Cumhuriyet 09.12.2011
İlk Meclis’te ’Dersim’
MERİÇ VELİDEDEOĞLU
Bugünlerde, hükümetten de Genelkurmay’dan da ’Dersim’ arşivlerini açması, bu konudaki belgelerin gün ışığına çıkması isteniyor.
Genelkurmay belgeleri, Nisan 2011’de Kaynak Yayınları’nca basıldı iki cilt olarak. 1937 ve 1938’de Dersim’de olup bitenlerle ilgili belgeler ’ikinci ciltte’ yer alır.
Öte yanda olayın siyasal yönden izlenmesi de, ’TBMM’nin gizli veya açık oturumlarının tutanaklarından, ’TBMM Zabıt Cerideleri’nden yararlanarak da yapılabilir.
Konuya bu yoldan yaklaşıldığında da; ’Dersim 1937-1938’e, adım adım nasıl gelindiğini açıkça görme fırsatı da vardır.
Ayrıca bu kaynaktan ele alış günümüzde ’olay’ın; ’PKK’ terör örgütüyle ’silah’lı yoldan; ’BDP’ ile de ’siyaset’ bağlamında yürütülerek sürdürülmesinde de aynı yolun -zamanımızın koşullarına uyularak- kullanıldığını gözler önüne serecektir.
’Ulusal Kurtuluş Savaşı’ sürecinde Anadolu’yu kasıp kavuran ayaklanmaların içinde, ’1921’in mart ayı başında beliren ’Koçgiri Ayaklanması’; Dersim Ayaklanması’na gidecek yolun başlangıcı olarak kabul edilir çoğu kez.
Açıkça İngiltere tarafından desteklenip beslenen; Anadolu’da ’özgür’ bir ’Kürdistan’ kurma amacını güden, İstanbul merkezli ’Kürt Teali Cemiyeti’nin ürünüdür bu ayaklanma.
Ne var ki haber yayılır yayılmaz; ’BMM’ye Anadolu’nun -özellikle- doğu bölgelerinden telgraflar gelmeye başlar.
Meclis’in ’17.3.1921’ tarihli sabah oturumunda Başkan: ’Telgraflardan birini okuyalım’ der ve okur: ’Kürtler küçük lokmanın pek kolay yutulacağını anlamışlardır. Türk birliğinden ayrılmak zihniyetinde bulunanları, Kürtler kendi milletlerinden addetmezler. Kürtlerin mukadderatı Türk’ün mukadderatıyla bağlıdır. (...)
TBMM Hükümeti dahilinde, Kürtlüğün ayrı bir unsur olarak telakkisini hiçbir zaman işitmek istemediğimizi arz ile muaffakiyetler temenni ederiz.’
Telgraf, ’İzoli’, ’Aluçlu’, ’Bariçkân’, ’Bükler’, ’Cürdi’, ’Zeyve’, ’Deyükan’ aşiretlerinin reislerince imzalanmıştır.
Ayrıca o gün, öğleden sonraki oturumda da İçişleri Bakanlığı’na gelen bir telgraf daha okunur.
Ama önce şunu anımsamak gerekir; Yunanistan’ın 1. İnönü Savaşı yenilgisinden sonra, ilerisini gören İngiltere, Türkiye ile Yunanistan’ı barıştırmak için Londra’da bir ’Barış Konferansı’ düzenleyiverir.
Hem Osmanlı, hem Ankara hükümetlerini çağırır; bununla da yetinmez; Meclis’in Kürt kökenli milletvekillerine de çağrılar yapar.
İşte bu durumu da ortaya koyan bu telgrafı -üyelerin isteği üzerine- Meclis Başkanı okur: ’Kürdistan meselesinin Konferans’ta konuşulması münasebetiyle; Van Kürt Rüesası (reisler) tarafından seçilen vekillerinin BMM’de kendi namlarına idarei hükümet ettiğinden, Konferans’ta Kürtleri ancak BMM Heyeti Delegeleri temsil eylediğini (...) Londra’daki Düveli Muazzama delegelerine telgraflar yazılmak suretiyle bildirilmiş olduğunu Van Vilayeti olarak açıklarız.’
’Düveli Muazzama’yı günümüz ’Avrupa Birliği’nin (AB), bir tür 1920 modeli anlamında ’AB 1920’ diye açıklayıp adlandırabiliriz.
Görüldüğü gibi bu telgraf metni de, Meclis’teki bütünlüğü birliği ortaya koyan örneklerden birini oluşturan, tarihi bir ’belge’dir.
Bu ’birlik’ oluşu ’Dersim Milletvekili Diyab Ağa’ da, Lozan’a gönderilecek ’delegeler’in seçimi için ’3.11.1922’de yapılan Meclis toplantısının öğleden sonraki oturumunda söz alarak vurgulaya vurgulaya belirtir:
’Efendiler (...) hepimiz biliyoruz ki ve söylüyoruz ki; dinimiz, diyanetimiz, aslımız ve neslimiz hep birdir. Bizim içimizde ayrılık gayrılık yoktur (...) Hepimiz biriz. Ne Kürtlük ne Türklük davası vardır. Hep biriz, kardeşiz!’
Bu seslenişi, Meclis’in bütün üyeleri uzun uzun alkışlar; Diyab Ağa konuşmasını şöyle sürdürür: ’Ama düşmanlar bizi birbirimize sardırmak için tuzaklar kuruyorlar, sen şöylesin ben böyleyim diye. (...) Ama biz kardeşiz!’
Diyab Ağa’nın ne denli haklı olduğu Cumhuriyet ilanının hemen ardından, İngiltere kaynaklı ’Nasturi İsyanı’yla başlatılan başkaldırılar, bu ’birlik’teliği yıka yıka ’Dersim’i yaratacak ’temel’ etkenlerden birini oluşturacaktır.
Öte yanda, ’BDP’lilerin Diyab Ağa’nın adını ağızlarına almamalarının -bir bakıma- yadsımalarının nedeni de Diyab Ağa’nın bu konuşmalarıyla ortaya çıkıyor sanırım.
[email protected]
Cumhuriyet Gazetesi
09 12 2011
İlk Meclis te DERSİM...
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA