Gazi Nazrul İslam, eşsiz bir kumandan, bir kahraman ve bir ulu önder niteliği ile Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşımız hakkında bir ilk şiiri, hatta destanı yazan kuşkusuz ilk ve tek yabancı şairdir. Nitekim 1921’de henüz 22 yaşında iken, Sakarya zaferi haberlerinin Kalküta üzerinden Hindistan’a ulaşması ile kaleme aldığı bu şiir, hemen Bengal Müslümanlarının dilinde bir zafer şarkısı olmuş ve bu günlere kadar da uzanan bir yankı bulmuştur. Bilindiği kadarı ile o tarihe kadar Mustafa Kemal hakkında Türkiye’de bile tek bir methiye veya şiir yazılmamıştır.
(Şiir Bangladeş Başkenti Dakka’da bulunan Gazi Nazrul islam Enstitüsü Direktörü Dr. Nurul Huda’nın 1997 Mart ayında yaptığı İngilizce çevirisi esas alınarak Türkçe ‘ye tercüme edilmiştir.)
![[Resim: 95654-MP.jpg]](http://www.internetajans.com/img/news/95654/system//95654-MP.jpg)
KEMAL PAŞA
Bir sonbahar akşam üstü. Gökler Kerbela’ya dökülen kan renginde kırmızı. O günkü
çarpışmalarda Yunan ordusu tamamen yok edilmiş. Askerlerinin çoğu savaş alanında
cansız yatıyor. Geriye kalanlar canlarını kurtarmak için kaçıyorlar. Türk ordusunun asil, cesur ve muzaffer Başkomutanı Kemal Paşa savaş meydanlarından karargahına dönmektedir. Etrafını çevreleyen askerlerin zafer şarkıları yeri göğü sarsıyor. Her biri, ya yaralı, ya da şehit bir arkadaşını sırtında, omzunda taşıyor. Aslında kendi üniformaları da kan ve vücutları yara bere içinde. Umursamıyorlar bile bu hallerini.
Zaferin verdiği coşku onlara tüm yorgunlukları nı unutturmuş. Dimdik tuttukları sancak ve kan rengine dönüşmüş süngüleri ile, zaman zaman omuzlarında taşıdıkları Kemal Paşa ile ve söyledikleri şarkılarla yeri göğü inleterek yürüyorlar. Kabaran bir denizin coşkun sesini andıran zafer şarkıları her yerde yankılanıyor. Bu zafer şöleninin ve durmayan davulların sesleri çok uzaklardan duyulabiliyor. Sevinç gözyaşları durmak bilmiyor. Çavuş askerleri yürüyüş düzenine hazırlıyor. Muzaffer ve mağrur gaziler ağır ağır bir şarkıya başlıyorlar:
(Askerler koro halinde)
Ey kahırlı ananın yiğit oğlu
Kemal Kardeş!
Kararlıydı, kararlı ve kızgın
Düşman siperlerinde bir telaş bir bozgun
Canını kurtarmak beyhude oyun
Harikalar yarattın sen Kemal, harikalar
Harikalar yarattın Sen Kemal Kardeş, harikalar
Hey!hey!...( Ho!Ho !)
(Çavuş hızlı yürüme komutu verir.)
Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol,
Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol,
Ey kahırlı ananın yiğit oğlu
Kemal Kardeş!
Kararlıydı, kararlı ve kızgın
Düşman siperlerinde bir telaş bir bozgun
Canını kurtarmak beyhude oyun
Harikalar yarattın Sen Kemal, harikalar
Harikalar yarattın, Sen, Kemal Kardeş, harikalar
Hey! hey!... (Ho! Ho!)
(Çavuş: Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol)
Kemal ! Sen çok yaşa!
Sen Kemal, yaşa kardeş!
Değer övülmeye keskin kılıcın
Bir, ama, pir vurup
Yolladın topunu düşmanın
Cehennem karanlığına
Söyle, evet söyle şu alemde
Türk’ün kılıcından korkmayan
Bir düşman göster bana...
(Çavuş Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol)
Başardın kardeş, başardın
Düşmanın bitti işi
Başardın Kemal,
Başardın Kemal kardeş
Hey! hey!
Müstevliye saldırmak
Ateş ister, top ister,
Müstevliye saldırmak
Bir Kemal ister ancak.
