18 Kasım 2011 - Cuma
Kılıçdaroğlu Bursa’dan gelen medya temsilcilerini konuk ederken, CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün açıklamalarıyla ilgili soruları da şöyle yanıtladı;Erdinç KARAKAŞ- Sıcak gündem olduğu için bu Dersim krizi olarak yansıdı medyaya. Ben şeyi merak ediyorum. Alevi toplumu Cumhuriyet Halk Partisinin önemli bir seçmen kesimini oluşturuyor. Siz Sayın Aygün’ün sözlerini zamanlama açısından mı yanlış buluyorsunuz? Yoksa bunlar konuşulmalı mı? Nasıl bir süreç izlenecek?
Kemal KILIÇDAROĞLU- Dersim olayı bizim tarihimizde önemli olaylardan birisi. Bunu biz söylemiyoruz. Yani tarihçilerin ortak kanaati bu yönde. Zamanlama olarak bir siyasetçinin geçmişte tarihte yaşanmış olayları bugünün politikası içinde işlemesini çok doğru bulmuyorum. Onu tarihçiler incelerler. Örneğin Sayın Başbakan dedi ki, “Dersim arşivlerini açıklayacağım” Ben de çıktım dedim Başbakansın çık açıkla. Bizde gerçekleri öğrenelim. Açıklamayan o.
O nedenle geçmişteki olayların günümüze taşınarak, o günün koşullarından soyutlanarak bugünkü koşullara indirgenip sorgulanmasını çok doğru bulmuyorum. Ama tarihçiler girerler, araştırırlar, bizler de gerçekleri öğreniriz. İşin özü bu.
Gazeteci- MYK toplantısında Sayın Aygün’ün savunmasının alınacağı söylendi. Ne tür bir süreç bekliyor Sayın Aygün’ü?
Kemal KILIÇDAROĞLU- Şöyle bir haber vardı gazetelerde. Dersim olayları dolayısıyla Atatürk’ü suçlayan bir ifadesinin yer aldığı bize söylendi ve gazetelerde de böyle bir haber yer alınca o nedenle kendisinden bir savunma almaya karar verdik. Ama kendisi grubun kapalı toplantısında böyle bir ifadeyi kullanmadığını söylemiş. Ben ( KKTC’de Cumhuriyet Bayramı törenlerindeydim ) o toplantıda yoktum.
Gazeteci- Bazı milletvekillerinin bildirisi vardı efendim buna ne diyorsunuz?
Kemal KILIÇDAROĞLU- Önce şunu söyleyeyim. Kapalı grupta konuşulan bir konunun daha sonra medyanın önüne taşınarak bir bildiri halinde sunulmasını kabul etmiyorum. Hele hele Grup Başkanvekilliğinden izin alınmadan böyle bir toplantının yapılmasını uygun görmüyorum.
Bu partide bir disiplin olacaktır. Herkes o disipline uyacaktır. Demokrasi herkesin düşündüğünü özgürce söylediği bir rejimdir ama disiplin içinde söylediği bir rejimdir. Disiplinsizlik olmaz.
Ben bu partiye özgürlüğü ve demokrasiyi getireceğim derken sözlerim kaosu getireceğim anlamı taşımamalıdır. Herkes düşüncesini kapalı oturumda söylemiştir, tartışılmıştır mesele bitmiştir. Onu medyanın önüne taşıyıp oradan acaba biz neler elde edebiliriz gibi bir anlayışla yola çıkanları samimi Cumhuriyet Halk Partili bulmuyorum. Onlar için de gereği yapılacak. Grup Başkanvekillerimiz gereğini yapacaklar. “
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)