Cumhuriyet
03. 12. 2009
İhanet ve belge
“SOYSUZ bir televizyon kanalının haber saatinde hücre liderinin yakalandığı açıklandı, haberiniz var mı” diye söze giriyor Hilmi Kayıhan. Tutuklanan hücre lideri denizci bir albaymış, amiraller de aranıyormuş. Genelkurmay Başkanlığı açıklama yapmış, Türk Silahlı Kuvvetleri, adaletin er ya da geç doğruyu ortaya çıkaracağına inanıyormuş. Hilmi Kayıhan, televizyon başında durup düşünüyor:
“Ordumuzun bir albayı hücre lideri olamaz, terörist olarak suçlanamaz bir amirali, generali. Eğer bir albay, hücre lideri olarak tutuklanıyorsa bu ülke işgal altında demektir! Hava sahamızda dolaşan savaş uçağının uyruğu kırmızı beyaz olabilir, görkemli binaların gönderine çekilen, kentin tepelerine dikilen bayraklar ay yıldızlı olabilir. Ama biz bombalanan mevzilere bakmak zorundayız! Mevzilerimiz bombalanıyor. ABD ve AB komiserlerinin çektiği aferinler, Sarkisyan’ın, Bartholomeos’un, Barzani’nin alkışlarıdır bombalar. Yazılımı düşman tarafından hazırlanmış uçaklardan açılım bombası yağdırılıyor üstümüze. Kapı kapı dolaştırılan benzin bidonlarına su deniyor.
Türk ulusunun burnu deliksiz mi sandınız? Kokusu İzmir’de, Çanakkale’de çıktı. Düşman eline geçmiş makineli tüfek susturulur, gemi batırılır, uçak düşürülür. Bu uçak düşürülmeli, indirilmeli bu uçak. Düşman eline geçmiş savaş uçağı gibi emperyalist uşaklarını denize döktüğümüz İzmir’de bizi vuruyor, bir türlü geçemedikleri Çanakkale’yi bombalıyor.
Neye mal olursa olsun bu uçak inişe zorlanmalı, indirilmeli. Yoksa Türkiye başımıza çökecek!
Sözü Bülent Esinoğlu’na bırakalım:
“Hiçbir şey vermeyip, bize sadece direktif verenler, AB’nin her ilerleme raporuna koyduğu Ergenekon tertibine ‘demokrasi için fırsat’ başlığını layık görmüşler. AB ve ABD, Ergenekon’la çok ilgilidir çünkü Türkiye’yi bölme organizasyonu olduğunu en iyi onlar bilir. Ergenekon’da saflar ne kadar net değil mi? Bir tarafta ‘elin gâvuru’ öte tarafta vatanını savunmaya çalışan fedailer. İhanet açılımları gerçekleşsin diye Ergenekon tertibi ilerleme raporunda nasıl da ortaya çıkıyor. İçerdeki ihanet odaklarının ihanetlerini belgeleyecek olan ‘temel belge’ AB ilerleme raporları ve ABD Dışişleri sözcülerinin ifadeleridir.
Hacı Beşir ve at izi ile it izi!
AYRILIKÇI terör örgütü, ilk askerimizi şehit edişinin 25. yılını “törenlerle” kutladıktan sonra şu sıra kuruluş yıldönümünü de “törenlerle” kutluyor!
Kürt açılımı dedikleri bu olmalı... Açılımın koordinatörü İçişleri bakanı nerede diye sorarsanız; zat-ı şahaneleri hicazda hacı olmakla meşguldü! Kim bilir kaçıncı kez hacı oldu Hacı Beşir!
Diyarbakır’dan bir yurttaş “Devlet yönetimi boşluk kabul etmez” diyerek Hacı Beşir’e sesleniyor:
“Diyarbakır’da üçlü kararnameyle atanmış ve ilin bütününden sorumlu bir vali varsa, Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanı olan kişi kendini bölge valisi yerine nasıl koyabiliyor? ‘Ben, Ankara’nın gönderdiği valiyi tanımam’ diyerek tabelalara köy adlarını Kırmançi olarak nasıl yazdırabiliyor. Binlerce lira masrafı nasıl edebiliyor. Kimin parasıyla? Bizim vergilerimizle elbette. Ve devre dışı bırakılan devletin valisi de makamında öylece oturuyor; bu durumu kabul ediyor. İçişleri bakanına sormak gerek:
Bir valinin görevine bir belediye başkanı müdahale edebilir mi? Yetki sınırları belli değil mi? Yoksa siz, ‘Sesini çıkarma, aman, otur oturduğun yerde’ diye emir mi verdiniz! Halkımız buna güzel cevap bulmuş: At izi it izine karışmış...”
İhanet ve belge
İhanet ve belge
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi