You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Administrator
Maraş Katliamı
Maraş Katliamı

Maraş’ta gericiler ve Faşistler 21 Aralık günü iki ilerici ve devrimci öğretmeni öldürdüler. Bu karanlık güçler öldürülen öğretmenlerin cenaze namazlarının kılınmasına izin vermediler. Gerekçeleri ise; öğretmenlerin solcu olmalarıydı. Çünkü faşit, gerici ve yobaz güruha göre kesinlikle solcuların camiye sokulması gerçekleşmmeliydi. Bunların mantığına göre solcuların namazı kılınmaz, solcular ve Alevilerle yan yana gelinmez.

Çünkü solcular dinsiz ve allahsız bu gerici ve faşist anlayışa göre. İşte düz mantığın geleceği sonuç budur.

Oysa gerçekte solcular kimsenin dinine, imanına karışmazlar. Dinine bağlı olanlardan, birçok solcu insan olduğu gibi; dinsiz olup ta solcu olmayan birçok insan da vardır. Böyle kaba, diyalektik mantıktan uzak, banal ve bilimsel anlayışa ters bir algı ve ters bir mantıkla yaklaşımlar insanı her zaman yanlışa götürür. Bu görüşler çözümlemeci yöntemden uzak, indirgemeci ve pratik algıcı gelişmemiş beyinlerin ürünü olabilir. Zaten bu güruhtan da bilimsel ve analitik bir mantık beklemek yanlış olur. Çünkü bunlar biat kültüryle yetişmiş insanlar olduklarından asıl onları yönlendiren çıkarcı ve kışkırtıcı güçleri bilmemiz ve onları sorgulamız gerekmektedir.

Çünkü halk psikolojisi denilen güdü çok önemlidir. Halk yoğun bir duygu ve edilim içine sokulduğunda onu istenilen şekilde yönlendirmek çok kolaydır. Gerek Maraş’ta, gerek Çorum’da, gerek Sivas’ta ve gerekse 1993 Madımak Yangının da yapılan bu olmuştur.

Şu bir gerçek ki dünyada sol anlayış her zaman sosyal olaylara sınıfsal yaklaşır. Üretim- tüketim çelişkisini çözümler, onlar arasında ki uyuşmazlıkların neden ve niçinlerini sorgular. Halkı uyutun her türlü değerlere ve uygulamalara karşı durur.

Solcular, devrimciler ve ilericiler insanlığı tarih süreci içinde her zaman ve dönem inanç ve din adına insanları, halkı kandırınlara karşı olmuşlardır. Yoksa inancını gerçek anlamda yaşayanlara karşı hiçbir incitici duruş sergilememiştir. Tarihte de, günümüzde de dini inancı olan birçok sol, sosyalist, ilerici insan da bulunmaktadır.

1970’ler döneminde de solcular, ilericiler ve devrimciler halkımızı din adına kandırıp onları sömürenlere karşı bir duruş gösterince çıkarları bozulan iç ve dış egemenler halkızın inançlı kesimlerini kışkırtarak solcuların, devrimcilerin ve ilericilerin bu duurşlarını ’din karşıtı’ olarak sunmuşlar ve böylece halkı bu şekilde yanlış bir şekilde yönlendirmişlerdir. İşte başta Maraş Olayları olmak üzere tüm diğer gerici ayaklanmalar bu zemin üzerinden değerlendirilmelidir. Bu kısa çöümlemeden sonra Maraş Olaylarına bakabiliriz’

19-24 Aralık 1978 Kahramanmaraş olayları. Yine tezgâh, yine oyun içinde oyun; yine kışkırtma; yine ’Din elden gidiyor, Komünistler Cami bastı; Müslümanlar nerdesiniz, Kanımız aksa da zafer İslam’ın’ gibi sloganlarla; orada bulunan ilerici, devrimci ve Alevilere ait tüm işyerleri kundaklandı, yakıldı; çoluk, çocuk demeden insanlar vahşice öldürüldü. Bu olaylar sonucunda resmi kayıtlara göre 111 insan öldürüldü; birçok insan yaralandı, birçoğu da göçe zorlanarak evini, barkını terk etmek zorunda bırakıldı.

Maraş’ta öğretmenlerin cenazesinin kaldırılması sırasında; gerici ve faşist güruh bu ilerici ve devrimci guruba saldırır. Camide namaz kılan halkı yanlış ve yalan bilgilerle galeyana getirip, onları solcuların ve Alevi mahallerinin üzerine saldırdılar. Gözü dönmüş güruh çoluk, çocuk, kadın, erkek demeden ’Müslüman Türkiye’ diyerek herkesi öldürdü. Çevrede Alevi ve solculara ilişkin ne var ne yoksa hepsini yaktı, yıktı, tarumar etti. Bu olaylarda kafası uçan, eli kolu, bedeni paramparça olan insanlar vardı. Bu olaylar tam beş gün sürdü. Bu beş gün süre sonunda tam 111 (yüzonbir) kişi yaşamını yitirmişti. Ne acı.

[B]Maraş Katliamı Belgeseli Full (Gedenken an das Maraş Massaker 1978)[/B]





Kendisi de Maraş’lı olan MAHZUNİ ŞERİF bu olaylar karşısında büyük acı çekmiş ve acıyı ’Maraş Dramı’ isimli eseriyle şöyle ağıtlaştırmıştır.

MARAŞ DRAMI

(Ökkeş, bu dağlar (Ahır Dağı) ortaktır sizinle. Ahır dağları.

Torosların uzantısı ve Binboğalar karşıtı Ahır Dağı.

Bu ahır dağının eteklerinde yalnız Maraş Halkı yaşamaz be Ökkeş.

Bu eteklerde; Afşin, Elbistan, Göksu, Türkoğlu ve hatta Malatya halkı da yaşar.

Ökkeş vurma bizi! Neden vuruyorsun be Ökkeş. Eğer vuracaksan sen kendi düşmanlarını vur Ökkeş.

Bir gün Fransız kurşunu bize atıldığı zaman beraber savaşmadık mı?

Emperyalizme karşı be Ökkeş. Belleğin mi zayıf Ökkeş.

Haydar’ı, Yusuf Çavuşu niye vuruyorsun? Emekçinin babasını, emekçinin oğlunu neden vuruyorsun. Vurma emekçiyi be Ökkeş.

Ökkeş biliyorum sen Maraş’lısın. Bilir misin ki ben de Maraş’lıyım.

Bilirsin Âşık Mahzuni’yim işte. Beraber kurtardık bu ülkeyi. Bu dağları kurtarırken, ne mezhep, ne din ne de inanç ayrımı vardı. Ulusal Kurtuluş Savaşı vardı yalnızca.

Tüm bunlara rağmen küsmedim sana Ökkeş. Sen gene de vur bizi. Ama biz yine de severiz tüm insanı unutma Ökkeş.)

(İtalik yazılar bu eserin, başında Mahzuni’nin yaptığı konuşmadır.)

Güzel Maraş sana nazar mı değdi?

Ahır dağı neden, gamlı gamlısın

Mor kayada yiğit canlar gezerdi

Ahır dağı niye gamlı, gamlısın



Köyler de yakıldı, yanmadı dağlar

Yavrular ezilmiş, analar ağlar

Deniz’ler tükenmez, damlalar çağlar

Mahir’ler hiç bitmez, doğar Sinan’lar

Maraş halkı niye gamlı, gamlısın



Allah deyip tespih çekip gittiler

Hakkın binasını yıkıp gittiler

Camilerden gelip, döküp gittiler

Maraş halkı yine gamlı, gamlısın

Bizim inancımız, söküp gittiler.



Der Mahzuni boyun, eğme köpeğe

Döner kuzgun üleş, pislik yemeğe

Utanıyom Maraş’lıyım demeğe

Maraş halkı yine gamlı gamlısın



Ozan bu eseriyle Maraş olaylarını planlayanların amacının, bu ülkede gerçek demokrasinin, eşitliğin, paylaşımın, dirliğin, barışın, iyiliğin, güzelliğin oluşmasını engellemek olduğunu belirtmiştir. Bu olayla katılanlar insanlık dışı, barış ve özgürlük karşıtı bir duruş sergilediklerini vurgulamıştır. Bu gerici güruhun (topluluğun) emperyalizmin ve kapitalist egemenlerin maşası konumunda bulunduklarını belirtmiştir. Ökkeş Şemdinli bu katliamı düzenleyenlerin, planlayanların maşası konumunda ki bir kişinin ismidir. Bu kişi olayları uygulamaya koyan birisidir. Daha sonra ki yıllarda kendisi çok önemli mevkilere getirilmiş ve meclise taşınarak ödüllendirilmiştir. Maraş’ta ki faşistlerin önde gelen kişisidir.

Bu kadar insanı din adına, mezhep adına acımadan öldürmek, insanlığa ne kadar sığar. Allah’ın adaletiyle ne kadar uyuşur. Bu kişiler bu katliamları Allah adına yaptıklarını söylemişlerdir. Çorum’da da hemen, hemen aynı tarihlerde benzer katliamlar yapılmıştır. Orda da onlarca insan öldürülmüştür.

1993, 2 Temmuz’unda Sivas’da 35 aydınımızı canlı canlı yakan aynı mantığa sahip insanlardı. Orada da aynı sloganlar, aynı kışkırtmalar ve aynı senoryalar uygulanmış ve onca masum insan diri diri yakılmıştır.

Bunlara insan demek insanlığa aykırıdır.

Bunlar insan olamamış insanımısılardır.

32 yıl önce meydana gelen ve onlarca insanın vahşice öldürülmelerine neden olan Maraş Kıyımını ve dünyada insanlığa karşı yapılmış diğer tüm ’KIYIMLARI’ kınıyorum.

Dünyada, barışın, özgürlüğün, kardeşiliğin, eşitliğin, adil paylaşımın, dostluğun ve yoksulluğun ortadan kalktığı bir dünya özlemiyle;

TÜM ŞEHİTLERİMİZİ SAYGI VE SEVGİYLE ANIYORUM

Süleyman ZAMAN
Administrator
Maraş Katliamı
Maraş Olayları,19 Aralık ile 26 Aralık 1978′de Kahramanmaraş’ta meydana gelen Cumhuriyet tarihinin en önemli katliamlarından biri olarak anılmaktadır. Olaylar Alevi ve Sünni inançlı vatandaşlar arasında yaşanmıştır ve 12 Eylül Darbesine sebep olan olaylardan biri olarak kabul edilmektedir. - See more at: Maraş Katliamı 24 Aralık 1978




Siyasal nedenlerle körüklenen Alevi-Sünni ayrılığının Kahramanmaraş’ta gerginliği tırmandığı bir dönemde, 19 Aralık’ta kentteki Çiçek Sineması’na, o dönemin ender milliyetçi filmlerinden biri olan, Cüneyt Arkın’ın başrol oynadığı Güneş Ne Zaman Doğacak isimli filmin gösteriminde, saat 21:00′de Ökkeş Kenger adlı ülkücü bir gencin patlayıcı madde atması, olayların başlangıcı olarak Türk solu tarafından kabul edilmektedir.Bombalama eyleminin sol görüşlü kişiler tarafından yapıldığını ileri süren kalabalık sağcı bir grup ile Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup ülkücü Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın ve Müslüman Türkiye sloganlarıyla seyirci kitlesini coşturarak Cumhuriyet Halk Partisi il merkezine, PTT ve Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği binalarına saldırdı. O bombanın patlamasından hemen sonra, Ülkücü Gençlik Derneği Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere’nin talimatları ile bombayı attığı iddia edilen Ökkeş Kenger Ankara’ya Ülkücü Gençlik Derneğine telefon ederek yardım talebinde bulundu.

Ertesi gün Alevilerin yoğunlukla oturduğu Yörükselim Mahallesi’nde bir kıraathane bombalandı. Bombalama sonucu kahvehanede bulunan mahalle sakinleri yerlere yattı. Bomba şans eseri kahvehane penceresinin altındaki betona isabet ederek kahvehaneye girmedi. Olay sonucunda bir tek mahallenin ileri gelen insanlarından Gıjgın Dede vefat etti. 21 Aralık öğle saatleri Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki sol görüşlü öğretmen silahlı saldırı sonucu yaşamlarını yitirdi. O zamanki Kahramanmaraş valisi Tahsin Soylu kentte askeri güç gönderilmesini istemiştir, ancak talebi uygun görülmemiştir. 22 Aralık’ta öğretmenlerin cenazelerinin getirildiği camide bulunan sağcı bir grup, ölenlerin cenaze namazının kılınmasına karşı çıkarak engelledi ve kalabalığın dağılması ile cenazeler ortada kaldı. Güvenlik güçlerinin müdahalesi ile karşılaşmayan sağcı grup, kent çarşısına yürüyerek orada toplanmış olan Aleviler ve Sünnilerle çatışmaya girdi. Çatışmalarda üç insan öldürüldü.

22 Aralık gecesi sağcı gruplar Sünni mahallelerinde Alevilerin ertesi gün silahlı saldırı yapacağını anlatarak, kitlesel biçimde silahlanılmasını sağladılar. Aleviler ise silahlanmış ve çıkan olaylara cevap niteliğinde saldırılara hazırlanıyorlardı. Ve nitekim 23 Aralık’ta Kahramanmaraş’taki olaylar tarafların karşılıklı çatışmalarına dönmüştür.

24 Aralık’ta saldırıların polis kuvvetlerine yönelmesi üzerine, polis ile halk arasında çatışmayı önlemek amacı ile kentteki bütün polisler görev dışı bırakıldı. Sünni kesim bundan istifade ederek Aleviler üzerindeki baskılarını arttırdı. İnsanlar galeyana gelmiş, durum kontrolden çıkmış ve il genelinde kaos ortamı yaşanmıştır. Günlerce süren karşılıklı saldırıları önlemek amacı ile Kayseri ve Gaziantep’ten askeri birlikler gönderildi.

Maraş olayları patlak verdiğinde CHP iktidar, Bülent Ecevit ise başbakandı. Olaydan sonra CHP’nin içişleri bakanı İrfan Özaydınlı yaptığı açıklamada olayların sebebinin sol örgütler olduğunu söyleyerek partisinden büyük tepki almıştır. Sonrasında da içişleri bakanlığından istifa etmek zorunda bırakılmış, yerine Hasan Fehmi Güneş getirilmiştir. Bülent Ecevit, olayların kendisini uzun süredir direndiği sıkıyönetim talebine zorlamak için kontrgerillalar tarafından çıkarıldığını bildirdi.

Olaylar nedeniyle Diyarbakır, İzmir, Suriye-İran-Irak gibi sınır boylarını çevreleyen iller de dahil olmak üzere birçok ilde sıkıyönetim ilanı gündeme gelmiş ve 26 Aralık 1978 saat 07.00′den itibaren İstanbul, Ankara, Kahramanmaraş, Adana, Elazığ, Bingöl, Erzurum, Erzincan, Gaziantep, Kars, Malatya, Sivas ve Şanlıurfa olmak üzere, toplam 13 ilde sıkıyönetim ilan edilmiştir. Daha sonra bu illerin sayısı arttırılmıştır.

Saldırılar sonucunda resmi verilere göre 105 kişi öldü, 176 kişi yaralandı, 210 ev, 70 işyeri tahrip edildi. Resmi olmayan beyanlara göre ise ölü sayısı 500′e yakındır.
Sıkıyönetim mahkemelerinde açılan davalar 1991 yılına kadar sürmüş, çoğunlukla sağ ve aşırı sağ görüşlü olarak nitelenen toplam 804 kişi hakkında dava açılmıştır. Sanıklardan 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapis cezaları ile cezalandırılmıştır. İdam ve müebbet hapis cezaları dışındakilere 1/6 oranında cezai indirim uygulanmış ve cezaları azaltılmıştır. Sıkı yönetim mahkemesinin kararı Yargıtay tarafından bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonucunda idam cezaları uygulanmamıştır.

Ceza alanların cezaları da 1991 yılında çıkarılan Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle ertelenmiş daha sonra da serbest birakılmışlardır. Bu kişilerden bazıları daha sonra milletvekili olarak TBMM çatısı altında yer aldılar.

O zamanın CHP milletvekili Oğuz Söğütlü, Kahramanmaraş’ta yaşananların açık soykırımdan başka bir şey olmadığını, Alevi nüfusun yüzde 80′inin kenti terk ettiğini söylemiştir.

Olayın bir numaralı sanığı Ökkeş Kenger yargılanıp beraat etmiş, soyadını Şendiller olarak değiştirmiş, daha sonra da XIX. Dönem Kahramanmaraş milletvekili seçilmiştir.

Kaynak: vikipedi
- See more at: Maraş Katliamı 24 Aralık 1978

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.