Andımız ve İstiklal Marşı zorunlu olmaktan çıkarılıyor.
Milli Eğitim ŞÃ»rası’nın 4’üncü gününde, tartışılacak kararlar alındı. 8 yıllık kesintisiz eğitim 13 yıla uzatılırken, öğrencilerin sabahları okuduğu “Andımız” ve “İstiklal Marşı” zorunlu olmaktan çıkarıldı. 8. sınıfta yapılan SBS’nin de uzun vadede kaldırılması için çalışma başlatıldı.
Milli Eğitim ŞÃ»rası’ndan, 8 yıllık kesintisiz eğitimi delecek bir karar çıktı. Zorunlu eğitim; 1 yıl okul öncesi eğitim, 4 yıl temel eğitim, 4 yıl yönlendirme ve ortaöğretime hazırlık eğitimi, 4 yıl ortaöğretim olmak üzere 13 yıl olacak şekilde belirlendi. Bu süreçle, kapatılan imam hatip liselerinin ortaokul kısımlarının yeniden açılması sağlandı.
11 YAŞA İMAM HATİP YOLU
Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’nun eğitim sürelerine ilişkin “1 yıl okul öncesi eğitim, 4 yıl temel eğitim, 4 yıl yönlendirme ve ortaöğretime hazırlık eğitimi, 4 yıl ortaöğretim olmak üzere zorunlu eğitim 13 yıl olsun” önerisi alkışlar ile genel kuruldan geçti. Kabul gören öneriye göre aileler, ilköğretim 5. sınıftan mezun olan öğrenciyi ister meslek lisesine, ister genel liseye, ister imam hatip lisesine gönderebilecek.
DİN DERSİ 1. SINIFA İNDİ
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin çoğulcu bir anlayışla tüm öğretim kurumlarında daha etkin olarak okutulması önerisi de kurul gündemine getirildi. Alevilerin din dersinden muaf olma isteği, bu önerinin kabulü ile rafa kalkmış oldu. Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’nun “din dersinin ilk ve ortaöğretimin tüm sınıflarında daha etkin olarak okutulması” önerisi kabul gördü. Böylece ilköğretim 4. sınıfta okutulmaya başlanan din dersinin birinci sınıfa kadar indirilmesi gündemde. “Din dersi seçmeli olsun” önerisi de kabul edildi. ŞÃ»rada öğretmenler, törenlerin rutin ve zoraki katılımdan çıkarılmasını önerdi.
‘İSTİKLAL MARŞI KALKSIN’
Kabul gören maddenin oylanarak şÃ»ranın raporunda yer alması durumunda, öğrencilerin sabahları okuduğu Andımız ve İstiklal Marşı da zorunlu olmaktan çıkacak. Madde şöyle: “Törenler ve toplantılar; paylaşma, bütünleşme, denetim ve kontrol mekanizmaları olup okul yönetimi tarafından kültürü etkileme, değiştirme ve yeni değerlerin paylaşılması amacıyla rutin ve zoraki katılıma dayalı etkinlikler olmaktan çıkarılıp yoğun olarak ortak duygu ve değerlerin paylaşımını sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.”
SBS KALKACAK
Öğretmenler, ortaöğretime geçişte sınav sistemi yerine okul başarısının geçerli olması gerektiği görüşünde birleşti. Öneri genel kurul tarafından benimsendiği için 8. sınıf sonunda yapılan “Seviye Belirleme Sınavı”nın uzun vadede kaldırılması için çalışma başlatılacak.
DİNE BRANŞ ÖĞRETMENİ
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi ile milli güvenlik derslerine branş öğretmenlerinin girilmesi önerisi kabul edildi. Bazı okullarda imamlar din derslerine giriyordu.
haber1
İstiklal Marşı Kalktı, Sıra Bayrakta....
İstiklal Marşı Kalktı, Sıra Bayrakta....
İstiklal Marşı Kalktı, Sıra Bayrakta....
Nasilsa bunarai dur diyecek ne yargi ne de anayasa kaldi.Muhalefet desen kendi derdinden olmali.
.
Şimdide dilenci gibi kadin toplantilarinda başbakan bey türbana destek istiyor.
Din dersleride birinci sinifa kadar indi.Hakikaten üzerimize ölütopragi serpilmiş.
Mustafa KEMALİ'in gelmesini bekliyorsak o zaten gelmiş başimizda hamle bizden
olmali.
.
Şimdide dilenci gibi kadin toplantilarinda başbakan bey türbana destek istiyor.
Din dersleride birinci sinifa kadar indi.Hakikaten üzerimize ölütopragi serpilmiş.
Mustafa KEMALİ'in gelmesini bekliyorsak o zaten gelmiş başimizda hamle bizden
olmali.
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size
PİR ZÖHRE ANA
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşüt kapısıdır Zöhre Ana size
PİR ZÖHRE ANA
İstiklal Marşı Kalktı, Sıra Bayrakta....
