You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kız Kardeşiyle Evlenen Ibrahim Peygamber: Alevi Deyişleri Tevrat’ı Tamir Edebilir Mi?

Kız Kardeşiyle Evlenen Ibrahim Peygamber: Alevi Deyişleri Tevrat’ı Tamir Edebilir Mi?

Posting Freak
Kız Kardeşiyle Evlenen Ibrahim Peygamber: Alevi Deyişleri Tevrat’ı Tamir Edebilir Mi?
[B]
Alıntı:[B]
[B]“Tevrat ile Alevi sözlü arşivi arasında, yapılan bu kısa, karşılıklı gezintide görülmüştür ki: Söz kalmış, yazı tahrif edilmiştir. En az tahrifatla günümüze kadar ulaşan sözü kullanarak, yazıyı onarmak mümkün olabilir. Tevrat’ın şimdiye kadar teologları zora sokan bölümleri, Alevi sözlü kaynaklarıyla açıklığa kavuşturulabilir. Tahrif edilmiş kutsal yazmaların aslına ulaşmada Alevi geleneği beklenmedik, şaşırtıcı bir fırsat sunmaktadır.” (Erdoğan Çınar, Aleviliğin Gizli Tarihi, Kalkedon Yayınları, s. 188)
Yukarıdaki parçada çok açık olarak Alevi deyişlerinin “Kutsal yazma” Tevrat’ı tamir edeceği söylenmektedir. Aşağıda anlatılacak kabul edilemez anlatımları hangi Alevi deyişinin açıklığa kavuşturucağını veya tamir edeceğini soruyorum. Bundan sonra yazacağım birkaç yazıda Erdoğan Çınar’ın adını anmayacağım. Artık yeter! Sadece gerçekleri anlatıp bırakacağım.
Bu yazıda ve diğer yazılarda ilgili okurun kendilerini Tevrat ile sınırlamaları doğru olur. Tevrat, Mezopotamya’nın masal kitabı değildir. O bir din kitabıdır ve “kutsal yazma” olarak, semavi bir kitap olarak değerlendirilmektedir. Bu yüzden anlatacağım konuları dağıtmamak gerekiyor. Örneğin İbrahim’i Hindistan’dan getirmek, orada da benzer öyküler olduğunu yazmaya çalışmak bu yazının konusu değildir.
Tevrat’ta eski Mezopotamya’nın masallarına da rastlanmaktadır. Ancak mitolojik anlatımları okumakla Tevrat okumak arasında fark vardır.
Bu yazıdaki Tevrat’tan alınan parçalarda Kitabı Mukaddes Şirketi’nin yayımladığı “Kitabı Mukaddes” kitabı esas alınmıştır.
Abraham ya da İbrahim
Yahve’nin peygamberlerinden en önemlisi İbrahim’dir. İbrahim, İshak’ın babası, Yakup’un dedesidir.
Tevrat’ta İbrahim’in Ur’dan Harran’a geldiği anlatılıyor. İbrahim, Keldanilerin Ay Tanrısı Nannar şehri Ur’dan, Ay Tanrısı Sin şehri Harran’a gelmiş. Burada şu soru sorulmalıdır: Neden?
Baba Terah neden oğlu İbrahim, “gelini” Sara, torunu Lut’u alarak Harran’a geldi? Her iki şehir de Ay Tanrısı şehri değil midir? Dört kişinin Ur’dan ayrılışının sebebi nedir? Neden bir kavim olarak değil de birkaç kişi göçmüşlerdir? Geldikleri Harran’da baba Terah öldükten sonra İbrahim, “karısı” Sara’yı ve yeğeni Lut’u da alarak neden Kenan diyarına gidiyor? Bugüne kadar sorgulanmayan konu budur. Bu konu sorgulanmalı ve açıklığa kavuşturulmalıdır.
Görüşümüz, İncillerle de desteklenmektedir. Haziran 2008’de Kitabı Mukaddes Şirketi tarafından yayımlanan “Tarsuslu Elçi Pavlus” kitabının içeriğinde yer alan “Elçilerin İşleri” bölümünde şunlar söyleniyor:
“Başkâhin, ‘Bu iddialar doğru mu?’ diye sordu.
İstefanos şöyle karşılık verdi: ‘Kardeşler ve babalar, beni dinleyin. Atamız İbrahim daha Mezopotamya’dayken, Harran’a yerleşmeden önce, yüce Tanrı ona görünüp şöyle dedi: ‘Ülkeni, akrabalarını bırak, sana göstereceğim ülkeye git.’
Bunun üzerine İbrahim Kildaniler’in ülkesini bırakıp Harran’a yerleşti. Babasının ölümünden sonra da Tanrı onu oradan alıp şimdi sizin yaşadığınız bu ülkeye getirdi.” (age., s. 14)
İbrahim ülkesini, akrabalarını bırakmış Harran’a gitmiş. Harran’a gitmesini Tanrı söylemiş: “Ülkeni, akrabalarını bırak, sana göstereceğim ülkeye git” demiş. İbrahim, babası, “karısı” ve Lut birlikte Harran’a gitmiş… İbrahim mi diğerlerini götürmüş, yoksa baba Terah mı çocuklarını ve torununu götürmüş, bu konu hiç tartışılmamıştır.
Söylentiye göre Ay Tanrısı Nannar şehri Ur’da ve Ay Tanrısı Sin şehri Harran’da hem babasına, hem kendi akrabalarına, hem de yerleşik halka karşı çıkan, değerlerine sapık diyen, kendi düşüncelerini dayatan bir kişidir İbrahim. Öyle anlatılıyor. Ama neden baba Terah kendisine karşı çıktığı söylenen İbrahim’i, “gelini” Sara’yı ve torunu Lut’u yanına alarak her ikisi de aynı tanrıya inanan bir şehirden diğer şehre göçüyor? Göçün asıl nedeni nedir? Terah’ın yanında neden kardeşleri, amcaları, dayıları, halaları, onların çocukları ve torunları yoktur. Yanlarında köleler ve cariyeler var. Neden sadece “gelini” Sara, oğlu İbrahim ve küçük torun, Harran’ın oğlu Lut var? Neden dört kişiler?
Terah’ın üç oğlu olmuş: Abram (İbrahim), Nahor ve Harran. Ancak Terah’ın kaç karı aldığı, karılarının isimleri söylenmiyor Tevrat’ta. Terah’ın kızlarının olup olmadığı, varsa adları da kayıt edilmemiş. Mutlaka söylenmeliydi. İbrahim, Nahor ve Harran kardeşlerin Terah’ın tek karısından mı, yoksa çeşitli karılarından mı olduğu konusunda da bilgi verilmiyor.
Terah’ın yaşamı, evlilikleri, Ur’dan neden İbrahim’i, Sara’yı ve torunu Lut’u alarak ayrıldığı bizim için çok önemlidir. Meşhur Lut, Harran’ın oğlu imiş. Harran Kildanilerin şehri Ur’da doğmuş ve orada babası Terah’ın gözünün önünde ölmüş. …
Baba Terah Harran’da öldükten sonra Abram, yani İbrahim, tanrısının sözünü dinlemiş. Yanına yeğeni Lut’u da alarak, karısı Sara ve zenginlikleriyle birlikte Kenan iline doğru yola çıkmış. Orada Kenanlılar, hem de toprak sahibi olarak, yerleşik olarak oturuyormuş.
İbrahim Mısır’da Karısı Sara’yı Firavun’a Eş Olarak Veriyor
Kenan’a gittiklerinde kıtlıkla karşılaşmışlar. İbrahim yanındakilerle birlikte Kenan’dan bolluğu yaşayan Mısır’a doğru yola çıkmış. Oysa Yahve onlara Mısır’a gitmelerini söylememişti.
Uzun bir yolculuktan sonra Mısır’a geldiklerinde İbrahim Peygamber’in temel bir özelliği ortaya çıkmıştır:
“… Mısır’a girmesi yaklaştığı zaman, karısı Saraya dedi: İşte, biliyorum ki, sen görünüşü güzel bir kadınsın; ve olur ki, Mısırlılar seni görünce: Bu onun karısıdır, derler; ve beni öldürürler: fakat seni sağ bırakırlar. Senin yüzünden bana karşı iyi davranılsın, ve senin sebebinle canım yaşasın diye: Onun kız kardeşiyim, de” demiş karısı Sara’ya. (Kitabı Mukaddes, s. 11)
Ölümden korktuğunu söylüyor. Bana iyi davranılsın, öldürmesinler, canım yaşasın, bunun için benim kız kardeşim olduğunu söyle onlara diyor Peygamber İbrahim. Kardeşi olarak gösterdiği karısını başka bir erkeğin almasına razı oluyor. Bu anlatımdan İbrahim Peygamber’in korkuyu bildiğini ve canı için, iyi yaşamak için karısını başka birine vermeye razı olduğunu öğreniyoruz.
Ve gerçekten de Mısırlılar Sara’yı görür görmez, hemen Firavun’a haber vermişler ve Firavun Sara’yı sarayına almış; yani kendisine karı olarak kabul etmiş. İbrahim’in anlatımına göre, demek ki o sıralarda güzel kadın gören Mısırlılar hemen kadının kocasını öldürüp kadınlara el koyuyorlarmış.
Saray’ı kendisine eş olarak alan Firavun, Sara’nın “erkek kardeşi” Abram’a çok iyi davranmış. Ona koyunlar, sığırlar ve eşekler; köleler ve cariyeler; dişi eşekler ve develer vermiş. Yalnız bu duruma Yahve kızmış. Abram’a, yani İbrahim’e kızdığını sanmayın sakın. Firavuna kızmış. Firavunun sarayına bela göndermiş. Firavun durumu anladıktan sonra Abram’ı çağırmış ve ona “Bana bu yaptığın nedir? Bu senin karın olduğunu niçin bana bildirmedin? Niçin: Bu benim kız kardeşimdir, dedin, ben de onu karı olarak aldım, ve şimdi, işte karın, al ve git” demiş. (age., s. 11)
Zengin oluyorlar… İbrahim de Lut da çok zengin oluyor. Firavun onlara pek çok mal ihsan eyliyor. İki kere zengin oluyorlar. Karısını kız kardeşi olarak gösterip elin Firavun’una verirken de, karısını alıp Mısır’dan ayrılırken de Firavun onlara zenginlik bahşediyor.
İbrahim Karısı İçin Yine “Kardeşim” Diyor!
İbrahim Cenup diyarına, Kadeş ile Şur arasına göç etmiş. Oralar Gerar Kralı Abimelek’in hüküm sürdüğü yerlermiş. İbrahim Mısır’a gittiğinde yaptığı gibi yine karısı Sara’nın kız kardeşi olduğunu söylemiş gittiği yerde. Canından korkuyor, ölümden korkuyor İbrahim. Karısını gittiği yerlerde başkalarına veriyor. Lafa geldiği zaman Alevilere iftira atanlar, mum söndürüyorlar diye alçakça saldıranlar Peygamber İbrahim hakkında ne düşünüyorlar acaba?
Gerar Kralı Abimelek Sara’yı yanına aldırdıktan sonra İbrahim’in Rabbi adamın başına bela olmuş yine. Gece Abimelek’in rüyasına girmiş. Ona şöyle demiş:
“Aldığın kadın sebebile, işte, sen bir ölüsün; çünkü o bir adamın karısıdır.” (age., s. 18)
Yahve, İbrahim’e “Sen neden karını kardeşin olarak tanıtıyorsun, neden korkuyorsun, canının korkusundan neden karını iki de bir başkalarına veriyorsun?” diye kızmıyor, hiçbir suçu olmayan, güzel bir kadın olan Sara’yı usulünce alan Abimelek’i ölümle tehdit ediyor.
“Ya Rab, Salih bir milleti de öldürecek misin? Kendisi bana: Bu kızkardeşimdir, demedi mi? Ve kadın, kendisi de: O kardeşimdir, dedi; yüreğimin kemalinde ve ellerimin suçsuzluğu ile bunu yaptım” diyor Abimelek. (age., s. 18)
Yahve ile Abimelek’in konuşması o kadar ilginç ki. Abimelek, Rab’bi tanıyor, “Ya Rab” diye hitap ediyor. Oysa İbrahim ile Abimelek’in konuşmalarından Abimelek’in Allah korkusunun olmadığı bizzat İbrahim tarafından ifade edilecektir. Ayrıca Abimelek Rab’be gelişmelerden kendisinin de haberdar olduğunu hatırlatmak istiyor. “Kendisi de bana bu kız kardeşimdir demedi mi?” diye soruyor Allah’a.
“Ben de yüreğinin kemalinde bunu yaptığını biliyorum” diyor Allah. “Ben de seni bana karşı günah işlemekten alıkoydum, bunun için seni ona dokunmaya bırakmadım. Ve şimdi adamın karısını geri ver; çünkü o peygamberdir, ve senin için dua eder, ve yaşarsın; fakat eğer geri vermezsen, bil ki, sen ve sana ait olanların hepsi mutlaka öleceksiniz.” (age., s. 18)
Abimelek çok zor durumda kalmıştır. Suçu yoktur, bizzat Allah Abimelek’in suçsuz olduğunu söylemektedir. Ama neden İbrahim’i değil de Abimelek’i cezalandırmaktadır, bütün halkını ölümle tehdit etmektedir?
Kız Kardeşiyle Evlenen “İbrahim Peygamber!”
Abimelek sabah erkenden kalkıp halkını toplamış. Gördüğü rüyayı anlatmış. Hepsi çok korkmuş. Abimelek, İbrahim’i çağırmış.
“Bize ne yaptın? Sana karşı ne işle günah ettim de, üzerime ve ülkem üzerine büyük günah getirdin?..” diye sormuş. (age., s. 18)
“Çünkü: Gerçekten bu yerde Allah korkusu yoktur; ve karım yüzünden beni öldürecekler, dedim” demiş İbrahim. İbrahim daha sonra bir bilgi daha vermiş. Ben bugün şaşırdığıma göre, Abimelek de mutlaka şaşırmıştır. İbrahim, Sara’nın gerçekten de kız kardeşi olduğunu söylemiş:
“Ve gerçekten de kız kardeşimdir, kendisi babamın kızıdır, fakat annemin kızı değildir; ve benim karım oldu; ve vaki oldu ki, Allah beni babamın evinden gurbete çıkardığı zaman, kendisine dedim: Gideceğimiz her yerde benim için: Bu benim kardeşimdir, de; bana edeceğin lütuf budur.” (age., s. 18)
Bu şekilde Sara’nın İbrahim’in babası Terah’ın kızı olduğunu, yani İbrahim’in baba bir ana ayrı kız kardeşi olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Aynı zamanda baba Terah ile Ur’dan Harran’a gelirken de İbrahim ile Sara karı koca olduklarına göre, baba Terah’ın da bu evlilikten haberi vardır. Lut da mutlaka Sara’nın İbrahim’in kız kardeşi olduğunu bilmektedir. Ne de olsa İbrahim’in kardeşi Harran’ın oğludur Lut. Yani İbrahim karısı Sara’yı başkalarına “kız kardeşimdir” diyerek verirken yalan söylememektedir!
İbrahim’in en önemli iki özelliği ortaya çıkmıştır: Birincisi canını kaybetmekten korkması, karısını başkalarına sunması; ikincisi ise gerçekten de kız kardeşi ile evlenmiş olması.
Sonuç olarak, Baba Terah’ın, o günün kanunlarına göre kardeşlerin birbirleriyle evlenmesinin suç oluşturmasından dolayı, çocuklarının öldürülmesini engellemek için, onları alelacele Ur’dan Harran’a kaçırdığı söylenemez mi?
İlgililerine soru: Yukarıda kısaca özeti verilen, Erdoğan Çınar’ca kutsal yazma olarak kabul edilen ve onarılması gereken Tevrat bölümlerinin hangi Alevi deyişinde yer aldığını veya hangi Alevi sözlü geleneği ile tamir edilebileceğini açıklayınız! Bir soru daha: Hititlerde kardeşler arası evlilik serbest miydi, yakın akrabalar evlenebiliyor muydu?
Bütün bunlara rağmen Tevrat okunmamalı mıdır? Okunmalıdır: Tamir etmek için değil. Yahudi tarihi Tevrat’ta bölük pörçük anlatılırken acaba bizimle nerede karşılaştılar, bizimle neyi tartıştılar? Bizimkileri katletmek için nasıl planlar programlar yaptılar?..
[/B]

Alıntı:alevigundem.com[/B]
[/B]
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Kız Kardeşiyle Evlenen Ibrahim Peygamber: Alevi Deyişleri Tevrat’ı Tamir Edebilir Mi?
Metinde kim ne yazdıysa yazmış olsun,oradaki bilgilerin kulaktan dolma,yanlış bilgiler olduğu aşikardır.

İbrahim Peygamber yani Halil Peygamber,Hz.Muhammed Mustafa'nın 3 amcasından biridir.
Yusuf Peygamber,Beytullah,Halil Peygamber,Hz.Muhammed'in babası Abdullah olmak üzere 4 erkek, 1 kız olan İki Cihan Selveri ile 5 kardeşlerdir.

Tarihi bir takım kişilerin hayal dünyasıyla süsleyip kitaplara geçirmek sonucunda da işte doğrular budur demek tarihe yapılmış en büyük haksızlıktır.


Hem Paygamber olarak sunuluyor hemde haşa karısını Firavun'a eş olarak verdi diye iftira atılıyor,Peygamberler siz insanlar gibi nefislerine uyarlarmı?

Ayrıca her akıllı insan bilirki Tevrat'ta anlatıldığı söylenen bu bilgilerin Alevilikle uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Böyle yazıları alıntı da olsa yayınlama konusunda dikkat etmek lazım...
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Posting Freak
Kız Kardeşiyle Evlenen Ibrahim Peygamber: Alevi Deyişleri Tevrat’ı Tamir Edebilir Mi?
Adam bir güzel sallamiş.Maksat çamur at izi kalsin.Sözü aleviliğe getirip kötülemek ve karalamak değil mi.

Tevratta da bu şekilde anlatilmamiştir.Okuyan böyle yorumlamiştir.
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size


PİR ZÖHRE ANA

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.