You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Hz. Ali dönemi ve ilk iç savaş - YAZI DİZİSİ

Hz. Ali dönemi ve ilk iç savaş - YAZI DİZİSİ

Posting Freak
Hz. Ali dönemi ve ilk iç savaş - YAZI DİZİSİ
Mustafa Cemil Kılıç'tan;

Türklerin Hazreti Ali'ye büyük bir sevgi duydukları malumdur. Bu sevginin oluşumundaki etkenlerden biri olarak da Onun halifeliği döneminde İslam ordularının Türkistan'daki harekatını durdurmuş, hatta Horasan'ı tahliye etmiş olması gösterilmektedir.
[Resim: 2.gif]Yiğitlerin Şahı olan Hazreti Ali, 598 yılında Mekke'de doğmuştur. Rivayetlere göre annesi onu Kabe'de doğurmuştur. Ölüm tarihi ise 661'dir. Kureyş kabilesine mensuptur. Babası Ebu Talib, annesi Fatıma'dır. Hazreti Ali, peygamberimiz Hazreti Muhammed'in amca oğludur. Kızı Fatıma ile evlenerek damadı olmuştur. Bu evlilikten Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin dünyaya gelmiştir. Hazreti Fatıma, Hazreti Ali, Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin, Hazreti Muhammed'in ehlibeytidir.

Hazreti Ali, İslam'ın kuruluş döneminde Hazreti Muhammed'in yanında olmuş, yiğitliği ve yürekliliği ile onu korumuştur. Hazreti Ali, İslam'ı kabul eden ilk erkektir. Çocuk yaşta İslam dinine girerek hiç günah işlemeden, putperest bir geçmişe sahip olmadan Allah'ın dinine hizmet etmiştir. Bu özellik onu öbür sahaben / peygamberin arkadaşlarından ayıran önemli bir unsurdur. Hazreti Ali, Hazreti Muhammed için ölümü göze almış, Mekke'den Medine'ye göç sırasında yatağına yatarak peygamberin düşmanlarına karşı kalkan olmuştur.

Hazreti Ali, halife Osman'ın ardından dört yıl dokuz ay süreyle halifelik yapmıştır. Bilindiği gibi Hazreti Muhammed'in ölümünün ardından İslam toplumu arasında halife seçimi noktasında anlaşmazlıklar yaşanmıştır. Bu anlaşmazlıkların İslam öncesi döneme kadar uzanan nedenleri bulunmakla birlikte, temel ayrılık Hazreti Muhammed'in hastalığı sırasında vefatından kısa bir süre önce Müslümanlar için bir vasiyet yazma isteğinin başta Ömer olmak üzere sahabeden kimilerince engellendiği, oysa peygamberin Hazreti Ali'yi yerine halife tayin etmek istediği yolundaki iddialara dayanmaktadır. Alevi ve Şiilere göre zaten Hazreti Muhammed, Gadirhum'daki söyleviyle Hazreti Ali'yi vasi tayin etmiştir. Ancak Ebu Bekir, Ömer, Osman vd. kişilerce peygamberin bu isteği göz ardı edilmiştir. Hazreti Ali, peygamberin cenaze işleriyle uğraşırken, Ömer'in etkisiyle Ebu Bekir halife seçilmiştir.

Hazreti Ali, ancak Osman'ın öldürülmesinin ardından halife olabilmiş ve hilafeti dört yıl dokuz ay kadar sürmüştür. Emevilerin bütün yıkıcı muhalefetine karşın Hazreti Ali hilafeti sırasında İslami ilkelere uygun, adil bir yönetim sergilemiş ve İslam toplumunun büyük sevgisini kazanmıştır. İslam toplumunda ilk bilimsel çalışmalar onun döneminde başlamıştır. Bu amaçla Hazreti Ali'nin bir bilim bakanlığı kurduğu da belirtilmektedir.

Türklerin Hazreti Ali'ye büyük bir sevgi duydukları malumdur. Bu sevginin oluşumundaki etkenlerden biri olarak da Onun halifeliği döneminde İslam ordularının Türkistan'daki harekatını durdurmuş, hatta Horasan'ı tahliye etmiş olması gösterilmektedir.

Hazreti Ali'nin döneminde yeni hukuki düzenlemelerin yapıldığı, el kesme cezasının Hazreti Ali tarafından yasaklandığı da belirtilmektedir.

İlk İç savaş: Cemel Savaşına Yol Açan Olaylar

Osman'ın halifeliği sırasında takip ettiği siyaset, valiliklere akrabalarını tayin etmesi ve onlara aşırı düşkünlüğü, Ali'nin halifeye karşı tavır takınmasına sebep oldu. Bu dönemde aralarında sert tartışmalar yaşandı.
656 yılında Mısır, Basra ve Kufe'den gelen ve Osman'ın halifeliğini kabul etmeyen isyancılar Medine yakınında "Zi-Huşub" mevkiinde toplandılar. Şehre girip girmeme konusunda Medinelilerin fikrini almak üzere elçi gönderdiler. Medineliler isyancıların şehre girişine taraftardılar ancak Ali isyancılara gelmemelerini söyledi.

Osman, isyancılara arabulucu olarak Hz. Ali'yi gönderdi. Durumun düzeltileceğini ve fesadın ortadan kaldırılacağına dair Hz. Ali onlara halife adına söz vermiş ve isyancılar Mısır'a gitmek üzere yola çıkmışlardı, fakat yolda rastladıkları bir adamın üzerinde bir mektup çıktı. Bu mektupta, Mısır'dan Medine'ye gelen isyancıların öldürülmesi isteniyordu. Bunun üzerine isyancılar geri dönerek mektubu ve içeriğini Hz. Ali'ye anlattılar. Hz. Ali, Halife Osman'a bu mektuptan bahsetti. O böyle bir mektuptan haberi olmadığını söyledi. Sonuçta bu mektubu, Osman'ın kuzeni ve damadı Mervan'ın halife adına yazdığı anlaşıldı.

Bunun üzerine Hz. Ali, hiçbir şeye karışmayacağını söyleyerek evine çekildi. Bu sırada asiler, halife Osman'ın evini kuşatarak ya halifelikten ayrılmasını ya da kendilerine komplo hazırlayan Mervan'ın kendilerine teslim edilmesini istediler. Halife'nin her iki teklifi de kabul etmemesi üzerine evini kuşattılar.

Osman evinin kuşatılmasından Hz. Ali, Talha, Zübeyr ve Ayşe'yi haberdar etti. İsyancılar kapıdan girerek halife'yi öldüremediler ancak komşu evlerin damlarından atlayarak Osman'ı öldürmeyi başardılar.

Osman'ın öldürülmesinden 5 gün sonra Ali, halife seçildi ve Medine halkı ona mescitte biat etti. Talha ve Zübeyr'in de biat etmesi halk tarafından çok iyi karşılandı. Çünkü Talha ve Zübeyr, Hz. Ali'nin haricinde halifeliğin en güçlü adaylarındandı. Diğer şehirlerden temsilciler de Medine'ye gelerek biatlarını yaptılar ve böylece Müslümanların çoğu Ali'nin halifeliğini kabul etmiş oldu.

Halife Osman'ın öldürülmesi ve yerine Hz. Ali'nin halife seçilmesi ile birlikte Emevi-Haşimi mücadelesi yeni bir boyut kazandı. Şam Valisi Muaviye, öldürülen akrabası halife Osman'ın kanını Ali'den talep ederek onun ölümünden Hz. Ali'yi sorumlu tuttu.

Hz. Ali halife seçildiğinde ilk iş olarak Osman zamanında atanmış olan valileri görevden aldı. Görevden alınan ve çoğu Emevi sülalesinden olan valiler, yeni halifeye tepkilerini gösterdiler.Bunun üzerine Şam Valisi Muaviye isyan bayrağını açtı. Öldürülen halifenin kanlı gömleğini Şam halkını galeyana getirmek için camide sergiledi. Mısır Valisi görevinden ayrılarak Muaviye'nin yanına Şam'a gitti. Yemen ve Basra valileri, görevlerinden ayrılarak Osman'ın kanını talep etmek üzere Mekke'de bir araya gelen Ayşe, Talha ve Zübeyr'e katıldılar.

Ayşe, Osman'a karşı kalkışma başlayınca hac için Mekke'ye gitmişti. Katilleri yakalamakta yavaş davrandığı gerekçesiyle Hz. Ali'ye karşı oldu ve kan davası gütmeye başladı. Talha ve Zübeyri de yanına aldı ve Hz. Ali'nin halifeliğine fazla memnun olmayan Basra şehrine gittiler. Basra'da kendilerini destekleyecek insanları bulacaklarına inanıyorlardı.

Ayşe, Osman'ın öldürülmesinden önce, "O (Osman) kitabın hükmünü çiğnemiştir." derken, Osman'ın öldürülüp yerine Hz. Ali'nin seçildiğini duyunca "Mazlum olarak öldürülmüştür", dedi. Bunun nedeni olarak Ayşe'nin "ifk hadisesi" dolayısıyla Hz. Ali'ye kin duymuş olabileceği düşünülmektedir.

Talha ve Zübeyr ise Osman hayatta iken onu eleştirmişler ve aleyhinde bulunmuşlardı. Bunlar başlangıçta Hz. Ali'ye biat etmişler fakat umdukları valilik taleplerine olumlu yanıt alamayınca ona karşı tavır almışlardı.

Basra Valisi Abdullah ile Talha ve Zübeyr'in Mekke'ye gidip hac dolayısıyla burada bulunan Ayşe'ye katılmaları ve Osman'ın kanını talep etmek üzere bir araya gelmeleri, Emevioğulları için bulunmaz bir fırsattı.

Bu arada Hz. Ali, kendisine ilk tepki Muaviye'den geldiği için ona karşı savaş hazırlığı yapıyordu. Fakat Ayşe ve diğerlerinin Basra'ya gittiklerini haber alınca, onların Basra'ya girmelerine engel olmak için hemen harekete geçti. Fakat geç kalmıştı ve Basralılar Ayşe'nin yanında yer aldılar.

Kasım 656'da meydana gelen Cemel Savaşı'nda Ayşe ordusunun mağlubiyeti, bu savaşa katılan Ümeyye oğulları kanadının da mağlubiyeti oldu. Bu savaşta Talha ve Zübeyr öldürüldü. Hz. Ali, Ayşe'yi Medine'ye gönderdi.

Muaviye, Cemel Savaşı'na katılmadı ancak buna seyirci olmakla kalmadı. Savaştan önce Hz. Ali'ye karşı ayaklanmaları için Talha ve Zübeyr'e mektuplar yazmıştı.

Cemel Savaşı İslam tarihindeki ilk iç savaştır. Savşı her ne kadar Ali yanlıları kazansa da bu savaş 24 yıl sonra yaşanacak olan büyük Kerbela Faciasının da habercisidir. Zira bu savaş Hazreti Muhammed'den sonra ehlibeytin il kez iktidara gelişine karşı gösterilen büyük öfkenin patlamasıdır. Bu öfke aslında Emevilerin Haşimilere karşı duydukları tarihsel kinin de uzantısıdır.

Hz. Ali'nin hilafetine karşı yükselen öfke ehlibeyt karşıtlığından beslenerek 24 yıl sonra Kerbela'da doruğa çıkacak ve peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin'in mübarek başının kesilmesiyle facia boyutuna ulaşacaktır.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
Hz. Ali dönemi ve ilk iç savaş - YAZI DİZİSİ
Yanlışları düzelteyim diye biş kaç şey yazmak istedim ama hangi birini düzelteyim kardeşim!!!

Baştan sona yanlış... yanlış... yanlış ve de uydurma bir tarih...

Allah doğruları bulmalarını kısmet etsin diye dua etmekten başka yapacak bir şey göremiyorum...

Pirim bir kez daha varlığına şükürler olsun. Allah sizi başımızdan eksik etmesin... Böyle okumuş diplomalı cahilleri gördükçe bir kez daha varlığınızın önemini bütün insanlar rahatça anlıyabiliyor...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.