You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İlk işimiz işsizliği çözmek!

İlk işimiz işsizliği çözmek!

Posting Freak
İlk işimiz işsizliği çözmek!
CHP’nin 15. Olağanüstü Kurultayı Ankara'da yapılıyor. İktidarda ilk işimiz işsizliği çözmek olacak diyen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, “Fırat’ın doğusu da batısı bizim. Berivan da bizim, Hakan da bizim” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15.
Olağanüstü Kurultay çalışmalarını başlattı.
Kürsüye çıkarak, salonda bulunanları selamlayan Kılıçdaroğlu, "En içten selam ve saygılarımı sunuyorum" diyerek sözlerine başladı.

Kurultay çalışmalarına başlamadan önce Çankaya Belediyesi HOY-TUR Halk Dansları Topluluğu’nun sunduğu gösteriye işaret eden Kılıçdaroğlu, "Bütün
bölgelerimizin, bütün illerimizin renklerini taşıdılar. Bütün Türkiye’yi kucaklıyorum ve CHP’nin Kurultayını açıyorum. Hayırlı olsun" dedi.


Kılıçdaroğlu, "Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, ulusal bağımsızlık savaşında mücadele eden, şehit düşen bütün adsız kahramanlar için
saygı duruşu" çağrısında bulundu. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.

Ve Kılıçdaroğlu'nun konuşması

Kılıçdaroğlu, partisinin Ankara Spor Salonu’nda yapılan 15. Olağanüstü Kurultayı’nda, partililere ve delegelere seslendi.

Konya’da dün "bir düğünde, Mevlana’nın düğününde" olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, bugün ise başka bir düğünde olduklarını, CHP’nin yönetici
kadrolarıyla partililerin, halkın huzurunda bulunduklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Size inanıyor, size güveniyoruz" dedi.
Mevlana’nın "Ey oğul, tutsaklık bağlarını kopar, özgür ol, özgür yaşa" dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Ulusal Kurtuluş Savaşı ile özgürlüğün
kazanıldığını, mücadele edildiğini, şehit verildiğini anlattı.

Kılıçdaroğlu, bugün Türkiye’nin farklı bir süreçten geçtiğini, iyimserliğin yerini kötümserliğin aldığını, umut yerine umutsuzluğun yaşandığını,
pek çok vatandaşın gelecek kaygısı taşıdığını ifade ederek, CHP iktidarında, halkın iktidarında, karamsarlığa yer olmayacağını, umutlarının halk olacağını
kaydetti. Kılıçdaroğlu, halkın desteğiyle bütün Türkiye’yi kucaklayacaklarını belirterek, korkunun değil özgürlüğün, barışın türkülerinin söylendiği bir
Türkiye arzuladıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, bunların sadece CHP’nin değil, ülkesini seven, demokrasi isteyen bütün yurttaşların ortak talebi olduğunu dile
getirerek, işi, yaşı, rengi, doğduğu yeri, soyu, sopuna bakmadan bütün vatandaşları kucaklamak, haklarını genişletmek ve güvenceye almak istediklerini
söyledi.


Bu görev için CHP’liler olarak yola çıktıklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum; eğer çözümün bir parçası olmak istiyorsanız,
gelin CHP çatısı altına. Gelin, bu çatı özgürlük çatısı olacaktır. Demokrasi, özgürlük, hoşgörü burada olacaktır. Tümünüzü kucaklamaya kararlıyız" diye konuştu.

-"HALKIN İÇİNDE DAHA FAZLA OLACAĞIZ"-

Kılıçdaroğlu, "umudun, uygarlığın, özgürlüğün, demokrasinin, emeğin, çalışanların, alınterinin, Karadeniz’deki kemençenin, Anadolu’daki sazın,
Ege’deki zeybeğin" partisi olduklarını kaydederek, halka güvendiklerini, halk için çalıştıklarını kaydetti.

Tek güvencelerinin halk olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, mücadelelerini, halkın gücünü alarak sürdüreceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle
sürdürdü:

"Buradan bütün yurttaşlara sesleniyorum: Temiz siyaset mi istiyorsunuz, ödediğiniz her kuruş verginin hesabının verilmesini mi istiyorsunuz, yaşamı
sorgulayacaksınız. Eğer birilerine, ’onu kullanın, deliğe süpürmeyin’ denildiğinde o kişi sesini çıkarmıyorsa, bu söylem karşısında onurla duran, mücadelesi veren, halka hesap veren bir siyasete yol açın. Artık iktidar,
aydınlığa yürümelidir.

Tabanda güçlü bir halkımız var. Halka ulaşmak, her CHP’linin görevidir. Halkın içinde daha fazla olacağız, daha fazla dinleyeceğiz, konuşacağız,
çözümlerimizi kararlılıkla alacağız. Unutulmaması gereken bir şey var, bir iktidar var, söylem ve eylemleri taban tabana zıt. ’Demokrasi’ diyorlar askıya
aldılar, kendi mahkemelerini kurdular, kendi yargıçları görev yapıyor, tutukluluğu infaza dönüştürdüler, korku yarattılar, aydınları hapse attılar.
’Çetelerle mücadele ediyoruz’ diyorlar, hangi çetelerle; kendi çetelerini kurdular, kendi çeteleriyle yola çıkıyorlar. ’12 Eylül ile hesaplaşıyoruz’
diyorlar, Kemal Türkler’in kanı yerde kalmadı mı zaman aşımına uğratmadılar mı? Atatürk, ’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ der, TBMM’nin duvarında da bu
yazar. Ama TBMM’yi, adeta yürütmenin emrine verdiler, milletvekillerini parmak indirme kaldırma makinelerine dönüştürdüler, Mecliste oy sahtekarlığı yaptılar.
Milletin egemenliği bu değil, milletin egemenliği parlamentoya yansımıyor. ’Özgür
medya’ denildi, otosansür uygulayan köşe yazarı mı ceza kesilen gazete patronları mı haberlere sansür uygulayan bir medya mı halkın gözü kulağı olacak. Biz bunları
aşmaya kararlıyız. ’Yasakları kaldırıp, özgürlükleri getireceğiz’ dediler. Yürüyüş yapan, dertlerini anlatmak isteyen üniversite öğrencilerine, coplarla,
biber gazlarıyla gittiler. Düşünceye pranga vurdular, düşünmeyeceksiniz dediler. Düşünenler nerede biliyorsunuz. ’Yoksulluğu kaldıracağız’ dediler, yoksul sayısı artıyor. Yolsuzlukları da kaldıracaklarını söylediler ama gelin görün ki pek çok
ülkenin firmaları, kendi muhasebe kayıtlarında Türkiye’deki ödedikleri rüşvetler
için hesap açtılar. Bu tablo 21. yüzyılı Türkiyesi’ne yakışmıyor, bunu değiştireceğiz. Geçmişi bileceğiz, iyi tahlil edeceğiz, geleceği geçmişin
hataları üzerinde kurmayacağız. Bilinç, akıl, ortak mantıkla yolumuza devam edeceğiz."


-"GENLERİYLE OYNANMAMIŞ"-

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin binlerce sorunu olduğunu ancak CHP’nin de binlerce çözümünün bulunduğunu belirtti.
CHP’nin, "büyük, köklü, yerli, genleriyle oynanmamış bir parti" olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, yeni bir anlayışla yola çıktıklarını, gençlere
ve kadınlara siyasette daha fazla yer vereceklerini vurguladı.

Kadın erkek eşitliğine inandıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Kadınlara sesleniyorum; size seçme ve seçilme hakkını CHP verdi. Sizin yeriniz, ocağınız,
siyasal eviniz CHP’dir. 21. yüzyılda 4 milyon kadınımız okuma yazma bilmiyor. Bunun ayıbı kadınlarda değil, kadınları ihmal eden, siyasete almayan, baskı
uygulayan ekonomik özgürlüğü sağlamayan siyasilerin ayıbıdır. Bunu hiçbir kadın unutmamalıdır" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, kadınlara, "Gelin CHP’ye destek verin, beraber, sizin mübarek ellerinizle iktidara taşıyalım CHP’yi. Bütün Türkiye’yi, dünyayı
kucaklayalım" diye seslendi.

SOSYAL DEVLET

Kılıçdaroğlu, sosyal devleti yeniden etkin hale getireceklerini belirterek, "Sosyal devleti kurmak
CHP’nin boynunun borcudur. Sosyal devlet çağdaşlık, uygarlık tasada ve kıvançta beraber olmak, kimsenin ötekileştirilmemesi demektir. Yoksulluğun tarihe
gömüldüğü devlet demektir. Sosyal devlet sadaka dağıtan devlet değildir. Türkiye’de bütün bireylerin onurla yaşamasının anahtarı demektir" dedi.

Kılıçdaroğlu, Ankara Spor Salonu’ndaki partisinin 15. Olağanüstü Kurultayı’nda yaptığı konuşmada kendilerine destek vermek üzere kurultaya gelen
sanatçılara teşekkür etti.

Sanatçıların hem kendi ülkeleri hem de tüm dünya için özgürlük istediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Sanatçılara söz veriyorum, yazacaksınız, çizeceksiniz oynayacaksınız. Ne yapacaksanız size özgürlükleri sonuna kadar açacağız. Özgür
bir Türkiye yaratacağız ve siz o özgür Türkiye’de sanatınızı icra edeceksiniz" diye konuştu.

Yoksulluğun 21. yüzyılın Türkiye’sinde kader olmadığını, ancak AK Parti iktidarının yoksulluğu yenmek için gerekli politikaları üretmediğini savunan
Kılıçdaroğlu, "Buradan tüm yurttaşlarıma sesleniyorum, yoksulluğu yeneceğiz, yoksulluğu tarihe gömeceğiz" dedi.


Kılıçdaroğlu, "Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, demokratik sosyal bir hukuk devleti olduğunu" bunun anayasanın değiştirilemez maddeleri arasında yer
aldığını hatırlatarak, CHP iktidarının unutulan sosyal devlet kavramını yeniden canlandıracağını kaydetti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Sosyal devleti kurmak CHP’nin boynunun borcudur. Sosyal devleti kuracağız, etkin hale getireceğiz. Sosyal devlet çağdaşlık, uygarlık tasada ve
kıvançta beraber olmak demektir. Sosyal devlet kimsenin ötekileştirilmemesidir. Yoksulluğun tarihe gömüldüğü devlet demektir. Sosyal devlet sadaka dağıtan devlet
değildir. Türkiye’de bütün bireylerin onurla yaşamasının anahtarı demektir."

CHP iktidarında aile sigortası uygulamasının başlatılacağını, hiçbir ailenin gelirsiz kalmayacağını anlatan Kılıçdaroğlu, kimseye yiyecek
dağıtmayacaklarını asgari ücret miktarındaki paranın kadının hesabına yatırılacağını belirtti. CHP lideri, "Kimse onun yoksulluğunu bilmeyecek.
Bankaya gidecek memur, işçi, emekli gibi parasını çekecek. ’Benim tek güvencem sosyal devlettir’ diyecek. Birilerine minnet duymayacak, özgür bir yurttaş olarak
sandığa gidecek ve oyunu kullanacak" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, kendilerine "Aile Sigortası uygulamasının kaynağının nereden bulacaklarını" sorduğunu ifade eden
Kılıçdaroğlu, sözlerini "Sen yolsuzluk yapanlara, ihaleye fesat karıştıranlara, yandaşlarına para buluyorsun. Sıra fakir fukaraya gelince, ’Siz bu parayı nereden
bulacaksınız’... Biz o parayı buluruz ve yoksulun hakkını koruruz. Çünkü biz halk partisiyiz, halkın partisiyiz" şeklinde sürdürdü.

-"KUL HAKKI YEMEYENLER İÇİN HER ZAMAN PARA VARDIR"-

Türkiye’nin büyük ve verimli kaynaklara sahip bir ülke olduğunu, ancak bu kaynakların doğru kullanılmadığını da savunan Kılıçdaroğlu, "İmkanınız var.
Yeter ki kul hakkı yemeyecekseniz. Kul hakkı yemeyenler için her zaman para vardır" dedi.

AK Parti’nin vatandaşa, "CHP iktidara gelirse yeşil kartlarınızı iptal edecek" dediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, bunun bir yalan olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu, CHP’nin herkesin kaliteli sağlık hizmeti almasını sağlayacağını belirtti.

Klıçdaroğlu, salonda bulunanlara "Değerli yol arkadaşlarım, yoldaşlarım, devrimci gelenekten gelen, halk için çaba harcayan değerli CHP’liler" diye
seslenerek, Türkiye’nin en büyük sorunlarından bir diğerinin de işsizlik olduğunu söyledi. AK Parti iktidarının görevde olduğu 8 yıl içinde işsizliğin giderek
arttığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "İşsizlik açlıktır, yoksulluktur, kavgadır. İşsizlik sosyal devletin dibine konmuş bir dinamittir. AKP iktidarının derdi
işsizliğe çözüm bulmak, yoksulluğu çözmek değil. Bunlar bizim derdimiz. Halkın iktidarında çözmek için yola çıkacağımız ilk konu işsizlik olacak" dedi.

Konuşmasında öğretmen atamalarına da değinen Kılıçdaroğlu, "Binlerce okulumuzda öğretmen yok. Vekil öğretmenler çocuklarımızı yetiştiriyor. Ama
sokakta atama bekleyen on binlerce öğretmen var. Bütün atanamayan öğretmenlere ve ailelerine sesleniyorum, halkın iktidarında atanamayan öğretmen kavramı
olmayacaktır" şeklinde konuştu.

İstihdam yaratmayan bir büyümenin ekonomiye katkı sağlamayacağını da öne süren Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarının ekonomiyi sıcak para spekülatörlerine
teslim ettiğini savundu. "İstihdam yaratmayan bir büyüme Türkiye’nin geleceği için sağlıklı değildir" diyen Kılıçdaroğlu, iktidarın üreteni cezalandırdığını
ifade etti. Başbakan Erdoğan’ın işverenlere birer işçi işe alarak işsizliği önlemeleri önerisinde bulunduğunu, ancak gerçekçi olmayan bu önerinin ciddiye
alınmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Sen devletsin. Sen niye almıyorsun? Senin elinden tutan mı var? Kendi beceremiyor işverene çatıyor. Sen beceremiyorsan
beceren bir iktidar gelecektir oraya" dedi.

-"İSTERSENİZ TEK BAŞINA İKTİDAR YAPARSINIZ"-

Konuşmasında emeklilere de seslenen Kılıçdaroğlu, iktidarın emeklilerin milli gelir artışından pay almasını engelleyen yasal düzenlemesiyle "onların
başına çorap ördüğünü" söyledi. Kılıçdaroğlu, emekli olduktan sonra yeniden çalışanlardan kesilen sosyal güvenlik destek pirimini kaldıracaklarını, intibak
yasasını da çıkaracaklarını bildirdi. Kılıçdaroğlu, emeklilere, "9 milyon kişisiniz. İsterseniz bir siyasal partiyi tek başına iktidar yapabilirsiniz.
Emeklilerden en çok söz eden CHP’dir. O zaman CHP’nin çatısının altına gelin" diye seslendi.

Çiftçinin, köylünün AK Parti iktidarının yanlış uygulamaları nedeniyle yabancı bankaların, tefecilerin kölesi haline dönüştürüldüğünü de savunan
Kılıçdaroğlu, bu kesimlerin kendilerine yeniden Büyük Önder Atatürk’ün sözlerindeki gibi "milletin efendisi" yapacak olan CHP’ye destek vermelerini istedi.

Başbakan Erdoğan’ın mazotta ÖTV’nin kaldırılacağı sözünü verdiğini, ancak bu sözü yerine getirmediğini de ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Türkiye’yi gezdi ve ’mazotta ÖTV’yi kaldıracağız" dedi. Köylü vatandaşlarımız da inandılar. Biz söz veriyoruz. CHP olarak ben söz veriyorum,
benim sözüm işçi, emekli, memur, yurtsever, halkını seven Kemal’in sözüdür. Mazotta ÖTV’yi biz kaldıracağız.

Sayın Başbakan diyor ki ’ÖTV’yi kaldıracağız diyorsun ama parayı nereden bulacaksınız?’ Buradan sesleniyorum, kulağı iyi duysun diye. Benim adım Recep
Tayyip Erdoğan değil. Benim adım Kemal Kılıçdaroğlu. Parayı bulacağım diyorsam parayı bulurum. "

Kılıçdaroğlu konuşmasını şöylesürdürdü;

KAMUDA TAŞERON İŞÇİLİĞİ OLMAYACAK

Yeni bir şey çıkardılar. Taşeron işçilik. Kıdem, tazminat hakkınız olmayacak. Grev hakkınız olmayacak. İzin hakkınız bile olmayacak. Yani köle düzeninde çalışacaksın. Bütün taşeron işçilerine söz veriyoruz. Kamuda taşeron işçiliği tarihe gömeceğiz. 4B,4C ucubesini de kaldıracağız.

TESPİH GİBİ DİZİLMİŞ REKTÖRLER

Başbakan’ın önünde tespih gibi dizilmiş rektör olur mu? Bu ayıbı kaldıracağız. Üniversite sadece adı üniversite değil. Üniversiteyi üniversite yapan özgürlüktür, bilimidir, kendi öğrencileridir. Aman ses çıkarma otur yerine. Sınava gir zaten orda da torpil var. Seni kapı dışarı edeceğim. Bu mu düşünce?

YÖK VE HARÇLAR KALKACAK

Bütün üniversite gençliğine sesleniyorum. YÖK denen ucubeyi kaldıracağız. Biz daha 1402’likleri unutmadık. 12 Eylül’den hesaplaşacaklardı sözde. YÖK’ü niye kaldırmıyorsun? Ama kaldırmazlar. Çünkü daha üniversiteleri dize getirecekler. Oraları da köleleştirecekler. Ama izin vermeyeceğiz.

Harçları da kaldıracağız. Bütçedekilere de baktık. Harçlar kaldırılabilir. Kaldıracağız. Sadece bununla mı yetineceğiz.

Özel yetkili mahkemeleri kaldıracağız. Neye özel? AKP’ye özel. Hakimi kim? Başbakan Erdoğan. Askeri Yüksek İdare Mahkemelerini de kaldıracağız. Sivil yargı, çağdaş yargı. Bizim yaptığımız Anayasa’da, yargı siyaset değil adalet dağıtacaktır.

TÜRKİYE FAŞİZME GİDİYOR

Türkiye adım adım faşizme doğru giidyor. Bunu engelleyeceğiz.

12 EYLÜL DARBECİLERİNDEN HESAP SORACAĞIZ

12 Eylül darbecilerinden hesap soracağız dediler. Darbecilerin önünde ceketlerinin düğmelerini ilikledi. Bizim partimiz kapatıldı bedel ödedik. Analar 12 Eylül’de ah yaktı. Erdal Eren'in 12 Eylül'de yaşı büyütülüp idam edildi.

"Ankara adı kara

Bu yara başka yara

17 yaşındaydı

Kıyılır mı Erdal'a ?"

Bunlar acılarımızı sömürdüler. Sen ne bedel ödedin? Birileri gitti postal yaladı. Gencecik fidanlar idam edilirken. Metris’te, Diyarbakır’da işkenceler olurken. Sen yeşil kuşak projesini nasıl hayata geçiririm diye çaba harcamıyor muydun? Mamak’taki acıları unuturmuyuz sanıyorsunuz siz? Onlar bu acılarımızı sömürürken, o dönem orada acıları yaşayanlar Hasan Hüseyin Korkmazgil'in dizeleriyle şunu söylüyorlardı.

“Ekilir ekin geliriz.

Ezilir un geliriz

Bir gider bin geliriz diyorlardı.”

Biz bütün baskılara direndik. Acı bedelleri ödedik. O aacı bedellerin, bedel ödemeyenler tarafından sömürülmesi ağrıma gidiyor.

NEREDE BU DARBECİLER?

Kim oluyorsun sen '12 Eylül faşizmine hesap soracağız' diyorsun. Milleti kandırdın, hesap soracağım dedin. Nerede bu darbeciler? Biz milyonlarla yürüyeceğiz. Halkı kucaklamak zorundayız. Biz binlerce geleceksek beraber çalışacağız.

O yedi düvele savaş açtı. Eğer bugün bu ülkenin minarelerinden ezan okunuyorsa, dönüp baksınlar Mustafa Kemal’in yüceliğine. Onun vasiyetini 12 Eylülcüler çiğnedi. TDK’yı ve TTK’yı kapatıp birer devlet dairesi haline dönüştürdüler. Kim düzeltecek bunu? Mustafa Kemal’in partisi düzeltecek bunu. Vasiyete sahip çıkacağız. Hukuka sahip çıkacağız. Onun için diyorum yeni bir anayasa, güçlü bir anayasa, hak ve özgürlükleri koruyan bir anayasa yapacağız.

MİLLETVEKİLİNİ VATANDAŞ SEÇECEK

Gelelim başka bir konuya. Siyasi partiler yasası. Allah aşkına bu siyasi partiler yasası, Türkiye’de demokrasinin önünü tıkamıyor mu? Milli irade diyoruz. Hangi iradeden söz ediyor Recep Bey. Sen liste yapıyorsun, vatandaşın önüne koyuyorsun. Ya o verirsin, ya oy kullanmazsın. Sonra da milli irade tecelli etti diyorsun.

Söz CHP’nin sözü. Milletvekilini vatandaş kendisi seçecek. Halkın iradesi parlamentoya yansıyacak. O irade milli iradedir işte. Her vatandaş gidecek sandıkta oy kullanacak. Kendi milletvekilini seçecek. Sonra yeri geldiğinde hesap soracak. Halkın iradesine inanacağız biz.

YÜZDE 10 SEÇİM BARAJI KALKACAK

Başbakan’ın kulakları duysun diye söylüyorum. Yüzde 10 seçim barajı ucubesini de kaldıracağız. Her iki vatandaşımızdan birisi üç yıldır yolsuzluk arttı diyor. Buradan sesleniyorum. Demokrasi mi istiyorsunuz? Temiz siyaset mi istiyorsunuz? Hesap mı sorulsun istiyorsunuz? O zaman CHP’ye gelin.

Bu dokunulmazlıklar 21. yüzyıla yakışmıyor. Konuşuyorsan hay hay ama çal çırp, benim dokunulmazlığım var. Kimse bana dokunmasın. Senin vatandaştan ne farkın var?

GÜNEYDOĞU RAPORUMUZU YENİLİYORUZ

Güneydoğu çözülmeyen bir sorun. Çözülmüyorsa kabahatli siyaset kurumudur. Asker ne istediyse biz zaten verdik demesi işi baştan savmaktır. Bu konuda düşünce üreten parti baştan beri CHP’dir. Raporumuzu 1989’da yazdık. Şimdi yeniliyoruz. Toplumsal uzlaşmayla, kardeşlikle çözeceğiz.

Cumhuriyet değerlerine sahip çıkaracak yapacağız. Lozan var. Lozan tapu senedimizdir. Senedimiz başımızın üstünde duruyor. Unutmasınlar baştan da söyledim. Türkiye’nin bin sorunu varsa, CHP’de bin bir çözümü vardır.

BERİVAN DA BİZİM HAKAN DA

Berivan da bizim, Hakan da bizim. Rojin de bizim, Agop da bizim. Ferhat ile Şirin de bizim. Mem-u Zin de bizim. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşlarıyız. Bizi kimse ayıramaz. Önce insan diyeceğiz.

12 Ağustos 2005. Başbakan Diyarbakır’da miting yapıyor. Konuşuyor. Diyarbakırlı bir genç “Biz fabrika istiyoruz” diyor. Bir daha söylüyor. Duymamazlıktan geliyor. Bir daha söylüyor. Duymamazlıktan geliyor. Koskoca Başbakan sesi kesilir mi?

Dönüp ona şunu söylüyor: Biz buralara fabrika yapmayacağız. Bedavacılığa alışmayın.. Sen gideceksin oraya hapishane sözü vereceksin.

Kimse gitmezse devlet olarak biz gideceğiz, fabrika kuracağız. Bir sözümüz daha var. Orada mayınlı araziler var değil mi? Onlar temizlendikten sonra, cumhuriyetin en büyük toprak reformunu yapacağız. Topraksız köylülere dağıtacağız ve oralar modern tarım işletmeleri olacak.

BİZ ÜÇÜNCÜ YOLUZ

Buradan Doğu ve Güneydoğu’daki tüm yurttaşlarıma sesleniyorum. Etnik kimlik herkesin şerefidir. Biz üçüncü yoluz. Etnik kimliğe saygılı, inanca saygılı, sosyal demokrat, halkçı bir partiyiz biz. Bizi kucaklayın. Etnik kimliklerinizi sömürdüler. İnançlarınızı sömürdüler. Biz onları sömürmüyoruz. Biz o dertleri çözeceğiz. Derdini çözmek benim boynumun borcudur.

Bizim amacımız Türkiye’yi içerde çağdaş yapmak, dışarıda sağlam yapmaktır.

KORKAKLAR HER GÜN ÖLÜR, YÜREKLİLER İSE BİR GÜN

Buradan iş adamlarına, sanayiciye, esnafa sesleniyorum. Kapalı kapılar ardında hükümetin sizi nasıl tehdit ettiğini biliyorum. Konuştuğunuz zaman ertesi gün maliyecinin nasıl kapınıza geldiğini biliyorum. Artık korkmayın.

Memurlara sesleniyorum. Siz devletin işini yapacaksınız, siyasi partilerin değil. Çekinmeyin, yürekli olun ve siz de ayağa kalkın.

Çiftçi kardeşime sesleniyorum. Hani Başbakan’ın “Ananı da al git” dediği kardeşlerime sesleniyorum. Sende ayağa kalk. CHP’ye gel. Yürekli ol.

Mehmet Haberal’a rapor verdi diye 4 üniversite hocasını özel yetkili mahkemelere götürdüler. Onlara buradan sesleniyorum. Başınızı kaldırın. Özgürsünüz siz. Vicdanınız özgür sizin. Sizin arkanızda insanları seven milyonlar var. Üniversite hocaları siz de ayağa kalkın. Özgürlüğü isteyin.

Yargıçlar. Yürütme organının eline verilen yargıçlar. Adalet değil de siyaset dağıtması istenen yargıçlar. Barolar avukatlar. Sizler de buna itiraz edin.

Ve medya. Kendisine oto sansür uygulayan medya. Patronlarına ağır cezalar kesilen medya. Halkın iktidarında özgür olacaksınız. Biz dahil herkesi özgürce eleştirebileceksiniz. Sizde kalkın ayağa. Türkiye’de haber nasıl yazılırmış onu gösterin.

Bir şeyi unutmayın. Korkaklar her gün ölür. Yürekliler ise bir gün.

HEPİNİZ AYAKTA MISINIZ?

CHP’nin onurlu delegeleri, sevgili yurttaşlarım. Ben buradayım ayaktayım. İktidar ve sonrasında da ayakta kalacağım. CHP’nin sevgili delegeleri, sizler de ayakta mısınız? Sevgili CHP’liler sizler de ayakta mısınız? Sevgili yurttaşlarım sizler de ayakta mısınız? O zaman bir şey söyleyeceğiz. Yeter artık diyeceğiz. Ezilmeye sömürülmeye korku imparatorluğuna yeter. Hazır mısınız? Hepinize en içten saygılarımı sunuyorum. Ben de hazırım.

gazetevatan.com
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.