Alıntı:karacaahmet.com
Toplumsal yapılanmalarda bazı kişilikler bazı oluşumlarla özdeşleşmiştir. Bunlardan birisi de İslam tarihindeki Hz. Ali ve Alevilik arasındaki ilişkidir. Birisinden söz edince otomatik olarak diğer olguyu çağrıştırmaktadır. İslam tarihindeHanefilik ileHz. Ali arasındaki ilişki veya Şafiilik ileHz. Ali arasındaki ilişki, Alevilikte görüldüğü gibi bir çağrışımı yapmamaktadır.
Buna benzer, siyasal tarihte, düşünce tarihinde, dinler tarihinde sayısız örnek vardır. Musa’sız Musevilikten, İsa’sız, Meryem Ana’sız Hıristiyanlıktan, Hz. Muhammed’siz İslamiyetten, Budha’sız Budizmden, Hz. Bahaullah’sız Bahailikten vs. söz edemeyiz.Tıpkı Mark’sız Marksizmden, Mao’suz Çin devrimi’nden, Lenin’siz Sovyet Devrimi’nden Gandi’siz Hindistan’dan, MustafaKemal’siz Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan söz edemeyeceğimiz gibi.
Bu örnekleri sayfalar dolusu sayabiliriz. Aynı benzerlikleri felsefe dünyasında bilim dünyasında vs. oldukça fazla miktarda sıralayibiliriz.
Son yıllarda ülkemizde Alevilik; kendini yüksek sesle ifade etmeye başladığından bu yana yalnızca kendini özgürce ifade edemediği için değil, aynı zamanda kendi başına güçlü bir içeriğe sahip olduğu için de prestij kazanıyor. Tabii bu durumdan rahatsız olanlar Aleviliğe yönelik eleştirilerinin dozunu bu oranda arttırmaya başladılar. Bu eleştirilerden, geleneksel karşıtları olan EmeviMüslümanlığının eleştirileri yadırganmadı. Ama “düşünce özgürlüğü” adı altında yapılan eleştirilerin bir kısmının Alevileri rahatsız etmediğini söylemek olası değil. Bunlardan birisi deHz. Ali ve Aleviler ilişkisine yönelik eleştiridir. Daha doğrusu Alevi düşüncesindeHz. Ali’nin yerine ilişkin eleştiridir.
Bu zihniyete göre “Aleviliğin İslamla ilgisi yoktur”, “Hz. Ali Alevi değil, Sünniydi, İslam şeriatçısıydı”, “Alevi şeriatıHz. Ali’den doğacak”, “AleviliğiHz. Ali’ye bağladığınız oranda şiddeti de kabul edersiniz”, “Alevi bağnazlığının İslam Hizbullah’ından farkı yok”, “Zaten Hz. Ali’ye bakınız, herhangi bir toplumsal, sınıfsal analiz yapmamış”, “Yazmış olduğu bir kitap da yok”, “Laik ve aydınlanmacı değil”, “Hz. Ali en büyük Alevi katili”, “Beş bin kızılbaşı ateş hendeklerine atmış” vs. vs.
Alevilik İslamiyet’in Türkler tarafından yapılan yorumudur. İslamiyetin Türkçe konuşmasıdır. Alevilik İslam içindeki katı, softa, bağnaz, akıl dışı yorumlara karşı aklı yorumu öne çıkaran, insan sevgisini, eşitliği, bölüşümü, inancın temeline sokan Tanrı inancını insanlaştırarak “enel-hak” diyen eşitlikçi, özgürlükçü, bölüşümcü bir toplumsal yapılanmadır. Onu şiddetle, bağnazlıkla, şeriatçılıkla vs. özdeşleştirmek sadece Aleviliği tanımamak ve ona hakaret etmek değil, aynı zamanda zihin körlüğüdür.
Hz. Ali Aleviler için her türlü kötülüğe karşı olmayı erdemleştirmiş bir semboldür. O’nun felsefesi zalime karşı mazlumun yanında olan yoksulların umududur.
Anadolu ve Türk coğrafyasında Hz. Ali ve Alevilik etle kemik gibidir. O olmadan diğeri olamaz. Anadolu’daki Alevilerin Hz. Ali’ye duydukları sevgiyi, saygıyı, hayranlığı, bağlılığı kelimelerle cümlelerle ifade etmek olası değildir.
Anadolu Alevileri için Hz. Ali’nin yeri o denli erişilmez bir yer ki, bu olguyu hiçbir benzetme ile anlatabilmek mümkün değildir.
Hz. Ali üstüne Anadolu’daki halk ozanlarının sevgi, saygı ve muhabbetlerini ifade eden nefesler bir araya toplansa dev bir antoloji oluşur.
Ali sevgisi ile yanıp tutuşan, inançları uğruna darağaçlarına meydan okuyan, Osmanlı’nın veSelçuklu’nun haksız sömürü düzenine karşı Anadolu halkının sıkılmış yumruğu olan halk ozanlarının yazdıkları nefeslerden Hz. Ali adı çıkarılırsa ortada bomboş bir defter kalır. Anadolu aydınlanmasının tarihi kökleri kazılmış olur.
Pir Sultan Abdal’ın, Virani’nin, Nesimi’nin, Kul Himmet’in, Şah Hatayi’nin yüzlerce nefesi Hz. Ali ile ilgilidir. Alevi tarihinin serçeşmesi olan bu ozanlar Hz. Ali’yi tanımıyorlar mıydı? Alevi halkı ve Aleviliği öğrenmek isteyen insanlar Aleviliği bu kaynaklardan değil de yeni yetme yazarlardan mı öğreneceklerdir?
Günümüzden 1400 yıl önce yaşayan Hz. Ali’nin sınıfsal tahlil yapmadığı, bir kitabının bile olmadığı laik ve aydınlanmacı bile olmadığını savunmaya, kargalar bile katıla katıla güler.
Yukarıda sözünü ettiğim zihniyet, Hz. Ali’yi Alevilerin gözünde düşürmeye çalışıyor. Alevilere, Ali’nin şu şu hataları var, onun arkasından gitmeyin, demeye getiriyor. Peki bu yaklaşım düşünce özgürlüğüne, inanç özgürlüğüne sığar mı?
Bizim kalkıp Hıristiyanlara, İsa iyi değil, şu şu hataları var, toplumun sınıf tahlillerini iyi yapmamış, laikliği de savunmuyor, diyebilme hakkımız var mı? Bizim Musevilerin Musa’sını eleştirip o elektriği bile bulamadı, bilgisayar bilmiyordu vs. diye eleştiri hakkımız var mı? VeyaHindulara, aaa çok ayıp ediyorsunuz, insan aslan varken ineği kutsal kabul eder mi, deme hakkına sahip miyiz? Böyle yaparsak komik duruma düşmez miyiz?
Aleviler veya başka inançlara inananlar, kendini aydın kabul eden insanlardan hangi dine, nasıl, ne şekilde inanmalılar diye fetva beklemiyorlar. Kendilerine dışarıdan nasıl inanacaklarının dikte edilmesini beklemiyorlar. Bu din adamlığına soyunmak olur. Aleviler kendilerini kendileri ifade etmek istiyorlar. Ali’ye mi yoksa Veli’ye mi önceliğin verileceğinin dışarıdan dikte edilmesinin hem kendilerine saygısızlık olduğunu hem de bu işe kalkışanın kendine saygısızlık ettiğini düşünüyorlar.
Hz. Ali veAleviliği şeriatçılıkla vs. özdeşleştirmeye çalışmak, ülkemizde laikliğin en kararlı savunucusu olan bu toplumsal yapıyı dinamitlemeye çalışıp şeriatçılığın hesabına çalışmaktan başka bir şey değildir.
Ali’yi Alevilikten veya AleviliğiAli’den ayırırsanız, bu iki kavramın birlikte oluşturduğu değerler toplamını ortadan kaldırmış olursunuz. Bu değerler toplamı soyutlanırsa sadeceİslamın bağnaz, softa yorumu ortada kalır.
Hz.Alisiz Alevilik Olur mu?
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende ZöhremÂdir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.
TürkiyeÂye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi AnaÂdır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.
Bildiren: Pir Zöhre Ana
Hak mehlemi sende ZöhremÂdir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.
TürkiyeÂye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi AnaÂdır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.
Bildiren: Pir Zöhre Ana
![[Resim: ataturkimzale.gif]](http://img6.imageshack.us/img6/8138/ataturkimzale.gif)