İmam Cafer ve Zöhre Ana'dan gelen nesil
aslan1404 yazdı:güzel kardesim:
Tarih yazan bu dünyada egemen olan güclerdir.
bU DÜNYAYA MAHSUS OLAN BU YALAN TARIHI BEN KABUL ETMIYORUM Zaten::
Tarihi bütün insanlık yaşar. Ancak dediğin gibi bazı egemen güçler o yaşanılan tarihi kendi idolojik ve şahsi hırs ve çıkarlarına göre yeniden yazarlar. Bu konuda sana katılıyorum...
Peki sen bu dünyaya mahsus olan o yanlış tarihe inanmıyorsan, o zaman bizlerle geçmiş tarihi konuları, hangi tarihe göre tartışıyorsun? Bunu da çok merak ediyorum...
Mesela bizler de senin gibi aynı tarihe inanmıyoruz. Onun için de bir Evliyadan bize aktarılan tarihi, Ona şüphesiz inandığımız için Onun söylediklerini doğru olarak kabul ediyoruz. Sebebi de daha önce belirttiğim gibi doğruyu yanlızca Allah ve de Onun Evliyaları bildiği içindir...
aslan1404 yazdı:Allah : tarih ve zaman disidir ben öyle düsünüyorum...
Allahin bin türlü sifati oldugna siz inaniyorsaniz..Bu inanci zöhre analar ile sinirliyamasiniz....
Tarihi de zamanı da yaratan Allah'tır. Elbetteki Allah büyük olduğu için Onu hiç bir şeyle sınırlandıramayız. Ancak Allah tarihin içine sığdırılamayabilir. Fakat o tarihi vareden odur. Allah olmasaydı yaşanan bir tarih diye birşey olmayacaktı. Bunu da kabul etmek lazım. Dolayısıyla o zaman tarihi vareden, yaşatan sonra da onu yazdıran Allah'tır. Evet tarihi yazan insandır. Fakat o tarihi insanı varedip, İnsana o tarihi yaşatıp, yine yazdıran Allah'tır. Yani şöyle dersem belki daha iyi anlarsın. Tarihe can veren, Allah'tır...
Allah yüce bir ilim sahibidir. Hz. Ali, hem Allah'ın hem de o ilmin kendisidir. Evliyalar da O ilim deryasında yüzen Hz. Ali'nin kendisidirler. Yani Hz. Ali her dönemde bir Evliyanın sıfatında gelir ve gider. Her evliyanın Şahı ve Hocası Hz. Ali'dir. Bizim aslında Evliya olarak gördüğümüz Hz. Ali'nin kendisidir. Ancak bizler can gözümüz kapalı olduğundan Hz. Ali'nin gerçek sıfatını göremeyiz. Ancak Onu hangi evliyanın sıfatında gelmişse öyle görebiliriz...
Hz. Ali ilmin kendisi olduğuna göre, Evliyalar da O ilim deryasında yüzen balıklar olduğuna göre bizler aslında Evliyalarla Allah'ı sınırlandırmıyoruz. Tam tersine Allah'ın yüceliğini Evliyaların sayesinde canlı olarak yaşayıp görüyoruz. Evliyalar gösterdikleri ilim, ışık ve kerametlerle Allah'ın dili nefesi ve bedeni olur bizlere Allah'ın varlığını ispat ederler. Mesela biz ne deriz. Geleceği yanlız bilen Allah'tır değil mi? Oysa baktığımız da Evliyalar da geleceği biliyor. İşte o zaman ne oluyor? Evliyalar bize Allah'ın geleceği bildiğinin ispatını canlı yaşatarak göstermiş oluyor...
İşte Zöhre Ana da ilmi, ışığı ve kerametleriyle Allah'ın varlığını ve birliğini bizlere yaşatarak ispat etmiştir. Bilzeri bu sayede kendisine inandırıp ışığını ve evliyalığı kanıtlamıştır. Bizler Zöhre Ana sayesinde Allah'ı sınırlamak değil, Allah'ın aslında ne adar yüce ve kudret sahibi olduğunu yaşayarak ispatlarıyla görüyoruz. İşte bu sayede de öğrendiğimiz gerçekleri burdan tereddüt etmeden inanarak insanlara haykırıyoruz. Tabi insanlar bize inanır inanmaz buna saygı duyarız. Yeter ki saygısızlık etmeden fikirlerimizi ortaya dökebilelim...