KADINLARIMIZIN SEÇME ve SEÇİLME HAKKI
Hazırlayan: CananF. DEMİRBAŞ
Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordunun hayat kaynaklarını kadınlarımız işlemiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağında yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakâr, o ilahi Anadolu kadını olmuştur.
Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ne büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim"
·
İnsan topluluğu kadın ve erkek denen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?"
M. Kemal ATATÜRK
Sevgili dostlar;
Bugün Türkiye nüfusunun % 51 ni kadınlarımız teşkil ediyor.
03 Nisan 1930, Belediye seçimlerinde Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı, 26 Ekim 1933 de Türk Kadınının Köy İhtiyar Heyetlerine seçilme hakkı, 08 Ağustos 1934 de Türk Kadınının Milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi ,05 Aralık 1934, Kanu nun yürürlüğe girmesi ,için, milletvekili yasası nın 05., 11., 16., 23. ve 58. maddelerinin değiştirildi ve "Kadınlara seçme - seçilme hakkı '' nın yasalaşmasıda sağlanmış oldu.
Bu tarihe kadar sadece ABD (1918) ve İngiltere'de (1918) kadınlara 30 erkeklere 21 yaşında tanınan "seçmen olma" hakkı, bu tarihten sonrada Fransa'da 1944, İtalya ve Japonya'da 1945, Çin'de 1949, Yunanistan'da 1952 ve İsviçre'de 1971 yılında verildi. Dünya'da, 1990 yılında seçme ve seçilme hakkını kaybeden Cezayirli kadınlar dahil, birçoğu maalesef İslam ülkesi 70 kadar ülkede kadınlar hala oy kullanamazken, Türkiye'de Batı ülkelerine göre çok daha erken gerçekleşen "seçme ve seçilme hakkının" tanınmasının nedeni, Atatürk devriminin kadın haklarını geliştirmeyi ekonomik ve kültürel kalkınmanın, kısaca uygarlaşmanın ayrılmaz bir parçası saymasından ileri gelir..
Şimdi buradan günümüze gelirsek;
Görülüyorki , bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye'mizde de kadınlarımıza hala gereken önem verilmiyor. Tıpkı az gelişmiş demokrasimiz, az gelişmiş özgürlüğümüz gibi.
Buna örnekmi;
Hep merak ederim şimdiye kadar neden kadın generalimiz olmamış diye. Neden kadın milletvekillerimiz parmakla sayılacak kadar az. Kaç tane kadın valimiz var . Neden belediye otobüslerinde hep erkek şoförler var.Neden kadın müftülerimiz yok. . Neden kadınlarımızın başını örtme meselelerini bile genelde erkekler tartışıyor.
Öyle zannediyorum ki bu sorun, toplumumuzun kadına bakış açısından kaynaklanıyor.Hala, kız çocuklarını okutmak için kampanyalar düzenliyoruz. 2003 ten bu yana Türkiye genelinde hedef yaklaşık 500 bin kız öğrenci okutmaktı, ancak bunun sadece 150 bini kazanılmıştır. AB nin kapısında bekleyen Türkiye için aslında düşündürücü bir durumdur . Yukarıda sıraladığımız neden lerin başlıca sebeplerindendir eğitim problemi.
Bu problemde kadınlarımızın da eksik gayretleri olduğunu söylemeden edemeyeceğim.
Kadınlarımızın bir kısmı erkek egemenliğini kabullenmiş , bir kımı kültürel olarak sindirilmiş, diğerleride ekonomik bağımlılıklarından dolayı şartlara uyum sağlamak zorunda bırakılmışlardır. Kadınlarımızın örtünmelerinin nedenlerinde bile erkek egosunun izleri vardır. Ve erkeklerdeki bastırılması gereken duyguların mesuliyeti kadınlara örtünme olarak yüklenmiştir.
.
Kadınlarımız bizim cefakar analarımız, hayat arkadaşlarımızdır. Her başarılı erkeğin arkasında mutlaka ona destek olan bir kadın vardır.
Ancak başarıya koşan kadınların aşması gereken engellerden birisi de erkeklerin ön yargıları ve toplum baskılarıdır.
Kadınlardan, daha katılımcı ve daha üretken olmalarını istemek kadar doğru ne olabilir ki,
Bunun için önce istemek, kendine güvenmek ve öğrenmek yeterli olacaktır, gerisi kolay.
Kadınlarımızın seçme ve seçilme haklarının 79 yılı tüm kadınlarımıza ve buna destek veren herkeze kutlu olsun
KADINLARIMIZ
Toprak öyle bitip tükenmez, /dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişemeyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşaleden tekerlekleriyle
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık kısacıktılar
ve pırıltılar vardı hasta kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak,
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
oyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizleyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehriban başlı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve onbeşlik şaraplenin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üzerinden Afyon`a doğru.
NAZIM HİKMET
KADINLARIMIZIN SEÇME ve SEÇİLME HAKKI
Konu Sahibi / Yazar
TÜLAY
Kategori / Forum
Agora (Meydan Yeri)
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
2596
KADINLARIMIZIN SEÇME ve SEÇİLME HAKKI
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi