Şimdi Bu konuyu derinlemesine inceleyelim ve cevap bulmaya çalışalım.
İnsanlar bir araya gelerek toplumları oluşturmuş ve birlikte yaşamanın getirmiş oldugu üstün manevi degerleri ögrenmiş bu degerlerle saygı sevgi ve güzelliklerle dolu bir medeniyeti oluşturmuştur.Ne yazıkki kendi benligine saplanıp kalmış, kendini yetiştirememiş ve geliştirememiş kişiler yüzünden bu medeniyetler hep bozulmuştur.Bunun temelinde yatan şey insan egosudur. Yani bir başka ifadeyle nefis. Gerçektende toplumda yaşanılan sıkıntıların hepsinin kaynagı insan egosunun saçma hareket ve isteklerinden başkası degildir.Bu durumu örneklemek gerekirse mesela önünde yiyecegi oldugu halde açgözlülük yapıp başkalarının yemeginide almaya çalışan bir kişinin durumuna benzetebiliriz. Freud her ne kadar 3 e bölsede egoyu şu şekilde ifade etmiştir:" içimizdeki doyumsuz hayvandır. Kendisini yalnızca ihtiyaçlara göre ayarlayan, eleştiri kabul etmeyen, güdüsel, durdurulamayan yanımızdır. Buna verilebilecek en iyi örnek cinsellik, saldırganlık, açlık, kin vb." Gerçektende Freuda katılmamak mümkün degildir çok güzel tespit etmiş.Bu noktada şunu düşünebiliriz. İnsanın kendini tanıması geliştirmesi ve egitmesi gerekir. Ancak bu şekilde insan olmanın erdemlerine ulaşabilir. Ancak bu şekilde paylaşmanın, kardeşligin, sevginin, saygının ve bizi biz eden bütün güzelliklerin farkına varabiliriz. Aslında bu konu dinin hayatın insanlıgın herşeyin temel konusudur.
Demekki İçimizde gerçektende bir hayvan var. Demekki bu hayvanın ya kesilmesi yada egitilmesi gerekiyor. Yoksa insan olma ve insanlık erdemine ulaşamayacaz. Ya açgözlülük edip başkalarına saldıracaz ya kibirlenip saygısızlık yapacaz ya tahamülsüz davranıp insanları kıracaz vs böyle uzar gider. Son olarak Güzel Bir Türküyle Bitirmek İstiyorum.
Kötülüklerin Kaynagı Nedir?