You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Junior Member
İbadethaneler
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’ne


KONU . Diyanet İşleri Başkanlığı ve kurumları ile ilgili.

İLGİ : 29.07.2008 tarihli mektubum.
19.08.2008 tarihli Diyanet İşleri Başkanlığı mektubu.
İbadethaneler bir grup insanların kendilerine ve yandaşlarına rant elde edebilmek uğruna, birde buna ( Allahın emri) evi statüsünde oluşturulmuş toplanma yerleridir. Ülkemizde hali hazırda işletilen birçok ibadethane (Kilise,mescit,cami,cemevi vs.) bulunmakta olup halen de yenileri eklenmekte ve bu suretle insanlık gerçek amacından uzaklaştırılıp köle durumuna sürüklenmekte, düşünemeyen bir insan topluluğu oluşturulmakta ve aynı zamanda kutuplaşmalar oluşturulmaktadır. Bütün bu olumsuz gelişmeler neticesinde ise ülkemizde her gün huzursuzluk çekilmez/dayanılmaz bir hale gelmektedir.

Sizler ülke yönetiminde görev yapanlar bunları sizlerin düşünüp, bu konuları çözüme kavuşturmanız gerekirken halen bu olaylara seyirci kalmakta ve göz yummaktasınız. Ülkemizin çağdaş.demokrat yenilikçi gelişmesine hem maddi hem manevi zarar veriyorsunuz
Bu sefer ise bu mektubu okuduktan sonra ısrarcı ve inat huylarınızdan vazgeçip gerekli çalışmaları yapmanızı ve yapacağınız çalışmaları Allah adına isnat etmeden sadece ülkenin huzuru ve geleceği doğrultusunda yapmanızı istiyorum.
Hz.Musa(as) insanları ibadet yapsınlar diye Havra inşa etmemiştir. Hz.İsa(as) insanlar ibadet yapsınlar diye Kilise inşa etmemiştir. Hz.Muhammed(S.A.V) insanlar ibadet etsinler diye Camii inşa ettirmemiştir. Hatta Kuranı Kerimde ‘Ya Muhammet onların elleriyle yaptıkları mescitlere gitme’ diye uyarı vardır. Kanunlarımızda da bunlar yapılacak ve işletmeye açılacak diye bir hükümde yoktur.
Sizlere şöyle söyleyebilirim. Bunları anlamamak görmemek Körlük olarak nitelendirilebilir. Ancak Bu Hakikatı (örnekleri) gördükten sonra inkar etmek nankörlük olur. Bazı kişi ve kurumlara önceki gönderdiğim mektuplara şimdiye kadar bir yanıt alamadım. Bu sizlerin bu konuyu ciddiye almadığınızı ve Gerçek İlimden nasibiniz olmadığını gösterir. Ben ise bu yazılarımla sizlere yardımcı olmaya ve gerekenleri yapmanız konusunda uyarmaya çalışıyorum. Benim birtek hedefim vardır oda ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ ilkesinin gerçekleşmesi. Şayet sizlerde bu ilkenin gerçekleşmesini istiyorsanız hemen çalışmalara başlayın. Sakın beni çokbilmiş olarak nitelemeyin ama size bu konularda Allahın izniyle çok geniş bilgiler verebilirim.Gerçek ibadet Barışa hizmet etmektir.
Güzellikle söyleyeyim. Bilmemek ayıp değil ama öğrenmemek ayıptır. Herkes her şeyi bilecek diye bir kural yoktur. Bu tamamen Din konusudur. Din geniş bir kavramdır. Her konunun temelinde din vardır. Din sadece bazı kural ve şekillerle sınırlandırılamaz. Toplumun bir çok kesiminde hemen hemen her yerde insanlar eksik bilgilerle konuşup tartışmaktadır.Sebebi ise çok açıktır. Eksik bilgi, yanlış bilgi, bilmişlik vs. Oysa ki insan fıtratı gereği özgür yaratılmıştır. Geçmiş tarihlere bakıldığında savaşlara sebep din sebep gösterilerek siyaset üzerinden olmuştur. Bu olumsuz gelişmeler neticesinde Türk Toplumu olarak büyük ölçüde mağdur durumdayız.
Şimdi sizlere gerçek bir örnek vereceğim. İnsan madde ve manadan müteşekkildir. Madde olan bizim dış görünüşümüz, etten kemikten olan varlığımızdır. Mana ise bizim görünmeyen ama bedenimize can veren ruh halimizdir. Benim bundan anladığım;…Bedenim öz ruhuma ev sahipliği yapıyorsa demekki benim ibadethanem bu ev yani bedenim. Mana itibarıyla her insanın bedeni kendisine ibadethanedir. Bunun haricinde insanlar eliyle taştan topraktan yapılan binalar ve bu bina içerisinde yapılan eylemler göstermeliktir. Gerçekten Hakka uymak istiyorsanız bir hatırlatmada bulunayım. ‘Vay o gösteriş için namaz kılanların haline ki onlar bu yaptıklarından gaflet içindedirler’
Yukarıda bu anlattıklarım tamamen bir düşünce ürünüdür. Bu düşünceler tamamen kendime aittir. ‘Hiç mi düşünmüyorsunuz hiç mi araştırmıyorsunuz’(Hak Kelamı.) Bunu söylememden maksat bu konularda hiç kimseden ders almadığımı izah içindir. Çok şükür bu konular için Yüce Tanrının bana verdiği akıl yeterlidir.
Türk toplumunda İslam dininin inanışı iki gruba ayrılır. Her grupta kendi içinde inançve ibadet konularında birçok gruba ayrılmıştır. Hiç kimseyi inancından dolayı yadırgamayacağım gibi bu yapılan haksızlıklara göz yummam benim için söz konusu olamaz. Hakikatı bildirmek benim için vatan görevi ve beni yaratana karşı kulluk görevidir.İslam dininin inanışı tekbir görüşte olsaydı bugün dünyada İslam ülkelerinde savaşlar ,ülkemizde ise ayrımcılıklar olmazdı.
T.C. Devleti kurulduğu yıllarda bu ayrımcılıkların önüne geçmesi için kurulan Diyanet işleri Başkanlığı görevlerini yerine getiremediği gibi gerçek amacından sapmış/saptırılmış ve hiçbir geçerli sebep gösterilmeden kadrosu genişletilerek bir kurum haline dönüştürülmüştür. Hem Devlete hem Millete hem maddi hem manevi zarar verdiği gün gibi aşikardır. .
Bütün bu anlattıklarımdan çıkan sonuç şudur. Diyanet İşleri Başkanı ve bu başkanlık çerçevesindeki tüm memurların görevlerine son verilmeli ayrıca ilk kuruluşundaki kadroya bağlı kalarak sonradan ilave edilen kadroların iptali ve bu Başkanlığa bağlanan tüm kurumların Devletimizle olan ilişiği kesilmelidir.

Kişilerin inancına olan saygımdan dolayı dileyen insanlar kendi içtihatlarına uygun kanunlar çerçevesinde parasal giderleri kendi ceplerinden karşılamak suretiyle bu tür ibadethaneleri sahiplenebilir, işletebilirler.DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI görevi bundan sonra başlar.’(Din akıl ve mantıktır)’.Mustafa Kemal ATATÜRK.
Bu yaptırımdan sonra gerçek amaca uygun hareket edilmesi için İlahiyat Fakültesi Mezunlarından tarafsız Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı yeni bir başkan ve memurlar atanmalı ve araştırma ve bilgilendirme görevini üstlendirilmelidir.

Gereğinin ivedi olarak yapılması Yüce TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’ne rica olunur.Selam ve saygılarımla. 15.09.2008

Metin KAYA
Posting Freak
İbadethaneler
Sn Metin Kaya,

Zaman zaman forumumuza uğrayıp özü itibariyle iyi temenniler ve iyi niyetler içeren ve de Tbmm vb. kurumlara göndermiş olduğunuzu söylediğiniz, dilekçeleri paylaşıyorsunuz.

Dilekçe hakkı Anayasal bir haktır. 74. maddede kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazilı olarak bildirilir denmektedir.

Eğer dilekçeyi okuyanlar size dönmedilerse, demek ki şahsi bir sorun göremediler Smile

Tahmin ettiğim kadarıyla diğer site ve forumlarda da aynı dilekçeleri paylaşıyorsunuz.

Yalnız şu tanımınıza pek katılamayacağım:

Alıntı: İbadethaneler bir grup insanların kendilerine ve yandaşlarına rant elde edebilmek uğruna, birde buna ( Allahın emri) evi statüsünde oluşturulmuş toplanma yerleridir

En azından bizi ilgilendiren tarafına...

Cemevi (o zamanki adıyla damevi), Ehlibeyt zamanında ibadet amaçlı kullanılan mekanlardı. Herhangi bir grubun çıkar amaçlı kurup rant elde ettiği ticari mekanlar değildi. Sonradan Ehlibeyt zulmünden sonra cemevleri yıkılıp yerine camiler yaptırılmıştır.

Peki bugün söylediğiniz gibi midir?

Aslında biraz haklılık payınız var, bugün cemevlerini, Allahı, Aliyi kullanarak, rant elde etmek isteyen insanlar yok değil. Ama Anadolunun büyük bölümünde cemevleri ibadet amacıyla kullanılmaktadır. Cemevlerinden rant elde edilebilmesi için öncelikle cemevi yapılması gerekir. Ama bildiğiniz gibi bugünkü yönetimin zihniyeti cemevlerine ibadet yeri statüsü dahi tanımamaktadır. Bu anlamda cemevleri konusundaki ibadet yeri tanımınıza katılmıyorum.

metinkaya yazdı:Bütün bu anlattıklarımdan çıkan sonuç şudur. Diyanet İşleri Başkanı ve bu başkanlık çerçevesindeki tüm memurların görevlerine son verilmeli ayrıca ilk kuruluşundaki kadroya bağlı kalarak sonradan ilave edilen kadroların iptali ve bu Başkanlığa bağlanan tüm kurumların Devletimizle olan ilişiği kesilmelidir.

Kişilerin inancına olan saygımdan dolayı dileyen insanlar kendi içtihatlarına uygun kanunlar çerçevesinde parasal giderleri kendi ceplerinden karşılamak suretiyle bu tür ibadethaneleri sahiplenebilir, işletebilirler.DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI görevi bundan sonra başlar.’(Din akıl ve mantıktır)’.Mustafa Kemal ATATÜRK.
Bu yaptırımdan sonra gerçek amaca uygun hareket edilmesi için İlahiyat Fakültesi Mezunlarından tarafsız Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı yeni bir başkan ve memurlar atanmalı ve araştırma ve bilgilendirme görevini üstlendirilmelidir.

Gereğinin ivedi olarak yapılması Yüce TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’ne rica olunur.Selam ve saygılarımla. 15.09.2008

Metin KAYA

Anladığım kadarıyla bir Diyanet İşleri Başkanlığı ya da adı her ne olacaksa ülke içerisindeki inanç gruplarının inançlarını değil ama inançlarını kullanarak halkı sömürmesinler diye denetlemek için bir kurumun varlığını gerekli görüyorsunuz.

Bana kalırsa başlangıçtaki amaç da buydu. Diyanet bir inancın temsilcisi değil, tüm inançların kucaklayıcısı olmalıdır. Ve kesinlikle işleyişi, yönetmeliği, bağlı kurumları vs. yeniden düzenlenmelidir.

Yalnız Atatürk İlkelerine bağlı iİlahiyet Fakültesi mezunu bulmakta biraz zorlanabiliriz. Şimdiden söyleyim Smile

Lütfen forumumuza sadece mektuplarınızla değil, fikirlerinizle de katılın.

Teşekkürler...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.