![[Resim: 5.gif]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2009/09/5.gif)
![[Resim: 220920090454438602907_2.jpg]](http://habercem.com/newpics/news/220920090454438602907_2.jpg)
![[Resim: 5.gif]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2009/09/5.gif)
AKP'nin "Kürt açılımı"nda "ilk aşamada atacağı 26 adım" Star gazetesi tarafından açıklandı.
![[Resim: 5.gif]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2009/09/5.gif)
Hükümet'in aylardır gündemden düşürmediği önce "Kürt açılımı" dediği sonra adını demokratik açılım"a dönüştürdüğü açılıma dair ilk "ayrıntılar" hükümete yakınlığı ile bilinen Star gazetesi tarafından dün "ham metin" olarak açıklandı.
26 adım olarak kodlanan açılımın içeriğine dair maddelerin büyük çoğunluğunu zaten fiili olarak kullanılan hakların teyid edilmesi, bir takım "ayrıntı" denebilecek iyileştirmeler ve en önemlisi Kürtlere dönük dinci politika oluşturuyor. PKK ve DTP çevreleri tarafından şu ana dek en çok dile getirilen af talebi ve anadilde eğitim gibi haklar açılımda yer almıyor.
"Diyanet'ten açılım"
Açılımın en dikkat çeken yönü "Diyanet'ten açılım" başlığıyla kodlanan, Kürtçe Kuran-ı Kerim hazırlanması ve bölgeye imam gönderilmesini öngören madde. Buna göre "Diyanet İşleri Başkanlığı Kürtçe Kuran-ı Kerim çalışmalarını kısa sürede tamamlayacak. Bölgedeki vekil imam uygulamalarına son verilecek. Bölgeye gönüllü ve kadrolu imamlar gönderilecek". Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan da daha önce Kürtçe Kuran hazırlanmakta olduğuna dair bir açıklama gelmişti.
Dincileşme söz konusu olduğunda, AKP şimdiye dek bölgede "Kürtçe vaaz", "Kürtçe hutbe" gibi pek açılımı gündeme getirdi.
AKP'nin bile uymadığı yasak kalkacak
Kültürel haklara ilişkin en önemli taleplerden biri olan anadilde eğitim hakkının tanınması açılımda yer almıyor. Bunun yerine bir takım "kısmi" iyileştirmeler öngörülmüş. Bunların çoğunluğu da fiilen kullanılan hakların tanınacağının ilan edilmesinin ötesinde bir şey içermiyor.
"Siyasi partilerin anadilde propaganda yapılmasına imkan verilecek" denilerek, Siyasi Partiler Kanunu'nun, "Azınlık Yaratılmasının Önlenmesi' başlıklı maddesinin değiştirileceği ilan ediliyor. Bu maddedeki, 'propaganda ve mitinglerde, pankart ve levhalarda, broşür ve beyannamelerde plaklar ve ses görüntü bantlarında Türkçe'den başka dil kullanılamayacağı" hükmünün değiştirileceği ifade ediliyor. Bilindiği gibi bu yasak gerektiğinde sadece DTP ve muhalif partilere ceza verilmesi söz konusu olduğunda uygulanıyordu. Diğer yandan AKP'nin bölgede "Raramazan'ı kutlamak için" astığı Kürtçe pankartlar herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya uğramamıştı.
"Türkçe bilmeyenler Kürtçe konuşabilir"
Bunun yanı sıra Doğu ve Güneydoğu'da adı sonradan Türkçe'ye çevrilen yerleşim yerlerine eski isimlerini kullanma izni verileceği, Cezaevindeki Kürtçe konuşma yasağı kaldırılacağı yönünde maddeler yer alıyor. Ancak bu son maddedeki bir ayrıntı dikkat çekiyor, yeni oluşturulacak cezaevi tüzüğüne "Türkçe bilmediğini beyan etmek yeterli sayılacak" ifadesinin ekleneceği belirtiliyor. Yani Kürtçe konuşmak bir hak değil bir mağduriyetin giderilmesi olarak tarif ediliyor.
En somut değişiklik ise okullarda sabahları okunan "Türküm, doğruyum, çalışkanım" olarak başlayan andımızın okunmayacağına ilişkin madde.
Teslim olanlara "özel eğitim"
PKK ve DTP'nin silahların susması için genel af talebi ise açılımda yer almıyor. Onun yerine "dağdaki ve cezaevindeki mahkumların azami düzeyde yararlanacağı ceza indirimlerine gidilecek. TCK'nın Etkin Pişmanlık başta olmak üzere bazı maddelerinde değişiklik yapılarak dağdaki PKK militanlarının indirilmesi sağlanacak" şeklinde ne vaad ettiği belli olmayan bir madde konulmuş. Bir diğer maddede ise "Silah bırakan terör örgütü militanlarının topluma kazandırılmasına yönelik projeler hazırlanıp, özel eğitim merkezleri kurulacak" deniliyor eğitimden neyin kastedildiği anlaşılamıyor.
Yerel yönetimlere yetki devri
Bunların dışında açılımda yer alacağı söylenen önemli maddelerden biri de halen TBMM'de bulunan Yerel Yönetimler Reformu'nun bu gözle yeniden elden geçirilecek olması. Buna göre yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sağlanacak ve merkezi yönetimin birçok yetkisi yerel yönetimlere devredilecek. Bu değişikliklerin "üniter devlet yapısını zedelemeyecek bir boyutta tutulacağı"nın eklenmesi de ihmal edilmiyor. Ancak yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılmasına dönük düzenlemelerin bölge haklarını korumak ya da üniter devletle ilgili olmaktan çok, bölgede giderek daha fazla faaliyet gösteren AB'ye bağlı bölgesel kalkınma ajansları ve ABD tarafından doğrudan yerel yönetimlerle sürdürülen pek çok faaliyete hareket serbestliği tanımakla ilgili olduğu biliniyor.
Haber: Sol