneminde de aynı huzur, bereket ve barış ortamı devam edecek, onun döneminde ona inanmayan tek bir kişi bile kalmayacak, bütün dünya iman edip Müslüman olacaktır. Cenab-ı Allah ayetiyle bunu bildirmiştir:
Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona (Hz. İsa’ya) inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahid olacaktır. (Nisa Suresi, 159)
Hz. Mesih (a.s.) döneminde Kitap Ehli’nin tamamı, yani tüm Museviler ve tüm Hıristiyanlar kendi istekleri ile Müslüman olacaklardır. Bütün dünya Müslümanlığa dönecek, İsrail de Müslüman olacaktır. Bu, zorlayarak değil, sevgi ve şefkatle gerçekleşecektir. Her Hıristiyan, her Musevi, kendi isteği ve kendi kanaati ile severek İslam dinini seçecektir. Kitap Ehli’ne yönelik hiçbir zorlama ve baskı olmayacak, gönülden kalpten İslam’a yöneliş olacaktır.
Hz. Mehdi (a.s.), Kitap Ehli’ne İncil’in ve Tevrat’ın aslı ile hükmedecektir
Hz. Mehdi (as) Kuran’ın güzel ahlakını Müslümanlara aktaracak ve Müslümanları güzel ahlaka, Kuran ahlakına davet edecektir. Hıristiyanlara ise İncil’in gerçeğiyle; yani bozulmamış kısmıyla, Musevilere ise Tevrat’ın aslıyla, yani gerçek Tevrat'la hükmedecektir. Dolayısıyla Hz. Mehdi (a.s.), Hıristiyanları ve Musevileri İslam'a dönmeleri için hiçbir şekilde zorlamayacak; onlara Tevrat ve İncil'in Kuran'a uygun kısımlarıyla hükmedecektir. Bu Peygamberimiz (sav)'in bir hadisinde şöyle bildirilmektedir:
"Hz. Mehdi (a.s.)… Yahudiler arasında Tevrat'la, Hıristiyanlar arasında İncil'le hükmedecektir." (Cabir b. Yezid el-Co'fi, İmam Muhammed Bakır-dan rivayet ediyor.)
Allah'tan bir mucize olarak Hz. Mehdi (a.s.)'ın devrinde İncil'in ve Tevrat'ın orijinalleri de bulunacaktır. Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.) döneminde, hak kitapların bozulmamış halllerinin bulunacağını şöyle bildirmektedir:
...Hz. Mehdi (as)'ın Mehdi diye isimlendirilmesinin sebebi şudur ki; gizli bir işe doğru yönlendirilecek, Tevrat ve diğer Semavi kitapları Antakya'da bir mağaradan çıkartacak... (Cabir b. Yezid el-Co'fi, İmam Muhammed Bakır-dan rivayet ediyor.)
Kuşkusuz ki, Hz. Mehdi (as), Mehdi diye adlandırılmıştır. Çünkü O, Şam dağlarından bir dağa doğru hidayet olunur (yönlendirilir) "Tevrat" kitaplarını oradan çıkartır ve onlara dayanarak Yahudilerle münazara (bir konu üzerinde yapılan tartışma) eder ve (sonuçta) bir grup Yahudi O'nun eliyle Müslüman olur. (Harun b. Maruf; Zamra b. Rabia'dan, Abdullah b. Şevzeb'den rivayet ediyor.)
Mehdiyet