Hz. Ali Nefes, düvaz, deyişleri
Her Sabah Her Seher Ötüşür Kuşlar
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
Bülbülde Gül İçin Figana Başlar
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
Kıblemizden Kısmetimiz Verile
Veysel Karan Gitti Yemen Eline
Arıyız Uçarız Kudret Bağına
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
Biz Çekeriz İmamlar'ın Yasını
İşit Gerçek Erenlerin Sesini
İmam Hasan İçti Ahu Tasını
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
Talip Olan İnc' Elekten Elendi
Mümin Olan Hak Yoluna Dolandı
Şah Hüseyin Al Kanlara Boyandı
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
İmam Zeynel Parelendi Bölündü
Ol İmam Bakır'a Yüzler Sürüldü
Cafer'i Sadık'a Erkan Verildi
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
Gönül Kuşun Kalp Evinde Yuvası
Virdimize Düştü Şah'ın Avazı
Kazım, Musa, Ali Rıza Duası
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
Şah Taki'yle Naki Nur Oldu Gitti
Hasan-Ül Askeri Er Oldu Gitti
Mehdi Mağarada Sır Oldu Gitti
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
Kanber, Selman, Fatma Durdu Duaya
Şehriban Soyundu Bindi Deveye
İsa Kahreyledi Çıktı Havaya
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
Dört Kitap Yazıldı Dört Dine Düştü
Kur'an Muhammed'in Virdine Düştü
Kul Himmet Pirinin Derdine Düştü
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek
Dün gece seyrim içinde
Ben dedem Ali’yi gördüm
Eğildim niyaz eyledim
Düldül'ün nalını gördüm
Kanber'i durur sağında
Salınır cennet bağında
Ali, Musa Tur Dağı’nda
Ben dedem Ali’yi gördüm
Üç çerağ yanar şişede
Arsanlar gizli meşede
Yedi iklim dört köşede
Ben dedem Ali’yi gördüm
Yüce dağlar boran coşkun
Kul Himmet aşkına düşkün
Cümle meleklerden üstün
Ben dedem Ali’yi gördüm
DEYIS III
Yüzüm süre süre insem dergâha
Bir dem divanına dursam Ya Ali
İnsem eşiğine niyaz eylesem
Yüzüm tabanına sürsem Ya Ali
Yüzüm tabanına sürdüğüm zaman
Gönlüme getirmem zerrece güman
Ali’m Düldül’üne bindiği zaman
Önünce Kanber’in olsam Ya Ali
Kanber gibi her hizmete yeldirsen
Bir dem ağlatırsan bir dem güldürsen
Çeksen Zülfikari beni öldürsen
Elim eteğinden çekmem Ya Ali
Çeker miyim eteğinden elimi
Ben canıma reva gördüm ölümü
Doğru sürün erenlerin yolunu
Mümin kullarını görsem Ya Ali
Mümin olan ya nesinden bellidir
Hakki söyler Hak nefesi bellidir
Erenlerin cemi gonca güllüdür
Gülün deste deste dersem Ya Ali
Mümin olan müslimini getirsin
Getirse de Hak cemine yetirsin
Dizi dize verip üryan otursun
Doyunca yüzüne baksam Ya Ali
PIR SULTAN’ım niyaz eyle pirine
İnan gel Muhammed Ali yoluna
Umarım dergâhta girem gönlüne
Yarın fırsat elden gider Ya Ali
Bin bir isim ile cihana gelen
Bin bir isim ile cihana gelen
Allah bir Muhammed Ali olmadı mı?
Dan cec üstünde namaz kıldıran
Hünkâr Hacı Bektaş Veli olmadı mı?
Miracın yoluna bir arslan koydu
Kün dedi dünyanın binasın kurdu
Ol zaman arefe kerremen öttü
Öyle olunca arifler ulu* olmadı mı?
Yedi kişi irfan yolunu bekler
Muhammed arslanın sözünü haklar
Ay ile günleri koynunda saklar
Öyle olunca Fatma ulu olmadı mı?
Yedi kişi kurdu irfan yolunu
Kim bağladı Cebrail'in kolunu
Gösterdi atası erlik gülünü
Hakikat ceminde sır olmadı mı?
Kul Himmet Üstadım okuryazarım
Bir yeşil el geldi engûr ezerim
Ali Ali deyü ağlar gezerim
Kul Himmet Ali’ye yâr olmadı mı?
Bir gece Muhammed evde yatırken
Üç melek geldi de nida getirdi
Selaman’ın şeklinde bir oğlan girdi
Ne güzel izzetle selam getirdi
Muhammed oğlana yerini verdi
Geçti oğlan seccadeye oturdu
Cebrail oğlandan nişan istedi
Zühre yıldızını alnına getirdi
Bu oğlan Ali olduğunu bildiler
Aman Mürvet deyü dara durdular
Özlerinden hayli sitem sordular
Cebrail cennetten elma getirdi
Getirip elmayı terceman verdi
Şah eline alıp dört pare kıldı
Bir paresin Şah’ım nuş edip kandı
Üçünü melekler Hakk’a götürdü
Bak Bari Taala hoş nazar kıldı
Yedi iklim dört köşeyi Ali’ye verdi
Biri Düldül, biri Zülfikar oldu
Fatma da Kanber’i ana götürdü
PİR SULTAN’ım eydür, gitti gelenler
Arayıp özünde gevher bulanlar
Muhammed Ali ile duranlar
Cümle melekleri cem’e götürdü
Hak, Muhammed, Ali geldi dilime
Kalma günahlara, Mürvet ya Ali
Yine ihsan senden ola kuluna
Kalma günahlara, Mürvet ya Ali
Yüzüm tabanına sürdüğüm zaman
Zerrece gelmezdi gönlüme güman
Ali’m Düldül’e bindiği zaman
Önünce Kanber’in olsam ya Ali
Kanber gibi hizmetine yeldirsem
Bir dem ağlatırsan bir dem güldürsen
Çekip Zülfikar’ın beni öldür
Elim eteğinden çekmem ya Ali
Çeker miyim eteğinden elimi
Hak katında kabul ettim ölümü
Doğru sürsek erenlerin yolunu
Mümince kulların sevsem ya Ali
Münin olan neresinden bellidir
Hakk’ı söyler nefesinden bellidir
Erenlerin demi gonca güllüdür
Tomurcuk güllerin dersem ya Ali
Mümin olan müslimini yetirse
Yetirse de ayn-ı ceme getirse
Dizini dizime verip otursa
Doyunca yüzüne baksam ya Ali
PİR SULTAN’ım niyaz eyle pirime
Umarım ki dergâh gire kalbine
İnandın mı Hak Muhammed Ali’ye
Bir gün fırsat elden gider ya Ali
Özmü zulmete salmanam
Allah bir Muhammed Ali
Ben gayrı nesne bilmezem
Allah bir Muhammed Ali
İki şahin bir yuvada
İşler muallak havada
Dağda denizde ovada
Allah bir Muhammed Ali
İki bülbül durmuş öter
Yükün açmış cevher satar
Pak gönülde mekân tutar
Allah bir Muhammed Ali
Anlardır kılavuz leşker
Daim Hak yolunda işler
Ol Yediler Kırklar Üçler
Allah bir Muhammed Ali
Anlar birdir, bir oluptur
Hak içinde sır oluptur
Tecellide nur oluptur
Allah bir Muhammed Ali
PİR SULTAN’ım Haydar sırdır
Sırra saraydan serverdir
Ayda nurdur, günde nurdur
Allah bir Muhammed Ali
Ben gayrı nesne bilmezem
Allah bir Muhammed Ali
Özümü gayra salmazam
Allah bir Muhammed Ali
Bir mum yanar bir şişede
Bülbül eğlenmez meşede
Yedi iklim dört köşede
Allah bir Muhammed Ali
İki kuş gördüm yuvada
Döner muallâk havada
Dağda deryada ovada
Allah bir Muhammed Ali
Yaktıcağım bir çırağdır
Bindiceğim bir Burak’tır
Yerden göğe bir direktir
Allah bir Muhammed Ali
PİR SULTAN’ım bu bir sırdır
Sırrın saklayan erdir
Ay da sırdır gün de sırdır
Allah bir Muhammed Ali
Hey erenler benim meyil verdiğim
Bir ismi Muhammed, bir ismi Ali
Adına şanına kurban olduğum
Bir ismi Muhammed, bir ismi Ali
Can bülbülü ne beklersin kafeste
Ali’nin sırrını söyle nefeste
Dünya kurulmadan oturan postta
Bir ismi Muhammed, bir ismi Ali
Hızır İlyas ile içti Hayat’ı (1)
Yezid’e Zülfikar zehirden katı
Yine pirden ola er karemeti
Bir ismi Muhammed, bir ismi Ali
Ali’m söyler, Cafer yazar ayati
Yedinde Zülfikar zehirden katı
Aşıkardır anın her kerameti
Bir ismi Muhammed, bir ismi Ali
Zülfikar’ı vurup derya coşturan
Ab-ı Zemzem çeşmelerin aşuran
Hasret çekeni hasretine ulaştıran
Bir ismi Muhammed, bir ismi Ali
Ab-ı Hayat çeşmelerin açtıran
Dalga vurup deryaları çoşturan
Dolu köşler ile bizi kandıran
Bir ismi Muhammed, bir ismi Ali
PİR SULTAN’ım bizde varalım
Hakk’ın divanına birden duralım
On İki İmamlara yüzler sürelim
Bir ismi Muhammed, bir ismi Ali
Şu dünyada benim gönül verdiğim
Birisi Muhammed birisi Ali
Adına şanına kurban olduğum
Birisi Muhammed birisi Ali
Ali söyler, Hızır yazar ayeti
Elinde Zülfikar zehirden katı
Aşikâre Ali’nin kerameti
Birisi Muhammed birisi Ali
Ab-ı hayat çeşmelerin açtıran
Dalga urup dalgaları coşturan
Dolu kefser ile bizi kandıran
Birisi Muhammed birisi Ali
Can bülbülü gezer ten kafesinde
Ali’nin sırrını söyler nefesinde
Dünya kurulurken oturan postta
Birisi Muhammed birisi Ali
PİR SULTAN’ım bu nefesi haklayan
Evliyanın gizli sırrını saklayan
Sırat köprüsünün başını bekleyen
Birisi Muhammed birisi Ali
Hayali gönlümde yadigâr kalan
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
Darı çeç üstünde namazım kılan (1)
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
Ali’dir cümle dillerde söylenen
Kisbetini kırallardan bürünen
Cebrail’e nur içinde görünen
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
Arslan olup yol üstünde oturan (2)
Selman’a destinde nerkis getiren
Kendi cenazesin kendin götüren
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
Yer gök arasına nizamlar kuran
Ak kâğıt üstüne yazılar yazan
Engür şerbetini Kırklara ezen
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
Muaviye’yi terkesine bindiren
Hamza pehlivana deve gönderen
Yezid’in gözüne perde indiren
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali
PİR SULTAN’ım eydür, ummana dalan
Yezid’in kalbini gümana salan
Bin saatlık yolu kuşlukta alan
Allah bir Muhammed Ali’dir Ali (3)
Sûfi mezhebimin nesin sorarsın
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Gözlüye gizli yok ya sen ne dersin
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Eğnimize kırmızılar giyeriz
Halimizce her manadan duyarız
Katarda İmam Cafer'e uyarız
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Her kimin ki çerağını hak yakar
Mümin olanları katara çeker
Aslımız On İki İmama çıkar
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Biz tüccar değiliz alıp satmayız
Erkan gözetiriz yoldan sapmayız
Gönlümüz ganidir kibir tutmayız
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Muhammed Ali’dir kırkların başı
Uralım yezid'e laneti taşı
Hünkâr hacı bektaş veli'dir eşi
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Baharda açılır gonca gülümüz
Ol dergâha doğru gider yolumuz
On iki İmam ismin okur dilimiz
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Şah Hatayi'm eydür Muhammed Ali
Onlardan öğrendik erkânı yolu
Ali Muhammed'dir Muhammed Ali
Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz
Hü diyelim gerçeklerin demine
Gerçeklerin demi nurdan sayılır
On iki İmam katarına uyanlar
Muhammed Ali’ye yardan sayılır
Üç gün imiş şu dünyanın sefası
Sefasından artık olur cefası
Gerçek erenlerin nutku nefesi
Biri kırktır kırkı birden sayılır
İhlâs ile gelen bu yoldan dönmez
Dost olan dostuna ikilik sanmaz
Eri hak görmeyen Hakk’ı göremez
Gözü bakar amma körden sayılır
Gerçek âşık menzilinde durursa
Çerağ gibi yanıp yağı erirse
Eksikliği kendözünde bulunursa
O da erdir yine erden sayılır
Şah Hatayi'm eydür Bağdad'dır vatan
İkilikten geçip birliğe yeten
Erenler yanında kıyl ü kal tutan
Yolu dikenlidir hardan sayılır
Sabahın seherinde
Sabahın seherinde ben cusa geldim
Dağlar ya Muhammed Ali çağırır
Bülbülüm figanı bağrımı deldi
Güler ya Muhammed Ali çağırır
Çarkıfelek bahçeler bağlar
Kızıldeli çayı mevc urur ağlar
Yüreğime bir od düştü yanıyor
Yanar ya Muhammed Ali çağırır
Primin çevresi bahçeler bağlar
Kizildeli çayı mevc urur ağlar
Dört bir tarafında hü çeken dağlar
Dağlar ya Muhammed Ali çağırır
Pir Sultanim haydar çoktur aşığım
Ãşık olanlar da yakar ışığın
Hasan ile Hüseyin’in beşiğin
Sallar ya Muhammed Ali çağırır
Leblerinin balı ile
Gel güzel yola gidelim
Adı güzel Ali ile
Açlar doyar susuz kanar
Leblerinin balı ile
İçilmez dolu içilmez
Sevgili yardan geçilmez
İkisi birden seçilmez
Has bahçenin gülü ile
Ali’m bana neler etti
Aldı elim dara çekti
Üstüme yürüyüş etti
Elindeki dolu ile
Ağaç kuru devran döner
Kuş yuvaya bir dem konar
Doldurmuş dolusun sunar
Ali’m kendi eli ile
Erenler lokması nurdur
Lokmaya elini sundur
Pir Sultan'ım doğru yoldur
Ali’m kendi yolu ile
Kuşağına dolu geldi
Evvel baştan bu dünyaya
Tanrı'nın aslanı geldi
Yüz döndürmez yüz bin erden
Kuşağına dolu geldi
Ali’dir gazilerin başı
Hızır nebi'dir yoldaşı
Ali manendi bir kişi
Sultan seyyit veli geldi
Yusuf'u kuyuy'attılar
Hem aldılar hem sattılar
Kurtlara bühtan ettiler
Mısır'ın sultanı geldi
Halil kabeyi yapınca
İslam dinine tapınca
Gökten muhammet kopunca
Nur âleme dolu geldi
Aşk elinden oldum hasta
Var derdine derman iste
Dahi küçük nevreste
İsmail kurbanı geldi
Pir Sultan'ım nesne bilmez
Ab-ı hayat için ölmez
Kâfir müslümanı yenmez
Ezelden basılı geldi
Gerçekler bilinmez
Güzeller semtinden bize gel oldu
Varamam şu iller yazlanmayınca
Kalmadı hiç talib ehl-i dil oldu
Gerçekler bilinmez azlanmayınca
Yezid'e verildi cevr ile cefa
Mümine verildi zevk ile sefa
Bunda inanmazlar lafınız hava
Yalan ile gerçek gözlenmeyince
Ali’yi seversen dilinden koma
Bek sakla sırrını kimseye deme
Bu bir sırr-ullahtır beyan eyleme
Cemiyet kurulup sözlenmeyince
Ali’yi sevenler gönül düşürür
Düşürüben aşk kazanın taşırır
Değme rehber çiğ talib mi pişirir
Ocaklar yanıp ta közlenmeyince
Pir Sultan Abdal'ım demek mi olur
Hercai güzele emek mi olur
Terbiyesiz ey can sevmek mi olur
Mürşit huzurunda tuzlanmayınca
Çalan murtaza Ali’dir
Gafil olman hey erenler
Gelen murtaza Ali’dir
Yezid'e batın kılıcın
Çalan murtaza Ali’dir
Alçağa tutmuş yüzünü
Hakk'a bağlamış özünü
Kırklar ile bir üzümü
Yiyen murtaza Ali’dir
Turnaya vermiş sesini
Ãşıklar tutsun yasını
Hem önünce devesini
Yeden murtaza Ali’dir
Ali’dir allah'ın dostu
Hü dedi zülfikar kesti
Selman'a sünbüllü desti
Veren murtaza Ali’dir
Gülün bağlar deste deste
Bağlar da gönderir dosta
Mihmandan bir dolu iste
Sunan murtaza Ali’dir
Derildi çıktı havaya
İndi döşendi ovaya
Güvercin donda kayaya
Konan murtaza Ali’dir
Gülün bağlar baka baka
Bağlar da gönderir hakk'a
Ejderhayı iki şakka
Bölen murtaza Ali’dir
Dost bağında kızıl alma
Gül rengi sararıp solma
Pir Sultan'ım gafil olma
Gelen murtaza Ali’dir
Ali’nin düldül'ün bin de göreyim
Ali’m gelir diye karşı giderler
Ali’nin düldül'ün bin de göreyim
Bindiği düldül'ün mehdin ederler
Ali’nin düldül'ün bin de göreyim
Ayağına altın nallar çaktırmış
Gözlerine yeşil sürme çektirmiş
Üzengisin cevahirden yaptırmış
Ali’nin düldül'ün bin de göreyim
Kuduretten gem vurulmuş başına
Lezzet vermiş dudağına dişine
Bir nur doğmuş eğerinin kaşına
Ali’nin düldül'ün bin de göreyim
Üstüne binersen yükseğe basar
Bir dizgin eylesen yel gibi eser
Nice kâfirlerin kellesin keser
Ali’nin düldül'ün bin de göreyim
Pir Sultan Abdal'ım dengi bulunmaz
Bin konaklık yere gitse yorulmaz
Kısmet olsa havalarda görünmez
Ali’nin düldül'ün bin de göreyim
Hak belasın versin mülcem oğlu'nun
Hançer ile kanın saçtı Ali’nin
Terk eyledi bağdat gibi şarını
Ecel burcu boynun büktü Ali’nin
Ali’m çeker idi dünya firkatın
Cümle kullarını alırdı satın
Fatma ana ile şehriban hatun
Libasın üstüne döktü Ali’nin
Ali’m ah eyledi eridi sızdı
Kanber de bu işte ayrılık sezdi
Oğlu İmam Hasan tabutu düzdü
Tabutu misk anber koktu Ali’nin
Bir nur doğdu Muhammed'in veçhinde
Zülfikar oynadı çin ü maçin'de
Doksan bin evliya sancak içinde
Gözleri kan ile doldu Ali’nin
Pir Sultan Abdal'ım sever hazırı
İstemişler üveys ile hızır'ı
Yükletmişler ab-ı zemzem çadırı
Deve kapısına çöktü Ali’nin
Padişah katlime ferman dilese
Yine geçmem ala gözlü şah'ımdan
Cellâtlar karşımda satır bilese
Yine geçmem ala gözlü şah'ımdan
On yedi yerimden vursalar yara
Cerrahlar derdime kılmasa çare
Kemendi bend ile çekseler dara
Yine geçmem ala gözlü şah'ımdan
Karadır kaşları benzer kömüre
Münafıklar zarar verir ömüre
İk'ellerim bağlasalar demire
Yine geçmem ala gözlü şah'ımdan
Eğer beni katsa kervan göçüne
Götürseler Hindistan’a maçin'e
Urganım atsalar darağacına
Yine geçmem ala gözlü şah'ımdan
Ahiri katlime ferman yazılsa
Çıksam teneşire tabut düzülse
Kefenim biçilse mezar kazılsa
Yine geçmem ala gözlü şah'ımdan
Pir Sultan Abdal'ım derim vallahi
Ölsem terk eylemem piri billahi
Huzur-ı mahşerde dilerim şah'ı
Yine geçmem ala gözlü şah'ımdan
Hak nasip eylese dergâha varsam,
Bir dem divanında dursam yâ Ali.
Eğilsem dizine niyâz eylesem,
Yüzüm kademine sürsem yâ Ali.
Yüzüm kademine sürdüğüm zaman,
Zerrece gelmezdi gönlüme güman,
Şâhım düldülüne bindiğin zaman,
Önünce Kanber'in olsam yâ Ali.
Kanber gibi hizmetinde götürsen,
Bir dem ağlatıp, bir dem güldürsen,
Çekip Zülfikâr'ı beni öldürsen,
Elim eteğinden kesmem yâ Ali.
Keser miyim eteğinden elimi?
Kabul ettim Hak yolunda ölümü,
Doğru sürün erenlerin yolunu.
Mümin canlarından olsam yâ Ali.
Mümin olan neresinden bellidir?
Hakkı söyler nefesinden bellidir.
Erenler bağının gonca gülüdür.
Tomurcuk güllerin dersem yâ Ali.
Pir Sultan'ım beni mihman götürsen,
Götürsen de ayn-i cem'e yetirsen,
Dizini dizime vursan otursan,
Doyası yüzüne baksam yâ Ali.
Her seher vaktinde cümbüşe geldim,
Dağlar yâ Muhammed, Ali çağırır,
Erenler meclisi bağ-ı gülistan,
Güller Yâ Muhammed, Ali çağırır.
Vird verilmiş gökyüzünde kuşlara,
Bak gözümden akan kanlı yaşlara,
Sular yüzün vurur taştan taşlara,
Çağlar yâ Muhammed, Ali çağırır.
Ãşık olan gelir derdin üsteler,
Ona kâil olmaz kâmil ustalar,
Dertliler de gelir derman isterler,
Sağlar yâ Muhammed, Ali çağırır.
Pir Sultan Abdâl'ım çoktur âşığı,
Ãşık olanların yanar ışığı,
İmam Hasan-Hüseyin'in beşiği,
Sallar yâ Muhammed, Ali çağırır.
Şah-ı merdan (kızıl deli)
Şah-ı Merdan Ali kurdu bu yolu
Hazret-i Fatıma cihanın gülü
Evvel Seyyit Ali aldı yürüdü
Kırkların serdarıdır kızıl deli
Tanrıdağ koruna çökmüş oturur
Yıldızları ayağına getirir
Bir avuç toprakla hudut geçirir
Kırkların serdarıdır kızıl deli
Pirim etini kendi defn eyledi
Çaldı taşı pare pare eyledi
Pirim Ali bu kelamı söyledi
Kırkların serdarıdır kızıl deli
Gör pirim küffara n'etti n'eyledi
Şehir horozuna dua eyledi
Sarı kız'ı iki pare eyledi
Kırkların serdarıdır kızıl deli
Pir Sultan'ım haydar sancak getirir
Zemheride gonca güller bitirir
Kalenin altını üstüne getirir
Urum'u feth eden şah kızıl deli
Kaşlarında mim duası yazılı
Kaşlarında mim duası yazılı
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Bilirim günahım hadden aşmıştır
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Elüstü deminden hak bildik yolu
Korkarım solduram ol gonca gülü
Nice bir ağlattın bu edna kulu
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Kalmadı baharım yetişti yazım
Yalvarı yalvarı kalmadı yüzüm
Yetişti kervanım kalmadı izim
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Feriştehler ile hubca görüştüm
Arş yüzünde meleklerle karıştım
Şükür ol dem didarına iriştim
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Pir Sultan Abdal'ım bahar yaz için
Kırkların yediği lokma hakkıyçin
Hasan Hüseyin'in başı hakkıyçin
Sana medet yoluna mürvet ya Ali
Bir gece Muhammed evde yatarken
Üç melek geldi de nida getirdi
Selman'ın şeklinde bir oğlan girdi
Ne güzel izzetle sala getirdi
Muhammed oğlana yerini verdi
Geçti oğlan seccadeye oturdu
Cebrail oğlandan nişan istedi
Zühre yıldızını alna getirdi
Bu oğlanın Ali olduğun bildiler
Aman mürvet deyü dara durdular
Özlerinden hayli sitem sordular
Cebrail cennet'ten elma getirdi
Getirip elmayı terceman verdi
Şah eline alıp dört pare kıldı
Bir paresin şah'ım nuş edip kandı
Üçünü melekler hakk'a götürdü
Bak bari taala hoş nazar kıldı
Yed'iklim çar köşe Ali’ye verdi
Biri düldül biri zülfikar oldu
Fatma da kanber'i ana götürdü
Pir Sultan'ım eydür gitti gelenler
Arayrp özünde gevher bulanlar
Muhammed Ali’yle arşa duranlar
Cümle melekleri ceme götürdü
Ali’m ne yatarsın
Gözleyi gözleyi gözüm dört oldu
Ali’ m ne yatarsın günlerin geldi
Korular kalmadı kara yurt oldu
Ali’m ne yatarsın günlerim geldi
Sancak gele gele kazova’ ya dikile
Münafık başına taşlar döküle
Mümin olan da hakka çakile
Ali’ m ne yatarsın günlerin geldi
Kızılırmak gibi bendinden boşan
Hama’ dan mardin’ den sivas’ a döşen
Düldül eğerlendi zülfikar kuşan
Ali’ m ne yatarsın günlerin geldi
Sene tekmil olduğunu bildiler
Yezit münafık gömleğin giydiler
Kasdeyleyüb imamlara kıydılar
Ali’ m ne yatarsın günlerin geldi
Abdal Pir Sultan’ ım bu sözüm haktır
Vallahi sözümün hatası yoktur
Şimdiki sofunun yezidi çoktur
Ali’ m ne yatarsın günlerin geldi
Gafil kaldır şu gönülden gümanı
Gafil kaldır şu gönülden gümanı
Şu mülkün âyesi Ali değil mi?
Yaratmıştır on sekiz bin âlemi
Inzgını veren Ali değil mi?
Yarattı Mülcem'i sandı ki yaran
Ali'ye kastetti oldu bin pişman
Hangi kitapta var Ömer'le Osman
Kuran’da okunan Ali değil mi?
Gelin vazgeçelim biz bu gümandan
Sakın çıkarsınız dinden imandan
Şefaat umarsız on'iki imamdan
Anların atası Ali değil mi?
Bin bir ismi vardır bir adı Hızır
Nerde çağırırsan orada hazır
Ali padişahtır Muhammed vezir
O fermanı yazan Ali değil mi?
Kul Himmet Üstadım ben bir biçare
Bulunur mu acep derdime çare
Günahlıyım nasıl varam divana
Divanda oturan Ali değil mi?
Meğer bize imdat Ali’den ola
Takattan kesildim yoktur ilacım
Meğer bize imdat Ali’den ola
Derdimin çaresi Ali sen yetiş
Meğer bize imdat Ali’den ola
Ali’ye ayan ki hak için buldum
Gayretini güdüp kılıcım çektim
Kuldan fayda yok imiş bildim
Meğer bize imdat Ali’den ola
Hakk'a doğru giden Hakk'a ulaştı
Dünyaya her bakan kulların şaştı
Gezdim dört köşeyi tesellüm düştü
Meğer bize imdat Ali’den ola
Hayrola yusuf'un düşünü gördüm
Özürüm niyazım hüda'ya kıldım
Mümkünüm kesildi Ali’ye yordum
Meğer bize imdat Ali’den ola
Pir Sultan Abdal'ım derdim bu imiş
Müminin isteği iyi huy imiş
Zahirde batında yeten o imiş
Meğer bize imdat Ali’den ola
Gönül yarasına lokman olan şah
Gel benim derdime bir derman eyle
Ãlemler derdine derman olan şah
Kapına yüz sürem bir ferman eyle
Gönül yarasına lokman olan şah
Bir ismin hayder'dir bir ismin Ali
Hak murtaza sensin hem cömert veli
Cihanın ahiri hem de evveli
Vilayet mülküne sultan olan şah
Seyrangahın olmuş arşın yücesi
Düldül'ün sahibi kanber hocası
Server Muhammed'in miraz gecesi
Yedinci felekte arslan olan şah
Musa asasını ejderha kılan
Leşker-i yezid'e korkular salan
Muhammed aşkına zülfikar çalan
Kamu müminlere İmam olan şah
Pir Sultan Abdal'ım meydanda merdim
Elimde tesbihim evradım virdim
Her nereye baktımsa Ali’yi gördüm
Garip gönüllere mihman olan şah
Rızıkların veren Ali değil mi?
Gafil kaldır şu gönlünden gümanı
Bu mülkün sahibi Ali değil mi?
Yaratmıştır on sekiz bin âlemi
Rızıkların veren Ali değil mi?
Gelin vazgeçelim biz bu gümandan
Vallahi çıkarız dinden imandan
Şefaat umarız on'ki imamdan
Anların atası Ali değil mi?
Yaratıldı mülcem ol oldu düşman
Kast etdi Ali’ye oldu peşiman
Kangı kitapta var ol ömer osman
Kur’an’da okunan Ali değil mi?
Bin bir adı vardır bir adı hızır
Her nerde çağırsan orada hazır
Ali’m padişahtır Muhammed vezir
O fermanı yazan Ali değil mi?
Pir Sultan Abdal'ım ben bir fukara
Acep bulunur mu derdime çare
Günahkârım nasıl varam huzura
Divanda oturan Ali değil mi?
Hazret-i şah'ın avazı
Hazret-i şah'ın avazı
Turna derler bir kuştadır
Asası Nil deryasında
Hırkası bir derviştedir
Nil deryası umman oldu
Sarardı gül benzim soldu
Bakışı arslanda kaldı
Darbı dahi bir koçtadır
Ali’m bilmezdi benliği
Dilde tutmazdı kinliği
Zülfikar'ın keskinliği
Zerrecesi kılıçtadır
Özen güzel Ali’m özen
Var kendine bir yar kazan
Hayrını şerrini yazan
Sağ yanında feriştedir
Nerde Pir Sultan'ım nerde
Özümüz asılı darda
Yemen'den öte bir yerde
Dahi düldül savaştadır
İndirdiler Medine'nin şehrine
Yuyuyorlar Şah-ı Merdan Ali'yi
Ayırdılar teninden kispetini
Yuyuyorlar Şah-ı Merdan Ali'yi
Hasan ile Hüseyin'in payına
Kast ettiler Şah Ali'nin soyuna
Batırdılar abu zemzem suyuna
Yuyuyorlar Şah-ı Merdan Ali'yi
Oturmuş analar saçın yolar
Bir haber ver diye duasın kılar
Hurma ağacından tabutluk yonar
Yuyuyorlar Şah-ı Merdan Ali'yi
Oturmuş analar alı yaşılı
Surda gördüm Düldül kişneyişini
Şah Hüseyin'in kıbleye başını
Yuyuyorlar Şah-ı Merdan Ali'yi
Şah Hatayi'm eder hava ile
Arş'a direk verilmiş dua ile
Veyselin çektiği ak deve ile
Gönderdiler Şah-ı Merdan Ali'yi
Evliyâlar Pir’i Hünkârı sensin
Tanrının Arslanı Ali’m gel yetiş
Dört kitabın sırrı esrârı sensin
Tanrının Arslanı Ali’m gel yetiş
Sensin cümle gâibleri bilici
Sensin mü’minlere yardım edici
Kâmu düşmüşleri elin alıcı
Tanrının Arslanı Ali’m gel yetiş
Hem Ali’sin hem Veli’sin Hızır’sın
[FONT=Tim