Lütfen samimi cevap verin.....
Konu Sahibi / Yazar
SultanG.
Kategori / Forum
Bir Sorum Var
Yorumlar / Cevaplar
30
Okunma / Görüntüleme
12102
Lütfen samimi cevap verin.....
Lütfen samimi cevap verin.....
Zöhre Anayı tanıyıp onun varlığını bildikten sonra ve kendisinden edindiğim bilgiler ışığında şu anda dünya üzerinde ondan başka evliyanın olmadığını ve olamıyacağını bildiğim için gitmezdim. Ancak Zöhre Anayı tanımamış O'nu hiç görmemiş olsaydım önce iyice araştırır o şahsı görmüş güvenebileceğim kişilerden bilgi edinir ona göre gidip gitmemekte karar verirdim. Ancak bunlar boş düşünceler gibi geliyor, hepimiz şükredelim ki Ana gibi bir evliyayı tanımışız. Bizler bunları bırakalım Zöhre Anamıza nasıl daha çok sahip çıkıp O'nu cihana tanıtırız diye kafamızı yoralım diye düşünüyorum. Bu daha iyi olur herhalde.
ZÖHRE ANA PİRİMİZ
YOLUNDAYIZ HEPİMİZ...
Lütfen samimi cevap verin.....
]canlar
]bence bu nasip kısmet işi diye görüyorum bence bizim atalarımız zamanında bir PİR kapısında hizmet etmiş yada onun lokmasınız yemiş yada duasını pencesini almışki
]bizlerde şimdi ALİŞAHIM ZÖHRE ANANIN kapısında hizmet ediyoruz
]bu başka bir ülkedede olsa eğerki o lütüf verilmisse fizanda olsa insan o PİRİN kapısına gidiyor
]saygılarımla
]bence bu nasip kısmet işi diye görüyorum bence bizim atalarımız zamanında bir PİR kapısında hizmet etmiş yada onun lokmasınız yemiş yada duasını pencesini almışki
]bizlerde şimdi ALİŞAHIM ZÖHRE ANANIN kapısında hizmet ediyoruz
]bu başka bir ülkedede olsa eğerki o lütüf verilmisse fizanda olsa insan o PİRİN kapısına gidiyor
]saygılarımla
Nefsi ÂPirÂin gölgesinden başka hiçbir şey öldüremez; o Ânefs öldürenÂin eteğini sımsıkı tut.
''HZ MEVLANA''
ÜSEYİN'in Aşkına Şahitsen, Bu Şahadet Kutlu Olsun... Sen ÜSEYİN'in Aşkı ile Her Dem Diri Kalanlardansın, Ve Sen
'' Aşkın Şehidi'sin!..''
Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
ÇELEBİ
Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
ÇELEBİ
Lütfen samimi cevap verin.....
hazel yazdı:Dünyada hiç bir evliyanın yaşamadığını bildiğiniz bir zamanda,Yabancı bir ülkede bir pirin, evliyanın yaşadığını duyuyosunuz, İnanıpta bu ülkeye gidermiydiniz? Ne düşünürdünüz?İlk aklınıza gelen ne olurdu?
Eğer ki gerçekten can-ı gönülden inansaydım beklemez giderdim sevgili Sultan ablacım en samimi halimle söylüyorum,
Yani alevilikte pirlere inananda vaar inanmayanda var, gelmişini geçmişini bilen, evliyalardan medet uman, darda kaldığında pire yalvaran biriyim Allah'a şükür, bu durumda iken bir evliyanın olduğunu duyuyosun veya öğreniyosun, uzak bi yerde de olsa giderdim ben.
Ama Allah'ıma şükür ki hiçbir evliyanın yaşamadığı bir zamanda bırakın uzak ülkeyi başucumuzda bir pirimiz var ne mutlu Allah ayırmasın,

.
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet:
İyi Biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, Şeyhler, Dervişler, Müritler, Meczuplar Memleketi olamaz.
En Doğru, En Hakiki Tarikat, "Medeniyet Tarikatı"'dır. "
İyi Biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, Şeyhler, Dervişler, Müritler, Meczuplar Memleketi olamaz.
En Doğru, En Hakiki Tarikat, "Medeniyet Tarikatı"'dır. "
![[Resim: ataturkimzale.gif]](http://img6.imageshack.us/img6/8138/ataturkimzale.gif)
Lütfen samimi cevap verin.....
Sevgili canlar,
Siz eğer içinizde niyet ederseniz dünyanın neresinde olursa olsun o Evliya gelir sizi bulur. Bugün imkanı olmayan Türkiye’ye gelemeyen insanlar belki vardır. Ama biz Zöhre Ana’yı görüyoruz. Ara ara yurtdışına gitmekte. İşte o gelemeyen insanlar orda bir evliyayı görme fırsatını eğer niyet etmişlerse yakalarlar.
[BNeden böyle söylüyorum? Kendimden örnek vereyim.[/B]
Ben yirmi yaşına kadar Sünni toplum içinde büyüdüm. Ve Sünni inançlara göre ibadet ediyordum. Camiye gidiyor, beş vakit namaz kılıyor, ramazan orucu tutuyor, ve hatta ezan bile okuyordum. Çünkü ailem bana hiçbir şey öğretmemişti. Ancak ailemin bana bu konuda tek faydası çok türbe ziyaretine gittikleri için evliyalara inanıyordum.
Emin olun o yaşıma kadar Hz. Ali’ye neden böyle bağlı insanlar diye eleştiriler yapıyordum. Bir alevi olmama rağmen Aleviliği eleştiriyordum. Tıpkı bir Sünni gibi düşünüyordum.
Yirmi yaşımda nedense Aleviliğe karşı içimde bir merak uyandı. Ancak beni tetikleyen ne oldu halen anlayabilmiş değilim. Bendeki bu merakla Aleviliği araştırdım. Alevilik ile ilgili bir sürü kitap aldım. Bazı kitaplarda yazılanlar bende heyecanlar yaratmasına karşı, bazı yazılanlar ise bana ters geliyordu.
Hal böyle olunca başladım Alevilikle sünnilik arasında bocalamaya. Kafam iyice karışmıştı. Acaba doğru olan hangisiydi? Öyle de bir Allah inancı vardı ki mutlaka doğru yolu bir şekilde bulmam gerekiyordu. Fakat işin içinde çıkamadım. Artık başladım niyet edip Allah’a yalvarmaya. İşte yukarda bahsettiğim ailemin bana tek faydası olan evliyalara olan inancım burda devreye girdi.
Allah’ım keşke bir evliya zamanımıza gönderseydin de doğru yolu ondan öğrenseydim. Diyerek dua ediyordum. Çünkü yalansız, eksiksiz, yanlışsız bir evliyaların doğruları bildiğine inanıyordum. Tabi o zamana kadar Zöhre Ana’yı isim olarak duydum. Ancak kesinlikle evliya veya ermiş olduğunu duymamış ve de böyle bir bilgim yoktu.
İşte yukarda ilk cümlemde bahsettiğim gibi ben niyet ettim. Allah ben niyet etmeden önce bir evliya göndermiş ama benim haberim yokmuş. Ama niyet etmem yetti. O evliya yani Zöhre Ana bir sebep gösterdi. Ve beni ayağına getirip kerametiyle evliyalığını tanıtıp gerçek yolu görmemi sağladı. Şu anda da Aleviliği ondan öğrenmiş olmanın vermiş olduğu güvenle, inançla bu yolu savunmaya çalışıyorum. İşte bir evliyanın bir başka kerameti. Bunun için ona sonsuz şükürler olsun. Bütün dileyen insanların Zöhre Ana yanında olsun.
Evet sevgili canlar bu satırları yazarken çok duygulandım. Sizlere sevgilerimi sunuyorum. Zöhre Anam her şeyi niyetinize göre hayırlıysa versin.
Siz eğer içinizde niyet ederseniz dünyanın neresinde olursa olsun o Evliya gelir sizi bulur. Bugün imkanı olmayan Türkiye’ye gelemeyen insanlar belki vardır. Ama biz Zöhre Ana’yı görüyoruz. Ara ara yurtdışına gitmekte. İşte o gelemeyen insanlar orda bir evliyayı görme fırsatını eğer niyet etmişlerse yakalarlar.
[BNeden böyle söylüyorum? Kendimden örnek vereyim.[/B]
Ben yirmi yaşına kadar Sünni toplum içinde büyüdüm. Ve Sünni inançlara göre ibadet ediyordum. Camiye gidiyor, beş vakit namaz kılıyor, ramazan orucu tutuyor, ve hatta ezan bile okuyordum. Çünkü ailem bana hiçbir şey öğretmemişti. Ancak ailemin bana bu konuda tek faydası çok türbe ziyaretine gittikleri için evliyalara inanıyordum.
Emin olun o yaşıma kadar Hz. Ali’ye neden böyle bağlı insanlar diye eleştiriler yapıyordum. Bir alevi olmama rağmen Aleviliği eleştiriyordum. Tıpkı bir Sünni gibi düşünüyordum.
Yirmi yaşımda nedense Aleviliğe karşı içimde bir merak uyandı. Ancak beni tetikleyen ne oldu halen anlayabilmiş değilim. Bendeki bu merakla Aleviliği araştırdım. Alevilik ile ilgili bir sürü kitap aldım. Bazı kitaplarda yazılanlar bende heyecanlar yaratmasına karşı, bazı yazılanlar ise bana ters geliyordu.
Hal böyle olunca başladım Alevilikle sünnilik arasında bocalamaya. Kafam iyice karışmıştı. Acaba doğru olan hangisiydi? Öyle de bir Allah inancı vardı ki mutlaka doğru yolu bir şekilde bulmam gerekiyordu. Fakat işin içinde çıkamadım. Artık başladım niyet edip Allah’a yalvarmaya. İşte yukarda bahsettiğim ailemin bana tek faydası olan evliyalara olan inancım burda devreye girdi.
Allah’ım keşke bir evliya zamanımıza gönderseydin de doğru yolu ondan öğrenseydim. Diyerek dua ediyordum. Çünkü yalansız, eksiksiz, yanlışsız bir evliyaların doğruları bildiğine inanıyordum. Tabi o zamana kadar Zöhre Ana’yı isim olarak duydum. Ancak kesinlikle evliya veya ermiş olduğunu duymamış ve de böyle bir bilgim yoktu.
İşte yukarda ilk cümlemde bahsettiğim gibi ben niyet ettim. Allah ben niyet etmeden önce bir evliya göndermiş ama benim haberim yokmuş. Ama niyet etmem yetti. O evliya yani Zöhre Ana bir sebep gösterdi. Ve beni ayağına getirip kerametiyle evliyalığını tanıtıp gerçek yolu görmemi sağladı. Şu anda da Aleviliği ondan öğrenmiş olmanın vermiş olduğu güvenle, inançla bu yolu savunmaya çalışıyorum. İşte bir evliyanın bir başka kerameti. Bunun için ona sonsuz şükürler olsun. Bütün dileyen insanların Zöhre Ana yanında olsun.
Evet sevgili canlar bu satırları yazarken çok duygulandım. Sizlere sevgilerimi sunuyorum. Zöhre Anam her şeyi niyetinize göre hayırlıysa versin.
Son Düzenleme: 11/07/2008, 18:13, Düzenleyen: adgan.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi