alevi haber, alevi haberleri, alevi haber ajansı, alevi haber merkezi
Mesele Hazreti Ali (r.a) sevmekse bizler de tabi ki kendisini seviyoruz ancak bunun kişiyi neden farklı bir mezhebe sevk ettiği sorusunu cevaplayamadık.
Soru:
Selamünaleyküm hocam;
Ben İstanbul’da üniversite okuyan Bursa doğumlu bir kardeşinizim. Çalışmalarınızı takip etmekle beraber, sayenizde ben ve arkadaşlarım pek çok konuda bilgi sahibi olduk. Son zamanlarda Alevilik meselesini araştırmaktayız. Alevilik hakkında bildiğiniz üzere hocalarımız fikir ayrılığına düşmekte ve bu fikirsel ayrılık bizim biraz da kafamızı karıştırdı. Kimileri Aleviliği İslam dışında farklı bir din olarak ele alırken, kimileri ise İslami kökenli olmakla birlikte artık bir yol ayrımına girdiğini ifade ediyor. Güvenilir kaynak olması açısından birkaç Alevi dostumuza konuyu danıştık, Müslüman olduklarını ifade etmekle birlikte, birkaç yorumlama farklılığının bulunduğunu, hazreti Ali’yi çok sevdiklerini ve bu sevginin bazen dozunu aşarak kimi sapkınlar tarafından ilahlaştırılmaya kadar götürüldüğünü bize söylediler. Ramazan dışındaki başka bir ayda oruç tutmaktalar. Bu durum ise akıllara farklı sorular getiriyor. Mesele hazreti Ali radıyallahu anhı sevmekse bizler de tabi ki kendisini seviyoruz ancak bunun kişiyi neden farklı bir mezhebe sevk ettiği sorusunu cevaplayamadık.
Sayın hocam sizden rica etsem konu ile ilgili görüşünüzü (varsa güvenilir bir kaynak kitap) bizlerle paylaşır mısınız?
CEVAP:
Selamünaleyküm,
Yaşadığımız topraklarda ‘alevilik’ konusu, devletle birinci dereceden bağlantılı konulardan biri olduğu için, hiçbir yazar, mütefekkir, âlim içinden geçtiği gibi yazıp görüş beyan etmemiştir desem mübalağa etmiş olmam. Herkes meselenin aslını pekiyi bilir ama söylemek istemez ya da hedef tahtasına konmak istemez. Bilhassa âlimler, attığı taşın ürküttüğü avına değip değmeyeceğini de düşünür. Bu nedenle alevilik konusunda Müslümanların ileri gelenleri arasında kimi zamanlar, kendisinin de alevi olduğunu söyleyenlerin çıktığını görebilirsiniz. Bu anlayışın ne kadar yerli yerinde olduğunu müsaade edersiniz ben değerlendirmeyeyim ama durumun bu olduğunu size tespit etmiş olayım.
Gayet sarih bir şekilde şunu söyleyebiliriz:
İslam bellidir, iman bellidir. Kime Müslüman denebileceği, kime de denemeyeceği kuralı bizim kanaatlerimize terk edilmiş değildir. İman ilkelerinin ve başta namaz ve oruç olmak üzere ibadetlerin değeri de bellidir. Ramazan’a karşı direnişin sonucu da bellidir. Dolayısıyla bir Müslüman, ülkesindeki şartlara göre şekillenmiş bir iman/İslam kuralı oluşturamaz. Bizdeki durum, bizim yaşadığımız son iki yüz yılın kritik görüntüsü nedeniyle farklılık arz etmektedir. Namazın olmadığı yerde İslam yoktur. Orucun olmadığı yerde imanın varlığı iddia edilemez. İslam’ın birilerine göre şekillenmesi de asla mümkün değildir. İslam’ı Kur’an’daki gibi, hadislerdeki gibi değil de kendilerine göre şekillendirenler için ‘Müslümanların arasında yaşayanlar’ dememizde sakınca yoktur ama Müslüman ismi ağır gelebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir husus da şudur:
Alevilik ve benzeri akımlar, orijinal çizgiyi koruduğunu iddia edenlerin, orijinal çizginin gereği olan gayreti göstermemelerinin bir sonucu olarak yayılırlar. Mü’minler, ‘iman edip kenara çekilen kimseler’ değildirler. İmanla beraber, iman için seferber olmuş cemaatin adı mü’min cemaat olabilir. Bugün şu veya bu fırka, başımızı ağrıtacak çapta sorun olabiliyorsa bu, âlimlik vasfı ile donanmış olduğu hâlde, ilmini halka pazarlama derdi olmayanların, gördükleri kötülüklere karşı nehyi anilmünker görevini hatırlamayanların, ilmi imanın gereği olarak yayamayanların ihmallerinin sonucudur. Toparlanmak ve bu sıkıntılardan arınmak istiyorsak, akidemize, akidemizi bize ulaştıran ashaba sahip çıkacağız. Kur’an’ı, çocuklarımızın yaz tatillerinde okudukları kitap olmaktan kurtaracağız. Meselenin özeti budur.
Allah Teâlâ, dini için gayret etme heyecanımızı daim kılsın.
Selamünaleyküm.
Nureddin YILDIZ
İslam gözüyle Alevilik konusuna nasıl bakmalıyız?
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
3
Okunma / Görüntüleme
3352
İslam gözüyle Alevilik konusuna nasıl bakmalıyız?
İslam gözüyle Alevilik konusuna nasıl bakmalıyız?
Ya arkadaş, neye, kime inanacağımı, nasıl ibadet edeceğimi, nasıl giyineceğimi, nerde ibadet edeceğimi size mi soracağım be? Siz kimsiniz yav... Kendinizi ne sanıyorsunuz...Ben Allahın kuluyum, yeryüzü de Allahın bir mescididir. İstediğim yerde , istediğim biçimde inanır ve öyle ibadetimi yaparım. Size ne oluyor beya...İlle de sizin klişeleşmiş, kurallara ve kaideler bağlanmış ibadet anlayışına göre mi ibadet etmeliyim? Beni böyle kabul edin be... Sizler Tanrı mısınız be her şeye karar veriyorsunuz...
O koca kafalara sokulsun artık Aleviler Cem evlerinde ibadetlerini yerine getirecekler.
O koca kafalara sokulsun artık Aleviler Cem evlerinde ibadetlerini yerine getirecekler.
İslam gözüyle Alevilik konusuna nasıl bakmalıyız?
donanma44 yazdı:alevi haber, alevi haberleri, alevi haber ajansı, alevi haber merkezi
Mesele Hazreti Ali (r.a) sevmekse bizler de tabi ki kendisini seviyoruz ancak bunun kişiyi neden farklı bir mezhebe sevk ettiği sorusunu cevaplayamadık.
Soru:
Selamünaleyküm hocam;
Ben İstanbul’da üniversite okuyan Bursa doğumlu bir kardeşinizim. Çalışmalarınızı takip etmekle beraber, sayenizde ben ve arkadaşlarım pek çok konuda bilgi sahibi olduk. Son zamanlarda Alevilik meselesini araştırmaktayız. Alevilik hakkında bildiğiniz üzere hocalarımız fikir ayrılığına düşmekte ve bu fikirsel ayrılık bizim biraz da kafamızı karıştırdı. Kimileri Aleviliği İslam dışında farklı bir din olarak ele alırken, kimileri ise İslami kökenli olmakla birlikte artık bir yol ayrımına girdiğini ifade ediyor. Güvenilir kaynak olması açısından birkaç Alevi dostumuza konuyu danıştık, Müslüman olduklarını ifade etmekle birlikte, birkaç yorumlama farklılığının bulunduğunu, hazreti Ali’yi çok sevdiklerini ve bu sevginin bazen dozunu aşarak kimi sapkınlar tarafından ilahlaştırılmaya kadar götürüldüğünü bize söylediler. Ramazan dışındaki başka bir ayda oruç tutmaktalar. Bu durum ise akıllara farklı sorular getiriyor. Mesele hazreti Ali radıyallahu anhı sevmekse bizler de tabi ki kendisini seviyoruz ancak bunun kişiyi neden farklı bir mezhebe sevk ettiği sorusunu cevaplayamadık.
Sayın hocam sizden rica etsem konu ile ilgili görüşünüzü (varsa güvenilir bir kaynak kitap) bizlerle paylaşır mısınız?
Selamın Ali Öyküm,
Öncelikle sizin din hocalarınızın fikir ayrılığına düşmesi normaldir. Çünkü uydurma bilgilerle besleniyorlar. Bırakın Alevilik hakkında ayrı düşmeyi Sünnilik hakkında bile ayrı düşüyorlar...
Hatta tarikatlarınız birbirlerinin okuduğu Kur-an'ı bile okumuyorlar. herkes kendine bir yol tutturmuş o yolun yolcularından başka yolcu tanımamaktadır. Her tarikatın her cemaatin kendine göre yazarı çizeri var. Herkes kendi doğrularıyla yol alıyor. Şimdi sizin hocalarınız kimin doğrularıyla size cevap veriyor. Ona bakmak lazım. Her biri bir başkasının doğrularıyla cevap veriyorsa ayrı düşmeleri çok doğaldır...
Oysa doğru birkaç tane değildir. Bir tanedir. O doğruyu da ancak Allah ve de Onun yeryüzündeki vekilleri ve elçileri olan Evliyalar bilir...
İşte Alevilik yolu Evliyaların yolu olduğundan doğru olan tek yoldur...
Sizin hocalarınız Evliyaların doğrularıyla aydınlanmadığından sahte hacı hocaların uydurmalarıyla beslendiğinden hiçbir zaman doğruları ve gerçekleri konuşamazlar. Aldıkları yanlışları kusup onun üzerinden kendilerine yer açarlar. Sizin gibi saftirikler de bunları adam zannedip onların yerlerini sağlamlaştırırlar. Bu çark da böyle döner durur...
[COLOR="#800080"]Alevilik Hz. Ali'yi seviyoruz diyerek kurulmamıştır. Alevilik zaten Hz. Ali'nin varlığında olan Hz. Muhammed tarafından İslam bayrağı altında insanlığa bildirilmiş Allah Muhammed Ali yoludur...
Yani gerçek orijinal islamın kendisidir ...
Alevilik dışındaki diğer islam adı altındaki inançlar ise Hz. Ali ve Ehlibeytinden sonra mezhep adı altında ortaya çıkmış uydurma inançların ta kendisidir. Yani Alevilik mezhep değildir. Orijinal islamın özüdür...
Ramazan meselesine gelince uydurma islam adı altındaki mezheplerin sonradan ortaya çıkardığı ve islama mal ettiği uydurma bir ibadet olduğundan Aleviler tarafından uygulanmaz...
Çünkü Aleviler kişilerin buyurduğu ibadetleri yapmazlar. Hakkın buyurduğu ibadetleri yalnızca yaparlar...
Hz. Ali'nin ilahlaştırılması meselesine gelince Hz. Ali'nin kim olduğunu zaten Peygamberimiz kendisi bildirmiştir. Ne demiş?
"[color=#FF0000]Ben ilmin kapısıyım Ali anahtarıdır."
İlim kime mahsustur? Allah'a...
Peki Allah'ın ilmi Hz. Ali'ye verilmişse Hz. Ali'siz hiçbir kapı da açılamayacağına göre Hz. Ali'de Allah'ın ilmi olduğunu söyleyen peygamberimiz bu kadar Hz. Ali'yi yüceltirken size ne oluyor. Siz neden bu kadar rahatsız oluyorsunuz...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
İslam gözüyle Alevilik konusuna nasıl bakmalıyız?
adgan yazdı:[COLOR=#800080]Selamın Ali Öyküm,
[COLOR=#0000CD]Öncelikle sizin din hocalarınızın fikir ayrılığına düşmesi normaldir. Çünkü uydurma bilgilerle besleniyorlar. Bırakın Alevilik hakkında ayrı düşmeyi Sünnilik hakkında bile ayrı düşüyorlar...
[COLOR=#800080]Hatta tarikatlarınız birbirlerinin okuduğu Kur-an'ı bile okumuyorlar. herkes kendine bir yol tutturmuş o yolun yolcularından başka yolcu tanımamaktadır. Her tarikatın her cemaatin kendine göre yazarı çizeri var. Herkes kendi doğrularıyla yol alıyor. Şimdi sizin hocalarınız kimin doğrularıyla size cevap veriyor. Ona bakmak lazım. Her biri bir başkasının doğrularıyla cevap veriyorsa ayrı düşmeleri çok doğaldır...
[COLOR=#0000CD]Oysa doğru birkaç tane değildir. Bir tanedir. O doğruyu da ancak Allah ve de Onun yeryüzündeki vekilleri ve elçileri olan Evliyalar bilir...
[COLOR=#800080]İşte Alevilik yolu Evliyaların yolu olduğundan doğru olan tek yoldur...
[COLOR=#0000CD]Sizin hocalarınız Evliyaların doğrularıyla aydınlanmadığından sahte hacı hocaların uydurmalarıyla beslendiğinden hiçbir zaman doğruları ve gerçekleri konuşamazlar. Aldıkları yanlışları kusup onun üzerinden kendilerine yer açarlar. Sizin gibi saftirikler de bunları adam zannedip onların yerlerini sağlamlaştırırlar. Bu çark da böyle döner durur...
[COLOR=#800080]Alevilik Hz. Ali'yi seviyoruz diyerek kurulmamıştır. Alevilik zaten Hz. Ali'nin varlığında olan Hz. Muhammed tarafından İslam bayrağı altında insanlığa bildirilmiş Allah Muhammed Ali yoludur...
Yani gerçek orijinal islamın kendisidir ...
[COLOR=#0000CD]Alevilik dışındaki diğer islam adı altındaki inançlar ise Hz. Ali ve Ehlibeytinden sonra mezhep adı altında ortaya çıkmış uydurma inançların ta kendisidir. Yani Alevilik mezhep değildir. Orijinal islamın özüdür...
[COLOR=#800080]Ramazan meselesine gelince uydurma islam adı altındaki mezheplerin sonradan ortaya çıkardığı ve islama mal ettiği uydurma bir ibadet olduğundan Aleviler tarafından uygulanmaz...
[COLOR=#0000CD]Çünkü Aleviler kişilerin buyurduğu ibadetleri yapmazlar. Hakkın buyurduğu ibadetleri yalnızca yaparlar...
[COLOR=#800080]Hz. Ali'nin ilahlaştırılması meselesine gelince Hz. Ali'nin kim olduğunu zaten Peygamberimiz kendisi bildirmiştir. Ne demiş?
"Ben ilmin kapısıyım Ali anahtarıdır."
[COLOR=#800080]İlim kime mahsustur? Allah'a...
[COLOR=#0000CD]
Peki Allah'ın ilmi Hz. Ali'ye verilmişse Hz. Ali'siz hiçbir kapı da açılamayacağına göre Hz. Ali'de Allah'ın ilmi olduğunu söyleyen peygamberimiz bu kadar Hz. Ali'yi yüceltirken size ne oluyor. Siz neden bu kadar rahatsız oluyorsunuz...
Ağzına sağlık Adgan abi .
Mesele şu ki kafasına kazık çakanlar; hocasına iman eder, dedesine iman eder ve en sonunda beyinsiz torunlar olarak gerçeği reddeder.
Peygamberimizden yüzyıllar sonra Emevi ve Abbasi şeyhülşeytanları ve uyduruk hadisçiler İslam’ın 5 Şartı diye bir liste uydurdular… İşin ilginci o beş şartın arasına Kuran’ın en yoğun biçimde üzerinde durduğu evrensel prensipler yerine bireysel ibadetleri koydular. Böylece insanları sultanların ve şeyhülşeytanların köleleri haline dönüştürmeye çalıştılar.
Bugün Alevi toplumuna akıl verip Alevilere kalıp biçenler, kendi inanç potalarında eritmeye çalışan sevgili arkadaşlar biz batini bir inancın mensuplarıyız. Siz nasıl bakarsanız bakın Alevilik Pir Zöhre Ana ile kendi hakikatleri çerçevesinde dünya var olduğu müddetçe yaşayacaktır.
Dört hak mezhep diyerek gerçek yol sahiplerini dışlıyorsunuz ya bilin ki bunun ne Hak katında ne de bizim yanımızda bir değeri yoktur.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi