You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Maraş Katliamı 1978

Maraş Katliamı 1978

Administrator
Maraş Katliamı 1978


Kahramanmaraş Olayları
, 19 Aralık ile 26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş'ta meydana gelen Cumhuriyet tarihinin en önemli katliamlarından biri olarak anılmaktadır. Olaylar Alevi ve Sünni inançlı vatandaşlar arasında yaşanmıştır ve 12 Eylül Darbesine sebep olan olaylardan biri olarak kabul edilmektedir.

Siyasal nedenlerle körüklenen Alevi-Sünni ayrılığının Kahramanmaraş'ta gerginliği tırmandığı bir dönemde, 19 Aralık'ta kentteki Çiçek Sineması'na, o dönemin ender milliyetçi filmlerinden biri olan, Cüneyt Arkın'ın başrol oynadığı Güneş Ne Zaman Doğacak isimli filmin gösteriminde, saat 21:00'de Ökkeş Kenger adlı ülkücü bir gencin patlayıcı madde atması, olayların başlangıcı olarak Türk solu tarafından kabul edilmektedir.[1]


Bombalama eyleminin sol görüşlü kişiler tarafından yapıldığını ileri süren kalabalık sağcı bir grup ile Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup ülkücü Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın ve Müslüman Türkiye sloganlarıyla seyirci kitlesini coşturarak Cumhuriyet Halk Partisi il merkezine, PTT ve Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği binalarına saldırdı. O bombanın patlamasından hemen sonra, Ülkücü Gençlik Derneği Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere'nin talimatları ile bombayı attığı iddia edilen Ökkeş Kenger Ankara'ya Ülkücü Gençlik Derneğine telefon ederek yardım talebinde bulundu.[2]


Ertesi gün Alevilerin yoğunlukla oturduğu Yörükselim Mahallesi'nde bir kıraathane bombalandı. Bombalama sonucu kahvehanede bulunan mahalle sakinleri yerlere yattı. Bomba şans eseri kahvehane penceresinin altındaki betona isabet ederek kahvehaneye girmedi. Olay sonucunda bir tek mahallenin ileri gelen insanlarından Gıjgın Dede vefat etti. 21 Aralık öğle saatleri Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki sol görüşlü öğretmen silahlı saldırı sonucu yaşamlarını yitirdi. O zamanki Kahramanmaraş valisi Tahsin Soylu[3] kentte askeri güç gönderilmesini istemiştir, ancak talebi uygun görülmemiştir. 22 Aralık'ta öğretmenlerin cenazelerinin getirildiği camide bulunan sağcı bir grup, ölenlerin cenaze namazının kılınmasına karşı çıkarak engelledi ve kalabalığın dağılması ile cenazeler ortada kaldı. Güvenlik güçlerinin müdahalesi ile karşılaşmayan sağcı grup, kent çarşısına yürüyerek orada toplanmış olan Aleviler ve Sünnilerle çatışmaya girdi. Çatışmalarda üç insan öldürüldü.


22 Aralık gecesi sağcı gruplar Sünni mahallelerinde Alevilerin ertesi gün silahlı saldırı yapacağını anlatarak, kitlesel biçimde silahlanılmasını sağladılar. Aleviler ise silahlanmış ve çıkan olaylara cevap niteliğinde saldırılara hazırlanıyorlardı. Ve nitekim 23 Aralık'ta Kahramanmaraş'taki olaylar tarafların karşılıklı çatışmalarına dönmüştür.

24 Aralık'ta saldırıların polis kuvvetlerine yönelmesi üzerine, polis ile halk arasında çatışmayı önlemek amacı ile kentteki bütün polisler görev dışı bırakıldı. Sünni kesim bundan istifade ederek Aleviler üzerindeki baskılarını arttırdı. İnsanlar galeyana gelmiş, durum kontrolden çıkmış ve il genelinde kaos ortamı yaşanmıştır. Günlerce süren karşılıklı saldırıları önlemek amacı ile Kayseri ve Gaziantep'ten askeri birlikler gönderildi.

Maraş olayları patlak verdiğinde CHP iktidar, Bülent Ecevit ise başbakandı. Olaydan sonra CHP’nin içişleri bakanı İrfan Özaydınlı yaptığı açıklamada olayların sebebinin sol örgütler olduğunu söyleyerek partisinden büyük tepki almıştır. Sonrasında da içişleri bakanlığından istifa etmek zorunda bırakılmış, yerine Hasan Fehmi Güneş getirilmiştir. Bülent Ecevit, olayların kendisini uzun süredir direndiği sıkıyönetim talebine zorlamak için kontrgerillalar tarafından çıkarıldığını bildirdi.

Sıkıyönetim olan Iller:

Olaylar nedeniyle Diyarbakır, İzmir, Suriye-İran-Irak gibi sınır boylarını çevreleyen iller de dahil olmak üzere birçok ilde sıkıyönetim ilanı gündeme gelmiş ve 26 Aralık 1978 saat 07.00'den itibaren İstanbul, Ankara, Kahramanmaraş, Adana, Elazığ, Bingöl, Erzurum, Erzincan, Gaziantep, Kars, Malatya, Sivas ve Şanlıurfa olmak üzere, toplam 13 ilde sıkıyönetim ilan edilmiştir. Daha sonra bu illerin sayısı arttırılmıştır.[4]


Saldırılar sonucunda resmi verilere göre 105 kişi öldü, 176 kişi yaralandı, 210 ev, 70 işyeri tahrip edildi. Resmi olmayan beyanlara göre ise ölü sayısı 500'e yakındır.[kaynak belirtilmeli]

Sıkıyönetim mahkemelerinde açılan davalar 1991 yılına kadar sürmüş, çoğunlukla sağ ve aşırı sağ görüşlü olarak nitelenen toplam 804 kişi hakkında dava açılmıştır. Sanıklardan 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapis cezaları ile cezalandırılmıştır. İdam ve müebbet hapis cezaları dışındakilere 1/6 oranında cezai indirim uygulanmış ve cezaları azaltılmıştır. Sıkı yönetim mahkemesinin kararı Yargıtay tarafından bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda idam cezaları uygulanmamıştır.[kaynak belirtilmeli]

Ceza alanların cezaları da 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle ertelenmiş daha sonra da serbest birakılmışlardır. [5] Bu kişilerden bazıları daha sonra milletvekili olarak TBMM çatısı altında yer aldılar.[6][7]


O zamanın CHP milletvekili Oğuz Söğütlü, Kahramanmaraş'ta yaşananların açık soykırımdan başka bir şey olmadığını, Alevi nüfusun yüzde 80'inin kenti terk ettiğini söylemiştir.


Olayın bir numaralı sanığı Ökkeş Kenger yargılanıp beraat etmiş, soyadını Şendiller olarak değiştirmiş, daha sonra da XIX. Dönem Kahramanmaraş milletvekili seçilmiştir.[8]


Kaynaklar


  1. ^ Filmin yönetmeni Mehmet Kılıç röportajı
  2. ^ Bianet 30 yıl önce Maraş katliamında neler olmuştu (16/12/08)
  3. ^ Kahramanmaraş Valiliği Valilerimiz Sayfası
  4. ^ Belgenet:26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş olayları
  5. ^ Mesut Yılmazın Konuşması(29/11/1994)
  6. ^ TBMM Genel Kurul Tutanağı XIX. Dönem 4. Yasama Yılı 3. Birleşim(07/09/1994)
  7. ^ Haber SütunBBP kurucularından Ökkeş Şendiller istifa etti""(15/01/08)
  8. ^ Zaman gazetesiMaraş olayları tezgâh, yüzleşmek istiyorum (20/04/08)
kaynak: Kahramanmaraş Olayları - Vikipedi
Posting Freak
Maraş Katliamı 1978
Bu memleketin adalet mekanizması çok ezelden çökmüş.Demek ki adam öldüren
direkt milletvekili olabiliyor.

Allah bir daha böyle zülum ve acılarla karşilaştırmasın. Tekrar kınıyoruz.İnsanlık dişi
karanlık tarihi bir ayıp olarak da hafızalarımızda acılarıyla yer etmiştir.
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size


PİR ZÖHRE ANA
Administrator
Maraş Katliamı 1978
Maraş'ı Unutamadık Unutmayacağız …….!


Unutulmamalıdır ki, yeni Maraşlar yaşanmasın.

İnsanların sırf alevi oldukları için öldürüldükleri insanlık dışı olaylardır. "ya Allah Bismillah" ve "müslüman Türkiye" sloganlarını eşliğinde bu kadar insanı din adına, mezhep adına acımadan öldürmek, insanlığa ne kadar sığar.

Maraş Olayları ile 33 yıl önce yaşanan bu acı Türk Toplumu üzerinde oynanan çirkin planlardan bir tanesidir. Kahraman Maraş'ta 1978 yılı 19-26 Aralık günleri arasında yaşanan olaylarda resmi rakamlara göre 114 kişi öldü; yüzlerce kişi yaralandı. 552 ev, 289 işyeri tarip edildi.


