Gisan Tersanesi’nde test edilen filikaya kum torbaları yerine işçiler zorla bindirildi. Halatın kopması sonucu 4 işçi öldü, 12 işçi yaralandı
Tuzla tersaneler bölgesinden bir iş cinayeti haberi daha geldi. Gisan Tersanesi’nde dün bir filikanın (cankurtaran) güvenlik testi yapılırken halatın kopması üzerine 16 işçi denize düştü. Denize ters şekilde düşen filikanın içinden emniyet kemerleri bağlıolduğu için çıkamayan işçilerden 4’ü yaşamını yitirirken 12’si de yaralı olarak kurtarıldı. Yaralı işçilerden birinin durumu ağır.
İnşası süren bir geminin filikasını test etmek için normal koşullarda kum torbaları yada şişme balonlar kullanılması gerekirken, gemi üzerinde çalışan boyacı, kaynakçı, montajcı ve temizlik işi yapan işçiler bindirildi.
Göğüslerinden ve ayaklarından emniyet kemeri ile bağlanan 16 işçi aşağıya doğru indirilirken, üsteki halatın kopması üzerine ters döndüler. Alttaki halatın da kopması üzeride 15 metreden denize düşen işçiler, emniyet kemerleri bağlı olduğu için filikanın içinden çıkamadılar. Filikanın su almasıyla birlikte 4 işçi olay yerinde yaşamını yitirirken, 12 işçi de yaralı olarak çevredeki hastanelere kaldırıldılar.
Yarım saat yardım beklediler
İşçiler, filikanın denize düşmesinin ardından yaklaşık yarım saat suyun içinde yardım beklediler. Daha sonra vinç ile denizden çıkartılan filikadaki yaralı işçiler kurtarıldı. Kaza geçiren işçilere yarım saat müdahale yapılmaması, tepki topladı.
Tersanedeki kazada kaynakçı olarak çalışan Ramazan Çetinkaya, Ramazan Uygun, boyacı olarak çalışan ve soyadını öğrenemediğimiz Hasan ve boyacı formeni Emrah Varol yaşamlarını yitirdiler.
Zorla bindirdiler
Gisan Tersanesi’nde yaşanan iş cinayetinin görgü tanıklarından olan Hacı bakıcı olayı şöyle anlattı: “Normal koşullarda işçiler binmiyordu zorla bindirdiler. Bizi de zorladılar binmemiz için ama biz binmedik. Daha sonra bu olay oldu. Arkadaşlarımız için çok üzüldük ama kendimiz içinde açıkcası sevindik.”
Bir başka görgü tanığı olan Ercan isimli işçi ise “Bu filika olaydan bir saat kadar önce tersaneye geldi. Kızağa aldılar ve hemen test etmek için hazırlıklar yaptılar. Kum torbalarının gelmesini beklemeden insanları bindirdiler ve daha sonrasında da aşağıya saldılar. Halatı sökmeyi unuttular. Bunu unutunca filika ters döndü ve bu feci olay yaşandı” diye yaşanan olayı anlattı.
[B] İş cinayetine tepki [/B]
İş cinayetinin ardından Gisan Tersanesi’ndeki işçiler iş bıraktılar. Gisan ve çevre tersanelerdeki işçiler olayın ardından tersane önünde toplanarak eylem yaptılar.
“Artık ölmek istemiyoruz” diye slogan atan işçiler, olayın sorumlularının yargılanmasını istediler. Dört işçinin yaşamını yitirdiği olayın ardından açıklama yapan Baret Gazetesi Sözcüsü Ali Doğan, iş güvenliği önlemlerinin alınmamasının neden olduğu bir olaya daha tanıklık ettiklerini kaydetti. Özde değil, sözde önlem alınması durumunda benzer olayların yaşanmaya devam etmesinden kaygı duyduklarını belirten Doğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verdiği komik cezaların iş cinayetlerinin önüne geçemediğinin bir kez daha ortaya çıktığını ifade etti. Doğan, yaralı işçilere acil şifalar dilerken, ölen işçilerin ailesine de başsağlığı diledi.
Emek Partisi (EMEP) Tuzla İlçe Örgütü de yaptığı yazılı açıklamada, ölen işçilerin ailelerine başsağlığı diledi. EMEP yazılı açıklamasında, iş cinayetlerinin son bulması için gerekli iş güvenliği önlemlerini alması için Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı göreve çağırdı.
Levent Tüzel: Değişen bir şey yok
Emek Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel de yaptığı açıklamada 4 işçinin ölümünü üzüntü ile karşıladıklarını söyledi. Tuzla tersanelerinde çalışma düzeninin kamuoyunda bu kadar gürültü yaratmasına rağmen esas olarak herhangi bir değişimin olmadığını bu iş kazasının ortay çıkardığını belirten Tüzel, “Aslında buna iş kazası da denemez. Bu eskimiş aletlerle test yapılıyor. İşçinin patronlar için bir değeri olmadığı, konu mankeni gibi kullanıldığını görüyoruz” diye konuştu.
Tuzla’da bugüne kadar Çalışma Bakanlığı’nın ve Meclis Araştırma Komisyonu’nun raporunu, hala tersanelerde değişiklikler yapıldığına dair haberleri 4 işçinin ölümü ile sonuçlanan kazanın yalanladığını belirten Tüzel, “Esas olarak değişen bir şey olmadığını görmek lazım. İşçilerin kendilerinin oluşturacağı bir komisyonun denetimleri sonucunda bir takım şeyler değişecektir. İşçilerin bunu görüp bakanlık cephesinden bir beklentiye girmemelidir” dedi. Tüzel, “Bakalım şimdi Çalışma Bakanı bu dört işçinin ölümü üzerine ne diyecek. Sözde o işyeri denetlenmişti. Kopan halatın hesabını nasıl verecek? Tersanelerde çalışma koşulları değişmemiş, taşeron sistemi ortadan kaldırılmamıştı. İş güvenliği denetimi sağlayacak bir mekanizma kurulmamıştır. Tersane işçilerinin başkalarından medet beklemeden kendilerinin bu işin üzerine gitmesi gerekiyor. Bu haliyle iş cinayetleri son olmayacaktır. Tersane patronları bundan önceki açıklamalarında bu kazaları işin doğarsı olarak tarif etmişlerdi. Aslında bu olay oradaki çalışma ortamını yaratan sistemin sahiplerinin hiçbir şekilde değiştirecek bir düzenleme yapmayacaklarını da gösteriyor. Bu nedenle işçilerin daha aktif ve birleşik bir mücadele yoluna girmeleri gerekiyor” diye konuştu.
EMEP’ten liman işçilerine ziyaret
Uzun süren mücadele sonucunda sendikalaşan, ancak patronların saldırılarından kurtulamayan Ambarlı liman işçilerini Emek Partisi (EMEP) üyeleri ziyaret etti.
Liman-İş Sendikası’nda örgütlenen Ambarlı limanı işçilerini EMEP üyeleri ziyaret etti. Sendika binasında gerçekleştirilen ziyarette söz alan EMEP GYK üyesi Seyit Aslan, meclisteki partilerin IMF, DB, TÜSİAD’ın partileri olduğu, işçi sınıfı ve ezilen halkları düşünmeyeceğini vurguladı.
“Partimiz işçi sınıfının içinden kurulmuş, birçok eylemi örgütleyen bir parti” diyen Seyit Aslan, hükümetlerin patronların istediği yasaları çıkardığını, işçinin yararına bir yasa çıkarmadığını dile getirdi. Ambarlı liman işçilerinin bir arada olduğu sürece patronları yenilgiye uğratacağını ifade eden Aslan, “Ambarlı’daki limanlar 10 kat büyümüş, işçiler 100 kat küçülmüştür” diye konuştu.
Liman işçileri, evlerine gelen tehdit telefonlarıyla ilgili geçtiğimiz hafta suç duyurusunda bulunduktan sonra saldırıya uğramıştı. Saldırıda sendikanın Marport Limanı temsilcisi ve 3 işçi yaralanmış, işçilerin bindiği araç da hasar görmüştü.
(İstanbul/EVRENSEL)