Efendim, daha önce istihbarat servislerinin akla hayale gelmeyecek konularda araştırmalar yaptıklarından bahsetmiştim. Bunların bir kısmı ise hayvanlar üzerine yaptıkları çalışmalardan oluşuyor. Çoğu bilim-kurgu filmlerini hatırlatsa da hepsi de gerçek.
Örneğin 1942 Haziranı’nda Sovyetler karnına mayın yerleştirilmiş eğitilmiş kurt köpeklerini Stalingrad önlerindeki Alman tanklarının üzerine sürdü. Köpekler tükenince bu kez fareleri Alman tanklarının elektronik kablolarını, plastik kaplı yakıt aksanını yemek üzere eğittiler. Bunun üzerine Almanlar da kedileri nöbetçi olarak diktiler.
Bir ara CIA, Kremlin’e karnında dinleme aleti olan kedi sokmaya çalışmıştı. Hayvancığız kaçıp, otomobil altında kalınca proje yatmıştı. Kısa süre önce de İran üzerlerinde kamera ve dinleme aletleri olan ’14 Casus sincap’ı yakalamıştı. Hepsi de ’MOSSAD ajanı’ idiler!
Öte yandan Pentagon’un teknolojik araştırma merkezi (DARPA) ’Kanatlı hayvanların casusluk amaçlı kullanımı’ üzerine çalışmalar yapıyordu. (240 bilim adamının çalıştığı bu projenin bütçesi 2 milyar dolardı!) Böcekleri çok minik cihazlarla donatıyorlardı. Böylelikle böceklerin girdikleri ortama dair görüntü ve ses kayıtları yollamaları amaçlanıyordu.
Şaka gibi!
Lakin eşekarıları ile ilgili projede ’Ufak bir pürüz’ çıkmıştı. Çünkü hayvancıklar erotik yaşamlarını yeğleyip tabanları yağlamışlar ve partnerlerine koşmuşlardı. Yani ki eşekarıları Pentagon’a karşı büyük ’Eşeklik’ etmişlerdi. Aferin onlara!
Diğer bir çalışma ise köpekbalıklarının beyinlerine özel çipler yerleştirilerek saldırgan amaçlarla kullanılmaları üzerineydi. (Son yıllarda ABD sahillerinde ’Anormal ölçüde artan’ köpekbalığı saldırıları bununla ilgili olabilirdi!) Tevekkeli değil, sıkı bir belgesel kanalları izleyicisi olarak köpekbalığı araştırmalarına neden bu kadar para ayırdıklarını sorar dururdum. Meğer CIA’nın ’Jaws’ları imiş bunlar!
2010 yılında Mısır’ın tatil beldesi Şarm el Şeyh'te çok sayıda köpekbalığı saldırısı olmuştu. O zamanki bölge valisi ’Hiç görünmeyen büyük beyaz köpekbalıklarının, İsrail tarafından yerleştirilen çiplerle Mısır'a yönlendirildiklerinden şüphelendiklerini’ söylemişti. Bunu ise ’Mısır turizmine darbe vurma amacıyla yapabileceklerini’ iddia etti. Çoğu kişi güldü geçti ama aslında iş ilginçti!
Fakat beni asıl huylandıran 2010 senesinden itibaren bizde de bu tarz vakaların görülmeye başlanması. ’Büyük Beyaz’ diye de bilinen en yırtıcı köpekbalıklarının yavrularına (’Harharyas’ da deniyor) Marmara dahil bazı sahil sularımızda rastlanmıştı. Bu ’Büyük Beyazlar’ haritayı açıp ’Yahu şu Türkiye ilginç bir ülkeymiş, fevkalade güzel kıyıları varmış. Şurayı bir gezip, görsek’ demediler herhalde!
Çoğu kişiye ’Prof. Zihni Sinir Projeleri’ gibi gelebilecek bu projeler birer gerçek. Hoş, bizimkilerin kafası böyle şeylere basmaz ama biz de acilen kirpilerimizi, tosbağalarımızı, palamutlarımızı, hamsilerimizi vb. eğitmeye başlasak iyi olacak galiba!..
Atilla AKAR - YURT GAZETESİ / 01.04.2012
İstihbarat servislerinin garip projeleri!
İstihbarat servislerinin garip projeleri!
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi