You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İnançlı olmak yobazlık mıdır?

İnançlı olmak yobazlık mıdır?

Posting Freak
İnançlı olmak yobazlık mıdır?
[FONT=System][COLOR="#000000"]Eskimiş, kokuşmuş, kirlenmiş, bozulmuş, miadını doldurmuş olan düşünce ve yaşam biçimini inatla savunan, bunun doğruluğuna kat‟i bir şekilde inanan ve bu doğruluğu kendine yaşam biçimi seçerek dolaylı ya da direkt bunu diğer insanlara dayatan insan yobazdır. Bu yobaz kavramını daha çeşitli örneklerle ele alıp değerlendirmekte mümkün. Fakat öz itibariyle yobaz, geriliği temsil eden kişidir. Yobazlık gericiliktir. Yobazla muhafazakâr karıştırılmasın. Yine yobazlığı geriye gitme şeklinde belirtirken, bu her türlü yozluğu yenilik adına sunan ve sahiplenen olarak anlaşılmasın. Nasıl ki yobazlık eskimişi, köhnemişi, kirlenmişi temsil ediyorsa; yozluk da yenilik adına sapıtmışı, dejenere edilmişi temsil etmektedir. Yobazlığa da, yozluğa da karşı olmak gerekiyor.

Toplumları dolayısıyla da bireyleri yaşatan ve geleceğe taşıyan değerleridir. Bazı temel değerler olmaksızın toplum çözülür ve gelecekte de yok olup gider. Toplum
bu temel değerleri sahiplenirken yeniye de açık olmak zorundadır. Tabii ki bu her yeni olumludur anlamına gelmiyor. Nasıl ki insan hayatını olumsuz anlamda
etkileyen gelenekler, töreler değer olarak tasvip edilmiyorsa ve bunların aşılması gerektiği ısrarla vurgulanıyorsa, yenilik adına her tür sapkınlığa, ruhsal
bunalıma götüren, temel değerleri sarsan gelişme de yenilik olmayıp yozluktur. Burada hemen akla, bu dediğimiz temel değerlerin hangileri oldukları ve
bunların neye göre, hangi kıstasa göre belirlendiği sorusu gelebilir.

Temel değerleri bizce Ulu Hünkâr Hacı Bektaş Veli mükemmel şekilde özetlemiştir; ’Eline, beline, diline sahip ol. Aşına, eşine, işine sadık ol. Özüne, sözüne, gözüne bağlı ol.’ Bu deyimleri sadece bireyin ahlâk yapısına yönelik ilkeler olarak ele alamayız. Bu çok dar bir anlam olur. Bu ilkeler bütün toplumsal yapının alt yapısını özetliyor. Hacı Bektaş Veli‟nin bu belirlemesini bir çok örnekle değerlendirebiliriz.

Eline sahip ol demekle; cinayet, hırsızlık vb. işler yapılmaması öğretilmektedir.

Diline sahip olmak; her türlü gıybet, art niyet, fitne-fesatlık
vb. yapılmaması ilke edinilmekte. Beline sahip olmakla; anlık güdülere yenilmemek emir edilmektedir. Bunları daha da detaylandırabiliriz. Ancak temel
değerlerden neler kastettiğimizin anlaşılmış olduğunu düşünerek burada kesiyoruz. Yobazlığın tarifini geliştirmeye devam edelim.

Yukarıdaki satırlarda muhafazakârlığın yobazlık olmadığını belirtmiştik. Yine bazı yobazların edilmiyorsa ve bunların aşılması gerektiği ısrarla
vurgulanıyorsa, yenilik adına her tür sapkınlığa, ruhsal bunalıma götüren, temel değerleri sarsan gelişme de yenilik olmayıp yozluktur. Burada hemen akla, bu dediğimiz temel değerlerin hangileri oldukları ve bunların neye göre, hangi kıstasa göre belirlendiği sorusu gelebilir. Temel değerleri bizce Ulu Hünkâr Hacı Bektaş Veli mükemmel şekilde özetlemiştir; ’Eline, beline, diline sahip ol. Aşına, eşine, işine sadık ol. Özüne, sözüne, gözüne bağlı ol.’ Bu deyimleri sadece bireyin ahlâk yapısına yönelik ilkeler olarak ele alamayız. Bu çok dar bir anlam olur. Bu ilkeler bütün toplumsal yapının alt yapısını özetliyor. Hacı Bektaş Veli‟nin bu belirlemesini bir çok örnekle değerlendirebiliriz. Eline sahip ol demekle; cinayet, hırsızlık vb. işler yapılmaması öğretilmektedir. Diline sahip olmak; her türlü gıybet, art niyet, fitne-fesatlık yapılmaması ilke edinilmekte. Beline sahipolmakla; anlık güdülere yenilmemek emir edilmektedir. Bunları daha da detaylandırabiliriz. Ancak temel değerlerden neler kastettiğimizin anlaşılmış olduğunu düşünerek burada kesiyoruz. Yobazlığın tarifini geliştirmeye devam edelim.


Yukarıdaki satırlarda muhafazakârlığın yobazlık olmadığını belirtmiştik. Yine bazı yobazların inançlarıyla oynamamışlardır. Gerçek bir er kişinin böylesi yanlışları da olmaz. Gerçek erler azdır. Ama hurafeciler, yobazlar çoktur. Ne yazık ki, toplumlar bu tür yobazların etkilerinde kalıyorlar. Toplumdaki bazı insanlar da yobazların inanç adına sergiledikleri geriliğe, cehalete inat hepten inanca ve Allah‟a tavır almışlardır. Sonuç olarak gerilik, cehalet, rantçılık olan yobazlık mahkûm edilmelidir. İnanç adına cehaleti savunmak, inanç adına hurafeyi savunmak yobazlıktır. yobazlığın sonucu çok kötü olmaktadır. Yobaz, kendi doğrularını tek doğru olarak kabul etmekte, başka doğru olacağına inanmıyor. Hatta kendi doğrularını diğerlerine de dayatıyor. İnançlı görüntüsü veriyor. Kendi geriliğinde diretmesi ve bu geriliği diğer insanlara -şiddette dahil- her türlü metotla dayatması toplumsal çatışmaları getiriyor. Bunun için yobazlığı mahkûm etmek durumundayız. Tekrar tekrar belirtelim ki, inançlı olmak ayrıdır, yobazlık ayrıdır. İnançlının inancı kendisine ama yobaz kendisinden ve cemaatinden başka herkesin sapkın olduğuna inanır. Bir tek o yobaz ve cemaati doğru, imanlı yaşıyor. Diğer bütün insanlar kâfirdir. Kâfirlerinde katli vacip olduğuna göre... . Yobaz mentalitesi budur. Bunu mahkûm edip mücadele etmek her inançlı ve inançsız insanın görevidir.

Kaynak; Alevitentum
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Administrator
İnançlı olmak yobazlık mıdır?
İnançlı olmak yobazlık mıdır?
Bence değildir.

Devir öyle hale geldi ki artık aydın denilen kesim de aynı yobazlığı yapar oldu.

Alevi yobazları türedi dostlar duyduk duymadık demeyin !!!

Ramazan bayramını kutlamadığımız için "bayramımızı kutlayan" eş dost ve akrabalara kibarca ; a dostlar tutmadığınız orucun bayramı olur mu? Bu neyin bayramı canlarım söyleyin bilelim diyoruz.

El-Cevap: Yok efendim içtimai hayatımızın bir parçası olarak ... birlik bütünlük vs. zırvalar. Sanki biz adam kesiyoruz Smile Bunları diyenlerde Fatiha'yı bilmeyen "yobazlar".

Tabii hizaya geldiler Allah'a şükür.

Bütün sünni komşularımızla ramazanın her günü çay içtik ulennn Smile

Bu da bizim yobazlar:

Pirimizin öğrettiği namazı kılarsın adın "YOBAZ" a çıkar.

Alevi sünni evliliklerinin yolumuz gereği düşkünlük sebebi olduğunu söylersin adın "YOBAZ" a çıkar.

Neyse "yobazların" başını fazla ağrıtmadan sözlerime son vereyim.

Allah herkese din iman versin, sevgi hoşgörü saygı merhamet iyi huy versin ki kimse kimseye karışmadan yaşayabilsin ...

Aşk ile...

Posting Freak
İnançlı olmak yobazlık mıdır?
Dindar olmak başka Yobaz olmak başkadır. Yobaz, Dini istismar ederek kişisel çıkarlarına uydurmaktır. Allah a iman etmek , Allah a şükretmek , ibadetlerini yerine getirmek. İnsanlara , güzel ahlak ile saygı ile sevgi ile yaklaşmak. Mazluma yardım etmek , Zalime karşı durmak vb yapabiliyorsak ne mutlu bizlere. Ama yapmayıp da yapıyormuş gibi görünmek , yazıklar olsun onlara.
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.