Harikalar yarattın Sen Kemal, harikalar
Harikalar yarattın Sen Kemal Kardeş, harikalar
(Çavuş: Yaşayın Gazilerim
Yaşayın Mehmetlerim
Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol)
Kan içinde kalmışız biz tepeden tırnağa
Kim aldırır korkakların bin ahına vahına
Düşmanın tam kalbinde mavi çelik süngümüz
Kalbindedir düşmanın, boyanmış kızıl kana
Hey kahraman yiğitler
Vurdunuz çarçabucak
Aldınız öcünüzü
Ezdiniz düşmanları
Gösterdiniz aleme
Karşı konmaz, konamaz
O eşsiz gücünüzü
Çok yaşayın yiğitler
Çok yaşayın, çok yaşa
Bakın işte gazanız
Gökyüzüne aksetmiş
Güneşin ışıkları gibi
Kan kırmızı ve sıcak
Yaşa asker! Çok yaşa!
Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol
(Çavuş: Sağa dön! Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol. Askerler sağa döner)
Hür halkı esir eden, vatanı zincirleyen
Alemi de boş verip
Meydanlarda at oynatan bir millet
Sonunda oynayacaktı
Avucunuzun içinde Türk dansını da elbet
Hey! hey!
Yine de hey! hey!
Sonunda kaybettiler
Tanrı da boşladı
Bu çılgın gafilleri
ileri! Ey yiğitler, ileri hep ileri!
Hey! hey!
Yine de hey! hey!
Tanrı da lanetledi azgın vaveylanızı
Yetti artık!
Kapatın, kapatın ağzınızı
Dermansız leşinizi Türk atları çiğnedi
Allah Allah sesiyle yerler gökler inledi
(Çavuş Yaşayın askerlerim. Yaşayın yiğitlerim Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol) (Askerler
koro halinde)
Ey kahırlı Ananın yiğit oğlu
Kemal Kardeş
Kararlıydı, kararlı ve kızgın
Düşman siperlerinde bir telaş, bir bozgun,
Canını kurtarmak beyhude oyun.
Harikalar yarattın, Sen Kemal, harikalar
Harikalar yarattın, sen Kemal kardeş, harikalar
Ho! Ho!
Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol
(Çavuş: Sola dön! ileri. Sağa dön! Marş!
Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol...
Gökyüzüne yansıyan mucizevi ışıklarla güneş askerlerin önlerinde, ufukta kaybolur)
Neden hayretle bakarsınız kardeşler?
işte orada, işte!
Akşam bir gelin olmuş sizlere, bir güzel ceylan
Bir şahadet gelini,
Duvağı kan kırmızı
Şehit Eri’nin kanı daha taze üstünde
Ama hayır! hayır!
Gül kırmızı gelinim binlerce şehidin her zerresinde yaşar daha...
Karınlar deşilmiş, vücutlar parça parça olmuşsa da...
Çavuş: Yaşa askerim yaşa
Yaşa Yiğitim yaşa
Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol
(Bir dağ geçidindedirler. Askerler yardımlasın Şehitleri, yaralıları taşıyanlar
nöbet değiştirirler.)
Vah benim kardeşlerim!
Kim bu gaddar, bu kasap?
Kimdir bu gençleri hançerleyen?
Vah benim kardeşlerim !
(Vadiye inerler. Çavuş sola bak emri verir. Askerler başlarını hep birlikte sola çevirirler. Çavuş ileri marş! Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol.)
Gökyüzü bir al duvak
Çengimizin renginde
Derin, engin, çok güzel
Vur davulu vur da gel
N’olcaksa olsun artık bu Kerbela meydanı
Biz Hak’kı haykırırız bu şahadet meydanı
Hey! hey!
Yine de hey! hey!
(Geçit geride kalır. Yollarını şaşırmış gibidirler. Çavuş “Kıt’a dur ! Yerinde say !” komutu verir. Trampetler çalar. Tram Tram Tram. Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol) (Gökyüzünde iki renk harelenir. Biri mavi biri kırmızıdır.)
Kardeşler şu mavi gök düşmanın
Amansız gafillerin
Onlar vahşi, yırtıcı,
Hain şeytan çetesi.