Zaman geçtikçe Atatürk'ün doğruluktan, dürüstlükten, aydınlıktan ödün vermeyerek kurduğu Cumhuriyet'imiz başındakilere benzemeye, koyun gibi güdülmeye başladı. Nerde Atatürk'ten bize emanet kalan cesurluk, nerde düşünce özgürlüğümüz, nerde mücadeleci ruhumuz. Atatürk giderken bize kattığı değerleri Atatürk'le yolladıysak eğer, Mamak'a Zöhre Ana'ya bir bakalım. Kulak verelim. Atatürk'ün karekterindeki herşey Zöhre Ana'nında bedeninde, ruhunda, karekterinde yer alıyor. Yani Atatürk yok diye kırılmış umutlarını, Atatürk giderken kenara, kıyıya sakladıkları kahramanlıklarını, düşüncelerini Zöhre Ana ışığı altında açığa çıkarabilirler. Tek umudumuz Zöhre Ana'nın ışığı, nefesinden dökülen inciler
Andımızı kaldırmalarında bir gariplik göremiyorum ben. Bir inceliyelim neden andmızı kaldırmış olabilirler
"Türküm, doğruyum, çalışkanım, (artık Türklükten, doğruluktan, dürüstlükten çIkan bir devlette, Türk şehitlerin kanlarını ayaklar altında ezerek, bu güne yalanla, dolanla geldikleri için, yan gelip yattıkları için, genç beyinlerede bunları aşılamak istiyorlar. Neden "doğruluğu" yalancılığın fink attığı bir devlette beyinlere soksunlar ki. Ya ilerde yaptıklarına karşı çıkarsa bu çocuklar)
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. (küçüklere asmayı kesmeyi örnek gösterip, büyüklere "ananıda al git" deyip saygıyı yerlerde ezdikleri için, milletini, yurdunu sevmeyip sattıkları için bu sözleride artık söyletmelerinin bir anlamı kalmıyor diye düşünüyorum)
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. (hedef artık ileri gitmek değil yükselmek, yükselmek ve geriye gitmektir)
Ey Büyük Atatürk! (Atatürk'ün yaptıklarını basitmiş gibi en çok gençlere göstermeye çalışıyorlar ki Atatürk'ün adını silmeye calıştıklarında genç Atatürk'çüler onların bellerini bükmesin)
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. (yürümek mi? hemde Atatürk'ün yoluna. Atatürk'ün izinden gidilmemesi için elinden geleni yaparlar birde her sabah bunu söyletmek onlar için oldukça tehlikeli. Ya ilerde Mustafa Kemal'ler çıkıp yollarına taş koyarsa. Nasıl çalacaklar )
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!"
Buna göre değerlendirirsek, her gün Atatürk'ün yoluna taş koymaya çalışan, kötülemeye çalışan yobazların her gün genç beyinlere Atatürk'ün adını andırmamaları, Atatürk'ün yoluna gitmek için and içtirmeleri saçma olur. Kendilerine yakışanı yapmışlar yine. Kuyruk acılarından bağırtıları ne zaman kesilecek bilmiyorum. Lakin sesleri artık kulak tırmalamaya başladı...
[B]Bizim andımız öyle derin ki, öyle yürekten gelir ki Atatürk sevgimiz. Bizim ağzımıza çaputlar tıkayıp sesimizi soluğumuzu kesmeye çalışcaklarına, kendi kulaklarına pamuk tıkasınlar. Devletin yakasından düşsünler. Çabaları boş. Atatürk ölmedi çünkü Zöhre Ana'nın bedeninde ışığını, doğrularını,cesurluğunu sürdürüyor. Onlar Mustafa Kemal'in adlarını sürekli telafuz etmelilerki ruhlarında ki pislikler arınsın.... [/B]
Andımızı kaldırmalarında bir gariplik göremiyorum ben. Bir inceliyelim neden andmızı kaldırmış olabilirler
"Türküm, doğruyum, çalışkanım, (artık Türklükten, doğruluktan, dürüstlükten çIkan bir devlette, Türk şehitlerin kanlarını ayaklar altında ezerek, bu güne yalanla, dolanla geldikleri için, yan gelip yattıkları için, genç beyinlerede bunları aşılamak istiyorlar. Neden "doğruluğu" yalancılığın fink attığı bir devlette beyinlere soksunlar ki. Ya ilerde yaptıklarına karşı çıkarsa bu çocuklar)
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. (küçüklere asmayı kesmeyi örnek gösterip, büyüklere "ananıda al git" deyip saygıyı yerlerde ezdikleri için, milletini, yurdunu sevmeyip sattıkları için bu sözleride artık söyletmelerinin bir anlamı kalmıyor diye düşünüyorum)
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. (hedef artık ileri gitmek değil yükselmek, yükselmek ve geriye gitmektir)
Ey Büyük Atatürk! (Atatürk'ün yaptıklarını basitmiş gibi en çok gençlere göstermeye çalışıyorlar ki Atatürk'ün adını silmeye calıştıklarında genç Atatürk'çüler onların bellerini bükmesin)
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. (yürümek mi? hemde Atatürk'ün yoluna. Atatürk'ün izinden gidilmemesi için elinden geleni yaparlar birde her sabah bunu söyletmek onlar için oldukça tehlikeli. Ya ilerde Mustafa Kemal'ler çıkıp yollarına taş koyarsa. Nasıl çalacaklar )
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!"
Buna göre değerlendirirsek, her gün Atatürk'ün yoluna taş koymaya çalışan, kötülemeye çalışan yobazların her gün genç beyinlere Atatürk'ün adını andırmamaları, Atatürk'ün yoluna gitmek için and içtirmeleri saçma olur. Kendilerine yakışanı yapmışlar yine. Kuyruk acılarından bağırtıları ne zaman kesilecek bilmiyorum. Lakin sesleri artık kulak tırmalamaya başladı...
[B]Bizim andımız öyle derin ki, öyle yürekten gelir ki Atatürk sevgimiz. Bizim ağzımıza çaputlar tıkayıp sesimizi soluğumuzu kesmeye çalışcaklarına, kendi kulaklarına pamuk tıkasınlar. Devletin yakasından düşsünler. Çabaları boş. Atatürk ölmedi çünkü Zöhre Ana'nın bedeninde ışığını, doğrularını,cesurluğunu sürdürüyor. Onlar Mustafa Kemal'in adlarını sürekli telafuz etmelilerki ruhlarında ki pislikler arınsın.... [/B]
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR