(ibretlik) Yalan ile Muaviye anlatımı (Nalet Olsun)
Muaviye hakkında övgü dolu ifadelere yer veren yazıya karşı, oldukça haklı tepkiler dile getirilmiş. İnsanlık tarihini, "gerçeklerin sesi", "Hz. Ali'nin dili " Zöhre Ana'dan dinleyen canların gösterdikleri bu tepkiyi yerinde buluyorum.
Bu tepkileri hakkeden kişiyle ilgili olarak öğrendiklerimi özetlemek istiyorum.
Muaviye Kimdir?
1- Muaviye,Yahudi ırkının Emevi kavminden olup Hristiyan kökenlidir.
2- Babası putuperest olan bir kişidir.
3- Kırk yaşına kadar Muhaammed- Ali'ye açıkça düşmanlık yapmıştır.
4- Kırk yaşında şeklen, diliyle müslüman görünerek, düşmanlığını ve kötülüklerini maskelemeye çalışmıştır.
5- Kızı Ayşe, İmam Hasan'a kaçınca Ehlibeyt'e olan öfkesi artmış, İmam Hasan'ı zehirleterek şehit etmiştir.
6- Kızı Ayşe İmam Hasan'a kaçtığı için karısı Havva'yı evden kovmuş, yüklü olan Havva, doğurduğu erkek çocuğunu kundak içinde Hz. Ali'nin kapısına bırakmıştır.
7- Adı Zındık konulan bu çocuk Hz. Ali tarafından Hasan ve Hüseyin'den ayrı tutulmayarak büyütülmüştür. Fakat Zındık büyüyünce gerçek babası Muaviye'nin kışkırtması ve tertibiyle Hz. Ali'yi namazda şehit etmiştir.
Bu olaydan sonra "Milcan" olarak anılmıştır.
8- Muaviye, katil Milcan'ı Şam'a kaçırmış, orada saklamıştır.
9- Hz. Ali'nin katlinden sonra Muaviye, Hz. Hüseyin'i Kerbela'da yakalayarak tutsak etmiş, 12 gün aç ve susuz bırakarak, kiralık asker Afgan peşmergesi Metin isimli yezit eliyle boynunu ensesinden vurdurmak suretiyle şehit etmiştir.
10- Hz. Hüseyin'in katlinden sonra içki ve dansöz eğlenceleriyle insanları meşgul ederek gerçekleri örtpas etmeye çalışmıştır. Kandiller icat ederek bayram yaptırmış, kolonya, şeker ve alkolü topluma maletmiştir.
11- Şam'da sakladığı oğlu Zındık'ı halife koltuğuna oturtarak hüküm sürdürmüştür.
12- Bu dönemde Allah- Muhhammed- Ali diyen herkesin boynunu vurdurmuş, süngülerle insanların karnını deşmiş, süngülü askerleri nedeniyle bu insanlara süngülü manasında "sünlü" denmiştir.
13- Muaviye, askerlerinden Hz. Hüseyin'in başını getirmelerini istemiş, bu uğurda (tarihte Keşiş adıyla söylenen) Seyit Mitrullah ve Bedriye Ana ile 5 erkek evladını şehit etmişlerdir.
14- Zındık ve Muaviyenin iktidarından sonra Muaviye'nin bir diğer oğlu olan Osman halife olmuştur. Bu üçünün döneminde Ehlibeyt ocakları dağıtılmış, Ehlibeyt'e bağlı kalanlar sürgün edilmiş, boşaltılan evleri peşmergelere dağıtılmış, kendilerine biat edenlere kimlik düzenlenerek mezhep ayrımcılığı icat edilmiştir.
15- Cem, Ehlibeyt namazı, Kurban inancı, Musahip kardeşliği, kirvelik, yası matem oruçları, Ehlibeyt yolu, Muhammed- Ali adı; Muaviye ve oğulları tarafından silinmeye çalışılmış, cem evleri yasaklanmış, icat edilen mabetlerde yıllarca Ehlibeyt'e ve Muhammed- Ali'ye hakaratler ve iftiralar atılmıştır.
16- Muaviye ve çocuklarının iktidarları döneminde tarihi gerçekler gizlenmiş, Ehlibeyt'in Türk olduğu saklanmış, Emevi hanedanının hakim olduğu coğrafyalarda Muhammed- Ali soyunun "Arap" olduğu yalanı işlenmiş, yaptıkları katliamları meşru iktidar mücadelesi gibi lanse etmiş, insanlara Müslümanlık adı altında, kan ve zulüm tehdidiyle Şeriat denilen sahte bir dini zorla benimsetmiştir.
17- Günümüzde dahi, peygamberimizin bir çok evlilik yaptığı, Hz. Ali'nin öldüğünde arkasında dokuz dul bıraktığı gibi saçmalıkların gerçekmiş gibi söylenmesi Muaviye'nin iftiraları ve yalanlarındandır.
18- Günümüzde, Atatürk'ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti'nin tehdit altında olmasının, Türk Milleti'nin birlik ve beraberliğini koruyamamasının sebebi olan
"Türk- İslam Sentezi",
"Milli Görüş",
"Ilımlı İslam",
"Yeni Osmanlıcılık",
"Fettullahçılık",
gibi cereyanlarının beslendiği menbaa Muaviye'nin siyaset oyunlarıdır.
19- Tarihte kendini gizlemek için adını Ömer, katil oğlu Zındık'ın adını da Ebu Bekir olarak değiştirmiştir.
Muaviye; Allah, Muhammed, Ali ve Ehlibeyt düşmanıdır.
Her iki dünyada da eli kanlı, yüzü karadır.
Yüce Allah'ım; onun yolunda gidenleri ıslah etsin, bizleri şerlerinden korusun.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.