Onlar tiran, sömürgen,
Gaspetmek görevleri
Onlar bir kara şeytan,
Kanları bir pis sudur
Dört ayaklı canavar,
Haydut çetesi budur
Gerçek şehitlerdir
imanla kurban edenler hayatlarını
Korkaklar ters dönerler gösterip sırtlarını
Cengaverler kahraman, Cengaverler şehittir Ölü doğmuş korkaklar, Canınız cehenneme (Bu bölümü söylerken askerler ellerini yaralarından kana bulaştırır ve gösterirler.)
Er kanı gördünümüz mü?
Al’dır o, hem sıcaktır
Ölü doğmuş korkaklar
Topunuz cehenneme
Er’ler bir han olacak Kemal Paşa elinden
Er’ler sultan olacak Kemal Paşa elinden
Budur tek isteğimiz, başka bir şey hiç değil
Hür yaşamaktır amaç, başka hiç bir şey değil
(Analar, bacılar koşarak askerlere yaklaşmakta sevinçten ağlamaktadırlar. Askerlere sarılmak, kucaklamak isterler. Gaziler daha bir şevklenir heyecanlanırlar. )
Başardık kardeşler biz, bu kez tamam, başardık
Düşman bozgun kaçıyor, kalamaz özgür artık
Neden esef edelim, giden gitmiştir bir kez
Vatan artık kurtuldu
Vatan bizimdir artık
Cennet de istemeyiz, çünkü bu toprak hürdür
İstemeyiz cenneti, millet artık özgürdür
Yürüyün arkadaşlar, haydi marş, marş ileri
Dalgaların üstünde sanki bir deniz eri
(Çavuş: Yaşayın aslanlarım, Yaşayın yiğitlerim, Yaşayın kardeşlerim Sol Sağ Sol, Sol
Sağ Sol!
Ey kahırlı ananın yiğit oğlu
Kemal Kardeş!
Kararlıydı, kararlı ve kızgın
Düşman siperlerinde bir telaş bir bozgun
Canını kurtarmak beyhude oyun
Harikalar yarattın Sen Kemal, harikalar
Harikalar yarattın Sen, Kemal Kardeş harikalar
Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol
(Takım bir köyden geçer. Kadınlar perdelerin arkasından gözyaşları ve coşku içinde
bakarlar askerlere. Yeni yetim gelinler çiçekler atar muzaffer gazilere.)
Dinleyin! Bakın şu gelinlere
Seslenirler tahta kerevetlerinden
O nerde, haber var mı?
Nerdedir O, nicedir?
Hey! Siz deli bacılar, Kemaldir o, o Kemal
Kahırlı Ananın oğlu, o bir korkusuz Kemal
O sizin Kardeşiniz! Evet Kemal’dir Kemal
Başka kim olabilir
Evet o, işte Kemal
Aman ha! Dikkat edin !
Ocağınız eviniz, kundaklarlar her an
Dikkat edin, gözetin, yakar yıkarlar her an
Kanımız kaynar bizim, deli olduk hepimiz
Ateşten bir top olduk, beri durun bir kere
Bu gece bize bayram,
Yakın mumları yakın
Her evde, her meydanda
Yakın mumlan yakın
(Çavuş: Sola don, Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol, ileri marş !)
Yürüyün ağır ağır
Şöyle etrafa bakın
Titreyişiniz dinsin, şehitler bize yakın
Neden esef edelim?
Ölenler ölmüş artık,
işte biz kalanlarız
Basit kural o dur ki: Ölü görmekten korkma,
Kendini hiç kaybetme, aklını boşa yorma
Titreyişiniz dinsin, Şehitler bize yakın, onlar bizle beraber
(İleride dar ve yıkık bir köprü gözükür. Çavuş: Birerde kol! ileri! Ölüler ve
yaralıları itina ile taşırlar, kollarına alırlar, sarılırlar, göğüslerine
bastırırlar, yürürler)
Doğrudur kardeşlerim...
Bağrımıza gömülü şehitlere bakınca
Bir çarpar yüreğimiz
Ve bir gizli hain el boğar bizi derinden,
Unutur kendimizi, kanayan yaramızı
Boşanır gözyaşımız,
Burulur yüreğimiz,
Karabasanlar gelir
Uyuyun kardeşlerim
Bağrımızda siz artık...
Heyhat!
Yüreğimiz buruktur, sizleri yüceleriz
“iyi yaptınız” deriz,
Can kardeşlerimiz bizim
“iyi yaptınız” deriz
Uyuyun!
Güneşin battığı yerde, uyuyun sizler artık
Ufuklardan da öte
işte sizlerin yeri.
Uyuyun kardeşlerim dönmeyecek hiç geri.
Ah benim dul gelinlerimin kan kırmızı kirveleri
Heyhat!
Uyuyun artık sizler
Dolunay gibi yüzünüz bin kere öpülmeye değer
Heyhat! Kutsal bahtsızlar!
Ölümünüzde bıraktınız
Sonsuz bir boşluk,
Taa içimizde
Burcu burcu filizlenir
Sizlerle bedenlerimiz
Heba oldu gençliğiniz !
Alamadınız bir gece bile koynunuza sevginizi
Ah! Ateş canlı,
Güneş kanlı
Genç şehitlerim!
Ah! O kutsal bahtsızlar!
Ölümünüzde bıraktınız sonsuz bir boşluk taa içimizde
İşte böyle...
Ve aldılar kalemlerini koca koca yazarlar
Bu kutsal ölümleri yad etmek için
Bir satırcıkta bir milyon şehit anılıverdi birden
Ve, işte bu sebepten ben, bir tuhaf gülümserim.
Öyle ya!
Hani, öldüğünde köpeklerinin bile
“Şehadet’lerini mutlaka kanıtlamış olurlar ya...
Başlıklara çıkar ya, bu ölüm haberleri ...
Oysa, onlar, o anlı şanlı yazarlar
Bir satırcıkta anarlar
Binlercesi birden şehit düşen gencecik askerleri
Bir milyon gençten hiçbiri bilmez, bilemez ki
Her birine uzanan sevginin göz yaşlarını.
Ölürler, düşerler siperlere, toprağa
Yalnız...
Analar kız kardeşler ağıt dökerler
Sarmalaya, çığıra:
“Aslanımdı benim o”, “işte o benimdi” derler.
Heyhat! Şu dünyada onlarla gerçekten kim övünür?
Onları kim, kimler sever ?
Kardeşler!
işte akşam kızı
işte o yalnız gelin
Gelir al duvağınla kan kırmızı
Omzunda bir kara atkı,
Girmek için mezara...
Heyhat !
Yüzünü tanımam ki köz olmuş, toprak olmuş
Tanıyamam yüzünü,
Vatan toprağı olmuş
Benim can kardeşlerim
Deyin! Elden ne gelir
Savaş geride kaldı
Kazandık. Zafer bizim.
Selam, herkese selam
(Çavuş: Yaralıları koyun yavaşça şuraya...)
Kardeşler artık gelin, koşun hemen buraya
Selam, Selam olsun hepinize
Bakın, kulak verin
Başkumandan Kemal’in sesine
Dikkat!
Bir ki,Bir ki...Kıt’a dur!
Selam dur!
(Askerler Kemal Paşa’nın önünden yürüyerek geçit törenine başlarlar. Nakarat bölümü
söylenmektedir. Ta ki bölük masmavi ufukta kaybolana kadar. Giderek uzaklaşan sesler
duyulur.)
Ey Kahırlı ananın yiğit oğlu
Kemal Kardeş,
Kararlıydı, kararlı ve kızgın
Düşman siperlerinde bir telaş, bir bozgun
Canını kurtarmak beyhude oyun.
Harikalar yarattın Sen Kemal, harikalar
Harikalar yarattın, Sen, Kemal Kardeş, harikalar
Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol, Sol Sağ Sol,.
NOT: Dakka Nazrul islam Enstitüsü Direktörü Nurul Hûda’nın Nisan 1997’de yaptığı
İngilizce tercümesinden Türkçe’ye çevrilmiştir.
Alıntı: http://www.atam.gov. tr ("Kemal Paşa" Adlı Destan-Şiirin Yazarı Bangladeş Milli
Şairi Gazi Nazrül İslam Doğumunun 100. Yılında
Kemal Özcan Davaz
ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ DERGİSİ, Sayı 45, Cilt: XV, Kasım 1999)