Amacımız geçmişte yaşanan olaylar üzerinden yeni gerilimler yaratmak değil, olaylarda yaşamını yitiren canları Rahmetle anmak ve faillerini nefretle kınamaktır. Asla unutmayacağımızı Hatırlatmaktır.


İnşallah bir daha bu tür üzücü olayları yaşamayız.
33 yıl önce meydana gelen ve onlarca insanın vahşice öldürülmelerine neden olan Maraş olaylarını tüm insanlık adına kınıyoruz.

Açık Kapı Derneği..
Posting Freak
Maraş Katliamı 1978
Cumhuriyet 23.12.2011

Mağdurları savunan üç avukat, katliamın davası sürerken öldürüldü, ikisinin failleri bulunamadı. Maraş’a silah ve bomba naklettiği iddia edilen Yüzbaşı Çeviker hakkında ise dava bile açılmadı.

Esrarengiz yüzbaşı
Avukat Nusret Senem, Kahramanmaraş katliamında hukuk bürosundaki diğer arkadaşları Emcet Olcaytu, Barış Yiğit, Ali Kalan ve Hüseyin Gökçearslan’la birlikte mağdurların avukatı olarak sonuna kadar davanın takipçisi oldu. Üstelik hukuk bürosu Ankara’da olmasına karşın. Aynı Sivas davasında olduğu gibi diğer avukat arkadaşları gibi sanıkların saldırılarına maruz kaldılar. Öyle ki, mahkeme, avukatları sanıkların saldırılarından korumak için kürsünün hemen yanında tribünlere çıkan bir merdiven yaptırdı. Ama onlar gibi mağdurların avukatlığını yapan Ahmet Albay, Cuyhun Can ve Halil Sıtkı Güllüoğlu’na göre şanslı sayılırlardı. Zira Adana’dan gelen bu üç avukat, dava sürerken katledildi. Nusret Senem, bu kez de katledilen avukatların davasını üstlendi. Senem’le Maraş katliamının ayrıntılarını konuştuk.

MİYASE İLKNUR
- Katliamdan önce önce Malatya’da Hamit Fendoğlu’na, Pazarcık’ta Memiş Özdal’a ve Abdülkadir Aksu’ya bombalı paketler gönderilmişti. Bu bombalı paketlerden sadece biri hedefini buldu. Acaba benzeri bir katliam daha önce ve birden çok ilde mi planlanmıştı?
- Hamit Fendoğlu Malatya’da Sünni kökenli İzollu aşiretinin önderi ve bağımsız seçilen belediye başkanıdır. Memiş Özdal, Alevi kökenli aşiret önderi ve CHPKahramanmaraş Pazarcık ilçe başkanıdır. Abdülkadir Aksu ise Adıyaman vali yardımcısıdır. Sünni bir aşiretin önde gelen mensubudur. 7 Nisan tarihinde Ankara Emek Mahallesi Postanesi’nden kendilerine bombalı paket gönderiliyor. Memiş Özdal’a gönderilen paket iki posta çalışanı tarafından açılıyor ve patlamada bir postacı hayatını kaybediyor. Abdülkadir Aksu’ya gönderilen bomba Malatya olayından dolayı emniyet güçleri tarafından bombalı paket olduğu şüphesi üzerine güvenlikli şekilde patlatılıyor. Hamit Fendoğlu’na gönderilen bomba ise 17 Nisan 1978 günü elinde patlıyor ve ardından Malatya’da büyük olaylar yaşanıyor. Sorunuza doğru cevap verebilmek için o tarihte yaşanan bazı olaylara dikkat çekmek gerekiyor. 15 Nisan 1978 tarihinde Kahramanmaraş’ta ETKO (Esir Türkler Kurtuluş Ordusu) adlı kontrgerillanın örgütlediği bilinen 34 kişi yakalandı. Evlerinde üzerlerinde MHP’nin çeşitli binalarına, MHP’li bazı kişilerin işyerlerine, MİSK isimli sendikanın Kahramanmaraş şubesine atılmak üzere hazırlanmış provokasyon bombaları, tahrip kalıpları bulundu. Yakalanan kişiler tutuklandı. Bu kişilerin tamamı ülkücüydü. Şahin Boru, Ahmet Bağcı, Muhittin İlhan vb. Adana Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılanıp mahkûm edildiler. Bu kişiler Alevi dedesi Sabri Özkan’ı da Maraş Yörükselim Mahallesi’ndeki bir kahvehanede tarayıp öldüren militanlardı. 15 Nisan 1978’de bu eylemler önlenmemiş olsaydı Malatya’da olan olaylarla aynı günlerde Maraş’ta gerçekleşmiş olacaktı. ETKO militanlarının Maraş’ta yapacakları eylemlerin yanına Memiş Özdal’a 7 Nisan 1978’de gönderilen bombanın da patlamış olması ihtimalini eklersek, tam bir Alevi-Sünni çatışmasının planlandığından kuşku kalmıyor. Üç ilimizin ateşe atıldığı ortada. Bu iller kontrgerillanın kırmızı bölge olarak saptadığı iller. Bu olaylarla Ecevit hükümetinin düşürülmesinin planlanmış olduğunu söylemek abartılı olmaz. Fakat eylemler sadece Hamit Fendoğlu’nun ölümü ve Malatya olayları ile sınırlı kaldığı için, bu amaca Nisan 1978’de ulaşılamamıştır. 8 ay sonra, yine Ecevit hükümetine karşı, Maraş’ta Alevi ve Sünni ayrımı kullanılarak bir isyan hareketi ve katliam yapılmıştır. Bu eylemi gerçekleştiren güç bilinen adıyla NATO ve CIA’nın kurdurduğu kontrgerilladır.

Cumhuriyet 23.12.2011

Maraş’a bomba ve silah nakletti
- Katliam öncesinde katledilen öğretmenlerin cenazesini ’otopsi bitmedi’ gerekçesiyle 2 gün geciktiren ve cenazenin cuma namazı sonrasına denk getiren Başhekim Çetin Diker sorgulandı mı?

- Kahramanmaraş ana davasında sorgulandığına dair bir belge yok. Özellikle hastaneye getirilen ve vilayete saldırı olayında silahla saldıran grubun önünde bulunan 7-8 kişinin kaybolması nedeniyle Başhekim Çetin Diker hakkında çok sayıda iddia varken sorgulanmamış olması düşündürücüdür.

-Olaylarda Yüzbaşı M. Ali Çeviker’in rolü neydi?
- Yüzbaşı M. Ali Çeviker’i ’esrarengiz yüzbaşı’ lakabıyla biliyoruz. Mamak’taki evinde çok sayıda TNT kalıbı ve bombalarla yakalandı. Yargılandı. Bu kişi hakkında Maraşlı nakliyeci Ökkeş Çokuçkun’la birlikte olayların öncesinde Maraş’a silah ve patlayıcılar naklettiğine ilişkin iddialar var. Bu kişinin Abdullah Çatlı ile irtibatlı olduğu da sonraki yıllarda çokça yazılan konulardandır. Özellikle 15 Nisan 1978 öncesinde ETKO sanıklarına silah ve bomba temin ettiğine ilişkin iddialar o davanın dosyasında bulunuyor. Ancak hatırladığıma göre bu iddialar dolayısıyla hakkında bir dava açılmadı. Ya da yakalanamadı.

- İdamlar konusunda gayretkeşliği bilinen 12 Eylül cuntasının Maraş Katliamcılarını idam etmemesini nasıl yorumlamak gerekir?

- Sivas katliamı davasının idam hükümlülerinin cezalarının infaz edilmemesini nasıl yorumlamak gerekiyorsa öyle yorumluyorum. Savcı Doğan Öz’ün katili İbrahim Çiftçi’nin idam kararı dört kez bozulup daha sonra Askeri Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından bir oyçoğunlukla nasıl beraata çevrildiyse, MHP yöneticilerinin hakkındaki 15 yıla varan ağır hapis cezaların yasa değişikliği ile indirilip ve davanın zamanaşımı ile ortadan kaldırılması sağlandıysa, Maraş sanıkları da aynı yol ve yöntemlerle Amerika’nın adamları Kenan Evren’ler ve Özal’lar tarafından idamdan kurtarıldılar. Çünkü bu eylemlerin tamamı Amerikancı gladyonun eylemleriydi. Kurtarılmaları da gladyonun marifetidir.

- Ecevit’in ölümünden sonra ortaya çıkan ve olaylarda dahli bulunan MİT mensuplarının ismi biliniyor mu?

- 1980 öncesindeki katliamlarda ve öldürme olaylarında Abdullah Çatlı’ları kullanan MİT mensupları biliniyor. Hiram Abas bunların başında gelir. Kutlu Savaş’ın Susurluk Raporu’nda bunun açıklandığını biliyoruz. Cumhurbaşkanlığı döneminde Kenan Evren, Hiram Abas kanalıyla Çatlı ve ekibini yırtdışında görevlendirdi. TBMM Susurluk Raporunda Çatlı’nın eşi Meral Çatlı yurtdışına çıkışını devletin sağladığını ve eşini koruduğunu anlattı. Çatlı’ların MİT kanalından katliamlarda ve Türkiye’nin 12 Eylül 1980 darbesine sürüklenmesindeki rolleri biliniyor. Ecevit’in kastettiği MİT mensuplarının Amerikancı gladyo ile işin gören ekip olduğunu tahmin etmek güç değil. Ancak isimleri konusunda bir bilgim yok.

Cumhuriyet Gazetesi
23 12 2011
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
Administrator
Maraş Katliamı 1978
19-26 Aralık 1978'de gerçekleştirilen Maraş Katliamına yönel saldırılarda 114 kişi hayatını kaybetmiş, 200’ün üzerinde ev yakılmış ve 100’e yakın iş yeri tahrip edilmiş ve bu gün Türkiye tarihinin en kanlı katliamı olarak tarihe geçti.

Bu vahşeti yapan alçaklara binlerce kez lanet olsun. İnsanların fikirlerinden ve mezheplerinden dolayı bu şekilde hunharca katledilmesi hiçbir dinin kabul edemeyeceği bir olaydır.
Administrator
Maraş Katliamı 1978
MARAŞ KATLİAMI UNUTULMADI Alevi Kültür Dernekleri olan Maraş Katliamı’nı Sabri Yalım Parkı’nda yapılan basın açıklaması ve yürüyüşle yapılan katliamı birkez daha lanetledi.

Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şubesi katliamın 37’inci yıldönümünde Sabri Yalım Parkı’nda basın açıklaması düzenleyerek hayatını kaybedenleri andı. Açıklamaya, DİSK, KESK, Kocaeli Dersimliler Derneği, Kocaeli Vartolular Derneği, ADD Kocaeli Şubesi, Halkevleri, CHP ve HDP’nin de katılım gösterirken, Kocaeli milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, ADD Kocaeli Şube Başkanı Taylan Katak, Alevi Kültür Derneleri Kocaeli Şube Başkanı Birol Sağlam, Kocaeli Dersimliler Derneği Başkanı Ruhi Çelik, CHP İzmit İlçe Gençlik Kolları Başkanı Devrim Bal, ADD Gençlik Kolları Başkanı Anıl Deniz Pişkin, Eğitim-İş Kocaeli Şube Başkanı Bilal Şener, Eğitim-Sen Kocaeli Şube Başkanı Suca Omurca, HTKP Kocaeli İl Başkanı Barbaros Tantan ile birçok STK temsilcisi katıldı.

UNUTTURMAYACAKSINIZ
Grup adına basın açıklamasını okuyan Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şube Başkanı Birol Sağlam, Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Roboski’de, Cizre’de ve Ankara’da yapılan katliamları unutmayacaklarını belirtti. Sağlam ’Bugün Maraş katliamı üzerinden 37 yıl geçmiştir. Katliamın 38’inci yılına girerken daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yılda Maraş Valiliği, katliamın yıldönümü dolayısıyla alevi örgütlerinin 19 Aralık’ta yapacağı anma etkinliğini ’’ Kentte kardeşlik içinde yaşayan insanların huzurunu bozacağı’’ gerekçesiyle bir kez daha yasaklamıştır. Alevilere yapılan bu katliamı unutturamayacaksınız’’ ifadelerini kullandı.

ÖRGÜTLÜ BİR OLAYDIR
Maraş katliamının devlet eliyle gerçekleştirilmiş örgütlü bir olay olduğunu belirten Sağlam, ’Maraş Katliamı tarihindeki dönemin Başbakanı’nın, ölümü sonrasında çekmecesinden çıkmış olan, ’Katliam MİT’in içindeki MHP kanadı tarafından organize edildi’ yönündeki yine MİT’ten gelmiş olan bilgi notları yıllardır ileri sürdüğümüz somut gerçeklerin su yüzüne çıkmış belgeleridir. Ancak ne 12 Eylül’leriniz ne sıkı yönetimleriniz ne sokağa çıkma yasaklarınız ne ekmek almaya giden çocukları sokak ortasında vurdurmanız ne de Cemevlerine ’cümbüş evi’ diyerek itibarsızlaştırmalarınız bizim özgürce, kardeşçe, insanca, birlik ve beraberlik içinde yaşama umutlarımızı yok edemeyecek’dedi. Grup daha sonra Halkeğitim merkezine kadar yürüyüş gerçekleştirdi.

bizimkocaeli.com

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.