You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kapanmaktansa açılmak daha iyi

Kapanmaktansa açılmak daha iyi

Posting Freak
Kapanmaktansa açılmak daha iyi
Usta gazeteci Sevilay Yükselir, Alevi ve Kürt kökenli yazar Bejan Matur'a yaşanan son gelişmeleri sordu.


[Resim: 2.gif] İŞTE O ROPÖRTAJ:

Türkiye tarihinde olmadığı kadar bir alt üst oluş yaşandığını söyleyen gazeteci
Matur , demokratikleşme konusunda geriye dönüşün mümkün olmayacağını düşündüğünü söyledi.

Bejan
Matur ... Maraş'ın Pazarcık ilçesine bağlı Kürt ve Alevi köyü olan Maksutuşağı'nda doğan şair-yazar. Aslında hukuk okudu ama küçük yaşlarda edebiyata, özelde de şiire olan ilgisi onu bambaşka noktalara taşıdı. Bu aralar Zaman gazetesinde haftada iki gün yazarak okurlarına özellikle Kürt ve Alevi meseleleri ile ilgili görüşlerini, yorumlarını aktarıyor. Son dönemin ilgi çeken isimlerinden olan Bejan Matur 'la biz de bu iki mesele üzerine derin ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Hem
Kürt hem de Alevisin. Yani hükümetin başlattığı iki açılım projesinin de birer parçasısın. Sence hangi açılım daha iyi gidiyor? Kökleri çok derinde olan Alevi lik ve Kürt sorunu gibi iki ciddi sorunun herhalde 3 ayda çözülmesini beklemiyorduk! Ama süreci yönetmek konusunda hükümetin epeyce zorlandığı da ortada. Türkiye, gerçeklerini reddetmek, sorunlarından kaçmak konusunda derin mekanizmalar üretmiş bir ülke. Bu mekanizmaları zorlayacak, köklü değişimleri başlatacak bir irade ciddi bir kamuoyu desteği ister. Türkiye'de muhalefet, bırakın destek vermeyi, oluşan kamuoyunu baltalamak konusunda çok mahir. Halbuki kalıcı siyasetin konusu bir ülkenin büyük kaderi olmalı. Günübirlik hesaplar değil. Böyle bakınca, bana bu süreçte anlamlı görünen tek şey adının ' açılım ' olması. Açılmak, kapanmaktan her durumda daha iyidir çünkü!
Son günlerde yaşananlar can sıkıcı. Sence
açılım açılamadan bitti mi? Açıkçası ben açılım konusunun tıpkı ' açılım bitti' tepkisinde olduğu gibi alaycı bir üslupla ele alınmasını işin etiğine uygun bulmuyorum. Türkiye tarihinde olmadığı kadar bir alt üst oluş yaşıyor. Ve bunu aslında epeyce de sakin geçiriyor. Ben demokratikleşme konusunda geriye dönüşün mümkün olmayacağını düşünüyorum. Önümüzde birbiriyle hiç uyumlu olmayan iki ihtimal var. Biri ciddi bir kaos -ki ihtimal vermiyorum-, diğeri demokratikleşme. Yaşananlar bizi seçim yapmaya zorluyor. Bir hakikat sınavı gibi. Kim gerçekten demokrat, kim ilerici, kim otoriter, kim milliyetçi turnusol kâğıdı gösteriyor bu süreçte. Gerçeklerin perdesini açan bir süreç bu. Kimse kendini gizlemenin şık formüllerine sığınamıyor daha fazla. Çünkü Türkiye gerçekle terbiye oluyor. Cumhuriyet tarihi boyunca kaçtığı gerçeklerle.
DTP'nin son anda istifadan vazgeçmesine ne diyorsun? Öcalan dar alanda ciddi manevralar yapıyor ve DTP'nin buna uymak dışında bir şansının olmadığını hepimize gösteriyor. DTP'nin süreci belirleyen değil, sürecin peşinden giden bir yapı olması sadece
Kürt siyasetinin değil, Türkiye'nin de şanssızlığı. Ama DTP'nin apolitikadan, politikaya geçmesini sağlayacak şartların oluşması bu süreçte zor. Sadece seçim barajı değil, onu bir gölge parti olarak yaratan süreci doğru okuyamıyoruz. Ama her şeye rağmen mecliste olmaları büyük şans.
Kürtler PKK'nın etkisinden nasıl kurtulacak? Bu Kürt ler diye homojen bir blok yok öncelikle. Böylesi genellemelerin içinden gerçeği kavrama şansımız çok zayıf. PKK'nın etkisindeki Kürt ler arasında dahi ciddi bir muhalefet olduğunu bilmemiz gerekiyor. Ama tıpkı şu süreçte buradan göründüğü gibi kriz dönemlerinde tek bir ses veren görünür bir siyaset oluşuyor. Kürt lerin bazılarının PKK'ya koşulsuz destek vermesinin altındaki nedenlere bakmamız gerekiyor. Nedir onlar PKK'nın onlara vaat ettiği bir kimlik, onur, teslim olmama vs. var. PKK Kürt lerin dünyasından gaspedilmiş bazı değerleri onlara iade etme vaadiyle şiddete başvuran bir örgüt. Bu değerlerin Kürt lerin dünyasında ne anlama geldiğini anlamadan yapılacak her genelleme bizi yanlış yargılara götürür. O bir kısım Kürt 'ün dünyasında sözünü ettiğim değerleri Türkiye demokrasisi yarattığı zaman herhalde PKK'nın vaatlerine ihtiyaç duyulmayacaktır.
Siyasette şiddet araç olur mu? Elbette hayır.
Peki DTP neden hâlâ PKK'nın kuyruğundan ayrılamıyor? Şiddeti üreten mekanizmalar üzerinde söz sahibi olmak ciddi bir siyasal otorite gerektirir. Bırakın DTP'yi PKK dahi silahı bıraktığı an kendi kadroları üzerinde yeterince etkili olmayabilir.
Bu sorun nasıl çözülür sence? Sorun sadece
Kürt lerin sorunuymuş gibi algılanmadığında çözülür! Çünkü sadece Kürt leri ilgilendirmiyor. Ben doğadaki adalete inanırım. Yanıbaşınızdakinin yaşadığıyla vicdanınız meşgul değilse biriken her kötülük sizi de içine alır. Kürt ler yokmuş gibi davranılan bir tarih yaşandı. Ve bu çok uzun sürdü. Bu yok saymanın getirdiği sorunların yükü hepimizin dediğimiz zaman sorun çözülür.
Son mesajın. Aslında iki basit soru yeterli hepimiz kendimize samimiyetle şunu sormalıyız Biz Türkler ve
Kürt ler barışa sahiden inanıyor muyuz? Ve sahiden birlikte yaşamak istiyor muyuz? Ben bu sınavdan bu ülkenin geçeceğine inanıyorum. Benim cevabım tereddütsüz evet.

Alevilerin kabullenilme sorunları var!

Zaman gazetesinde rahatlıkla
Alevilik ile ilgili düşüncelerini duygularını dile getirebiliyor musun? Açıkçası Alevi likle ilgili yazmayı çok tercih etmiyorum. Sadece kritik konularda söyleyecek bir şeyim varsa yazıyorum. Sünni toplumun Alevi lik algısını analiz eden, onlara bir nevi ayna tutan yazılardı. Yayımlamak konusunda hiç sorun yaşamadım.
Sence
Alevilerin kabullenilme sorunları var mı? Elbette var! Osmanlı'nın çözemediği tek sorun Alevi lik/Kızılbaşlık sorunuydu. O algının bugün de siyasette ve gündelik hayatta yansımaları yaşanıyor. Kürt sorunundan çok daha derin bir sorun aslında Alevi lik.
Hangisi daha baskın geliyor?
Kürtlüğün mü? Yoksa Aleviliğin mi? Kürt kimliğim daha baskın. Dindar olmadığım için belki de Alevi lik o kadar öne çıkmadı.
Açılımlara destek vermenin nedeni Zaman'da yazdığın için mi? Ne bakımdan? Siz yazdığınız gazetenin politikalarına göre mi belirliyorsunuz görüşlerinizi?
Kızma hemen! Aynı soruyu bana da soruyorlar da o yüzden! İkimizin yerine cevap veresin dedim! Açılıma destek veriyorum çünkü Türkiye'nin demokratikleşmesi gerektiğine inanıyorum.
Tamam bu işte. Ben de onu istiyorum!

Ailem
CHP çizgisinde

Alevilerin büyük çoğunluğu CHP destekçisi. Senin tarafında nasıl bu durum? Yani ailende? Evet. Doğru bir saptama. Benim ailem de başından itibaren CHP çizgisinden ayrılmadı.
Peki. Onur Öymen'in Dersim ile ilgili yorumunu nasıl buluyorsun? Tarihin parladığı bir andı! Aynı gafı MHP'den biri yapsa hiçbir kıymeti olmazdı. Onur Öymen prototip bir Kemalist olduğu için tartışma bu kadar anlamlı seyretti. Ve bir işlevi oldu.
Öymen'in bu yorumu karşısında
Alevilerin yeterince tepki gösteremediği fikrine katılıyor musun? Öyle düşünmüyorum. İlk günden itibaren Alevi örgütleri çok canlı tepki verdiler. Nazi benzetmeleri, Hitler bıyığı falan vs. Tabii bu bilincin oluşmasında Alevi diyasporasının çok etkisi var.
Kılıçdaroğlu'nun gitgelleri ile ilgili ne düşünüyorsun? Yapması gereken istifa etmekti.
CHP 'de kalmakla siyasi kariyerinde ona atfedilen iddiadan vazgeçtiğini gösterdi.
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.