You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
Hitabe...
Cumhuriyet 06.02.2012
ANKARA KULİSİ
Işık Kansu
[email protected]

Hitabe
Ensar Vakfı kurucusu Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okullardan, hatta beyinlerden kazıması çok doğal bir gelişmedir. Ayetle eğitim yapılacak bir ülkede, aydınlanma devrimini gerçekleştirmiş Atatürk’ün söylediklerinin ne anlamı olabilir ki?

Ne diyor gençlere hitabede Atatürk?
’Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.’

İstiklal de, cumhuriyet de kalmamışsa, ’Türk’ anayasadan bile çıkarılacaksa, çocuklar neyi muhafaza ve müdafaa edecekler ki?
’Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.’

Bütün bunlar doğal bir gelişme olarak kabul ediliyorsa, ne yapsın garibim?
’Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.’
Millet, harap ve bitap değil ki, yüzde 50’si dank diye gidip başımızdakilere oy veriyor. Keyfi gıcır...

’Ey Türk istikbalinin evladı!’
Türk istiklalinin olmadığı yerde Türk istikbali mi olurmuş? Olmaz. O olmazsa, onun evladı da olmaz zaten.
’Bu ahval ve şerait içinde dahi...’
Bilmeyen yok, şerâit bitti, şeriata geçtik. Dinci nesil yetiştiriyoruz artık.
’Muhtaç olduğun kudret...’
Sen sağ, ben selamet!
Kontralara Benzemek

CHP’li Osman Korutürk, The Guardian’da 18 Ocak’ta yayımlanan Jonathan Steele’in makalesine dikkat çekti. Makale, Suriye’ye yönelik yürütülen gizli müdahalede Türkiye’ye biçilen rolü, Reagan devrinde ABD’nin Nikaragua’daki kontralara Honduras üzerinden verdiği desteğe benzetiyor.

Demek ki Türkiye, dünya kamuoyunda bir taşeron şiddet örgütü gibi görünüyor. Korutürk o görünümü şöyle özetliyor:
’Buna benzer haberler, hükümetin inandırıcılıktan uzak, ’kimsenin içişlerine karışılmadığı’ yolundaki söylemi dışında şimdiye kadar yalanlanmamıştır. Söz konusu iddialar gerçek ise bu, hükümetin Suriye’deki silahlı direnişi fiilen desteklediği anlamına gelmektedir. Bu durumda Türkiye bölgesel ve küresel boyutta çok vahim, en hafif deyimle maceracı bir tutum içine girmiş olacaktır. Bugüne kadar bölgesinde istikrar oluşturucu ve güven verici bir devlet olarak uluslararası camianın güvenilen bir üyesi olan Türkiye, ikinci Körfez savaşı sonrası tesis etmiş olduğu ’Irak’a komşu ülkeler ve diğerleri’ forumuyla toprak bütünlüğü, egemenlik ve bağımsızlığının korunmasına somut katkılarda bulunduğu Irak’ın başbakanı tarafından artık açıkça ’bölgede mezhep ayrımcılığı ve savaş kışkırtıcılığı yapan bir ülke olarak’ suçlanabilmektedir.’

CHP’den Notlar
Tüzük kongresi öncesi CHP üst yönetiminden edindiğimiz izlenimlerden birkaç not:
- Siyasi birikimleri bir yana, Deniz Baykal ve Önder Sav adları artık kamuoyunda bir karşılık bulamıyor.
- Partiyi bir arada tutmanın çaresine bakmak zorundayız. Yoksa olası bir parçalanma, AKP’nin önünde hiçbir engelin kalmamasına yol açar.
- Şu anda Kemal Kılıçdaroğlu dışında bir lider arayışı boşa kürek çekmektir. Bugün Kılıçdaroğlu’nun yerine kim getirilirse getirilsin, yaratacağı dalgalanma, partiyi baraj dışı yapar.

SHP’lileşmek
Meslek büyüğümüz Cüneyt Arcayürek, geçen hafta bir yazısında CHP’yi değerlendirirken şu yorumu yaptı:
’Oysa, partinin temelinde yatan 6 ok’u bile çağdaşlığa koşut biçimde yorumlayıp savunamayan bir parti konumunda CHP ve bu CHP kuruluşunun temelindeki laikliği, milliyetçiliği, halkçılığı, hatta devletçiliği yüzyılın koşullarına göre yeniden yorumlayıp toplumun sindirmesini başaramayan bir parti!’
Kimi partililere göre CHP, SHP’lileşiyor. ’Ne anlamda’ diye sorduk, ’İdeolojik kafa karışıklığı, ortaya koyduğu tutumlar ve yaşadığı tartışmalar açısından’ karşılığını verdiler.

SHP, yani Erdal İnönü’nün ’aslan sosyal demokratlar’ döneminden bizim ne anımsadığımıza gelince:
Erdal İnönü’nün ’Tam bağımsızlıktan artık söz edilemez, karşılıklı bağımlılık geçerlidir’ yönündeki açıklamaları, örneğin...
Uğur Mumcu’nun cenazesi başında ’Katillerini yakalamak bizim namus borcumuzdur’ demek, ama katilleri yakalayamamak, örneğin...

Ayrılıkçı şiddet örgütünün Şırnak’ı basıp bir kente egemen olabilmesi, örneğin...
2 Temmuz 1993’te canlarımız ateşe düşerken bir manga askere bile havaya ateş ettirememek, örneğin...

Gizli kararnamelerle kamu çimento fabrikalarının yabancılara satışı, örneğin...
Kültür Bakanlığı’nın Said-i Nursi’nin kitaplarının her devlet kütüphanesinde bulunabileceğine ilişkin duyuruları, örneğin...

Açıkçası, CHP’nin SHP’lileşmesi pek olumlu bir şey değil gibi gözüküyor.

Saf
Altan kardeşler saf değiştirmiş. Tam da özlem duydukları 2. Cumhuriyet kurulmuşken...
AKP erdi muradına, Altan kardeşler çıksın kerevetine...
Dizeler
Dizeler, Ali Tartanoğlu’nun ’Aşktadır Dervişlik’ kitabından:
’Tükendi soyu sultanların / Taşlar taş gibi taş olamayınca / İtlerin lütfu kalıyor evlad-u ayale.’
(Osmanlıcaya uzak gençler için not: Evlad-u ayal, ’çoluk çocuk’ anlamındadır.)
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim Ali’dir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm Yunan’a karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı

BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.