You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Hz. Ali'nin Şeyhayn'ın (Hz. Ebubekir'le Ömer'in) Faziletine Dair Bir Hutbe İrat Etmesi

Hz. Ali'nin Şeyhayn'ın (Hz. Ebubekir'le Ömer'in) Faziletine Dair Bir Hutbe İrat Etmesi

Posting Freak
Hz. Ali'nin Şeyhayn'ın (Hz. Ebubekir'le Ömer'in) Faziletine Dair Bir Hutbe İrat Etmesi
Süveyd b. Gafle şöyle anlatıyor: Bir gün kendilerine uğradığım üç-beş kişinin Ebubekir'le Ömer'e atıp tuttuklarına ve bu ikisinin faziletlerini inkar ettiklerine şahit oldum. Bunun üzerine Hz. Ali'ye giderek duyduklarımı ona anlattım. Bana "Allah Teâlâ, Ebubekir'le Ömer hakkında kalblerinde hayırdan başka birşey taşıyan kimselere lânet etmiştir. Onlar Hz. Peygamber'in kardeşleri ve yardımcıları idiler"dedi. Sonra da minbere çıkıp beliğ bir hutbe irat ederek şöyle buyurdu: "Nasıl oluyorda bazı kimseler benim isteğimin aksine Kureyş'in iki efendisine ve müslümanların iki babasına dil uzatabilmektedir? Bu gibi kişilerin söyledikleriyle benim en ufak bir ilgim yoktur. Onları da bu söylediklerinden dolayı cezalandıracağım. Tanelere hayat verip dağları yeşerten Allah'a yemin ederim ki Ebubekir'le Ömer'i ancak emin ve muttaki kimseler sever. diğer taraftan bu ikisine ancak fâcir ve düşük kimseler buğzeder: Onlar Hz. Peygamber'e büyük bir sadâkat ve faziletle arkadaşlık yaptılar. İyiliği emredip kötülükten menederler; haksızlıklara karşı çıkarak, yapanları cezalandırırlardı. Onlar hiç bir işlerinde Hz. Peygamber'in yolundan ayrılmadılar. Hz. Peygamber de bu ikisinin görüşlerine verdiği değeri hiç kimseninkine vermediği gibi, bu ikisini sevdiği kadar da hiç kimseyi sevmezdi. Hz. Peygamber vefat ettiğinde hem o hem de bütün müslümanlar bu ikisinden razı idiler."Ebubekir, Hz. Peygamber henüz hayattayken namazda onun vekili oldu.

Onun vefatından sonra da müslümanlar kendisini halife seçtiler ve zekat meselesini de ona havale ettiler. Çünkü namazla zekat birbirlerinden ayrılmayan iki dini vecibedir. Abdülmuttalib oğullarından ona halife diyen ilk kişi benim. Ancak o, bu göievi istemiyor; onu başka bir sahabinin üstlenmesini istiyordu. Yemin ederim ki o Hz. Peygamber'den sonra hayatta kalanların en hayırlısı, en şefkatlisi ve en merhametlisiydi. Takva bakımından onların en akıllıları, müslümanlık bakımındansa en önde gelenleridir. Hz. Peygamber onu şefkat ve merhamet yönünden Hz. Mikâil'e; bağışlama ve vakar bakımından da Hz. İbrahim'e benzetmiştir. O, ruhunu Allah'~ teslim edinceye kadar Hz. Peygamber'in izinden gitti."Ondan sonra da işin başına Ömer geçti. Onun halife olup olmaması hususunda halkın oyuna başvuruldu. Onun halife olmasını kimileri istiyor, kimileri de buna karşı çıkıyordu. Ben onun halife olmasına razı olanlardan birisiydim. Allah'a yemin ederim ki Ömer kendisini sevmeyen herkesin sevgisini kazandıktan sonra bu dünyadan ayrılmıştır. O da işi Hz. Peygamber'in ve Ebubekir'in yolundan götürdü. Yavruların annelerine tâbi oluşu gibi Ömer de kendisinden önce gelen bu iki zâta tâbi oldu. Ömer bu ikisinden sonra kalanların en şefkatlisi ve merhametlisi olduğu gibi mazlumların hakkını zâlimlerden alma bakımından da en iyisiydi. Allah Teâlâ onun diline hakikati koymuştu; öyle ki bizler Ömer'in diliyle bir meleğin konuştuğu kanaatına varmıştık. Onun müslüman olmasıyla İslâm aziz olmuş ve güç kazanmıştır. Onun hicreti dine bir direk olmuştur. Allah mü'minlerin kalbine onun sevgisini attı. Münafıkların kalbine de onun korkusunu yerleştirdi. Hz. Peygamber onu düşmana karşı şiddetli olmak yönünden Hz. Cebrail'e, kâfirlere "Acaba Ebubekir'le Ömer ayarında iki kişi daha var mıdır? İnsan onların mertebelerine ancak onları sevmekle ve gitmiş oldukları yolu takip etmekle ulaşabilir. Onları seven kişi beni de sevmiş olur. Kim de onlara buğzederse o bana buğzetmiş olur ve ben de böyle kişilerden uzağım. Eğer bu ikisi hakkında daha önce uyarıda bulunmuş olsaydım onlar aleyhine konuşanları en şiddetli şekilde cezalandırırdım. Ama artık bu hutbeyle sizleri bu ikisi hakkında uyarmış oldum. Bunun için de bundan sonra kim onlar aleyhinde söz söyleyecek olursa kendisine iftira cezası vereceğim. Şunu biliniz ki Hz. Peygamber'den sonra bu ümmetin en hayırlıları Ebubekir'le Ömer'dir. Bu ikisinden sonra da hayrın kimde olduğunu Allah'tan başka kimse bilemez. Benim söyleyeceklerim bundan ibarettir. Son olarak hem sizin içi ve hem de kendim için Allah'tan bağışlanma diliyorum"(1)


Hz. Ali'nin Kendisinin Hz. Ebubekir'le Ömer'den Üstün Olduğunu Söyleyen Birisine Şiddetle Karşı Çıkması

Bir kişi Hz. Ali'ye gelerek "Sen insanların en hayırlısısın!"dedi. Bunun üzerine Hz. Ali ona "Sen Hz. Peygamber'i gördün mü?"diye sordu. Adam "Hayır!"dedi. Hz. Ali bu kez "Peki Ebubekir'i (ve Ömer'i) gördün mü?"dedi. Adamın yine "Hayır!"demesi üzerine de şunları söyledi: "Eğer "Hz. Peygamber'i gördüm"demiş olsaydın seni öldürürdüm. diğer soruma da "Ebubekir ile Ömer'i gördüm"diye cevap vermiş olsaydın bu kez de sana iftira cezası verirdim".

Alkame şöyle anlatıyor: Hz. Ali bize bir hutbe irat etti. Bunda Alllah'a hamd ü senâlar ettikten sonra şunları söyledi: "Kulağıma bazı kimselerin beni Ebubekir'le Ömer'den üstün tuttukları haberi geldi. Eğer bu hususta daha önceden uyarıda bulunmuş olsaydım bu kişileri kesinlikle cezalandırırdım. Fakat ben hiç bir uyarıda bulunmaksızın cezalandırmayı hoş karşılamıyorum. Ancak işte şimdi size söylüyorum; şu andan itibaren kim böyle bir şey söylerse iftira etmiş sayılacak ve dolayısıyla kendisine iftira cezası tatbik edilecektir. Şunu biliniz ki Hz. Peygamber'den sonra insanların en hayırlısı Ebubekir, ondan sonra da Ömer'dir. Bunların arkasından biz aramızda birtakım olaylara sebep olduk; Allah Teâlâ bu hususta dilediği şekilde hüküm verecektir"

Hz. Ali'nin, Kendisini Ebubekir'le Ömer'den Üstün Tuttuğu İçin İbn Sebe'yi Öldürmek İstemesi
Hz. Ali, İbn Sebe'nin kendisini Hz. Ebubekir'le Ömer'den üstün tuttuğunu öğrendiğinde onu öldürmek istedi. Bunun üzerine "Seni sayıp başkalarından üstün tuttuğu için bir insanı nasıl öldürebilirsin?"denildi. Hz. Ali de "O halde o adam benimle aynı memlekette bulunamaz"buyurdu ve onu sürgüne gönderdi(1).

Hz. Ali'ye "Abdullah b. el-Esved (İbn Sebe) Hz. Ebubekir'le Ömer'e dil uzatıp bunların faziletlerini inkar ediyor"denildi. Bunun üzerine Hz. Ali onu öldürmek için kılıcının getirilmesini istedi. Bazı kimseler araya girerek onun öldürülmemesini rica ettiler. O zaman Hz. Ali "Öldürmeyeceğim; fakat benimle aynı memlekette de bulunmayacaktır"buyurdu ve onu Şam'a sürgün ettiHz.

Ömer'in Ümmü Seleme Vâlidemiz İçin Bir Kişiyi Dövmesi

Ümmü Seleme vâlidemizde alacağı olan bir kişi yemin verdirmek suretiyle bunu ondan istedi. Bunu haber alan Hz. Ömer adamı çağırtarak ona, elbisesi parçalanıp vücudundan kan gelene dek otuz değnek vurdu Kaynak hikmet.net
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Son Düzenleme: 02/01/2010, 19:43, Düzenleyen: SerkanDgn.
Posting Freak
Hz. Ali'nin Şeyhayn'ın (Hz. Ebubekir'le Ömer'in) Faziletine Dair Bir Hutbe İrat Etmesi
Lütfen alıntılarda kaynak belirtelim canlar.
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.