You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kıskandığım haberler

Kıskandığım haberler

Posting Freak
Kıskandığım haberler
Ben yazamadım, yazan sağolsun!

[Resim: www.zohreanaforum.com] “Bir kısım basın” Nurettin Ak’ın peşinde. Nurettin Ak, Dursun Çicek’i ikinci kez tahliye eden mahkemenin başkanı. Zamanı gelmiş, araştırılmış, Alaattin Çakıcı ve Bilim Araştırma Vakfı davalarından hakkındaki iddialar nedeniyle çekildiği ortaya çıkarılmış. Yetmemiş, adı geçen matbuat, Nurettin Ak’ın başkanı olduğu mahkemenin üyeleri Tuncay Aslan ve Oktay Kuban’ın da, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca görevlendirildiğini de belirlemiş. Bütün bunlar yargıdaki cuntalaşmanın delili onlara göre.

Geçtiğimiz günlerde intihar eden emekli Albay Belgütay Varım’lı ile ilgili matbuat bulguları ise daha vahim. İddia o ki Varım’lı intihar etmemiş cinayete kurban gitmiş. Bunun kanıtı ise albayın “Ergenekon sürecindeki rolü ve intiharın çok ağır bir günah olduğunu bilecek kadar inançlı olması”ymış. Şamil Tayyar’ın yalancısı arkadaşlar!

Devre arkadaşı emekli Yarbay Tevfik Diker de demiş ki Şamil Tayyar’a, "Onu Ergenekon öldürdü, TSK'da sırlara vakıftı, darbe planlarını biliyor, Hilmi Özkök'e anlatıyordu. Savcı Zekeriya Öz olaya el koysun."

Tayyar, “Ergenekon’un öldürdüğü ve intihar süsü verdiği” Varımlı ile ilgili başka bilgiler de veriyor. Şöyle: “Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral İlhami Erdil'e cezaevini yolunu açan, Ergenekon'un ortaya çıkarılmasında önemli rol oynayan, Özel Kuvvetler ve İstihbarat'ta önemli operasyonlara katılmış Albay Varımlı ile 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce telefonla tanıştım. Vesile olan, devresi Tevfik Diker'di. Gönlü, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün Cumhurbaşkanlığındaydı. Hükümetin, Özkök'ü Çankaya'ya aday gösterilmesini istiyordu. Hatta bu konuda hükümetle bir temas kurulduğunu ve aday gösterilme ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyordu… Aradan zaman geçti, köprünün altından epeyi sular aktı. Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı seçildi. Ergenekon süreci başladı. Bir gün Albay aradı, dedi ki: ‘İstanbul'dayım. Sırf sizinle görüşmek için Ankara'ya geleceğim. Ne zaman müsait olursunuz?’ Randevulaştık, gazetedeki odamda buluştuk. Yüzünü ilk defa o zaman gördüm. Dikkatimi çeken husus, buluşuncaya kadar iki üç kez görüşme saatini değiştirmesi, farklı telefonlardan araması ve büroya gelene kadar sıkça araç değiştirmesiydi. Oturur oturmaz, daha cümleye başlamadan el yazılı bir kağıt uzattı: ‘Takip ediliyorsun, telefonlarınız dinleniyor, telefon ve elektrik hatlarını kontrol ettir, dikkatli konuş’… Hakkını helal etsin, itiraf etmeliyim, o an içimden şöyle geçti: ‘Nerden çattık bu deliye?’

Tayyar, “Ayrılırken namaz kılabileceği bir yer sordu. Kendisine gösterdiğimiz odada öğle namazını kıldıktan sonra ayrıldı” diyor. Gitmeden önce yanında taşıdığı bond çantasından pek çok belge çıkarıp vermiş Tayyar’a. Böylece Tayyar da adı geçen Albayın deli olmadığı kanaatine varmış.

Tablodaki tek sıkıntı, Varımlı ile Şamil Tayyar arasında irtibatı kuran Tevfik Diker’in portresi ile ilgili. Gören de sanır ki o da, Hilmi Özkök’ün sihrine inanmış, Ergenekon’a karşı kahramanca savaşan bir vatan evladıdır. Hal bu ki “bir kısım basın”da yer almayan haberler tam tersini söylüyor. Eski asker Tevfik Diker, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Genelkurmay’a giderek sürece müdahale etmesini istemiş. Tam bir darbeciymiş o zamanlar. Abdullah Gül seçilince bu kez biat etmiş, o benim de cumhurbaşkanım diye açıklamalar yapmış.

Hürriyet ve Milliyet’e uzanıyor işin ucu. Birleşiyorlar artık. Haber de ihraç ediyorlar haliyle, yazar da. Pazar günkü Hürriyet’in spor sayfalarında derbi yorumlamaktaydılar örneğin. 20 Kasım tarihli Milliyet’te ise “ABD’nin uluslararası üne sahip Georgetown Üniversitesi tarafından hazırlanan en etkili Müslümanlar listesi” haber veriliyordu. Listede Erdoğan’ın 5., Fethullah Gülen 13., Abdullah Gül’ün 28. sırada yer bulabilmişti. Ahmet Davudoğlu, Adnan Oktar, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Ali Bulaç, Necmettin Erbakan, Hayrünnisa Gül, Ekmeleddin İhsanoğlu, Ekrem Dumanlı gibi isimler de listedeydi. Milliyet’in yazmadığını ise Oda TV’de Deniz Hakyemez yazdı. Georgetown Üniversitesi adına listeyi hazırlayan iki isimden biri ise Başbakanlık Başdanışmanı İbrahim Kalın’dı. Kalın kendi hazırladığı listede kendisini de 97. sıraya yerleştirmişti…

Basın baskıdan bunalmış halde. Baskı unutkanlığa da yol açıyor haliyle yazılmaması gerekenler yazılıyor, yazılması gerekenler unutuluyor.

Ben üstleneyim olup bitecekleri öyleyse Nurettin Ak ve adı geçen diğer üyeler hakkında çok yakında Adalet Bakanlığı müfettişleri tarafından soruşturma açılacak. İntihar eden Albay Varım’lı olayı Ergenekon iddianamesine sokulacak ve cinayet olarak soruşturulacak. Tevfik Diker siyasette yükselecek ve ilk seçimde milletvekili olacak. Ve işler yolunda giderse Hilmi Özkök yeni Mustafa Kemal olacak. Aşk olsun yani bir gazeteci olarak kıskanmayım da ne yapayım?


]Orhan Gökdemir
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.