(Bu yazı hazırlanırken, Malatya’nın Hekimhan, Sivas’ın Kangal ve Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Alevi köylerden derlenen bilgiler temel alınmıştır. Günümüzde Aleviliğin ibadet ve tören düzleminde yaşadığı kriz dikkate alınarak 1960’lı yıllardaki uygulamalar esas alınmıştır.)
Bilindiği gibi, Kurban bayramından on sekiz gün sonra 12+3 günlük oruca başlarız. Bu oruca farklı adlar verilmekle birlikte en yaygın olanları; 12 İmam, İmam Hüseyin, Roji İmaman, İsna-i Aşer ve Matem’dir. Son yıllarda (Ramazan orucunun bir ay adı taşımasından etkilenerek olsa gerek) bir ay adı olan Muharrem sıklıkla kullanılır hale gelmiştir. 12+3 günlük orucun ilk üç günü Masumlar (Kerbela’da şehit olan Akiyl oğlu Müslüm ve çocukları) içindir. 12 günü ise 12 İmam içindir ve orucun bu bölümü, özel gerekçeler hariç, hemen hemen tüm Alevilerce tutulmak zorundadır.
Oruç için sahura (yerel şivede zöhürlük) kalkılır. Tan yeri atandan biraz önceye kadar yemek yenebilir. Bundan sonra, güneş ışığı dağlardan çekilip hafif karanlık çökünceye kadar herhangi bir şey yenmez ve içilmez. Hafif karanlık çökünce oruç açılır. Topluca oruç açımına da sık sık rastlanır.
Orucun suyla açılması yasaktır. İftar ve sahur arasında su içmek yasak olmamakla birlikte, özellikle yaşlılar ve inancı güçlü olanlar 15 gün boyunca su içmemeye özen gösterir. Et, yumurta ve soğan yasaktır. Oruç süresince nişan, düğün gibi eğlence etkinlikleri ile şarkı ve türkü söylemek de yasaktır. Erkekler traş olmamaya özen gösterir. Daha çok Dersim yöresinde, yalnızca su içmemeye dayalı bir oruç türüne rastlanıyorsa da, bu oruç türü, bu yazının konusu değildir.
ORUCUN SON GÜNÜ
Orucun son gününe İmam Hüseyin Günü denir ve bu gün Aleviler için en önemli gündür. Bir gün öncesi akşamı Matem Çorbasının malzemesi hazırlanır. Bu çorbaya Hayderi, Sori Çorba ve çok seyrek olarak Aşure de denir. Aşure adı özellikle son yıllarda medya etkisiyle yaygınlaşmış ve adeta rakipsiz bir duruma gelmiştir. Sabah erkenden çorba ocağa konur ve kuşluğa doğru hazır duruma gelir. Çorbanın 12 elemandan oluşması şarttır. Bu elemanlara su ve tuz dahildir. Ana elemanlar, yarma, pekmez, üzüm ya da şeker gibi besinlerdir
Dedesi olmayan köylerde öğleye doğru çorba ev ev dağıtılır. Çorba içildikten sonra İmam Hüseyin kurbanları yenmeye başlar. Bu kurban, aş (pilav) biçimindedir. Seyrek olarak, aşın yanında fasulye gibi yemekler de sunulur. Kurban bireyseldir. Kurban sahibi kurbanı keser, yemeği pişirir ve halkın tümünü davet ederek kendi evinde yedirir. Bir kurban yendiğinde öbür kurban evine gidilir ve bu durum akşama kadar sürer. Yaşlı ve hasta olup kurbana gelemeyenlere özel olarak kurban aşı gönderilir.
İmam Hüseyin gününde kadınların kara eşarp ya da poşu bağlaması önemlidir. (Sözünü ettiğimiz yıllarda tüm Alevi kadınları ya eşarplıydı, ya da kalak denen bir tür başörtüsü kullanırdı. Alevi köylerde başörtüsüz kadın görülmesi mümkün değildi.)
SANCAK AÇMA TÖRENİ
Dedelerin yaşadığı köylerde ise İmam Hüseyin Günü’nün ayrı bir töreni vardır. Talipler dedenin evine şeker, bulgur ve pekmez gibi şeyler götürür ve Matem çorbasını ilk kez dedenin evinde tadar.
Dede, ocağın sancağını açarak taliplere gösterir. Sancak, bayrak değil, ocağın sembolüdür. Genellikle ****alden yapılmış pençe, pabuç, karayılan gibi şeylerdir. Çevre köylerdeki taliplerin bir kısmı da sancak açma törenine gelir. Çorbayı burada içer ve kurbanı burada yer.
Saygı ve sevgiyle...
Hamza Aksüt
Matem çorbası ve imam hüseyin günü
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
4926
Matem çorbası ve imam hüseyin günü
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi