You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kutsal emanetler gerçekten kutsal mı ?

Kutsal emanetler gerçekten kutsal mı ?

Posting Freak
Kutsal emanetler gerçekten kutsal mı ?
[FONT=System]Yüzyıllardır din adamı,din alimi kisvesi altında,kendi ikballeri için,bilgisiz ve cahil insanları kandırıp, köle etme usulleri,günümüzde de devam ediyor.İşte bu zavallıların, İlim’e düşman olmalarının nedeni budur..İlim ve bilim düşkünü olan Atatürk’e düşmanlıkları da bu yüzdendir.Uyutabildiği kadar uyutmak onların başlıca görevleridir.Türkiye ileri uygarlık ülkesi haline gelmek istiyorsa,bu yozlardan en kısa süre de arınmalıdır.İşte,Sn.M.İlmiye Çığ hanımefendiden ,size bir örnek

Gazetelerde, TV'lerde bir "sakal" davası sürüp gidiyor. 21. yüzyılda hâlâ -ilkçağın insanları gibi- totem peşinde koşuyoruz! Hz. Muhammed, bunu önlemek için, "Yâ Rab, benim eşyalarımı tapınak vasıtası yapma!.." demiş.

Bu hadis, peygamberin ağzından çıktığını bütün hadisçilerin kabul ettikleri 17 hadisten biridir. Bu sözü söyleyen Hz. Muhammed, tıraş olurken kılla...rını toplattırır mıydı?

Dünyada yüzlerce "Sakal-ı Şerif" diye tanımlanan kıl var.
Hepsi uydurma. Topkapı Sarayı Müzesi'ndeki "Kutsal Emanetler" diye saklanan birçok eşya, onun-bunun saraya bahşiş almak için getirdikleri nesneler.

[color=#0000CD]"Fatıma Anamız"ın seccadesi denen seccade, 17. asır halısı, Peygamber'in teyemmüm taşı olarak saklanan taş ise bir Asur tableti!? Bunun gibi daha birçokları var... Bunları bir kitap halinde toplayan ilk Müze Müdürü Tahsin Öz'ün 1953 yılında basılan kitabı, ne yazık ki zamanın yönetimi tarafından hemen toplattırıldı ve o günden bugüne de ülkeyi aynı kafada olanlar idare etti! Uydurulmuş şeylere inanmak, doğruları araştırmaktan daha kolay geliyor insanımıza...

[B][color=#FF0000]Bu sakal olayı, bana başka bir olayı hatırlattı:
[/B] 1970-78 yılları arasında, eşim Kemal Çığ Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü idi. Daha önce de -1944’ten beri- Müdür Yardımcısı ve Kitaplık Şefi olarak çalışıyordu müzede. Müdürlüğü esnasında, o zamanın Diyanet İşleri Başkanı Lütfü Doğan, "Kutsal Emanetler"i ziyaret etmek için randevu istiyor. Kemal Çığ, gazetecileri getirmemek koşulu ile halka kapalı olan bir günde randevuyu veriyor.

Kararlaştırılan günde büyük bir cemaat akın ediyor "Kutsal Emanetler Salonu"na. Peygamberin hırkası olarak tanımlanan hırka çıkarılıyor. Gelenler büyük bir huşu içinde dualara, kuran okumalara başlıyorlar ve sonunda her ay bu ziyareti yapmaya karar veriyorlar...

Salonda iş bitince, eşim, baştakileri odasına kahve içmek için davet ediyor. Tam kahveler bitmek üzere iken Kemal Çığ, "Hazır bütün din büyüklerimiz burada iken kafamı kurcalayan bir soruyu sormak istiyorum." diyor ve sorusunu soruyor:

"Benim bildiğime göre, Hz. Muhammed'in ağzından çıktığından bütün muhaddislerin hemfikir olduğu 17 hadisten biri, 'Yâ Rab, benim eşyalarımı tapınak vasıtası yapma!..'dır. Şimdi sizin hırka'ya ve diğer eşyalara dualar yapmanız bu hadise karşı değil midir?"

Bu söz üzerine, gelenlerin hepsi birden yerlerinden fırlarlar ve bir şey söyleyemeden oradan ayrılırlar! Fakat, her ay gelmeyi istedikleri halde bir daha uğramamaları da Kemal Çığ'ın sorusunun yanıtı olmuştur...

Şimdi ben de bugünkü hocalarımıza soruyorum:
Böyle bir hadisi biliyor musunuz? Biliyorsanız, neden bir sakal kılı, bir hırka peşine düşenleri ve onlara dua edip onlardan medet umanları uyarmıyorsunuz? Neden?

Muazzez İlmiye Çığ

Kim dur diyecek buna’.?



Kaynak : Kutsal Emanetler Gerçek mi? - Turgay Tezcanlı - Haber 3
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Kutsal emanetler gerçekten kutsal mı ?
[FONT=System]Kutsal emanetler gerçekten kutsal değil uydurmaca, insanları çekme politikasıdır. Pirim yıllar önce Hz. Muhammed'in ayak izinin, hırkasının, sakalının kendisine ait olmadığını söylemişti. Hz Muhammed diye adamın birinin hırkasını getirip koymuşlar oraya demişti. Yukarıda ki yazı da cahil insanların nasıl kandırıldığını çok güzel anlatmış...
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Kutsal emanetler gerçekten kutsal mı ?
GAMZE yazdı:[FONT=System]
"Benim bildiğime göre, Hz. Muhammed'in ağzından çıktığından bütün muhaddislerin hemfikir olduğu 17 hadisten biri, 'Yâ Rab, benim eşyalarımı tapınak vasıtası yapma!..'dır. Şimdi sizin hırka'ya ve diğer eşyalara dualar yapmanız bu hadise karşı değil midir?"

Şimdi ben de bugünkü hocalarımıza soruyorum:
Böyle bir hadisi biliyor musunuz? Biliyorsanız, neden bir sakal kılı, bir hırka peşine düşenleri ve onlara dua edip onlardan medet umanları uyarmıyorsunuz? Neden?

Muazzez İlmiye Çığ

Keşke o sakal, hırka, ayak izi ,diş , gerçekten Hz.Muhammed Mustafa'ya ait olsaydı varlığına kurban olurduk ama sen tutup Hz.Peygamberi hiç olmayacak şekilde çok eşli yapacaksın, Ehlibeyt'ine kastedeceksin, kastedenleri tutacaksın , göz nuru torunlarına önem vermeyeceksin , elinden gelse adlarını bile anmayacaksın ama buna rağmen yüce Peygamberin tek saçının teli bile çok kutsalken sizlere hırkasını, dişini, ayak izini bırakacak öyle mi?

Zamanında her peygambere yapılanlar gibi Hz.Muhammed'e de yaşadığı dönemde çok buğz edenler oldu , tarihte isimleri müşrik olarak geçsede gerçekte kimler olduğunu herkes biliyor..
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.